Sadakat İslamî Forum
 
*
Selamün Aleyküm; Ziyaretçi kardeşim. Ailemiz ferdiysen giriş yap. Değilsen Sadakat Ailesine 10 sn de katılabilirsin. Mart 21, 2010, 01:51:31 pm


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Evlilikte biten iletişimi kurtaracak öneriler  (Okunma Sayısı 370 defa)
İsra
Moderatör
popüler yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5971



« : Ağustos 09, 2009, 04:09:36 am »


Ne hayallerle ne ümitlerle başlanıyor evlilik hayatına değil mi? Dünyanın  evlenmeye hazırlanan ilk çifti kendileriymiş gibi hissediyorlar çoğu kez. Kendilerinden önce kimse evlenmemiş gibi… kendilerinden önce kimse bu coşkulu duygulara kapılmadı sanki! Derken zamanla dengeler değişiyor. Sular bulanmaya, algılar farklılaşmaya başlıyor. Ve… sıkıntılı günlere merhaba!

Peki ama peri masalı gibi başlayan bu güzel günler, ne oluyor da bozuluyor?


Evliliği bitiren belli başlı hatalar var sevgili okurlar!

Bireysel destek çalışmalarında ve aile terapisi yaptığım çiftlerde çok dikkatimi çeken bir hatadan bahsedeyim önce.
Genellikle çiftler sıkıntılı günlere yelken açtıklarında, bu zorluğu fark ettiklerinde, işleri düzeltebilmek için tek tek her şeyi gözden geçirmeye başlıyor. İğneden ipliğe her türlü yaşanmışlık tek tek mercek altına yatırılıyor. Ve yaşananlara bir anlam yüklenmeye çalışılıyor. Değişen duygulara, sertleşen davranışlara gerekçe olabilecek anlamlar. “Neden böyle oldu”dan başlayan; “Niye ben?”e kadar uzanan kocaman bir yol gibi.

Ne kadar düşünürseniz düşünün, ne kadar detaya girmeye gayret ederseniz edin kesinlikle net bir adres bulamazsınız. Bulamayacağınıza göre zihninizi yormanızın anlamı da yok anlaşılacağı üzere. Lütfen kendinizi ve eşinizi mercek altına yatırmayın. Çünkü ne olduğunu anlamak için sarfettiğiniz bu çaba dönüp dolaşıp sizin, evliliğinizdeki detaylara gömülmenize neden oluyor. Ve temel yaşam ilkesi… Herhangi bir şeyde yok olmak istiyorsan detaylarına dal… ve boğul…! Kendinizi ve eşinizi boğacağınız bu adımı atmayın… attıysanız da “Olan oldu… peki bunu nasıl toparlayabilirim?”e odaklanın.

“Nasıl toparlayabilirim”deki yaklaşım biçiminiz, sizi çözüme yöneltirken; “Ne oldu da böyle olduk”a odaklı çaba, detayda boğulmanıza; somut veriler bulamadıkça eşinizi suçlama alışkanlıkları geliştirmenize neden olur. Bu nedenle lütfen eşinizi suçlayarak olaylara bakmamaya çalışın. Karşınızda suçlu varsa, kendinizdeki neye göre işlerin yoluna girmesini sağlayacaksınız? Öyle ya! Suçlu zaten o! “Ben ne yapsam boş” gibi bir gizli düşünce, kendimizi değiştirme ihtimalimizi net olarak yok eder. “Sütüm kara” diyen insanlar olabilmek önemli evlilik ilişkisinde. Üstelik eşiniz de kendisinin kabahatli olduğunu düşünmediğine göre! Eyvahlar olsun gitti evlilik!

Evlilikteki en ciddi sıkıntı, eşler arasındaki iletişimin zamanla bitmesi sevgili okurumuz! Çiftler arasındaki genel konuşma, günlük sohbet alışkanlıklarının zamanla bitmesi de başka bir sorun. Özellikle konuşmaların keyiften uzaklaşması, yapılan konuşmaların zamanla işe yaramadığı düşüncesinin oluşmasına neden olmaya başlıyor. Büyük ihtimalle sizin konuşmalarınız hep sorun odaklı oldu.

Aman dikkat tüm evli çiftler! Ağzınızı her açtığınızda karşılıklı birbirinizle ilgili yakaladığınız hatayı gözler önüne sermeniz, konuşma/sohbet değildir.

Günümüzde eşlerde hep “Ahaaaaa yakaladım seniiiiii…! Benden kaçmaz…!!!” formatına oturmuş konuşmalar var. Oysa eski büyükler bilirler. Bir kızı veya erkeği evlendireceklerinde; “Yavrum… artık evleniyorsun… bundan sonra bir kulağın sağır, bir gözün kör olsun…” derlermiş. Kulak ve gözü metafor olarak düşünürseniz eğer işiniz kolaylaşır. Eşinizin her yaptığını görmeyin… her lafına alınganlık yapmayın. Sadece konuşun onunla… havadan sudan… oradan buradan sıradan konuşmalar yapın.

Eşinizle yaptığınız her konuşmanın sonunda illaki bir uzlaşmaya varmaya çalışmayın. Sallantıdaki evlilikler için en ciddi risk bu çünkü. Evlilik elden gidiyor… siz adamla uzlaşmaya çalışıyorsunuz! Niye risk? Uzlaşabilmek için ona -kendi doğrularınızı- dayattığınızı fark etmezsiniz bile! Siz uzlaşma gayreti içindeyken, eşiniz “yine yapıyor yapacağını… kendi saçmalıklarını bana kabul ettirmeye çalışıyor” diye düşünür normal olarak. Niye normal olarak dedim? Ee onun doğruları da sizin için saçmalık da ondan!

Ve en önemlisi… eşinizin yerine düşünmeyin lütfen. Pek çok insan farkında olmadan karşısındakinin ne düşündüğünü bildiğini farzederek yaşayıp gider.  Örneğin soru sorarsınız işten gelince eşinize. Cevap vermez. “Biliyorum… sabahtan evden çıkarken bana kızmıştı, intikam alıyor benden.” Diye düşündüğünüz an, onun aklını okuduğunuzu sandığınız andır. Ve kesin hata! Belki trafik yoğundu yoruldu… belki ödeyemediği faturayı düşünüyor! Belki iş arkadaşının hastalığı onu rahatsız etti! Beyninden bin tane şey geçiyor olabilir.

Öyleyse… akıl okumadığınız her pozisyon, kesin olarak iyi anlaşacağınız güzel günlere biletsiz yolculuk gibidir! Akıl okumayın yeter!

Onunla arkadaş olmaya çalışın… konuşun… ama problemlerinizi konuşmayın… önce aranızda bitmeye yüz tutmuş diyaloğu kurtarın! Bence gerisi kendiliğinden gelir. Duygularınızla alay eden adamla duygular konuşulmaz! Çünkü aynı adamla evli kalmanın yollarını soruyorsunuz. O zaman onun alay etmeyeceği konularda genel sohbetler yapmaya çalışın. Sizi anlamayan insana kendinizi anlatmaya çalışmayın! Önce sizi dinlemeyi öğrenmesini sağlayın. Çünkü sizi dinlemiyor! Kulaklarını tıkıyor sizden gelen her şeye. O zaman önce sizi dinlemeyi öğrenmeli. Fıkra dinlesin, markette olan komik bir olayı dinlesin… mahalleye gelen hırsızın oluşturduğu paniği dinlesin… yeter ki dinlemeyi öğrensin!

Erkekleri, eşleriyle konuşmaktan alıkoyan en önemli neden, bayanların her ağzını açtığında sadece ve sadece sorunlardan bahsetmesi gibi görünüyor. Sonu neşeyle biten… gülmekten gözlerinizden yaşların geldiği… size yeniden hayran kaldığı konuşmaların ardından kavga çıkar mı dersiniz?

Psikolog
Mehtap Kaya
Moderatöre Bildir   Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Forum Kurallarını Okumak İçin Lütfen Tıklayınız
fasulye
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Ağustos 09, 2009, 12:33:41 pm »


her biten bir evliğin önünde iletişimsizlik kavramı arkasında bedel ödemeye muavafak çocuklar kalıyor............
şöyle bir ifadeyede tanık olmuşumdurki..............
eşinizde beğenide  asgari üç unsur yoksa evlilik adına kafi değil.............bitirmek en doğrusu...
Moderatöre Bildir   Logged
tunike
araştırmacı
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 317


bir tebessüm bile sadakadır


« Yanıtla #2 : Ağustos 09, 2009, 02:27:52 pm »


Allah o aşamaya gelenlerin yardımcısı olsun gerçektende çocuklar bu olaydan en çok nasibini alanlar.biraz sabır biraz saygı birazda fedakarlık.
Moderatöre Bildir   Logged

öyle itaatkar bir kul ol ki,dışardan görenler deli desinler.çünkü deli olmadan,veli olunmaz!
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Evlilikte tartışmamak için öneriler EVLİLİK VE AİLE Nakkaş 2 797 Son Mesaj Mart 02, 2008, 02:16:18 am
Gönderen: osmanli
Biten bir dostluğun şiiri... EDEBİYAT duha 1 1223 Son Mesaj Kasım 14, 2009, 10:16:24 pm
Gönderen: ene dost
Eşinizle iletişimi öfkeyle kapatmayın: Sen beni sevmiyorsun zaten! EVLİLİK VE AİLE Lika 1 498 Son Mesaj Ocak 15, 2009, 08:38:36 pm
Gönderen: Himmet
Aküsü Biten Arabalar İçin Pratik Bilgi GÜNLÜK HAYAT Günbatımı 8 870 Son Mesaj Mayıs 12, 2009, 07:27:29 pm
Gönderen: Ay Işığı
Depresyondan kurtaracak en etkili yöntem KİŞİSEL GELİŞİM Lika 1 315 Son Mesaj Temmuz 14, 2009, 11:15:02 am
Gönderen: tunike
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM