“Orada bir köy var,yüreğimizin çok yakınında ! “ (2) KERMES - Orta yaş üzeri bir hanım eline aldığı “Fiskos Örtüsü”nü evirip çeviriyor. Bana soruyor ne olduğunu.Bizim fiili dua niyetiyle kardeşlerimize katkı amacıyla gönderdiğimiz el işlerinden birisi bu parça.Bunca işinizin arasında “fiskos “ yapmaya herhalde zamanınız yoktur,sehpa örtüsü diye cevap verip gülümsüyorum. “Nasıl olsa Yetim Çocuklara göndereceklermiş.Bizim köyde fakir yok çok şükür.İhtiyacım olduğundan değil,onlara katkım olsun diye alıyorum” cevabı bana başka şeyler çağrıştırıyor. Mayıs ayında bizim yaptığımız kermese gelen bir bayanın cep telefonuyla, çocuk yeleğinin fotoğrafını çekmesi gözümün önüne geliyor.Sorduğumda “Elimden örgü gelir,ne diye para verip alayım.Modelini alıyorum!” İki niyet,iki amel. Sahi “Ameller niyetlere göreydi” değil mi?
-Sohbet ediyoruz köyün hanımlarıyla.Hepsi ,ama hepsi orada bulunan,bulunmayan insanların gıyabında iyiliklerinden,erdemlerinden,çalışkanlıklarından övgüyle bahsediyorlar.Oysaki özellikle böyle birbirini tanıyan ve iç içe yaşayan insanların arasında çekememezlik,gıybet yaygın olur sanırız.İnsanların çekincemesiz arkasını güvenle dönebileceği,sırtını yaslayabileceği bir ortamı,yaşamı paylaşması ne güzel.Annelerde evlatlarının imanlı,kendilerine karşı sevgi ve saygıyla davranmasından memnuniyetlerini dile getiriyorlar.Rabbim rızanı gözeten bu kardeşlerimin imanını,muhabbetini,bereketini arttır.
-Kitap stantının önünde 8. sınıf öğrencisi olduğunu belirten bir ufaklık.Bizim kızlardan birine soruyor.
“ Senin adın ne?
R…..
Okula gidiyor musun?
Evet.Üniversite……
Bende çok çalışıp senin gittiğin okulu kazanacağım.Senin okuluna gelirim,orada karşılaşırız.
Tamam,hadi bakalım.
Ben şimdi eve gidip, mavi gömleğimi giyeyim,Parfüm serptirip geleyim.Biliyor musun Bakkal Ahmet’in parfümleride hiç kaliteli değil ya neyse. Senin falına bakayım mı?
Bak bakalım ne göreceksin.
Senin bahtın açık.Evlenince çok mutlu olacaksın.Arkadaşın T…. nın kaderi kötü.evlense de evlenmese de mutsuz olacak. Yanlarına gidiyorum.”Ben sana bir kitap alıp hediye edeyim.Sen arkadaşlarınla oyna olmaz mı?. “Seni hınzır seni… “
-Etrafımızda o kadar çok çocuk var ki! MaşAllah!.. Bunların tamamı Yaz Kur’an Kursuna gitmiş.İkindi namazı vakti girince hemen yanı başımızdaki camiye gidiyoruz. Ezanı bu çocuklardan biri okuyor.Bir diğeri qamet getiriyor.İmam’ın arkasında saf tutup namaza duruyorlar.Rabbim ne güzel bir şahitlik. Elhamdulillah.
-Bir diğer davet sahibi kardeşimiz hep gülen yüzü, yüreğiyle geliyor yanımıza.Annesiyle tanıştırıyor.Çok güzel bir hanımefendi.Yaşını söylüyor inanmıyorum/inanamıyorum.Köydeki işlerinden,yaptıklarından,evlatlarının imanlı,güzel ahlaklı ve kendisini hiç üzmediklerinden bahsediyor.Gençliğinin,dinçliğinin sırrının çalışmasında saklı olduğunu söylüyor.Tam bir mümine anayı temsil eden bu kardeşimiz ısrarla yemek ikram etmek istiyor.Karnımızın tok olduğunu ama çaya hayır demeyeceğimizi belirtiyorum. Onların o içten muhabbetleri karşısında hiç tereddüt etmeden,( birazda yüzsüzlük edip) demlemelerinii rica ediyorum.Arabayla gidip demleyip geliyorlar.Bize ve oradaki köy halkına ikram ediyorlar.Rabbim bizim eksilttiğimiz rızıklarını misliyle doldur,bereketlendir.
YAZ KUR'AN KURSU -Akşam namazlarını kılıp, bir başka güzelliğin şahitliğini yapmak üzere,“Yaz Kur’ an Kursu” nu bitiren öğrencilerin etkinliklerini sergileyecekleri “Köy Meydanı”na doğru gidiyoruz.Bu geceye harika bir mehtapta eşlik ediyor.
Araya çekilen şeritle ayrılmış alanın bir bölümü baylara,diğer bölümü bayanlara ayrılmış. Epey kalabalık.Bu köy sakinlerinin sektirmeden izledikleri “ tv dizileri” yok galiba! Baksanıza hepsi buraya toplanmış. Bayram yeri gibi.Çocuk,genç,yaşlı…
9 hafta süren kursa,55 öğrenci katılmış .Dün topluca pikniğe gitmişler.Piknik görüntüleri sinevizyon şeklinde perdeye yansıyor.Güreş tutanlar,koşanlar, oturmuş sohbet edenler… Pikniğin giderleri ,ebeveynlerle-çocuklar arasında köprü oluşturan, değişik şehirlerde görevli olmalarına rağmen sık sık köye gelip kurs boyunca imamla beraber sıkı diyalog içinde her karesinde etkin , ancak sanki her şeyi çocuklar yapıp kotarmış gibi geri palandan organize eden ,köyün üniversiteli gençleri vasıtasıyla,tanıdıkları gelir sahibi mü’minlerin katkılarıyla sağlanmış.
En geride anne-babalar,ortada gençler ve ön plana alınmış geleceğin mimarları çocuklar.Hepsi görevinin bilinç ve şuurunda.Güçlü, aynı zamanda “üçlü”, geleceğe umut olarak atılmış çengelin zincirinin birbirini tamamlayan halkaları misali.
-6-7 yaşlarında çocukların okuduğu ayetlerle başlıyor gece.Bu yaştan sonra ben Kur’an’ı öğrenemem diyen zihniyete bir mesaj olmasın? Bu sabiler okuyup öğreniyorsa,hadi ne duruyorsunuz sizde başarırsınız.Hele bir “bismillah” deyin bakalım ! dercesine.
-Senaryolarını kendilerinin yazdığı,yönetmenliğini,oyunculuğunu hep kendilerinin üstlendiği “laf olsun torba dolsun” türü değil,” laf olsun gönül doysun” içerikli, izleyenlerinin pür dikkat kesildikleri skeçlerini yine çocuklar sahneliyorlar.Israrla “nazarlık “olsun bir kusur,noksan aradım durdum gün boyunca yapılan etkinliklerden.Nihayet bir tek aksaklık buldum.Evet,ses düzeni maalesef bozuktu.Bazı kelimeler güme gittiğinden, bütünü yakalamada zorluklar yaşadık.2008 yılına inşAllah oda giderilir.
-Köyün; renkli simalarının, değişik güzel köşelerinin resimleri akıyor orman denizi eşliğinde perdeden.Rabbimin( verdiği nimetlerinin farkında olan ) şanslı kullarısınız vesselam.
-Naatlar,ilahiler,hadisler… Ama hepside büyük bir ciddiyetle,önemsenerek sergileniyor. Gecenin sunucusu da yine kendilerinden bir ufaklık.
-Sıra 9 hafta boyunca öğrenilenlerden bir “tutamını” paylaşmak adına yapılan “Bilgi Yarışması”na geliyor. Sorularını, İmam ve Gençlerin hazırladığı,bilgisayarda puanlamasını,denetimini, gençlerin yaptığı,sunuculuğunu bu kez imamın üstlendiği yarışma.
-Soruları bizde kendi aramızda cevaplamaya çalışıyoruz.Kursiyerlerin 6-15 yaş arası 55 çocuktan oluştuğu göz önüne alındığında çok basit sorular olmadığını kabul ediyoruz.
İki aşamalı yapılan yarışmada bir kız( 10-12 yaşlarında) öğrencinin son derece kendinden emin itirazı var.Soru iki şıklı, 1 puan değerinde.Cevabında şıklardan birini biliyor.Ama kendisine puan verilmiyor.”Ben şıklardan birini bildim,yarım puan hakkım,onu vermenizi istiyorum” diyor.Jüri değerlendirip haklı buluyor ve yarım puanı veriliyor,finale kalıyor.Özgüven sahi böyle mi gelişir? Ciddiye alınmak ve ciddiye almak!..
-Soruların içeriğini; iman,Salih amel,siyer,fıkıh,kavram,ilmihal ve sahabe hayatı oluşturuyordu.
Ama iki soru var ki değinmeden geçemeyeceğim.
Final/14.Soru : Yahudiler bütün dünya devletlerinin yönetimini ve bütün toprakları kendi ellerine geçirmek istemektedirler. Bu anlamda yapılan çalışmalara ve bu düşünceye ne denir? (Cevap: Siyonizm)
Final/10.Soru :Arz-ı mev’ud olarak bilinen, bozulmuş olan tevratta yer alan, Yahudilere tanrıları tarafından vaat edilen bu kutsal topraklar nereden nereye kadardır?
(Cevap : Nil Nehrinden – Fırat Nehrine kadar)
Mü’min çocuklarının sistem tarafından okullarda eğitim adına zihinlerinin,kalplerinin kirletilip,imanlarının öğütüldüğü günümüzde Rabbimizin vahiyle uyardığı,kimleri dost edinip,kimleri düşman olarak iyi tanıyıp önlem almamız emrinin şuuruna varmış basiret sahibi bu mü’min kardeşlerimiz ,kısacık bu kursu vesile kılarak çocukların kafalarına adete format atmaktalar.Yani kulluğu dar anlamda sadece namaz oruç vs ibadetlerle sınırlandırmayıp,hayatın tüm alanlarında

’a itaat olarak yaymışlar.”Benim namazım,ibadetlerim/itaatlerim,yaşamım,ölümüm, Alemlerin Rabbi olan

içindir” (En’am/162) i kendilerine ilke edinmiş olan bu kardeşlerimize selam olsun!..
-Sabahki Kermesi bayanlar üstlenmişti,akşam ise tüm organizasyon baylara aitti.Yani herkes görev ve sorumluğunu biliyor.Tam bir iş bölümü.Birbirine destek ama birbirinin içine girmemiş,karmaşaya yer vermeyen sınırların gözetildiği islami bir görüntü söz konusu.
-Tüm bu güzellikleri profesyonel anlamda kayıt altına alan kardeşlerimizin sayesinde cd lerini edinip örnek olması adına saklayacağız inşAllah
-Gecenin epey ilerlemiş saatlerinde kazananlara ödüllerin verildiği, ama gün boyunca yapılan Salih amellerinden dolayı Rabbimin katında kaybedenin olmadığını umduğum bu güzel,dost insanlardan ayrılıyoruz.Bereketiniz,muhabbetiniz,rahmetiniz bol ve daim olsun niyazlarımızla...
Rüya mıydı yoksa???
Selam ve dua ile..
(duaekseni)