Sadakat İslamî Forum
 
*
Selamün Aleyküm; Ziyaretçi kardeşim. Ailemiz ferdiysen giriş yap. Değilsen Sadakat Ailesine 10 sn de katılabilirsin. Ocak 07, 2009, 09:22:00 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Cenaze ile İlgili Yapılan Bazı Hatalar  (Okunma Sayısı 977 defa)
fatihan
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4466



« : Kasım 19, 2007, 12:26:30 ÖS »

Dünyasını değiştiren müslümanlara karşı, hayatta bulunaların yapması gereken bir takım görevler vardır. Bunların bir kısmı hakkiyle bilinmediği için, tatbikat esnasında halk arasında bazı hatalar yapılmaktadır. Bu hatalar İslami  hududu aşmakta ve bidatlara ulaşabilmektedir. Bu hataları şöyle sıralabiliriz:

Su Salâsı : Bazı yerlerde cenaze, yıkanmak üzere teneşirin üzerine konulduğunda Salâ vermek adeti vardır. Saadet asrında ve onu takip eden zamanlarda görülmeyen ve islami eserlerde bulunmayan bu adet bidattır. esasen cenaze yıkanmadıkça, onun yanında Kur'an okunmaya bile müsaade yoktur. Kitab-ı ilahi'yi okumak arzu eden, başka bir odaya geçerek bu isteğini yerine getirebilir.

Cenazenin Kefenine Ahitname Koymak : Bir takım kimseler, ölünün mü'min olduğunu ifade eden ibarekleri ve mübarek kelimeleri onun kefenine veya alnın yazmakta, yahut yazılmış  bulunan bir kağıdı kefenin içine koymaktadırlar. Bunu yapmakta fayda olacağını ifade eden bazı beyanlar bulunmakta ise de, muteber eserler hassasiyetle mahzurunu işaret etmektedirler.

Cenazenin Bekletilmesi : Vefat eden bir kimsenin, başka bir şehirde bulunan yakınlarının yetişmesi için, ölünün yıkanması ve gömülmesi ile alakalı dini vazife saatlerce, bazen bir gün bile geciktirilmektedir. Dinin emirlerinin tehiri pahasına, bir kimsenin gelmesini beklemek, İslami esaslarla bağdaşmayacak bir davranıştır.

Cenazenin Tezkiyesi : Bazen cenaze evinde, bazen musallada, vazifeli kimse tarafından "Merhumu nasıl bilirsiniz?" diye sorulduğu görülmektedir. bu meselenin dayanağını bilmeyen bazı kimseler, bu uygulamanın doğru olmayacağına dair, çeşitli beyan ve sırf akla dayalı muhakemeler yürütmektedirler.

Buhari ve Müslim'in ittifakla Enes b. Malik'ten rivayet ettikleri bir hadis-i şerif bu hususun meşruiyetine ışık tutmaktadır. Bir cemaat cenaze ile birlikte Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in bulunduğu yerden geçiyordu. Ashab-ı kiram, ölen kimseyi iyilikleriyle övdüler. Peygamber Efendimiz "Vacip oldu" buyurdu. daha sonra başka bir cenaze alayı daha geçti. Onu da fenalıklarıyla andılar. Efendimiz (s.a.v.) yine "Vacip oldu" buyurdular. Bunun üzerine Hazret-i Ömer:
"Ne vacip oldu?" dedi. Resul-i Ekrem:
"Şu hayırla övdüğünüz kimseye cennet vacip oldu; kötülüğü ile andığınız kimseye de cehennem vacip oldu. siz yeryüzünde 'ın şahitlerisiniz" buyurdu.
Bu hadis-i şerifteki müjdeden anlaşılıyor ki, ölen kimsenin istifadesi için, cemaatin cenaze lehine iyi şehadette bulunmasını temin maksadıyle, malum olan soru sorulagelmiştir. bunun dini esaslara uyduğuna şüphe yoksa da her önüne gelen, kendine göre bir tatbik şekli tutturmuştur. Şunu hatırlatmak isteriz ki "Burada şehadet ettiğiniz gibi, ahirette de şehadet edermisiniz?" sözüne lüzum yoktur. Vazifeli kimsenin "Bu kardeşinizi nasıl bilirsiniz?" demesi kafidir.
Hazır olan cemaat, o kimsenin hayatta iken takip ettiği yol ve takındığı tavır itibariyle ekdseri halini iyi olarak biliyorsa "İyi biliriz" demelidir. Onun bazı hata ve günahının bulunması sebebiyle "İyi biliriz" sözünü yalan şahitliğine benzetmek doğru değildir. Zira bu söz, "Herşeyini iyi bilirz, tamamen iyi bir kimse olarak biliriz" manasına gelmez.
Şayet ölen kimsenin her işi çirkin ve ekseri  ahvali fena ise, ilgili tarafından sorulduğunda, kötü  bir şehadette bulunmamalı ve sadece " kusurlarını affetsin" duasını yapmalıdır. Yüce Rabbimizin rahmeti  bol, mağfireti geniştir.


Kaynak:
Günümüz Meselelerine Açıklamalı Fetvalar,
Mehmed Emre, Eskişehir, Balıkersir-Bilecik Eski Müftüsü
Moderatöre Bildir   Logged

Mektubat Dersleri için Tıkla>>>    
Evlilik Rehberiniz
www.evlilikmektebi.com
osmanli
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3196



WWW
« Yanıtla #1 : Kasım 19, 2007, 10:42:23 ÖS »

tesekkürler kardesim.
Moderatöre Bildir   Logged

racül
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1178



« Yanıtla #2 : Kasım 20, 2007, 01:12:01 ÖÖ »

SOn madde gercekten uyandirici oldu..

Bir cenazede,

Herkes yarin yevmi kiyamette sehadetinden hesab verecek mealindeki hadisi serifi okuduktan sonra "merhumu nasil bilirdiniz?" diye sormustum..

Cemaatten cit cikmadi.. Duyulmadi sesim  zann ettim, bagirarak bir daha sordum. Ücüncü sorumda cemaat kendini zorlanmis hiss ettiren bir ses tonuyla "iyi bilirdik" dedi..

Bundan sonra merhumu nasil bilirdiniz sorusunu sormadan önce yukaridaki hadisi serifi anlatalim ki,

millet birinci soruda gümbür gümbür
 "eyi bilirdüükk" desünler..

Moderatöre Bildir   Logged

Es ist keine Schande hinzufallen, aber es ist eine Schande einfach liegen zu bleiben.
                                                Theodor Heuss
                             ehemaliger Bundespräsident
Mahi
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 671


Men câle nâle


« Yanıtla #3 : Şubat 11, 2008, 12:04:42 ÖÖ »

Şükran Fatihan A’zamAllahü ecrek ve ahsene azâek...


Cenazeyi götürürken Yüksek sesle tekbîr, tehlîl, ilâhîler okumak bid’at ve günâh olduğu (Halebî-i kebîr) ve (Merâkıl-felâh) ve Tahtâvî hâşiyesinde ve (Ni’met-i islâm)da ve (Şir’atül-islâm şerhi) sonunda uzun yazılıdır.


Cenâze ile çiçek ve çelenk götürmek ve bunları mezâr üstüne koymak ve mâtem alâmetleri taşımak, yakaya rozet, resm gibi şeyler takmak, kâfirlerin âdetidir. Müslimânların bunları yapması harâmdır ve meyyit için zararlıdır. (Künûz-üd-dekâık)da yazılı ibni Mâcenin bildirdiği hadîs-i şerîfde, (Cenâzeyi yüksek sesle ve ateş, ışık ve başka şeyler taşıyarak götürmeyiniz!) buyuruldu.

(Şir’at-ül-islâm)da diyor ki: (Cenâzeyi kabr başına koyunca, iş yapmıyanlar oturmalı veyâ çömelmelidir. Yehûdîler ve hıristiyânlar gibi ayakda durmamalıdır. Meyyit defn edilirken, yedi sûreyi okumak müstehabdır. Bu yedi sûre, İnnâ enzelnâ ve Kâfirûn, İzâ câe, İhlâs, iki Kul e’ûzü ve Fâtiha sûreleridir. Defnden sonra bir hafta hergün sadaka verip, sevâbını meyyitin rûhuna hediyye etmek de müstehabdır.)




Moderatöre Bildir   Logged

وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Mahi
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 671


Men câle nâle


« Yanıtla #4 : Mart 14, 2008, 12:35:48 ÖS »


1)   Kadınların, cenaze namazına, defin İşlerine ve cemâate katılması bld'attlr ve tahrîmen mekruhtur.
2)   Cenaze yakınlarının bağırarak ağlaması tahrîmen mekrûhtur. Sessiz ağlamakta mahzur yoktur.
3)   Definden sonra kabrin başında taziyede bulunmak bid'attir ve tahrîmen mekruhtur, uygun olan okuyup duâ etmektir.
4)   Cenazede lüzumsuz konuşmak mekruhtur, Cenazede,kabristanlıkta gülmek tahrimen mekruhtur.
5)   Cenazeyi götürürken sesli olarak zikir yapmak, Kur'fan-ı Kerim okumak, tekbir getirmek veya "Her canli ölecektir»
diye bağırmak bid'attir ve tahrîmen mekruhtur. Sessiz olarak teşbih etmek ve ü Teâlâ'yı zikretmek müstehaptır.
6)   Cenaze omuzlardan İndirilmeden oturmak; omuzlardan İndirildikten sonra da özürsüz ayakta durmak mekruhtur.
7)   Üç günden sonra mazeretsiz taziyede bulunmak mekruhtur.
8)   Definden sonra cenaze evinde taziye dışında bir maksatla toplanmak mekruhtur. Taziye vesîlesi ile gelinmiş ise Kur'ân-ı Kerîm okunması güzeldir. Cenaze yakınlarının taziyeye gelecekler için üç gün cenaze evinde beklemelerinde beis yoktur. Üç günden sonra beklemek mekruhtur.
9)   Cenaze evinde birinci, üçüncü, yedinci, kırkıncı ve elli ikinci gündür diye halka yemek vermek bid'at ve mekruhtur.
Eğer verilirse ondan yemek mekruh değildir. Eğer vârislerinden baliğ olmamış çocuk varsa ölünün malından halka yemek vermek caiz olmaz. Vârislerinden çocuk yoksa, sevabı ölünün ruhuna hediye niyetiyle fakirlere yemek vermek güzel olur.
Kabrin başına toplanıp yemek yemek mekruhtur
10)   Cenazeyi tabut ile defnetmek mekruhtur, ancak toprak çok yumuşak olup yıkılma korkusu olursa mekruh olmaz.
11)   Cenazeye iştirak edenlerin cenaze namazını kılmadan geri dönmeleri mekruhtur. Namazdan sonra cenaze sahibi
izin verirse definden önce dönmek mekruh değildir.
12-) Kimin kabri olduğunun bilinmesi için kabir taşına meyyitin kim olduğu yazılır. Bunun dışında herhangi bir şey yazmak mekruh olur.

Fazilet takvimi 20-Mart-2007
Moderatöre Bildir   Logged

وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Hatalar Üzerine MİZAH KÖŞEMİZ nursena 8 1275 Son Mesaj Ocak 01, 2008, 03:48:46 ÖS
Gönderen: duha
HZ. Mevlana'ya Yapılan Saygısızlık İSLAM-GENEL ugurkepekci 3 573 Son Mesaj Şubat 17, 2008, 12:36:26 ÖÖ
Gönderen: Asfa
Kadir Gecesi ile İlgili Ayet ve Hadisler KUR'AN-I KERİM VE SÜNNET-İ SENİYYE zahide 0 757 Son Mesaj Kasım 30, 2007, 12:00:46 ÖÖ
Gönderen: zahide
İstiare ile evlilik yapılır mı? İSLAMİ SORULARINIZ VE CEVAPLARI Tesniye 8 1855 Son Mesaj Aralık 26, 2008, 08:56:12 ÖÖ
Gönderen: buLmaca
Bazı kitapların musannıfları MEDRESE SALONU.. thenaksi 4 974 Son Mesaj Haziran 16, 2008, 03:06:00 ÖS
Gönderen: demir
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


Sadakat İslami Forumları 2004-2008
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM