|
kenz
|
 |
« : Ocak 22, 2007, 12:01:17 ÖÖ » |
|
Peygamber Efendimizin (s.a.v.)'in "Bıyığınızı kesin, sakalınızı ise uzatın sözleri üzerinde açıklamalarda bulunan âlimlerimiz, şöyle ifade etmişlerdir: Bıyık, üst dudak altı görünecek kadar kısaltılmalı, sakalın ise avuçtan artan kısmı kesilmelidir. Fazla uzatmayı ahmaklık işareti sayanlar olmuştur. Sakal, Resûl-i Ekrem Efendimizin hafife alınamaz aziz bir sünnetidir; hakkında ileri geri konuşulamaz. Bu sebeple, sakalı çirkin görünüşten korumak, sevimli hal de muhafaza etmek gerekir Bakanların çirkin göreceği şekilde kaba saba tutmak, güzel olmayan bir görünüşe terketmek, sünnetle hürmet değildir Bu bakımdan, sakalın etrafından alınabilir. görünüş güzelliği sağlanarak bakanların güzel görecekleri duruma getirilebilir. Zira sakal, erkeğin zinetidir; sünnet dahilinde kendisine yakıştığı gibi düzenleyebilir Ayrıca, bir takım meşrû mâzeretleri dolayısıyle sakal bırakmayan Müslümanlar da, neden bu sünneti işlemiyorsun diye itham edilmez. Sakal ve bıyık üzerine söylenmiş güzel sözlerimiz de vardır. Bunlardan biri, "Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık" tâbiridir Bu söze mukabil zamanımız yazarlarından biri, "Bu zamanda tükür tükürebildiğin kadar; zira ne aşağıda sakal, ne de yukarda bıyık var" diyor.
(fazilet takvimi )
|
İNSAN akli ile melekleşen nefsi ile iblisleşen bir aciptir İNSAN İNSAN kendi kabahatini bilmeyen cehli ile dünyalara sığmayan bir mağrurdur İNSAN İNSAN bütün zaaf ve acziyyetine rağmen kudrete kafa tutan taşkın bir şaşkındır İNSAN İNSAN maziye bağlı hâle aldanmış istikbali gözler bir taştır İNSAN
|
|
|
|
afrah
|
 |
« Yanıtla #1 : Ocak 22, 2007, 12:10:04 ÖÖ » |
|
 Razi olsun paylasimin icin
|
.....Eger bu yoldan dönmek kader ise, o kader beni bulmadan Emanetini üzerimden al YARAAB....
|
|
|
|
Nihle
|
 |
« Yanıtla #2 : Ocak 22, 2007, 05:14:46 ÖS » |
|
çok güzel açıklanmış  razı olsun
|
Sanmam ki taleb-i devlet ü cah etmeğe geldik!! Biz aleme bir YAR için ah etmeğe geldik!!..
|
|
|
|
osmanli
|
 |
« Yanıtla #3 : Ocak 22, 2007, 07:42:39 ÖS » |
|
çok güzel açıklanmış  razı olsun
|
kardesinin yüzüne gülümsemen senin icin sadakadir iyilik ile emretmen sadakadir:
|
|
|
|
müteallim
|
 |
« Yanıtla #4 : Ocak 23, 2007, 01:34:11 ÖÖ » |
|
:x
|
kurbaninizi verdinizmi kur´an talebeleri kurbanlarinizi bekliyor.
|
|
|
|
ankebut-57
|
 |
« Yanıtla #5 : Ocak 25, 2007, 11:49:49 ÖÖ » |
|
"Bu zamanda tükür tükürebildiğin kadar; zira ne aşağıda sakal, ne de yukarda bıyık var."
|
Âlimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır.( عشقْ) Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır. ( ايمان) www.ayasofyacami.com
|
|
|
La-Edri
Yeni üye
Offline
Mesaj Sayısı: 47
|
 |
« Yanıtla #6 : Nisan 09, 2007, 12:14:06 ÖÖ » |
|
Ayrıca, bir takım meşrû mâzeretleri dolayısıyle sakal bırakmayan Müslümanlar da, neden bu sünneti işlemiyorsun diye itham edilmez. (fazilet takvimi ) mesela ne gibi mesru mazeretler olabilir ki ?
|
lim konusuyordu, oysa duyan dilimdi, oysa gözümle kulak veriyor, kulaklarimla görüyordum
|
|
|
|
Himmet
|
 |
« Yanıtla #7 : Nisan 09, 2007, 06:06:04 ÖS » |
|
Mesela Hanımı izin vermiyor olabilir.[/quote]
|
Şiirler yazdım sana okuyamadım Hep yanımdaydın oysa dokunamadım Sana ben hayaller düşler büyüttüm Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm Söyleyemedim..
|
|
|
|
kenz
|
 |
« Yanıtla #8 : Nisan 09, 2007, 06:07:44 ÖS » |
|
Mesela Hanımı izin vermiyor olabilir
bu peygamberimizin sünneti olduguna göre ibadetir hanımdan izine gerek varmıdır elbetteki yoktur resmi erkanlarda izin verilmiyorsa bu meşru sebeb değilmidir kardeş
|
İNSAN akli ile melekleşen nefsi ile iblisleşen bir aciptir İNSAN İNSAN kendi kabahatini bilmeyen cehli ile dünyalara sığmayan bir mağrurdur İNSAN İNSAN bütün zaaf ve acziyyetine rağmen kudrete kafa tutan taşkın bir şaşkındır İNSAN İNSAN maziye bağlı hâle aldanmış istikbali gözler bir taştır İNSAN
|
|
|
La-Edri
Yeni üye
Offline
Mesaj Sayısı: 47
|
 |
« Yanıtla #9 : Nisan 10, 2007, 09:16:05 ÖS » |
|
Mesela Hanımı izin vermiyor olabilir. hmm haniminin izin vermemesinin bir gerekce olmasi en azindan bu denli önemli görülen bir hususta bir gerekce teskil etmesi cidden ilginc ... Kimileri bu hususta acaba fitrat-i tagyir midir degil midir tartismalari yaparken gerekce olarak hanimin izninin olmamasinin gösterilmesi beni bayagi düsündürdü. Bugün sakala izin vermeyen hanim yarin fötr sapka takmasini öbür gün alkol kullanmasini, birsonraki gün namaz kilmamasini isteyebilir öyle degil mi ? :? herneyse benim soruma gelince : Dürrul Muhtarda erkegin sakalini kesmesi haramdir diye bir fetva var mi ? Ve orda yukarda arkadasin alinti yaptigi gibi mesru mazeretler olunca bu tahrimlik ortadan kalkar diye bir fetva var mi ? simdiden tesekkürler baki selam..
|
lim konusuyordu, oysa duyan dilimdi, oysa gözümle kulak veriyor, kulaklarimla görüyordum
|
|
|
tibet
aktif okur

Offline
Mesaj Sayısı: 114
|
 |
« Yanıtla #10 : Nisan 10, 2007, 11:32:51 ÖS » |
|
Mesela Hanımı izin vermiyor olabilir. Bu ifadenize kaynak gösterin lütfen....
|
|
|
|
|
|
racül
|
 |
« Yanıtla #11 : Mayıs 09, 2007, 12:54:56 ÖÖ » |
|
Sakal kesmenin haramligini bilmiyorum, dürrül muhtara bakma imkanim olmadigi icin bu imkana sahip arkadaslari beklemek düser bize.. Haniminin müsade etmemesi diye bir sey kesinlikle söz konusu olamaz. Is hanima kalacak olursa uzun sacli gezmemiz bile gerekebilir Bir takim müslümanlar, hizmeti diniyyelerini ifa edebilmek icin bu sünneti "tehir" etmektedirler.. Günlük hayatta sarik sarmanin bugünün dünyasinda "iyi saatte olsunlar"i davet etmek manasina geldigini yasayip duruyoruz. Tabii sakal, "günlük hayatta" sarikla dolasmaktan daha agir bir sünnet. Buna tam benzetilemez. Dini alamet olan seylerin yaygin olarak kullanilmasi, bugünün laisist dünyasinda "ervahi habiiseyi" kendine tebelles eden bir etki yapiyor. Farz olan ilimlerin ümmeti muhammedin evladina ögretilmesi gibi de ciddi bir farz, engellemelere maruz kalabiliyor.. Farziyyet ve sünnetin lüzumuna itikat gibi oldukca temel hususlarin yasatilmasi icin kamuflaj gerekiyor. Âmme efkarinin tahammül ettigi kadar bir dini görüntü ile "simdilik" idare etmek gerekli oluyor.. Annayabildigim ve annatmayi becerebildigim kadariyla...
|
Es ist keine Schande hinzufallen, aber es ist eine Schande einfach liegen zu bleiben. Theodor Heuss ehemaliger Bundespräsident
|
|
|
|
İsra
|
 |
« Yanıtla #12 : Mayıs 09, 2007, 01:22:23 ÖÖ » |
|
himmet kardeşime katılıyorum gerçi kaynağını hiç araştırmadım ama bir adam sormuşlar neden sakal bırkamıyorsun diye o da hanım izin vermiyor demiş yani hanımın rızası olmalıymış..
|
|
|
|
|
fatihan
|
 |
« Yanıtla #13 : Mayıs 09, 2007, 08:10:57 ÖÖ » |
|
 razı olsun Kenz kardeşim..
|
|
|
|
|
fatihan
|
 |
« Yanıtla #14 : Mayıs 09, 2007, 08:32:53 ÖÖ » |
|
Haniminin müsade etmemesi diye bir sey kesinlikle söz konusu olamaz. Is hanima kalacak olursa uzun sacli gezmemiz bile gerekebilir :x
|
|
|
|
|
kenz
|
 |
« Yanıtla #15 : Mayıs 10, 2007, 08:37:51 ÖS » |
|
Sakal, âdete ait sünnetlerdendir. Kâfirlerden de sakallı olanlar var idi. Buhari, Müslim, Nesai, Ebu Davud, Tirmizi’nin rivayet ettiği (Sünnet olan on şeyden biri sakal bırakmaktır) hadis-i şerifi sakalın sünnet olduğunu açıkça bildirmektedir. Sakalın bir tutamdan fazlasını kesmek sünnettir. Bir tutamdan kısa bırakmak, sünnete aykırıdır. Sünnet diye bir tutamdan kısa sakal bırakmak bid’attir. Böyle bid’at sakalı, haram işlemekten kurtarmak için, bir tutam uzatmak vaciptir [yani farzdır.] (Redd-ül muhtar)
İmam-ı Birgivi, Muhammed Hadimi ve Abdulgani Nablüsi hazretleri, fitneyi, (Müslümanlar arasında bölücülük yapmak, onları sıkıntıya, zarara, günaha sokmak, insanları isyana kışkırtmaktır) diye tarif ediyorlar. Fitneye sebep olmak haramdır. Sakal bırakmak sünnettir. Harama sebep olmak haramdır. Haram işlememek için sünnet elbette terk edilir. Çünkü dinimizin emri böyledir. Vatani vazife için askere giderken bir çok sebep yüzünden saç ve sakal kesme zorunluluğu vardır. Kesmeyen ne olur? Ceza görür, bir zarara uğrar.
Askerde, er, subay veya memur olarak görev yapsa oranın tüzüğüne uymadığı için elbette cezalandırılır. En az işinden ayrılır ki bu da bir zarardır. Yukarıdaki tarifte, zarara uğramanın da fitne olduğu bildiriliyor. Fitneye sebep olmamak için sünneti terk etmek sadece caiz olmakla kalmaz. Vacib, hatta farz olur.
|
İNSAN akli ile melekleşen nefsi ile iblisleşen bir aciptir İNSAN İNSAN kendi kabahatini bilmeyen cehli ile dünyalara sığmayan bir mağrurdur İNSAN İNSAN bütün zaaf ve acziyyetine rağmen kudrete kafa tutan taşkın bir şaşkındır İNSAN İNSAN maziye bağlı hâle aldanmış istikbali gözler bir taştır İNSAN
|
|
|
|
enfa
|
 |
« Yanıtla #16 : Mayıs 10, 2007, 09:47:38 ÖS » |
|
sağolasın kenz.  razı olsun.
|
Kimseye bâkî değildir mülk-ü devlet, sîm-ü zer Bir harap olmuş gönül tâmir etmektir hüner..
|
|
|
uhra
aktif okur

Offline
Mesaj Sayısı: 212
|
 |
« Yanıtla #17 : Mayıs 10, 2007, 11:03:57 ÖS » |
|
sağolasın kenz.  razı olsun. :x
|
|
|
|
|
|
Ahi
|
 |
« Yanıtla #18 : Mayıs 11, 2007, 10:51:53 ÖÖ » |
|
sağolasın kenz.  razı olsun.
|
Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras ve ilim gibi şeref olmaz. Hz. Ali (r.a)
|
|
|
|
Himmet
|
 |
« Yanıtla #19 : Mayıs 11, 2007, 01:54:18 ÖS » |
|
Mesela Hanımı izin vermiyor olabilir. Bu ifadenize kaynak gösterin lütfen.... Ben bu mezsunun bu kadar ilerlemesini gözden kaçırmışım.  razi olsun kenz kardeşimden tekrar aynı konuyu gündeme getirdiği için. Size şuanda kaynak veremeyeceğim ama böyle bir meselenin olduğu derslerimizde geçmişti.
|
Şiirler yazdım sana okuyamadım Hep yanımdaydın oysa dokunamadım Sana ben hayaller düşler büyüttüm Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm Söyleyemedim..
|
|
|
|