KİLİSEDE İFTAR YEMEĞİ
Son yıllarda Ramazanlarda komik, komik olduğu
kadar da düşündürücü olaylara şahid oluyoruz.
Bunlara değinmek istiyorum bugün. Geçen sene ilk
defa değişik kesimlerden iftar daveti aldım.
Daha doğrusu davetleri aldım. Kimlerden mi,
söyliyeyim. Çeşitli gayri müslim cemaatlerden.
Üç dinin mensupları iftara çağırılıyordu.
Davetiyelerin hepsinin ortak özelliği; hoşgörü,
sevgi, saygı, savaşsız dünya vs.
İftar, oruç tutan müslümanlar içindir. Oruçla,
İslamiyetle ilgisi olmayan kimseleri, iftar adı
altında kilisede toplamanın mantığını anlamak
mümkün değil. Bir araya gelip yemek mi yemek
istiyorsunuz, Ramazanın dışında gelip yiyin,
diyaloğunuzu sağlayın. Hoşgörülerinde,
diyaloglarında bile samimiyetsizlik, iki
yüzlülük var. Merak ediyorum, daha sonraki
senelerde Müslüman temsilcileri istavroz
merasimine çağırıp, boyunlarına haç takacak
olurlarsa, bizimkiler ne yapacak? Onlar bizim
orucumuza saygı gösterdiler, biz de saygı
gösterelim deyip haç mı takacaklar?
Aslına bakarsanız, bu şekilde bir diyalog aynı
zamanda dinlere saygısızlıktır. Oruç, İslama ait
bir ibadettir. Kilisede iftarın işi ne?
Dinlerdeki ibadetleri birbirine karıştırmak,
dine hizmet değil, dine kötülüktür. Dini
bozmaktır.
Papa işi, bir adım daha öteye götürüp,
Hıristiyanları oruç tutmaya davet etti. Terör ve
savaş kurbanları adına iyi niyetli her dine
saygısı olanları oruç tutmaya çağırdı. ‘‘Burada
Hıristiyan, Musevi ayrımı yok. Lütfen dünyada
barış ve dayanışma adına bu önerimi kabul edin.
Adalet adına dünyada bir barışın egemenliği için
bu girişimi gerçekleştirin. Ancak sağlık nedeni
ile veya başka nedenlerle oruç tutamazsanız o
zaman bağışta bulunun”. İlave etti: ‘‘Orucu,
sadece ekmek yiyerek ve su içerek
gerçekleştirebilirsiniz. Yeter ki gönüllü olun.
Müslüman kardeşlerinize destek verin” dedi.
“Kardeşlerimize destek verin” diyor. Siz
gerçekten inanıyor musunuz, asırlardır
Müslümanlara yaptıkları zulümleri, katliamları,
kinlerini unutup bizi “Kardeş” kabul ediyorlar!
İnsanın aklına geliyor, bu işte bir bit yeniği
var diye. Ne oldu da, 15 asırlık düşmanlık
birden dostluğa, kardeşliğe, dönüştü.
Bugün,sanki, farklı din mensubu insanlar
arasındaki diyalog kopmuş, dinler savaşı
yaşanıyormuş gibi, Vatikan’ın diyalogla yatıp,
diyalogla kalkması Müslümanları haklı olarak
endişelendirdi. Acaba, altından nasıl bir
çapanoğlu çıkacak diye merak edildi.
Sonunda bulutlar dağıldı; Vatikan’ın gerçek
niyeti diyalog değil, bunu istismar ederek,
Hıristiyanlığın propagandasını yapmak olduğu
ortaya çıktı. Papa 2. Jean Paul, Sen Pietro
Kilisesinde pazar günü düzenlenen ayinde ,
“Kilise ile diğer dinler arasındaki diyaloga
evet. Ama aynı zamanda tek kurtarıcının İsa
olduğunu ilan etmek gerekiyor’’ diyerek, gerçek
maksadını, nihai hedefini açıkca ortaya koydu.
Bütün bunlara rağmen hâlâ, hoşgörü, diyalog
balonundan fayda uman Müslümanlar varsa,
bunlara, Allah akıl fikir versin, demekten başka
çare kalmıyor.
|