Sadakat İslamî Forum
 
*
Selamün Aleyküm; Ziyaretçi kardeşim. Ailemiz ferdiysen giriş yap. Değilsen Sadakat Ailesine 10 sn de katılabilirsin. Mart 21, 2010, 08:43:31 am


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Hallac-ı Mansur  (Okunma Sayısı 1307 defa)
Gül_Sultan
popüler yazar
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2026



« : Aralık 08, 2007, 09:26:44 pm »


Hallac-ı Mansur

Hüseyin Mansur... Bağdat... Mansur bir gün tanıdığı bir hallacın dükkanına uğrar. Mansur bir müddet sohbetten sonra, hallac arkadaşından rica da bulunur, arkadaşı kırmaz dükkanı ona emanet eder nasılsa kısa bir müddet içinde geri dönerim diye ayrılır. Ayrılır da iş pek rast gitmez, dönmek de dönemez bayağı gecikir. Darlanmasından dolayı biraz sitemli

Mansur'a:
- Hüseyin, senin işini halledeyim derken, kendi işimdende geri kaldım, müşterilere ne diyeceğim şimdi der?
Mansur, gülümser, bunlar için mi üzülüyorsun der gibi parmağını henüz atılmamış pamuklara doğru uzatınca pamuklar tel tel olup bir tarafa, süprüntüsü, işe yaramazı bir tarafa ayrılır. Arkadaş hayret içinde kalır ve bunu kısa zamanda işitmeyen kalmaz. Ve Hallaç diye anılmaya başlar.

... Ve dün dünyayı ayağa kaldıran malum sada:
-" Enelhak!" Hak benim!
Büyük bir sarsıntı. Hayret. Dehşet. İsyan ve itham:
- Küfür.
- Mansur, Hak O'dur de, Hak benim deme.
- Bundan böyle onunla kimse konuşmasın..

Zindanda... İdam fermanı... Halk akın akın ona koşmakta. Gene ölçüye sığmayan sözler.

Halife, iki defa iki büyük zatı gönderir:
- Sözünden dön, tövbe et, özür dile...
Hallaç.
- Sözü kim söylediyse, özürü de dilesin.

Zindan... Her yerde Mansur'u aradılar. Yok. Ertesi gece ne zindan ne Mansur. Üçüncü gece herşey yerli yerinde... Sordular ve Mansur cevapladı:
- İlk gece beni aradınız, bulamadınız, ondaydım... Ertesi gece ne ben vardım ne de zindan, O buradaydı... Ve her şeyin yeri yerinde olduğu gece, yerli yerine gelmesi gereken gece. Ta ki, O'nun kanunu korunsun, emri yerine gelsin.

Her gün bin rekat namaz...
Soru:
- Hem "Hak benim" diyorsun, hem bu kadar namaz kılıyorsun, söyle namazı kimin için kılyorsun?

Cevap:
- Birbirimizin kadrini yine biz biliriz. Peki sizi zindandan kurtarayım mı?
- Nasıl olur?
Elini kaldırır, parmak uçlarıyla işaret ettiği noktalarda kapılar, kapıların açıldığı yollarda da emin gizli yollar açılır, mahpusların ayaklarındaki zincirler çözülür.

Sorarlar:
- Ya sen kendini niçin kurtarmıyorsun?
- Biz Allah(c.c.)'ın esiriyiz, kurtulmak istemeyiz.. Hakkın bize suçlaması vardır, bizi suçlandıran haktır, bize düşen cezamızı beklemektir.

Mahşeri bir gün... Herkes orada... Mansur getiriliyor ve hala aynı nida:
- " Enelhak!" Hak benim!
Bir derviş yaklaşır ve sorar:
- Aşk nedir?
- Bugün ve yarın görürsün!
O gün asıldı ve bir gün sonra yakıldı.

Darağacında.... Mansura soruluyor:
- Tasavvuf nedir?
- En aşağı derecesi bende gözüken bu hal.
- Ya ileri derecesi?
- Onu görmeye yol gerek, o da sizde yok.

Taşlar... Kan... Kanlar içindeki Mansur... Ses yok.. Tebessüm... O esnada bir dost taş yerine bir gül atar. Bir inilti... Bir iniltiki yürekler titrer ve sorarlar:
- Taş yağmuru altında inlemedinde bir güle karşı ne diye böyle inledin?
- Taş atanlar, halden anlamazlar ki attıkları taşlar bizi incitsin. Ama ya halden anlayanlar, değil taş gül atsalar dahi o gül incitir, inletir.

Son sözleri:
- Allahım; bana senin için bu işkenceyi reva görenlerden rahmetini esirgeme! Senin aşkın uğruna bana bu işkenceyi yapan ve canımdan ayıran bu kullarını affet affet. Aşkın hürmetine affet...

Gece, küllerinin Dicle'ye döküldüğü günün gecesi... Bir derviş Dicle'ye ulaşmak için yürüyor... Mansur'un vasiyeti aklında:
- Cesedimi yaktıktan sonra küllerim Dicle'ye dökülecek. Korkarım Dicle taşar, Bağdat'ı yutar. İstemem Bağdat'a bir şey olmasın... O gece hırkamı nehrin kenarına getir ve sulara at..

Derviş acele acele yürüyor. Dicle kabarıyor kabarıyor.. Sular tam Bağdatı almak üzereyken, hırka sulara kavuşuyor....

Öldürüldüğü gece talebelerinden İbrahim Hatekoğlu rüyasında Allah'ı görüyoır ve soruyor:
- Allahım, ne sırdır ki, kulun Hüseyin Mansur'u bu hale getirdin?

Cevap:
- Kendi sırrımı ona açtım, o, herkese gösterdi. Ben, ona bahşettim; o halkı kendi nefsine davet etti.
Moderatöre Bildir   Logged

İnsanların sevgisini kazanmak aklın yarısı,  güzel soru sormak ilmin yarısı,  güzel idare etmek geçimin yarısıdır.

Hz. Ömer (r.a.)
kenz
aktif yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1152



« Yanıtla #1 : Aralık 09, 2007, 01:06:26 pm »




Hallâc-ı Mansur'un "Enel-hak" demesi (ben hakkım) demek değil, (ene alel hak) ben hak üzereyim,manasınadır.Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şerifte te'vilat yapıyoruz da evliyaullahın sözünü neden hüsnü te'vil etmiyoruz...Silistrevi (k.s.)
Moderatöre Bildir   Logged

İNSAN akli ile melekleşen nefsi ile iblisleşen bir aciptir İNSAN
İNSAN kendi kabahatini bilmeyen cehli ile dünyalara sığmayan bir mağrurdur İNSAN
İNSAN bütün zaaf ve acziyyetine rağmen kudrete kafa tutan taşkın bir şaşkındır İNSAN
İNSAN maziye bağlı hâle aldanmış istikbali gözler bir taştır İNSAN
Mahi
Moderatör
aktif yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1002


Men câle nâle


« Yanıtla #2 : Nisan 02, 2008, 04:53:07 pm »


Hallac-ı Mensurun Mecazî Sözleri


Sûfıyyeden; "Ben hakkım!" diyenin (yani HalIâc-ı mansûr'un) sözü mecaz yolu üzere varid olmuştur. Şâir buyurduğu gibi;

-"Ben sevdiğim kimseyim; sevdiğim kimse de benim!"

Bu söz şâirin yanında tevillidir. Çünkü o, hakikatte kendisini kastetmiyor.

Yani sanki kendisi o imiş gibi. Onun kalbi onlarla gark olmuştur. Kendi nefsinin bütün himmet ve gayretiyle ona gark olmuş olan kişinin mecaz yolu üzere bu hâli ittihat itibâr etmesi gibidir...

Şeyh Ebü'l-Kâsım el-Cürcânî (r.h.) buyurdular:

Allâhü Teâlâ hazretlerinin doksan dokuz ismi, sâlik olan kulun vasıfları olur. O kişi henüz seyr-ü sulukta vâsıl olmuş değildir..." [1]

[1] İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri, Fatih Yayınevi: 6/682.
Moderatöre Bildir   Logged

Sen bu kapılar dışında başka bir kapının insanı,
                                                                             Bu altın halkalar dışında başka bir halkanın esiri olamazsın!
!
Mahi
Moderatör
aktif yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1002


Men câle nâle


« Yanıtla #3 : Ekim 05, 2008, 12:06:37 am »


Anlatıldığına göre Hallac-ı Mansur'u (rehimehullahu) seksen gün hapsetmişler, İmam-ı Şiblî (rehimehullahu) bir gün ziyaretine gitmiş ve «ey Mansur, Muhabbet nedir» diye sormuş. Mansur «bu soruyu bana bugün değil, yarın sor» demiş. Ertesi gün olunca Mansur'u zindandan çıkarırlar, ve üzerinde boynunu vurmak üzere yere yaygı yayarlar, bu sırada İmam-ı Şibli çıka gelerek karşısında dikilir. Bu anda Mansur ona seslenir, «ey Şiblî! Sevginin başı yangın, sonu ise ölümdür.
Moderatöre Bildir   Logged

Sen bu kapılar dışında başka bir kapının insanı,
                                                                             Bu altın halkalar dışında başka bir halkanın esiri olamazsın!
!
attila
Yeni üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 30

Avatar Yok


« Yanıtla #4 : Aralık 18, 2008, 03:14:48 pm »


İmamı Rabbani ks hallacı mansurun aynel yakin halinde kaldığını ifade eder.

O gördüğü her yerde hakkın tecellilerini görür ve vecd halinde bu sözler ağzından çıkar. Her yükseliş fena halinde vuku bulan bu hadise bekaya yani hakkal yakine dönüldüğünde görülmez ve duyulmaz olur dışarıdan. İçte çağlayanlar çığlıklar ve herşey meydana gelir ama zerre kadar sırr açığa çıkmaz ve çıkarılamaz. Ve bu sırrıda taşıyabilene lütfederler. Abdulhalik gücoüvaninin en ednası sofisi olsa idi bu sözler ağzından çıkmazdı buyurulur ki mürşidi kamiller sofilerine oluncaya kadar hep aynanın ters tarafını gösterirler.

Kenz kardeşimizin ifade ettiği mana heme ost veya heme est ost gurubuna aittir. İçte heme ost olsa bile zahirde heme est ost yani her şey ondan sözünü söylemek gerekir ki şeriata uygun olanda budur demek istemektedir zannımca

Allah Razı Olsun
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Hallac Mansurun idamı GÖNÜL SULTANLARIMIZ Uludag 12 2229 Son Mesaj Mart 02, 2008, 10:11:50 am
Gönderen: Uludag
Resimsiz, Cisimsiz, Ünvansız ( Hallacı Mansur ) SERBEST KÜRSÜ ayhansavas 4 972 Son Mesaj Kasım 29, 2008, 03:24:40 am
Gönderen: Uludag
S.a YENİ Mİ GELDİN? E HOŞ GELDİN :) Fatihan 9 1454 Son Mesaj Ekim 30, 2008, 02:12:28 pm
Gönderen: ENE 67
S A YENİ Mİ GELDİN? E HOŞ GELDİN :) hmd 8 919 Son Mesaj Aralık 17, 2008, 07:29:48 pm
Gönderen: İsra
S.A YENİ Mİ GELDİN? E HOŞ GELDİN :) sidelya 14 1262 Son Mesaj Aralık 17, 2008, 07:16:39 pm
Gönderen: sidelya
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM