İstenen Borç Paraların Zekâtı
1) Kuvvetli Alacak: Bunlar, borç olarak verilen paralar
ile ticaret mallarının bedeli olan alacaklardır. Bu
alacaklar, borçlular tarafındarı ikrar edilince, tahsil
edildikleri zaman geçmiş senelere ait zekâtları da verilmek
gerekir. Şöyle ki:
Bir kimsenin iki sene müddetle üzerinde olup ikrar ettiği
on bin lira borcu, kendisinden tahsil edilinee, geçen o iki yıla
ait zekâtı vermek gerekir. Bu halde, bu on bin tira, kıymetçe
bin dirhem gümüşe eşit olsa, bundan birinci sene için 250
lira veya 25 dirhem gümüş zekât verilir. Geri kalan 9750 liradan
da ikinci sene için İmam Azam'a göre 240 lira veya 24 dirhem gümüş
verilir ki, bu miktar küsur kalan on beş dirhem hariç kalmak üzere
9750 dirhem kırkta birine eşittir. İki İmama göre
ise 243 lira 30 Kuruş zekât vermek gerekir. Çünkü küsur kalan
on beş dirhem de kırkta bir nisbetinde zekâta tâbidir.
Böyle kuvvetli bir borç olup da üzerinden sene geçmiş
ise, bundan en az kırk dirhem miktarı tahsil edilirse, bunun
zekâtı hemen verilir. Bundan az tahsil edilirse, hemen zekâtının
verilmesi gerekmez. Ancak bu miktar borcu tahsil eden kimsenin başka
zekât malı varsa onunla beraber bunun da zekâtını verir.
Fakat böyle bir borç inkâr edilmekte ise, tahsil edildiği zaman
geçmiş yıllara ait zekâtı, İmam Muhamed'e göre
gerekmez. Alacaklının, elinde sened veya şahid bulunması
bu hükmü değiştirmez. Çünkü her delil hakim için geçerli
olmaz. Herkes de dava açıp delillerini ortaya koyamaz. Sahih kabul
edilen görüş budur.
2) Orta Alacak: Ticaret için olmayan bir malın
bedelinden bir kimse üzerinde kalan alacaktır. Ev kirasından
bir kimse üzerinde kalan bir alacak veya eski bir elbisenin
verilmesinden dolayı karşılığında istenen
bir para gibi. Bu gibi alacaklar, borçlunun üzerinde kaldığı
müddet geçecek yıllar için zekâta tâbi olmazlar. Ancak tam
nisab miktarı (iki yüz dirhem gümüş miktarı) tahsil
edilince zekâtı gerekir. Nisabdan az tahsil edilen için gerekmez.
Yalnız sahibinin zekâta tâbi başka malları varsa, o
zaman nisab miktarını bulan bu mallar arasında bunun da
zekâtı verilir.
İmam Azam'dan, daha sahih görülen bir rivayete göre, bu kısım
alacakların geçmiş yıllara ait zekâtları gerekmez.
Ele geçtikten sonra, üzerlerinden bir yıl geçmedikçe zekâtları
gerekmez. Eğer para sahibinin zekâta bağlı başka
malı olursa, o zaman hepsinin zekâtı verilir.
3) Zayıf Alacak: Bu, bir malın bedeli olmaksızın
bir kimsenin üzerinde kalan alacaktır. Varisin üzerinde kalan ve
sahibine ödenmesi gereken vasiyet parası, henüz ele geçmemiş
diyet bedeli, kadının kocası üzerindeki mehir alacağı,
boşama anlaşması sonunda alınacak mâl bedeli gibi.
Bu nevi alacakların geçmiş yıllar için zekâtı
gerekmez. Nisab miktarı ele geçip üzerinden bir yıl geçmedikçe
de zekâtları verilmez. Ancak az çok ne kadar tahsil edilirse, zekâtâ
bağlı diğer mallara ilâve edilirler. Böylece onların
da zekâtı birlikte verilmiş olur. Bir rivayete göre,
bunlardan diyet ve kitabet bedeli müstesnadır. Bunlar ele geçişlerinden
itibaren zekâta girerler.
(İmam Şafiî'ye göre alacak, zekâtın ödenmesini
geciktiremez. Ele geçmese de onun zekâtını vermek gerekir.
Çünkü borç verilmesi, hak sahibinin arzu ve isteği ile olmuştur.
Bu bakımdan fakirin hakkını geciktirmekte hakkı
bulunmaz.)
| Anasayfaya dön | Kapak Sayfası |
| Sadakat.Net © İslami web hizmetleri | |