Tesettürün defilesi
olur mu?
Her kuralın kendi içinde bir mantığı vardır. Bu
mantığa dikkat edilmezse, kuraldan istenilen
netice alınamaz. Hatta kuralın neticesi menfi
olur, zarara dönüşebilir. Dinimizin emrettiği
“tesettürlü olma” kuralı da bir mantığa dayanır.
Buna uyulmazsa “sevap” almak için yapılan fiil
“harama” dönüşebilir.
Son yıllarda yapılan, herkesimden tepki alan
“Tesettür defileleri” buna örnek gösterilebilir.
Az çok tesettür kuralının mantığını bilen sol
kesim bile buna tahammül edemedi. Haklı olarak
tepkilerini dile getirdiler. Mesela sosyal
demokrat bir yazarımızın tepkisi özetle şöyle
oldu:
“İnandığımız gibi yaşayacağız” diyorlardı.
Haklarıydı. Bir süredir bu değişti. Artık,
yaşadıkları şeye inanıyorlar.” Dahil oldukları
hayatı, vicdanen meşrulaştırmaya çalışıyorlar.
Öyle olmasa “tesütter defilesi “ gibi ucubeyi
kabullenebilirler mi? Kadını iştahlı gözlerden
sakınmayı amaçlayan “tesettür”ün bizzatihi bir
teşhir (s.a.v.)ı olan “defileye” konu olması, başlı
başına bir çelişki değil mi? Mankenlerin
dolaştığı, namahremlerin bakıştığı bir
“gösteri”, herkesin her şeyini sergilediği
asrımızın gösteriş dünyasının dışında kalmayı
seçmiş mümin kadını bozmaz mı? İsrafı teşvik
eden hazları yücelten, nefsi kışkırtan, tüketimi
kamçılayan bir seyirlik, kanaatkarlığı, tevazuu,
nefsin ve hazların ıslahını tembihleyen islam
terbiyesiyle bağdaşabilir mi? “
Evet bağdaşa bilir mi? Tesettürü sadece başı
örtmek olarak görenler bağdaştırabilir. Bunlar,
helal olan bir malın tanıtımının da helal
olacağına dair fetva aldıklarını söylüyorlar.
Herhalde bunlar helal tanıtımla haram tanıtımı
karıştırıyorlar.
Son yıllarda para hırsının yani sıra bir de
aşağılık kopleksi gelişti bazı Müslümanlarda.
Başka bir yazar da konuya bu açıdan yaklaşıyor.
(Bazı ifadeler için affınıza sığınıyorum)
“Müzik, ışıklar, renkler... Manken kızlar...
"Tak... tak... tak..." yürüyecekler. Podyumun
sonuna gelecekler... "Rak..." diye dönecekler...
Tesettürlü giysiler içinde endam kıracak, kalça
sallayacaklar. Abdestli, namazlı, örtünmüş
hanımla evli erkekler, "tesettürlü mankenlerin"
bacaklarını, kalçalarını, mahrem yerlerini
gözleriyle soyacaklar. Göz zinası yapacaklar.
Olacak sana tesettür defilesi. Hayata bak
dincileri ne hale getirdi. Laikler gibi
olacaklar ya.Onlarla yarışacaklar ya. Örtünmenin
defilesini yapıyorlar. Örtünmenin defilesi mi
olur? Altı kaval, üstü şişhane! İslam kültüründe
defile mi vardı? İslamcı kadın, laik kadına
yaklaşıyor. Aslında İslamda reform yapıyorlar.
Aslında "Yapın yapın..." demeli... Daha çok
tesettür defilesi yapın. Ne kadar çok yaparsanız
iyidir, demeli”
Bu tür faaliyetler İslama büyük zarar
vermektedir.Tesettür defilesi ve bunun gibi
gayri İslami davranışlar ya İslamın tesettür
emrinin ne olduğunu bilmemenin veya para
hırsının gözleri bürüdüğünün ifadesidir.
Tesettür yani hicab ayetinin içinde yapılanların
tam aksıne; kadının teşhir edilmemesi, gözden
ırak olması, zaruret olmadıkça sesini
duyurmaması, erkelerin arasına karışmaması,
sokağa çıktığında giyinişinin sade olması,
dikkati celbedici giyim ve hareketler içinde
bulunamması, tahrik edici olmaması... gibi
davranışlar da vardır.
Nitekim. Tergib’te bildirildiğine göre:
Hz.Fâtıma’ya sorarlar: “Kadınlar için en iyi
olan nedir?” cevâbında, “Erkeklerden uzak
durmalarıdır” buyurur. Âişe validemize, kadın
sokağa çıkmak zorunda kaldığında nasıl olmalı
diye sorulduğunda; başörtüsünün üstüne eski bir
örtü almalı, belini büküp yeni elbise
giymemelidir. Konuşmasının düzgün olmaması için
ağzına bakla gibi bir şey koymalıdır.” buyurur.
Defilecilerin yaptığına bir bakın bir de bu
hükümlere. Nereden nereye değil mi?
Yanlış anlaşılmasın; İslamiyet, papazlar gibi
kadından uzak durun demiyor. Meşru şekilde
evlenin, yuva kurun; komşunun karısını, kızını
baştan çıkarmayın, onların haya perdelerini
parçalamayın, aile yuvalarını yıkmayın diyor.
Tesettürün gayesi de bu değil mi zaten!..
|