Sadakat İslamî Forum
 
*
Selamün Aleyküm; Ziyaretçi kardeşim. Ailemiz ferdiysen giriş yap. Değilsen Sadakat Ailesine 10 sn de katılabilirsin. Mart 21, 2010, 12:41:26 pm


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Aile Ocağı  (Okunma Sayısı 1110 defa)
Tuğra
popüler yazar
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4273



« : Ekim 25, 2008, 01:49:33 am »



Aile müessesesi, üzerine binlerce araştırmanın yapıldığı, en önemli kurumlardan biridir. Ecdadımız, “Aile Ocağı” derken, kanaatimizce onun sıcaklığına, yetiştiriciliğine, pişirici özelliğine dikkat çekmek istemişlerdir.

Tıpkı asker ocağında olduğu gibi, aile ocağında da insan, rûhen ve bedenen terbiye görme imkanına kavuşabilir. Ve eğer aile, bu fonksiyonunu icra edebilirse, bu görevini layıkıyla yerine getirebilirse, mükemmel bir eğitim-öğretim ortamı haline dönüşebilir.

Araştırmalar, bir kişinin karakterinin 2/3’ lük kısmının, 2-6 yaşları arasında teşekkül ettiğini söyler. Demek oluyor ki, çocuğun karakterinin önemli bir kısmı, ailesi içinde geçirdiği dönem içinde oluşmaktadır.

Bu nedenle, ailenin sağlıklı bir psikolojik ve biyolojik ortama sahip olması gerekir ki, sağlıklı bir sosyalleşme süreci sağlanabilsin. Ailenin böylesi önemli bir görevi icra edebilmesi için öncelikle eşlerin yekdiğeriyle sağlıklı iletişim kurabilen fertler olması gerekir. Diyebiliriz ki, iletişim kurulmasında en önemli faktörlerden biri de sevgidir, muhabbettir.

Acaba, eşler olarak birbirimizi sevmeye ne kadar muktediriz? Sevmek, sevilmek elimizde olan bir şey midir? Meselenin iki yönü var. Birincisi, Cenab-ı Hakk’ın küllî kudretinin, her şeyde olduğu gibi sevgi konusunda da cereyan etmesidir.

Bu bağlamda diyebiliriz ki, Allah Teâlâ dilemezse ve izin vermezse sevmeye de muktedir olamayız. Dolayısıyla, hiç kimse sevgisinin sınırsızlığından, sonsuzluğundan, eşsizliğinden ve büyüklüğünden söz edemez etmemeli de… Zira kulların kalplerine, eşlerin gönüllerine; sevgiyi, muhabbeti yerleştiren sadece Cenab-ı Hakk’dır.

Bunun sebebi de ayette şöyle açıklanır: “…birbirinizle huzur ve sükun bulasınız diye…” (er-Rûm, 30/21) Ayet bize şunu gösteriyor ki, birbirine yabancı, iki farklı karaktere sahip iki ayrı cinsi, aynı duyguyu tadabilen ve yaşayabilen insanlar haline getiren, kısacası birbirini sevebilmelerine imkan bahşeden yalnız Allah Teâlâ’dır.

Prof.Dr.Mehmet Emin Ay
Moderatöre Bildir   Logged

TUĞRA
gamzeli
Yeni üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 8



« Yanıtla #1 : Ekim 25, 2008, 06:40:31 pm »


"Eğer Ali yaratılmamış olsaydı ,
 Kimse Fatıma'ya denk olamazdı..."
Moderatöre Bildir   Logged

Dağın tepesini seven, uçurumdan nasıl korkmaz?
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Cenneteki Aile Hayatı FIKIH VE İTİKAD müteallim 6 2059 Son Mesaj Şubat 22, 2010, 03:21:16 pm
Gönderen: tefhim
İslamda aile ve alternatifleri... HAKİKAT EKSENİNDE Miftahulkuluub 3 3669 Son Mesaj Kasım 23, 2008, 07:14:11 am
Gönderen: Lika
Aile ve İnsan EVLİLİK VE AİLE ay-yüzlüm 0 647 Son Mesaj Eylül 01, 2006, 03:39:42 pm
Gönderen: ay-yüzlüm
Evlenmekmi? Aile Kurmakmı? EVLİLİK VE AİLE Tuğra 1 494 Son Mesaj Aralık 27, 2008, 11:16:40 am
Gönderen: Tuğra
Aile olmak aile kalmak EVLİLİK VE AİLE Tuğra 0 33 Son Mesaj Şubat 28, 2010, 02:48:12 am
Gönderen: Tuğra
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM