Sadakat İslamî Forum
 
*
Selamün Aleyküm; Ziyaretçi kardeşim. Ailemiz ferdiysen giriş yap. Değilsen Sadakat Ailesine 10 sn de katılabilirsin. Aralık 04, 2008, 05:36:20 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Allahin Dinine hizmet  (Okunma Sayısı 1727 defa)
müteallim
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4497



WWW
« : Şubat 23, 2007, 01:33:46 ÖÖ »

Muhterem Müminler!
   Bu haftaki hutbemiz, ’ın dinine hizmet hususunda gösterilmesi icabeden gayret hakkında olacaktır.
   Mahlukatın en şereflisi olan insana verilen vazife, “Her nimetin, külfeti; nimetin büyüklüğüne göredir”, kaidesince bütün vazifelerin en yücesidir. Hakka ibadet, halka hizmet şeklinde hulasa edilen bu vazife, peygamberler mesleğidir.
Cenab-ı Hak bir ayet-i kerimesinde şöyle buyurmaktadır: Müminlerden özür sahibi olmaksızın oturanlar ve yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenler  müsavi olmazlar.
Peygamber Efendimiz (S.A.V) ise, Hz. Ebu Rafi’ (R.A)’a şu nasihatte bulunmuşlardır: “(Ya Ebâ Rafi’!) ’a yemin ederim ki, senin vasıtan ile ’ın bir kişiye hidayet vermesi, senin için, üzerine güneşin doğup battığı her şeyden daha hayırlıdır..”
yolunda yapılacak hizmetlerde gösterilecek gayretin en güzel numunesi,  peygamberler ve onların vârislerinin hayatlarıdır. Yıllarca dînî teblîğ ettiği halde, sadece bir kişinin hidayetine vesile olan peygamberler olmuştur.fakat  bütün sıkıntılara rağmen, tebliğ vazifesindeki gayretleri asla eksilmemiştir.
Din-i Celil-i İslam’ı tebliğ hususunda, Peygamber Efendimizin çektiği sıkıntıları ve bunlara karşı gösterdiği sonsuz tahammülü kelimeler ile anlatmak mümkün değildir. Bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır:
“Yemin ederim ki, yolunda, kimsenin görmediği eziyetleri gördüm. uğrunda, hiç kimsenin görmediği korkulara maruz kaldım. Öyle bir otuz gün ve gece geçirdim ki, Bilal’in koltuğu altında sakladığı yiyecek dışında ne bende ne Bilal’de  bir canlının yiyebileceği bir şey vardı.”       Cenabı hak Peygamber efendimizin sonsuz gayretini şöyle beyan ederler “Ey Habibim! Nerdeyse sen, bu söze (Kur’an’a) inanmayanların ardından üzülerek kendini helak edeceksin.”
Kendisini dinimizin en iyi, en doğru ve en süratli bir şekilde öğretilmesi ve yaşatılması davasına veren; “Efendi, biraz istirahat buyursanız.” denildiğinde: “Günde binlerce insanın imanı sönerken, ben nasıl ayaklarımı uzatıp yatabilirim.”, buyuran; “Hocalıkta bize ekmek kalmadı.”, diyenlere: “Efendiler! Hocalık bir meslek, bir ekmek teknesi değildir. Hocalık, ’ın, Rasülüllah’ın, kitabullah’ın ve din-i mübin-i İslamın tebliğ memurluğudur.”, şeklinde cevap veren; hastalığı sebebiyle, istirahat ettiği odasına, elinde kitabıyla giren talebesine:
 “Gel evladım, biraz okuyalım... Biz değil yorgunluk, rahatsızlık; mezara gidiyor dahi olsak; okumak, okutmak ve hizmet denilince koşarız”, buyuran dostları, maruz kaldıkları sıkıntılara rağmen, gayret-i diniyyelerinde zerre kadar noksanlık olmadan, kendilerine verilen vazifeleri en güzel şekilde ifa etmişlerdir.    

Muhterem Müminler!
Peygamber Efendimiz bir savaş dönüşü, kızı Hz. Fatıma R.Anha’nın evine uğramışlardı. Hz. Fatıma, çok sevdiği babasının, yüzünün solmuş, elbiselerinin eskimiş olduğunu görünce, dayanamayıp, Rasülünün boynuna sarılarak, ağlamaya başladı. Kızını teselli etmek isteyen fahr-i alem: “Ya Fatıma, ağlama! , babanı öyle bir dava ile göndermiştir ki, bu din gecenin olduğu her yere ulaşacak, yeryüzünde topraktan, deve tüyünden ve kıldan mamul ne kadar ev varsa, bu dava sebebiyle, evlere ya izzeti, yahut zilleti verecek.” , buyurdular.
Şu bir hakikattir ki, bu hizmetlerin bize ihtiyacı yoktur. Cenabı Hak, dininin, kıyamet sabahına kadar devam edeceğini, kendi kelam-ı kadimiyle yazmış, bir kafirle dahi olsa, bu dinin her tarafa yayılacağını bildirmiştir. O halde, müminler  olarak, bütün arzu ve gayretimiz, Cenab-ı Hakk’ın bizleri son nefese kadar son nefes dahil, dininin hizmetçilerinden kılmasıdır.  Peygamber Efendimiz, Hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: “Dünyanın ömrü olduğu müddetçe, ’ın kıyamet emri gelinceye kadar, ümmetimden hak üzere, gâlip ve daima dine destek olan bir cemaat asla zail olmayacak. Bunlar dine sahip çıkacaklardır. Kendilerine muhalefet edenler onlara hiçbir zaman zarar veremeyecektir.”  Bizlere düşen vazife bu taifeden olmaya çalışmaktır.islam büyüklerinden süleyman hilmi tunahan hazretleri,  Evlatlarım! Sizler ne büyük mükâfata nail olacaksınız bir bilseniz.Yarın kıyamet gününde bizler geçerken mahşer halkı gıpta ile peygamber efendimize sorarlar: Ya RasülAllah bunlar enbiya mıdır? Cevap hayır. Bunlar şüheda mıdır? Cevap hayır. Bunlar evliya mıdır? Cevap hayır. Öyle ise kimdir bunlar? Rasülüllah Efendimiz: “Bunlar ahir zamanda sönmek üzere olan dini celil-i islamı ümmeti muhammedin evladına aşılayan mücahidlerdir”. Buyururlar.
         
               
   
   Mahlukatın en şereflisi olan insana verilen vazife, “Her nimetin, külfeti; nimetin büyüklüğüne göredir”, kaidesince bütün vazifelerin en yücesidir. Hakka ibadet, halka hizmet şeklinde hulasa edilen bu vazife, peygamberler mesleğidir.
Cenab-ı Hak bir ayet-i kerimesinde şöyle buyurmaktadır: Müminlerden özür sahibi olmaksızın oturanlar ve yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenler  müsavi olmazlar.
Peygamber Efendimiz (S.A.V) ise, Hz. Ali (R.A)’a şu nasihatte bulunmuşlardır: “(Ya Ali!) ’a yemin ederim ki, senin vasıtan ile ’ın bir kişiye hidayet vermesi, senin için, kırmızı develere sahip olmaktan daha hayırlıdır.”
yolunda yapılacak hizmetlerde gösterilecek gayretin en güzel misâli,  peygamberler ve onların vârislerinin hayatlarıdır. Yıllarca dînî teblîğ ettiği halde, sadece bir kişinin hidayetine vesile olan peygamberler olmuştur. Bütün sıkıntılara rağmen, tebliğ vazifesindeki gayretleri asla eksilmemiştir.
Din-i Celil-i İslam’ı tebliğ hususunda, Peygamber Efendimizin çektiği sıkıntıları ve bunlara karşı gösterdiği sonsuz tahammülü kelimeler ile anlatmak mümkün değildir. Fakat o hiçbir zaman bunlara aldırmamış, bütün varlığını bu uğurda feda etmiştir. Cenab-ı Hak Peygamber efendimizin sonsuz gayretini şöyle beyan buyururlar:
“Ey Habibim! Nerdeyse sen, bu söze (Kur’an’a) inanmayanların ardından üzülerek kendini helak edeceksin.”
 Muhterem Müslümanlar!
“Birlikten kuvvet doğar” sözünün en güzel tecellisini, hizmetlerde görmek mümkündür. “Ben kendi başıma dinimi muhafaza eder ve ona hizmet edebilirim demek adetüllah’a aykırıdır. Cenab-ı Hakkın müminlerden istediği cemaat halinde olup, tefrikadan kaçınmaktır: Ayet-i Kerimede: “Haberiniz olsun ki, kendi yolunda kurşunlu bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.” , buyrularak, birlik beraberlik içinde hizmet etmenin ehemmiyyetine; “...Sen onları toplu sanırsın, halbuki kalpleri dağınıktır, bu, onların aklı yetmez bir kavim olmalarındandır.” , buyrularak tefrikanın çirkinliğine dikkat çekilmiştir.






Muhterem Müslümanlar!
Peygamber Efendimiz bir savaş dönüşü, kızı Hz. Fatıma R.Anha’nın evine uğramışlardı. Hz. Fatıma, çok sevdiği babasının, yüzünün solmuş, elbiselerinin eskimiş olduğunu görünce, dayanamayıp, Rasülünün boynuna sarılarak, ağlamaya başladı. Kızını teselli etmek isteyen fahr-i alem: “Ya Fatıma, ağlama! , babanı öyle bir dava ile göndermiştir ki, bu din gecenin olduğu her yere ulaşacak, yeryüzünde topraktan, deve tüyünden ve kıldan mamul ne kadar ev varsa, bu dava sebebiyle, evlere ya izzeti, yahut zilleti verecek.” , buyurdular.
Şu bir hakikattir ki, bu hizmetlerin bize ihtiyacı yoktur. Bizim, hizmet safında yer almak için gösterdiğimiz gayret, yine kendimiz içindir.  Cenabı Hak, dininin, kıyamet sabahına kadar devam edeceğini, kendi kelam-ı kadimiyle yazmış, bir kafirle dahi olsa, bu dinin, her tarafa yayılacağını bildirmiştir.. O halde, “Herşey bitti. Şimdi ne yapacağız” gibi ümitsizliğe kapılmak yersizdir. Müslümanlar olarak, en büyük arzumuz, hizmet safında yerimizi almak ve son nefese kadar bu dava için gayret göstermektir. Fakat, ’ın dinine hizmet büyük bir nimettir. “Bu istemekle elde edilecek bir devlet değildir. Lakin zaman içinde belli kimselere, tarafından verilir.” Peygamber Efendimiz, Hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: “Dünyanın ömrü olduğu müddetçe, ’ın kıyamet emri gelinceye kadar, ümmetimden hak üzere, gâlip ve daima dine destek olan bir cemaat, asla zail olmayacak. Bunlar dine sahip çıkacaklardır. Kendilerine muhalefet edenler onlara hiçbir zaman zarar veremeyecektir.”
Moderatöre Bildir   Logged

kurbaninizi verdinizmi kur´an talebeleri kurbanlarinizi bekliyor.
Ahi
aktif yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1110


Bugün Allah (c.c) için ne yaptın?


« Yanıtla #1 : Şubat 23, 2007, 10:09:49 ÖÖ »

(c.c) razı ve memnun olsun hocam. Teşekkür ederiz...
Moderatöre Bildir   Logged

Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras ve ilim gibi şeref olmaz.
Hz. Ali (r.a)
kenz
aktif yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1287



« Yanıtla #2 : Eylül 02, 2007, 02:44:16 ÖS »

c.c. ebeda razi olsun hocam Mevla kendi yolunda hizmet edenlerin şerefine ulaştırsın bizleride
Moderatöre Bildir   Logged

İNSAN akli ile melekleşen nefsi ile iblisleşen bir aciptir İNSAN
İNSAN kendi kabahatini bilmeyen cehli ile dünyalara sığmayan bir mağrurdur İNSAN
İNSAN bütün zaaf ve acziyyetine rağmen kudrete kafa tutan taşkın bir şaşkındır İNSAN
İNSAN maziye bağlı hâle aldanmış istikbali gözler bir taştır İNSAN
zaman_1453
araştırmacı
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 351



« Yanıtla #3 : Eylül 02, 2007, 11:49:30 ÖS »

Alıntı sahibi: "kenz"
c.c. ebeda razi olsun hocam Mevla kendi yolunda hizmet edenlerin şerefine ulaştırsın bizleride

Amin . . .
Moderatöre Bildir   Logged

TUTUK

Gel beri, kurtuluş ordusunun tuğu ol !
Hürriyet mi dileğin, ' ın tutuğu ol !
>>NFK<<
müteallim
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4497



WWW
« Yanıtla #4 : Aralık 13, 2007, 11:59:09 ÖS »

Muhterem Müslümanlar!
   Bu haftaki hutbemiz, ’ın dinine hizmette gösterilmesi icabeden gayret hakkında olacaktır.
   Mahlukatın en şereflisi olan insana verilen vazife “Her nimetin, külfeti; nimetin büyüklüğüne göredir”, kaidesince bütün vazifelerin en yücesidir. Hakka ibadet, halka hizmet şeklinde hulasa edilen bu vazife, peygamberler mesleğidir.
Cenab-ı Hak bir ayet-i kerimesinde şöyle buyurmaktadırlar: Müminlerden özür sahibi olmaksızın oturanlar ve yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenler  müsavi olmazlar.
Peygamber Efendimiz (SAV) ise Ebu Rafi’ hazretlerine şu nasihatte bulunmuşlardır: “Ya Eba Rari’! Senin gayretinle Cenab-ı Hakk’ın bir kimseyi hidayete erdirmesi, üzerine güneşin doğup battığı her şeyden daha hayırlıdır.”
Azim,  İman ve İslamiyete hizmette, ’a ibadet ve taatte sabit ve berkarar olmaktır. Gayretsiz rahmet olmaz.   Cafer-i Sadık hazretleri: “Kim, son derece gayret sarfeden, Hakkın rızasına ulaşır, diye iddiada bulunursa, o haddi tecavüz etmiş olur. Kim de, gayret sarf etmeden ona vasıl olunur, iddiasında bulunursa, o da kuru temennide bulunmuş olur.   buyururlar.
yolunda yapılacak hizmetlerde gösterilecek gayretin en güzel misâli,  peygamberler ve onların vârislerinin hayatlarıdır.
Yıllarca dînî teblîğ ettiği halde, sadece bir ümmete sahip olabilen peygamberler olmuştur. Bütün sıkıntılara rağmen tebliğ vazifesindeki gayretleri asla eksilmemiştir. Cenab-ı Hak, Peygamber Efendimizin gösterdiği sonsuz gayrete, ayet-i kerimesinde şöyle işaret buyururlar:“Ey habibim! Nerdeyse sen, bu söze (Kur’an’a) inanmayanların ardından üzülerek kendini helak edeceksin.”
Kendisini dinimizin en iyi, en doğru ve en süratli bir şekilde öğretilmesi ve yaşatılması davasına vermiş, bu hususta her türlü gayreti bezletmiş olan Hz Üstazımız: “Biz değil yorgunluk, rahatsızlık; mezara gidiyor dahi olsak; okumak, okutmak ve hizmet denilince koşarız”, buyurmuşlardır.
Muhterem Müslümanlar!
   Ömür en kıymetli sermayedir. İnsanın saâdet ve  hüsranı onunladır. Zayi edilmiş bir ömür olur ki son nefeste kendisine ebedî cenneti kazandıracak salih bir iş yapmaya muvaffak olmakla, geçen bütün zayiat telafi edilebilir. “Kıyamet koparken birinizin elinde bir hurma dalı bulunursa, bunu kıyamet kopmadan dikmeye gücü yeterse, mutlaka onu diksin, bırakmasın.” , hadis-i şerifi bunun şahididir.

   ’ın dinine hizmet büyük bir nimettir. “Bu istemekle elde edilecek bir devlet değildir. Lakin zaman içinde belli kimselere min ındillah tevdi olunur”
Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadırlar: “Dünyanın ömrü olduğu müddetçe, ’ın kıyamet emri gelinceye kadar, ümmetimden hak üzere, galip ve daima dine destek olan bir cemaat asla zail olmayacak. Bunlar dine sahip çıkacaklardır. Kendilerine muhalefet edenler onlara hiçbir zaman zarar veremeyecektir.”  İşte bütün gayretimiz bu taifeden olmaya çalışmaktır.
   
  Nisa 95-96
  Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lügat Turdav Y. İstanbul 1997
  Tafsîlü’n-Neşeteyn ve Tahsilü’s-Seadeteyn terc. 161
  Kehf 6
  Tecrid-i Sarih Terc. C.7 s. 124
  Sunguroğlunun notları s.159
  Müslim İmare 170

Moderatöre Bildir   Logged

kurbaninizi verdinizmi kur´an talebeleri kurbanlarinizi bekliyor.
yoklar
okur
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 70



« Yanıtla #5 : Mayıs 02, 2008, 07:42:27 ÖS »

(C.C) razı olsun kardeşim..
Moderatöre Bildir   Logged

"Biz yıkık değirmende 40 yıl bekler tamir etmeden de ayrılmayız..."
duha
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4274


TiLkİdE KuYrUk BiTmEz DuHa da OyUn BiTmEz ; )


« Yanıtla #6 : Mayıs 02, 2008, 07:45:41 ÖS »

(C.C) razı olsun kardeşim..
Moderatöre Bildir   Logged

Bazen Susmak Gerekiyormuş,Bazen Bomboş Bakmak Gerekiyormuş Hayatın Yalanlarına;
Anlamaya Çalışmak Saçmalık.Anlamadan Yaşamak Gerekiyormuş .
Zaman Değilmiş Gideni Geri Getiren; Aslında Zamanmış Var Olanı Götüren.
Ama Bazen! Unutmak Gerekiyormuş,UnutulmaPahasına
maslak
yazar
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 542

Avatar Yok


« Yanıtla #7 : Mayıs 11, 2008, 10:48:25 ÖÖ »

(C.C) razı olsun kardeşim..
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Allahin ogrettigi Dualar. KUR'AN-I KERİM VE SÜNNET-İ SENİYYE hilmi 3 681 Son Mesaj Mart 31, 2005, 12:25:11 ÖÖ
Gönderen: müteallim
hac ve Allahin müsafirleri CUMA SOHBET, HUTBE VE VAAZ ARŞİVİ müteallim 0 427 Son Mesaj Aralık 18, 2005, 12:48:36 ÖÖ
Gönderen: müteallim
AllahIN VARLIĞINI BİLMEK İSLAM-GENEL seval_1985 5 426 Son Mesaj Haziran 26, 2006, 06:59:26 ÖS
Gönderen: Slience
Allahin yardimi ve Hidayeti CUMA SOHBET, HUTBE VE VAAZ ARŞİVİ müteallim 0 677 Son Mesaj Ocak 12, 2007, 12:46:07 ÖÖ
Gönderen: müteallim
Mahlukata Hizmet İSLAM-GENEL Gül_Sultan 5 495 Son Mesaj Ekim 28, 2007, 02:39:21 ÖÖ
Gönderen: racül
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


Sadakat İslami Forumları 2004-2008
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM