Sadakat İslamî Forum
 
*
Selamün Aleyküm ya, Ziyaretçi. Bi zahmet üyemiz isen giriş yap üyemiz değilsen üyemiz oluver. Kasım 21, 2008, 04:17:34 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Dünya ve aldaticiligi  (Okunma Sayısı 673 defa)
müteallim
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4547



WWW
« : Mart 04, 2005, 10:31:13 ÖS »

04-03-2005  CUMA

Sahte bir dünyada yaşadığınızın farkında mısınız?


Akıl, iman edenlerle inkârcıları birbirlerinden ayıran en önemli özelliklerdendir. 'ın iman eden kullarına ait bir özellik olarak yarattığı akıl, kişinin imanı, korkusu ve teslimiyeti ölçüsünde gelişir. korkusu ve samimi iman, kişiye hayatının her anında 'ın rızasına uygun hareket etmesini sağlayan bir anlayış kazandırır. Böyle bir kişi vicdanını kullanarak Kuran'a en uygun olan tavrı seçer ve bunun sonucunda tüm hayatına hakim olan bir tavır mükemmelliği elde etmiş olur. Kuran'da iman eden kulları üzerindeki bu rahmetini şöyle bildirmiştir:
Ey iman edenler, 'tan korkup-sakınırsanız, size doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış (furkan) verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. büyük fazl sahibidir. (Enfal Sûresi, 29)
İnkâr eden bir kimse ise, ne kadar zeki olursa olsun, iman etmediği sürece, 'ın kudretini takdir edebilecek, yaşadığı dünyanın geçiciliğini anlayacak ve bunun sonucunda ne yapması gerektiğini kavrayacak bir akla sahip olamaz. Çünkü akıl, zekadan çok farklıdır; çalışma ve birikimle elde edilemez, matematik problemleri çözerek, karmaşık işlemlerle uğraşarak geliştirilemez. Akıl, sadece 'ın dilemesiyle oluşan ve iman edenlere ait bir anlayış ve kavrama gücüdür.
Kuran'ın pek çok ayetinde inkâr edenlerin akıldan yoksun olduklarına dikkat çekmiştir. Bu ayetlerden bazıları şöyledir:
... Ancak inkâr edenler, 'a karşı yalan düzüp-uyduruyorlar. Onların çoğu akıl erdirmezler. (Maide Sûresi, 103)
İnkâr edenlerin örneği bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyip (duyduğu veya bağırdığı şeyin anlamını bilmeyen ve sürekli) haykıran (bir hayvan)ın örneği gibidir. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akıl erdiremezler. (Bakara Sûresi, 171)
Gerçek şu ki, Katında, yerde debelenenlerin en kötüsü, (bir türlü) akıl erdirmez olan sağırlar ve dilsizlerdir. (Enfal Sûresi, 22)
İnkâr edenlerin, yaşadıkları bu dünyayı gerçek sanıp ahireti unutmalarının ve sadece nefislerinin isteklerini karşılamaya çalışmalarının en önemli sebeplerinden biri, ayetlerde bildirildiği gibi "akıl erdirememeleri"dir. Bu yüzden tüm yaşamlarını bu dünya ile sınırlı sanırlar. Olaylara bakış açıları ve değer yargıları da neredeyse tümüyle dünyaya yöneliktir. Dünya hayatının sadece zahiri yönünü görür, gerçek amacını kavrayamaz, ahireti ise tamamen unutmuş şekilde yaşarlar. Kuran'da bu insanlar için şöyle bildirir:
Onlar, dünya hayatından (yalnızca) dışta olanı bilirler. Ahiretten ise gafil olanlardır. Kendi nefisleri konusunda düşünmüyorlar mı? , gökleri, yeri ve bu ikisi arasında olanları ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre (ecel) olarak yaratmıştır. Gerçekten, insanlardan çoğu Rablerine kavuşmayı inkâr ediyorlar. (Rum Sûresi, 7-8)
Oysa , Kuran ayetleriyle insanlara dünya hayatının gerçek yüzü hakkında bilgi vermiş ve onları bu sahte dünyaya aldanmamaları konusunda uyarmıştır.
Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet insanlara 'süslü ve çekici' kılındı. Bunlar, dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak güzel yer Katında olandır. (Al-i İmran Sûresi, 14)
Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve bir oyalanmadan başkası değildir. Korkup-sakınmakta olanlar için ahiret yurdu gerçekten daha hayırlıdır. Yine de akıl erdirmeyecek misiniz? (Enam Sûresi, 32)
Başka ayetlerde ise ; "Hayır; siz çarçabuk geçmekte olanı (dünyayı) seviyorsunuz. Ve ahireti terk edip bırakıyorsunuz." (Kıyamet Sûresi, 20-21) sözleriyle insanların asıl hayatlarını yaşayacakları ahireti gözardı ettiklerini hatırlatmıştır. Kuşkusuz bu, insanları sonsuz kayba uğratacak bir davranıştır.
Yüksek ilim sahibi, değerli İslam alimi İmam Gazali de bir sözünde bu konuyu hatırlatmış; geçici dünya nimetlerinin, 'ın ahirette vereceklerinin yanında nasıl sönük ve değersiz kalacaklarını anlatarak, insanları asıl olarak ahiret için çalışmaya çağırmıştır:
... Dünyadaki hükümdarların rütbeleri onların sahip oldukları makamların yanında küçük ve sönük kalır, onlarla kıyas bile edilemez! Ahiret sultanlığı hakkında Cenab-ı Hakk şöyle buyurur: "Her nereye baksan, bir nimet ve büyük bir mülk (saltanat) görürsün." (İnsan Sûresi, 20)
Cenab-ı Hakk'ın büyük bir saltanat dediği ahiret mülkünü sen de yüce tut! Sen de çok iyi biliyorsun ki dünya ve içindekiler çok az ve değersiz şeylerdir. Hayat kısa, dünyadaki nimetlerin devamı kısa ve çok azıcık bir süredir. Sonra bizler kalkıyoruz bu azın azını elde etmek ve azıcık bir süre onunla birlikte olmak için canımızı ve malımızı seferber ediyoruz. Bir kısmımız bunu elde ediyor, bir kısmı elde edemiyor elde edenlere imreniyor. Onu elde etmek için canını ve malını tehlikeye attığına hiç bakmıyorlar. (İmam Gazali, Cennete Doğru, (Yedi Geçit), Minhacü'l-Abidin, sf. 319)
Moderatöre Bildir   Logged

Ben yaşadıkça Kur'an'ın bendesiyim
Ben Hz.Muhammed'in ayağının tozuyum
Biri benden bundan başkasını naklederse
Ondan da bizarım, o sözden de bizarım
hulefai rasidin
aktif okur
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 192

Avatar Yok


« Yanıtla #1 : Ekim 13, 2005, 04:24:49 ÖS »

razı olsun ............

İşte gördük seni dünya
Ne gerçeksin nede rüya
Bir resim çizilmiş suya
Sahte ışık sahte boya....
Moderatöre Bildir   Logged

dünyanın taşı yağsa başıma illa  dostun gülü öldürür  beni:(
Eymen
aktif okur
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 190



« Yanıtla #2 : Ağustos 03, 2008, 09:32:59 ÖÖ »

Bilesin ki: Kalbe düşen her zulmet ve küdüretin (safi olmayan – bulanıklık) tevbe, istiğfar nedamet ve Hak- teala hazretlerine iltica ile izalesi kolaydır. Ancak dünya sevgisi yolundan kalbe giren zulmet hariç. Böyle bir şey kalbi harap edeceğinden bunun izalesi gayet zordur. Hem de son derece.... hatta özürlenmenin  nihayetindedir. Resulüllâh (sav) efendimiz “Dünya sevgisi her hatanın başıdır” buyurduğu yerde sadık oldu. Allâh-ü teala bizi ve sizi dünyayı sevmekten, dünyayı sevenleri sevmekten ve onlara karışıp sohbet etmekten ve beraber olmakta korusun. Çünkü bu (onlarla beraber olmak) öldürücü zehirdir, helâke götüren bir hastalıktır. Mektubatı İmam-ı Rabbani   C.1  S.15  M.171
Moderatöre Bildir   Logged

Benim rabbimden başka sahibim yok.
Senden gelecek hayra inan ki karnım tok.
Var git ey yalan dünya seninle işim yok.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Dünya SERBEST KÜRSÜ abdülhamid 0 293 Son Mesaj Ocak 28, 2006, 02:51:48 ÖÖ
Gönderen: abdülhamid
Dünya ŞİİR telecafe 2 375 Son Mesaj Ağustos 07, 2006, 09:23:20 ÖÖ
Gönderen: armonya
Madem Dünya Fanidir... MANEVİYAT DÜNYAMIZ turab 1 355 Son Mesaj Haziran 14, 2008, 07:10:51 ÖS
Gönderen: inşirah
2. Dünya Savaşından Fotoğraflar FOTOĞRAF GALERİSİ muhibban 1 261 Son Mesaj Temmuz 11, 2008, 10:47:39 ÖS
Gönderen: maslak
Bir öbektir dünya SERBEST KÜRSÜ Lika 0 56 Son Mesaj Ekim 24, 2008, 03:07:47 ÖÖ
Gönderen: Lika

Forumumuzda "özel mesajlar" yöneticilerimiz tarafından amacı dışında (şeri şerife muhalif) kullananları tesbit amacı ile incelenmektedir!
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


Sadakat İslami Forumları 2004-2008
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM


Google ve orumceklerin son ziyareti Dün 09:21:59 ÖS