|
kenz
|
 |
« : Ağustos 13, 2007, 11:23:51 ÖS » |
|
Abdullah İbnü Abbâs
Peygamber (S.A.V.) Efendimizin amcası Hz. Abbas (R.A.)'m oğludur. Ashâb-ı kiram arasında ilim ve fekâheti ile temeyyüz etmiştir.
Hz. Abdullah (R.A.)'ın annesi Lübâbetü'l-Kübrâ binti Hâris-i Hilâliyye, ilk müslüman olanlardandır.
Hz. Abbas (R.A.) da, önceden müslüman olduğu hâlde, bunu gizli tutmuş ve müslüman olduğunu Mekke'nin fethinde açıklamıştı.
Abdullah İbni Abbas (R.A.) hazretleri, hicretten bir kaç sene önce Mekke'de doğmuş ve 68 (milâdî 687) senesinde Tâif'te vefat etmiştir.
Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, Abdullah ibni Abbas (R.A.) hakkında şöyle duâ buyurmuştur: — "Yâ Rabbi, ona hikmet öğret." O'nun hakkında bir başka duası da şöyledir: —"Yâ Rabbi, onu dinde fakıyh kıl ve ona tefsir (= te'vil) ilmini Öğret.'
Abdullah İbni Abbas (R.A.), daha küçük yaştan itibaren Peygamber (S.A.V.) Efendimizin yanına gidip gelirdi. Teyzesi Meymûne binti Haris (R. Anhâ), Peygamber (S.A.V.) Efendimiz'in zevcesi olduğu için, bu sebeple de, İbni Abbas (R.A.) hazretleri, Peygamber (S.A.V.) Efendimizin evine giderdi. Bazı gecelerde de orada kalırdı.
Abdullah İbni Abbas (R.A.) hazretleri, bu şekilde, peygamber (S.A.V.) Efendimizin yakınında ve hizmetinde bulunmuş ve abdest almayı, namaz kılmayı bizzat O'ndan öğrenmiştir.
Abdullah İbni Abbas (R.A.) hazretleri henüz küçük yaşta iken, Fahr-i Kâinat (S.A.V.) Efendimizi sık sık görmüş ve nübüvvet kaynağından feyz almıştır.
Peygamber (S.A.V.) efendimiz Medine'ye hicret ettikten sonra, Abdullah İbni Abbas (R.A.), hicretin sekizinci senesine kadar, ailesi ile birlikte Mekke'de kalmıştır. Mekke'nin fethinden sonra, Medine'ye hicret etmiştir. İbni Abbas (R.A.) hazretleri, Medine'ye hicret ettiği sırada henüz 11-12 yaşlarında bulunuyordu.
Abdullah İbni Abbas (R.A.) hazretleri, Peygamber (S.A.V.) Efendimizin Vefatı sırasında 13 veya 15 yaşında bulunuyordu ve Kur'ân-ı Kerim'in bir kısmını ezberlemişti.
Bundan sonra Kur'ân-ı Kerîm'in tamamını ezberlemiş ve Übey İbni Ka'b (R.A.) ile Zeyd İbni Sabit (R.A.)'e dinletmiştir.
Abdullah İbni Abbas (R.A.), Hz. Ömer (R.A.) 'in sohbetlerine ve ilim meclisine devam etmiş, O'ndan ve ashâb-ı kiramın diğer ileri gelenlerinden gerektiği gibi istifade etmiştir.
Hz. Ömer (R.A.) de, genç bir zât olmasına rağmen Abdullah İbni Abbas (R.A.)'e hürmet eder ve ilminden dolayı, onu yaşlı zâtların önünde tutardı.
Abbullah İbni Abbas (R.A.) hazretleri, daha genç yaşlarda iken ilimde yüksek derecelere ulaşmıştı. Hz. Ebû Bekir (R.A.) 'in halifeliği sırasında ilimle iştigal etmiş ve tefsir, hadis, fıkıh ilimleri ile şiirde, edebiyatta ve diğer sahalarda çok iyi bir şekilde yetişmiştir.
Abdullah İbni Abbas (R.A.), Hz. Ömer ve Hz. Osman (R.A.)'m halifelikleri sırasında müftülük yapmış, halka fetva vermiştir.
Hz. Ömer (R.A.), zor mes'elelerin O'na sorulmasını ve alınan cevabın kendisine bildirilmesini isterdi.
Abdullah İbni Abbas (R.A.) hazretleri, kendisine sorulan mes'eleleri çok isabetli bir şekilde cevaplandırmış ve hiç bir mes'elede tereddüde düşmemiştir.
İbni Abbas (R.A.) kendisine sorulan mes'elelere cevap verirken, önce Kur'ân-ı Kerim'e bakar; onda açıkça bulamazsa, hadise bakar sonra Hz. Ebû Bekir (R.A.) ve Hz. Ömer (R.A.)'in mes'ele hakkındaki hükümlerini araştırırdı. Bunlarda da bulamazsa, kendi ictihâdiyle cevap verirdi.
İbni Abbas (R.A.) hazretleri, kendisine havale edilen mes'elelere, gayet açık ve isabetli cevaplar vermekle meşhur olmuştur. Bundan dolayı, kendisine çok sayıda mürâcat vâki olur ve soru sahiplerini ellişer kişilik gurublar hâlinde huzuruna alıp mes'elelerine cevap verirdi.
Abdullah İbni Abbas (R.A.) hazretleri, Hz. Osman (R.A.) 'nın zamanında yapılan Afrika seferine katılmış ve bu seferde, İslâm ordusu adına kendisine elçilik görevi verilmişti. Bu vesile ile, o sırada Afrikada hükümdarlık eden Cercis ile görüşmüştür. Cercis ve adamları, İbni Abbas (R.A.) hazretlerinin akü, zekâ, fikrî kuvvet ve ilmini görüp hayret etmişler ve "Bu, arapların mütebahhir âlimidir."demişlerdir.
İbni Abbas (R.A.), Hz. Osman (R.A.) zamanında, O'nun emriyle, "O'nun adına hac emîri" olmuş ve bu hac emirliğinden döndüğünde, Hz. Osman (R.A.) şehid edilmişti.
Abdullah İbni Abbas (R.A.) hazretleri, Hz. Ali (R.A.)'nin halifeliği sırasında Basra valiliği yapmış ve daha sonra da Mekke'ye yerleşmiştir.
Abdullah İbni Abbas (R.A.), hangi gün ne iş yapacağını önceden plânlar ve yaptığı bu plânı aynen uygulardı. Ashâb-ı kiram arasında, ilminin üstünlüğü ile tanınırdı.
Abdullah İbni Abbas (R.A.) hazretleri, Hz. Ömer (R.A.), Hz. Osman (R.A.) ve diğer sahâbüerden pek çok iltifat görmüş ve bu iltifatlar karşısında hâlini asla değiştirmeyip, tevazuu terketmemiştir.
Abdullah İbni Abbas (R.A.), özellikle Kur'an-ı Kerim ve tefsir ilminde yüksek bir mertebe sahibi idi. Bu sebeple O'na tercümânü'I-Kur'ân denilirdi.
İbni Mes'ûd (R.A.) hazretleri, Abdullah İbni Abbas (R.A.) hakkında: "O, sultânü'l-müfessirîn'dir." buyurmuştur.
Abdullah İbni Abbas (R.A.) hazretlerine, hirb'ı ümme (= ümmetin âlimi) ve bahr ilimde derya, deniz) gibi isimler de verilmiştir.
Abdullah İbni Abbas (R.A.) hazretleri, hadis sahasında da derin bir âlim idi. Kendisi, Peygamber (S.V.A.) Efendimizden 1660 kadar hadîs-i şerif rivayet etmiştir.
Abdullah İbni Abbas (R.A.) hazretleri, fıkıh ilminde de en büyük âlimlerden biri idi. O, fıkıh ilminin temel direklerindendir. Fetvaları ciltlerle kitap dolduracak kadar çoktur. O'nun fetvaları, fıkıh ilminin temellerindendir.
Mekke'de yetişen fakıyhler; ya doğrudan doğruya ondan ders alarak veya dolaylı olarak onun ilminden istifâde ederek onun vasıtası ile yetişmişlerdir.
Abdullah İbni Abbas (R.A.) fıkıh ilminin mühim bir kolu olan ferâiz ( mîras hukuku) sahasında da ileri derecede bilgi sahibi idi.
Abdullah îbni Abbas (R.A.) hazretleri, kendisinden ilmî bir mes'ele soranlara, o mes'eleyi öğretirdi. Bir âyet-i kerîmeyi anlamayan veya kendisine birmüşkilini arzeden kimselere, onları tatmin edecek olan cevabı verirdi.
Abdullah İbni Abbas (R.A.) hazretleri, Kur'ân âyetlerinin bir araya toplanıp, mushaf hâline getirilmesinde mühim hizmetler yapmıştır.
İbni Abbas (R.A.) hazretlerinin müstakil bir tefsir kitabı yoktur. Ancak, O'nun tefsir hakkındaki rivayetleri muhtelif tefsir kilaplarında yer almıştır.
Abdullah İbni Abbas (R.A.)'ın derslerinde tefsir, hadis, fıkıh gibi dîni ilimlerden başka, lisan, şiir, edebiyat ve tahrir gibi ilimler de öğretilirdi.
Müstakil derslerden başka, namazların sonunda halka vaiz ve nasihatta bulunur; hutbeler iradederdi.
İslâm ülkesinin hudutları genişleyince, Abdullah İbni Abbas (R.A.) hazretleri, yeni fethedilen beldelere seyahatler yapmış ve buralardaki arapça bilmeyen müslümanlara da tercümanlar aracılığı ile vaiz-u nasihatlerde bulunmuştur.
Abdullah İbni Abbas (R.A.), pek çok âlim yetiştirmiştir. Ve kendisinden pek çok âlim hadîs-i şerîf rivayet etmiştir.
Abdullah İbni Abbas (R.A.), son günlerinde bir hafta kadar hasta yattıktan sonra vefat etti ve cenaze namazım Hz. Ali (R.A.)'nin oğlu Muhammed İbni Hanifiyye (R.A.) kıldırdı. Ve: "Bu gün, bu ümmetin en Rabbânî âlimi vefat etti." buyurdu.
Feteva-i Hindiyye (Feteva-i Alemgiriyye), 15/155-159.
|