Sadakat İslamî Forum
 
*
Selamün Aleyküm; Ziyaretçi kardeşim. Ailemiz ferdiysen giriş yap. Değilsen Sadakat Ailesine 10 sn de katılabilirsin. Aralık 04, 2008, 05:56:34 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Hakiki alimler  (Okunma Sayısı 802 defa)
müteallim
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4497



WWW
« : Kasım 18, 2007, 02:46:35 ÖÖ »

Muhterem Müslümanlar!
   Bu haftaki hutbemiz hakiki alimler hakkında olacaktır
   Cenab-ı Hak mahlukatı birbirine muhtaç olarak yaratmıştır. “Kainatta her ne varsa manen birbirine bağlıdır. Şayet bunlardan biri bağını koparsa herşey birbirine çarpar ve mahvolur. Nizam ve intizam tamamen bozulur.  
Bütün mahlukat bir vücut ise, Peygamberler ve onların varisleri olan alimler, o vücudun kalbidir. Cenab-ı Hak Kur’an-ı Keriminde şöyle buyururlar: “’tan kulları, içinde, ancak âlimler korkar.”
 -ü Tealadan en çok korkan da Onu en iyi bilendir.  Hadis-ı kudside: “Ben gizli bir hazine idim, bilinmemi sevdim ve bilinmem için mahlukatı yarattım”, buyrulmaktadır. ü Tealayı hakkıyla bilen Peygamberler ve onların varisleri olduğuna göre, onlar bütün mahlukatın yaratılma vesilesidir.
Peygamber Efendimiz Alimlerin fazileti hakkında şöyle buyurmaktadır: “Dört şeye bakmak ibadettir. Anne babanın yüzüne, Ka’be-i muazzamaya, mushafa, ve alimin yüzüne. Kim bir alimi ziyaret ederse, beni ziyaret etmiş olur. Kim bir alim ile musafaha  ederse sanki benimle musafaha etmiş gibi olur. Kim de bir alim ile oturursa, benimle oturmuş gibi olur. Dünyada benimle oturan kimseyi ü Teala ahirette de benimle beraber kılar.”  
Hakiki alimlerin birtakım alamet ve vasıfları vardır. Bunların beş tanesi bizzat Kur’an-ı Kerim ile tesbit olunmuştur. Bunlar : Haşyet, huşu’ tevâzu’, ahlak ve zühddür.
 İmam-ı Rabbani hazretleri ise hakiki alimlerin vasıflarını şöyle izah buyurur: “Baş olmak, mal toplamak, yücelik ve dünya muhabbeti gibi şeylerden uzak olan alimler, ulemâ-i ahirettir ve Enbiya Aleyhimüsselam’ın varisleridirler. Yaratılmışların hayırlısı onlardır. Kıyamet günü onların mürekkebi, şehitlerin kanı ile tartılır da, mürekkep kefesi ağır gelir. “Alimin uykusu ibadettir.”, hadis-i şerifi ile, onların şanına işaret edilmiştir.
Ahiretin güzellğini anlayan yine onlardır. Dünyanın çirkinliğini ve aşağılığını onlar bildirmiştir. Onlar, ahiretin bâkî, dünyanın fânî olduğuna inanıp, kendilerini Ahirete hazırlar, dünyadan yüzçevirirler. Dünya ve içindekileri zelil tutup, ahireti yüce görürler. Zira dünya aziz görülürse, ahiret hakir, dünya hor tutulursa ahiret aziz olur. İkisinin birleşmesi mümükün değildir.”
   Muhterem Müslümanlar!
   Akıl Cenab-ı Hakkı bulmak ile mükelleftir. Ancak aciz olarak yaratılan insan akılla her şeyi bilemez. Bunun sebeple, Cenab-ı Hak,  sıratı müstekıme hidayet için, Peygamberlerini göndermiştir. Alimler de bu vazifeyi verâseten ifa etmektedirler.
Bu hususta Peygamber Efendimiz şöyle buyurmaktadırlar: Yer (yüzün) de alimlerin benzeri, yıldızlar gibidir. Kara ve denizin karanlıklarında, onlar(a bakmak)la yol bulunur. Yıldızlar sönerse hidayette olanların sapıtması çok sürmez.”  
Hasan-ı Basri hazretleri de: “Alimler olmasa insanların diğer canlılardan farkı kalmazdı. Çünkü onların öğretmesi ile insanlar insanlık seviyesine ulaşır.”
Hadis-i şerifte: “Muhakkak ki , bu ümmet için her yüz senenin başında dinini tecdid edecek bir müceddid gönderir” , buyrulduğu üzere, insanlık rehbersiz kalmamıştır. Ümmet-i Muhammed’in evladına, dinlerini ve Kur’anlarını öğretmekten başka hiçbir maksadı olmayan dostları, nice sıkıntılara maruz kalarak kendilerine verilen bu vazifeyi en güzel şekilde ifa etmişlerdir.
“Efendi! Bu kadar üzülme, biraz istirahat buyur.”, denildiğinde,  “Günde binlerce insanın imanı sönerken ben nasıl ayaklarımı uzatıp yatabilirim.”, buyuran; “Hocalıkta bize ekmek kapısı kalmadı diyenlere: “Efendiler! Hocalık bir meslek, bir ekmek teknesi değildir. Hocalık ’ın, Rasülüllah’ın, kitabullah’ın ve din-i mübin-i islamın tebliğ memurluğudur.”, buyuran Altun Silsilenin en son halkası Süleyman Hilmi Tunahan Efendi Hazretleri, ahir ömründe, bünyesini kuşatan hastalıklardan muzdarip olmasına rağmen, son defa görmüş olmak için gittiği evlatlarına yazdırdığı şu iki hadis-i şerifle cismani olarak dünyadaki hizmetlerini tamamlamıştır.
“Ya Ebâ Rafi’! Senin gayretin ile Cenab-ı Hakk’ın bir kimseyi hidayete erdirmesi, senin için üzerine güneşin doğup ve battığı her şeyden daha hayırlıdır.
“Ya Davud! Senin, mevlasından kaçan bir kulu bana getirmekliğin, bana bütün ins ve cinnin ibadetinden daha sevimlidir.”
   Kendisine verilen tasarrufun çok azını dünyada kullanmışken, geri kalan kısmını da ruhanî hizmet hayatında kullanmaya devam etmektedir. Buyrulmuştur ki:
   Düü cihanda tasarruf ehlidir ruh-u veli
   Deme kim mürdedir, anda nice dermanola
   Ruh, şimşir-i hüdadır, ten gılaf olmuş ona
   Dahı a’la kar eder, bir tığ ki uryan ola.
   Muhterem Müminler!
Bu haftaki hutbemiz hakiki alimler hakkında olacaktır.
   Cenab-ı Hak mahlukatı birbirine muhtaç olarak yaratmıştır. “Kainatta her ne varsa manen birbirine bağlıdır. Şayet bunlardan biri bağını koparsa herşey birbirine çarpar ve mahvolur. Nizam ve intizam tamamen bozulur.  
Bütün mahlukat bir vücut ise, Peygamberler ve onların varisleri olan alimler, o vücudun kalbidir. Cenab-ı Hak Kur’an-ı Keriminde şöyle buyururlar: “’tan kulları, içinde, ancak âlimler korkar.”
 -ü Tealadan en çok korkan da Onu en iyi bilendir.  Hadis-ı kudside: “Ben gizli bir hazine idim, bilinmemi sevdim ve bilinmem için mahlukatı yarattım”, buyrulmaktadır. ü Tealayı hakkıyla bilen Peygamberler ve onların varisleri olduğuna göre, onlar bütün mahlukatın yaratılma vesilesidir.
Peygamber Efendimiz Alimlerin fazileti hakkında şöyle buyurmaktadır: “Dört şeye bakmak ibadettir. Anne babanın yüzüne, Ka’be-i muazzamaya, mushafa, ve alimin yüzüne. Kim bir alimi ziyaret ederse, beni ziyaret etmiş olur. Kim bir alim ile musafaha  ederse sanki benimle musafaha etmiş gibi olur. Kim de bir alim ile oturursa, benimle oturmuş gibi olur. Dünyada benimle oturan kimseyi ü Teala ahirette de benimle beraber kılar.”  
Hakiki alimlerin birtakım alamet ve vasıfları vardır. Bunların beş tanesi bizzat Kur’an-ı Kerim ile tesbit olunmuştur. Bunlar : Haşyet, huşu’ tevâzu’, ahlak ve zühddür.
 İmam-ı Rabbani hazretleri ise hakiki alimlerin vasıflarını şöyle izah buyurur: “Baş olmak, mal toplamak, yücelik ve dünya muhabbeti gibi şeylerden uzak olan alimler, ulemâ-i ahirettir ve Enbiya Aleyhimüsselam’ın varisleridirler. Yaratılmışların hayırlısı onlardır. Kıyamet günü onların mürekkebi, şehitlerin kanı ile tartılır da, mürekkep kefesi ağır gelir. “Alimin uykusu ibadettir.”, hadis-i şerifi ile, onların şanına işaret edilmiştir.
Ahiretin güzellğini anlayan yine onlardır. Dünyanın çirkinliğini ve aşağılığını onlar bildirmiştir. Onlar, ahiretin bâkî, dünyanın fânî olduğuna inanıp, kendilerini Ahirete hazırlar, dünyadan yüzçevirirler. Dünya ve içindekileri zelil tutup, ahireti yüce görürler. Zira dünya aziz görülürse, ahiret hakir, dünya hor tutulursa ahiret aziz olur. İkisinin birleşmesi mümükün değildir.”
   Muhterem Müslümanlar!
   Akıl Cenab-ı Hakkı bulmak ile mükelleftir. Ancak aciz olarak yaratılan insan akılla her şeyi bilemez.
Bunun sebeple, Cenab-ı Hak,  sıratı müstekıme hidayet için, Peygamberlerini göndermiştir. Alimler de bu vazifeyi verâseten ifa etmektedirler.
Bu hususta Peygamber Efendimiz şöyle buyurmaktadırlar: Yer (yüzün) de alimlerin benzeri, yıldızlar gibidir. Kara ve denizin karanlıklarında, onlar(a bakmak)la yol bulunur. Yıldızlar sönerse hidayette olanların sapıtması çok sürmez.”  
Hasan-ı Basri hazretleri de: “Alimler olmasa insanların diğer canlılardan farkı kalmazdı. Çünkü onların öğretmesi ile insanlar insanlık seviyesine ulaşır.”
Hadis-i şerifte: “Muhakkak ki , bu ümmet için her yüz senenin başında dinini tecdid edecek bir müceddid gönderir” , buyrulduğu üzere, insanlık rehbersiz kalmamıştır. Ümmet-i Muhammed’in evladına, dinlerini ve Kur’anlarını öğretmekten başka hiçbir maksadı olmayan dostları, nice sıkıntılara maruz kalarak kendilerine verilen bu vazifeyi en güzel şekilde ifa etmişlerdir.
“Efendi! Bu kadar üzülme, biraz istirahat buyur.”, denildiğinde,  “Günde binlerce insanın imanı sönerken ben nasıl ayaklarımı uzatıp yatabilirim.”, buyuran; “Hocalıkta bize ekmek kapısı kalmadı diyenlere: “Efendiler! Hocalık bir meslek, bir ekmek teknesi değildir. Hocalık ’ın, Rasülüllah’ın, kitabullah’ın ve din-i mübin-i islamın tebliğ memurluğudur.”, buyuran dostlarının evlatlarına son vasiyetleri şu iki hadis-i şerif olmuştur:
 “Ya Ebâ Rafi’! Senin gayretin ile Cenab-ı Hakk’ın bir kimseyi hidayete erdirmesi, senin için üzerine güneşin doğup ve battığı her şeyden daha hayırlıdır.
“Ya Davud! Senin, mevlasından kaçan bir kulu bana getirmekliğin, bana bütün ins ve cinnin ibadetinden daha sevimlidir.”
---------------------------------------------------
  Hatıralarım, Mehmed Emre s.30
  Fatır 28
  Ruhu’l-Beyan Tefsiri c.1 s.102
  İmam-I Gazalî İhyâ c.1 s.195
  İmam-I Rabbani Mektûbât c.1 m.33
-----------------------------------------------
  et-Terhib ve’t-Terhib c.1 s.100
  Ali Erol, İlim ve Alim, s.42
  Feyzül Kadir c. 2 s.281
  Sunguroğlunun Notları s.161
  Hatıralarım, Mehmed Emre s.30

--------------------------------------------
  Fatır 28
  Ruhu’l-Beyan Tefsiri c.1 s.102
  İmam-I Gazalî İhyâ c.1 s.195
  İmam-I Rabbani Mektûbât c.1 m.33
  et-Terhib ve’t-Terhib c.1 s.100
-------------------------------------------
  Ali Erol, İlim ve Alim, s.42
  Feyzül Kadir c. 2 s.281
  Sunguroğlunun Notları s.161
-----------------------------------------
Moderatöre Bildir   Logged

kurbaninizi verdinizmi kur´an talebeleri kurbanlarinizi bekliyor.
maslak
yazar
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 542

Avatar Yok


« Yanıtla #1 : Mart 06, 2008, 05:13:46 ÖS »

bir çok insan bunu bilmiyor. razı olsun
Moderatöre Bildir   Logged
müteallim
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4497



WWW
« Yanıtla #2 : Mart 26, 2008, 01:28:54 ÖÖ »

Muhterem Müslümanlar!
   Bu haftaki hutbemiz hakiki alimler hakkında olacaktır
   Cenab-ı Hak dünyayı imtihan mahalli olarak yaratmış ve insanları mahlûkatın en şereflisi olarak kılmıştır.  Makamların en yücesi olan kulluk makamını da insanlara bahşetmiştir.
Bir Hadis-ı kudsisinde: “Ben gizli bir hazine idim, bilinmemi sevdim ve bilinmem için mahlukatı yarattım”, buyrulmaktadır. ü Tealayı hakkıyla bilen yalnız Peygamberler ve onun varisleridir. Çünkü bütün insanlık bir vücut ise Peygamberler ve onun varisleri o vücudun kalbidir. İlim ise, kalbdedir.
Cenab-ı Hak Kur’an-ı Keriminde:  “’tan kulları, içinde, ancak âlimler korkar.” , buyurmaktadır. ü Tealadan en çok korkan ise, Onu en iyi bilendir.
Hakiki alimlerin birtakım alamet ve vasıfları vardır. Bunların beş tanesi bizzat Kur’an-ı Kerim ile tesbit olunmuştur. Onlar da : Haşyet, huşu’ tevâzu’, ahlak ve zühddür. 
 İmam-ı Rabbani hazretleri ise hakiki alimlerin vasıflarını şöyle izah buyurur: “Baş olmak, mal toplamak, yücelik ve dünya muhabbeti gibi şeylerden uzak olan alimler, ulemâ-i ahirettir ve Enbiya Aleyhimüsselam’ın varisleridirler. Yaratılmışların hayırlısı onlardır. Kıyamet günü onların mürekkebi, şehitlerin kanı ile tartılır da, mürekkep kefesi ağır gelir. “Alimin uykusu ibadettir.”, hadis-i şerifi ile, onların şanına işaret edilmiştir.
Ahiretin güzellğini anlayan yine onlardır. Dünyanın çirkinliğini ve aşağılığını onlar bildirmiştir. Onlar, ahiretin bâkî, dünyanın fânî olduğuna inanıp, kendilerini Ahirete hazırlar, dünyadan yüzçevirirler. Dünya ve içindekileri zelil tutup, ahireti yüce görürler. Zira dünya aziz görülürse, ahiret hakir, dünya hor tutulursa ahiret aziz olur. İkisinin birleşmesi mümükün değildir.”
   Peygamber Efendimiz Alimlerin fazileti hakkında şöyle buyurmaktadır:   
“Dört şeye bakmak ibadettir. Anne babanın yüzüne, Ka’be-i muazzamaya, mushafa, ve alimin yüzüne. Kim bir alimi ziyaret ederse, beni ziyaret etmiş olur. Kim bir alim ile musahafa ederse sanki benimle musafaha etmiş gibi olur. Kim de bir alim ile oturursa, benimle oturmuş gibi olur. Dünyada benimle oturan kimseyi ü Teala ahirette de benimle beraber kılar.” 
   Diğer bir hadis-i şerifinde de: “Alimin, İbadetle meşgul olana üstünlüğü, benim en aşağıda olanınıza, üstünlüğün gibidir. , buyurmuşlardır.
   Muhterem Müslümanlar!
   Akıl Cenab-ı Hakkı bulmak ile mükelleftir. Ancak aciz olarak yaratılan insan akılla herşeyi bilemez. Bunun için, Cenab-ı Hak,  sıratı müstekıme hidayet için, Peygamberlerini göndermiştir. Alimler de bu vazifeyi verâseten ifa etmektedir.
Hasan-ı Basri hazretleri: “Alimler olmasa insanların diğer canlılardan farkı kalmazdı. Çünkü onların öğretmesi ile insanlar insanlık seviyesine ulaşır.” ,
Bu hususta Peygamber Efendimiz şöyle buyurmaktadır: Yer(yüzün)de alimlerin benzeri, yıldızlar gibidir. Kara ve denizin karanlıklarında, onlar(a bakmak)la yol bulunur. Yıldızlar sönerse hidayette olanların sapıtması çok sürmez.” 

Fatır 28
  İmam-I Gazalî İhyâ c.1 s.195
  İmam-I Rabbani Mektûbât c.1 m.33
  Ruhu’l-Beyan Tefsiri c.1 s.102
  Tuhvetü’l-Ahvezî c.7 s.456
Erol, İlim ve Alim, s.42
  et-Terhib ve’t-Terhib c.1 s.100


Moderatöre Bildir   Logged

kurbaninizi verdinizmi kur´an talebeleri kurbanlarinizi bekliyor.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Hakiki Alimler ve Sahteleri... MANEVİYAT DÜNYAMIZ dagdeviren 9 904 Son Mesaj Ağustos 31, 2005, 12:21:56 ÖÖ
Gönderen: osmanli
<<<Hakiki Dost Şifadır>>> İSLAM-GENEL sedat_islam 1 390 Son Mesaj Nisan 26, 2005, 12:03:19 ÖÖ
Gönderen: İsra
Hakiki Muhabbet Nedir? KISSADAN HİSSELER sermin.cetin 6 908 Son Mesaj Temmuz 22, 2006, 12:28:11 ÖÖ
Gönderen: mydonose
Din Hırzısı Alimler İSLAM-GENEL Eşraf 0 221 Son Mesaj Ekim 08, 2007, 06:49:37 ÖÖ
Gönderen: Eşraf
Hakiki Alimler... GÖNÜL SULTANLARIMIZ zeyl 4 432 Son Mesaj Mayıs 01, 2008, 02:44:29 ÖS
Gönderen: fazıl14
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


Sadakat İslami Forumları 2004-2008
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM