Muhterem Mü’minler!
Hutbemiz Salevât-ı Şerîfenin Fazîleti hakkındadır.
Cenâb-ı Hakk hutbemin başında okuduğum âyet-i kerîmesinde: “Şübhesiz ki

(cc) ve melekleri o peygambere çok salât (ve tekrîm) ederler. Ey îman edenler, siz de ona salât edin, tam bir teslimiyetle de selâm verin.” buyurmaktadır. Bu âyet-i kerîme mûcibince her mü’minin ömründe bir kere salevât-ı şerîfe okuması farzdır. Peygamber Efendimiz(sav)’in ismini her işitişte ise salevât-ı şerîfe okumak sahih görülen kavle göre vâcibtir. Namazın sonunda tahiyyattan sonra okumak ise sünnettir. Muhtelif lâfızlarla, okunabilecek olan salevât-ı şerîfeden maksat, Rasûlüllah Efendimize Allâh-ü Teâlâ’dan rahmet temennîsinde bulunmaktır. En kısa ve kolay şekli: “ .” demektir. Bundan başka Salât-ı Münciye, Salât-ı Nâriye, Salât-ı Fethıyye gibi okunmasında çok ecir ve mükafat olan ve muhtelif esrârı ihtivâ eden salevât-ı şerîfeler de vardır. Bunlar ilmihal ve duâ kitablarında mevcuttur.
Hiç şübhesiz Rabbimizin bu ‘salât-ü selâm’ emrinde biz kulları için bildiğimiz bilmediğimiz birçok hikmetler vardır. Her şeyden evvel Mevlâmızın rızâsına nâiliyyete ve Rasûlüllah Efendimiz’in şefaatine mazhar olmaya vesîledir. Nitekim Peygamber Efendimiz(sav) hadîs-i şerîflerinde: “Kıyâmet günü insanların bana en yakın olanı, üzerime en çok salât-ü selâm edenidir.” “Yanında anıldığım kimse bana salât getirmezse şekâvet etmiş olur.” “Yanında anıldığım kimse bana salâtda hatâ eder (salât getirmez) ise Cennetin yolunu (bulmakta) hatâ etmiş olur.” buyurmaktadırlar. Diğer bir hadîs-i şerîflerinde: “Kim sabaha erdiğinde on ve akşama erdiğinde on defa salât ederse, kıyâmet günü şefaatim ona ulaşır” buyurmaktadırlar. Salevât-ı Şerîfenin diğer mühim bir husûsiyeti de; mü’minin duâsı ile

(cc) arasındaki perdeyi izâle etmesidir. Nitekim bu hususla alâkalı olarak Rasûlüllah Efendimiz(sav): “Duâ. Muhammed’e ve âline; salevât getirinceye kadar

(cc)’a karşı perdelidir.” buyurmaktadırlar. Dolayısıyla Cenâb-ı Hakk’a yaptığımız her duâ ve ilticâdan önce ve sonra muhakkak salevât-ı şerîfe okunması, duânın kabûlüne -biiznillâh- vesîle olacaktır.
Aziz Mü’minler!
Şu anda içerisinde bulunduğumuz zamanlar, mübârek ve muhterem üç aylar. Mü’minler olarak herbirerimiz, Mevlâmızın ayı olan Receb-i Şerîf ayını ihyâ etmeye çalıştık ve geride bıraktık. Şimdi ise Fahr-i Kâinât Efendimizin ‘benim ayım’ buyurduğu Şabân-ı Şerîf ayını idrâk etmeye çalışıyoruz. Peygamberimizin ayı olması hasebiyle sâir zamanlara nisbetle bu ayda biraz daha gayret edip, yaptığımız diğer ibâdetlere ilâveten çokca salevât-ı şerîfe okumaya çalışmalıyız. Rasûlüllah Efendimiz(sav) hadîs-i şerîflerinde: “Kim sabaha erdiği ve akşama girdiği vakit bana on salât getirirse kıyâmet günü ona husûsî şefaatim olacaktır.” “Kim bana günde yüz defâ salât edecek olursa

-ü Teâlâ onun –yetmişi âhiretine otuzu dünyâsına âit olmak üzere- yüz hâcetini bitirir” buyurmaktadırlar.
Salevât-ı Şerîfe kerâhet vakitleride dâhil her zaman okunabilir. Bilhâssa Cum’a gecesi ve gündüzünde salevât-ı şerîfe okumakla çok meşgul olunması tavsiye olunmaktadır. Nitekim Peygamber Efendimiz(sav) hadîs-i şerîflerinde: “Cum’a günü bana salât (-ü selâm) ı çok edin. Çünkü o gün, meleklerin hazır olup şâhidlik edeceği bir ‘yevm-i meşhûr’ dur. Bir kimse bana salât etmeye dursun onun salâtı, o kimse (virdinden) ayrıldığında bana arz olunur” buyurmaktadırlar.
Aziz Mü’minler!
Hulâsâ olarak; yukarıda keyfiyyetini ve fazîletini izâh etmeye çalıştığımız salevât-ı şerîfe, duâlarımızın kabûlüne, günahlarımızın afvına, derecelerimizin yükselmesine, Rasûlüllah Efendimizin şefaatine mazhar olmaya ve bunların neticesi olarak ta Cennet ve Cemâl-i İlâhî’ye vâsıl olmaya vesîledir. Peygamber Efendimiz hadîs-i şerîflerinde buyuruyorlar ki: “Kim bana bir kere salât ederse

(cc) ona on salât eder. Onun on günahını düşürür(bağışlar), derecesini de on (kat) yükseltir.”