Sadakat İslamî Forum
 
*
Selamün Aleyküm; Ziyaretçi kardeşim. Ailemiz ferdiysen giriş yap. Değilsen Sadakat Ailesine 10 sn de katılabilirsin. Ocak 08, 2009, 09:35:47 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Fıkıh İlminin Üstünlüğü  (Okunma Sayısı 707 defa)
Mahi
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 672


Men câle nâle


« : Şubat 18, 2008, 08:55:29 ÖS »

İnsana yakışan, ilim tahsil etmektir Cehaletle bocalayıp kalmamalıdır.
Bu mânâda, şu âyet-i kerime geldi:
—"... De ki: Hiç bilenlerle bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? (Zümer sûresi, âyet: 9)

Böylece,  ilimle uğraşanların,  diğerlerine nazaran daha faziletli olduğu anlaşıldı. Ayrıca, Resûlullah (s.a.v.)
—   "Âlim veya öğrenci olmayanda hayır yoktur."

Ebû Derda (r.a.) şöyle anlatır:
— Âlimleriniz günden güne ölüp aranızdan ayrıldığı halde, cahillerinizin hâlâ bir şey öğrenmediğini görüyorum. Nedendir?İ
ilim kalkmadan önce, öğreniniz, ilmin kalkması alimlerin gitmesiyle olur.
                                                           
***

Urve b. Zübeyr, çocuklarına şöyle dedi:
— Çocuklarım, öğreniniz, bir kavminküçükleri olsanız bile;bir başka kavmin kavmin büyükleri olursunuz.
Bir yaşlı için hiçbir şey bilmemek ne kadar ayıptır.

***

Şa'bî şöyle der:
— Bir kimse, Şam'dan kalkıp Yemen'e kadar gitse gelecekte kendisine faydalı bir kelime öğrense, onun bu gidişinin boşuna olmadığı görüşündeyim.

Bil ki, ilmin çeşitleri vardır. Bu çeşitlerin her biri katında güzeldir.
 Ama, hiçbiri fıkıh ilmi gibi değildir.
Durum böyle olunca, insana gereken diğerlerine nazaran en fazla fıkıh ilmine önem vermektir.
Çünkü, bir kimse, fıkıh ilmini bilirse diğerlerini bilip öğrenmek   kendisine kolay gelir.
Çünkü, fıkıh dinin kıvamıdır.

Ebu  Hüreyre (r.a.), Resûlullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu anlatır:
"Dinde fakih olmak kadar önemli hiçbir şeyle 'a ibadet edilmemiştir."
Yine  buyurdu:
-   "Bir fakih, şeytana karşı bin şuursuz âbitten daha zorludur."
 
-.Ebu Derda (r.a.) şöyle anlatır:
Bir saat fıkıh ilmine çalışmak, fıkıhsız olarak, bir gece sabaha kadaribadetten benim için daha sevimlidir.
İbnii Abbas (r.a.), Resûlullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu anlattı:
bir kimse için hayır dilerse, onu dinde fakih kılar."

Ömer b. Hattab (r.a.), şöyle hitap etti: bir iş başına geçmeden önce, fıkıh ilmini öğrenmeye çalışınız.
 
***

bir kimse, fıkıh ilminden bol miktarda nasibini aldıktan sonra, onun için gerekli olanla yetinip kalmamaktır. Ondan sonra, züht ve hikmet ilmine bakmalıdır. Âhiret ilmini, sâlih zâtların hâllerini öğrenmelidir.
bir kimse, fıkıh ilmini öğrenir; züht ve hikmet ilmine bakmazsa, kalbi kararı, katılaşır.Kalbi kararıp katılaşan bir kimse, 'tan uzaktır.

Astronomiyi, felsefeyi ve matematiği yeteri kadar öğrenmekte bir mahzur yoktur.

Kıbleyi tayin ilmini, hesap ilmini öğrendikten sonra, nücum ilminin daha fazlasına gitmemelidir.
Bu manadâda, Allahu Teâlâ şöyle buyurdu:
-   Daha nice alâmetler vardır. Onlar yıldızlarla da yollarını doğrulturlar.."(Nahl sûresi, âyet: 16)
Başka âyette şöyle buyurdu:
-   ""Denizin ve yerin karanlıklarında yolu bulasınız diye, sizin için yıldızları yaratan 'tır." (9/97)

***

Hz. Ömer (r.a.) şöyle anlatır:
Kıblenizi tayin edecek kadar, yıldızlar ilmine çalışınız; soyunuzu bilecek kadarda nesepler ilmine...

***

Rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz, yıldızlar ıhakkında münazarayı yasak etmiştir.

***

Abdullah b. Abbas, Meymun b. Mihran'a şöyle dedi:
Yıldızlara bağlanıp kalma. Böyle bir bağlanış, sihre ve kehanete götürür...

Bostanü'l-Arifin. S. 778
Moderatöre Bildir   Logged

وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
osmanli
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3200



WWW
« Yanıtla #1 : Şubat 18, 2008, 09:21:52 ÖS »

tesekkür kardesim.
Moderatöre Bildir   Logged

Uludag
aktif yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 944


Bir kamil bir beldenin ihyasına yeter.


WWW
« Yanıtla #2 : Şubat 27, 2008, 12:12:20 ÖÖ »

Bildiğim; Kuran öğrenene 100 rekat nafile sevabı verilir fakat fıkıhtan bir mesele öğrenene 1000 rekat nafile sevabı verilir.
Moderatöre Bildir   Logged

''Ya Rabbi! Şu aciz kulunu Ümmet-i Muhammed'e hizmet etmeğe muktedir eyle!''
Mahi
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 672


Men câle nâle


« Yanıtla #3 : Ağustos 02, 2008, 02:54:29 ÖS »

        Tarifi:Tafsîlî delillerden elde edilen şer’i ve amelî hükümleri bilmektir.(Nurulizah) diye tarif olunur. Yani ister ibadet olsun ister günlük hayatımızda yaptığımız şeyler olsun,  yaptığımız şeylerin nasıl yapılacağını ve hükümlerini beyan eden ilimdir.

       Kur’an-ı Azimuşşan’da “Müminlerin hepsinin toptan sefere çıkmaları doğru değildir. Onların her fırkasından bir gurup dinde tefekkuh etmek (dini ilimleri öğrenmek) için ve kavimleri savaştan döndüklerinde onları ikaz etmek için geride kalmalıdır. Umulur ki sakınırlar.”[1] buyruldu. Resülullah (s.a.v) efendimiz de “Cenabı Hak bir kimsede hayır (vücuda getirmeyi) murat ederse onu dinde fakih (alim) kılar.[2]  Fakih Ebu Leys şöyle dedi: ilim birçok neviler üzerinedir. katında bunların hepsi güzeldir. Fakat fıkıh ilmini öğrenmek lazımdır. İnsan fıkıh ilminden bolca nasibini aldıktan sonra ilim tahsilini sadece fıkıh ile sınırlı bırakmayıp zühd ilmine, hükemanın (hikmet sahipleri) hükmüne ve salihlerin şemailine (menkibelerine) de bakmalıdır.

        Her insanın namaz, abdest, oruç vs kendisine farz olan ibadetleri yapabilecek, ve haramlardan korunabilecek kadar ve maişetini (helalden) temin etmek için lüzumlu ilimleri öğrenmesi farzdır. Bunların dışında kalan ilimleri öğrenmek farz değildir. Şayet öğrenirse o efdal olur. Ancak bunları terk ederse günahkar olmaz. Siraciye’de de böyledir. Nevazil’de Ebu Asım şöyle dedi: “Fıkhı bırakıp ta başka sözler öğrenmek müflislerin adetidir.” Tatarhaniye’de de böyledir.

        Kelâm ve münazara ilmini ihtiyaçtan fazla öğrenmek ve bunlarda ihtiyaçtan fazla münazara ve mücadele etmek mekruhtur. Cevahirulahlati‘de de böyledir. İyice bilmedikçe kelâm meselelerinde münazara yapılmaz. İmam Muhammed bu hususta münazara yapardı. Çünkü ehli idi. Mültekit’te de böyledir. [3]

         Hakkın zaferi için ilmî münazara yapmak ibadettir. Fakat üç şeyden biri için olursa haramdır: 

         1.Bir Müslümanı mağlup etmek için.

         2. İlmini ortaya koymak için

         3. Dünya ve mala nail olmak için veya halkın katında makbul olmak için.[4]   



[1] Tevbe süresi   Ayet:122   
[2] Buhari ve Müslim rivayet etti.
[3] Fetavilhindiye  C.5  S.377 
[4] Reddülmuhtar  C.6  S.421
Moderatöre Bildir   Logged

وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
İlmin Üstünlüğü İSLAM-GENEL sıddık-birgüvi 28 2114 Son Mesaj Mart 13, 2008, 01:06:35 ÖÖ
Gönderen: İsra
ilmin üstünlüğü... İSLAM-GENEL Nihle 6 619 Son Mesaj Mayıs 04, 2006, 12:41:11 ÖS
Gönderen: EFSuN
Bazı Fıkıh Istılahları FIKIH DERSLERİ zaman_1453 1 738 Son Mesaj Şubat 01, 2008, 01:58:43 ÖÖ
Gönderen: racül
Fıkıh Sualleri FIKIH DERSLERİ zaman_1453 0 764 Son Mesaj Temmuz 15, 2008, 12:33:03 ÖÖ
Gönderen: zaman_1453
Fukaha (fıkıh alimleri) Kısımları FIKIH VE İTİKAD Eymen 0 441 Son Mesaj Ağustos 06, 2008, 02:34:37 ÖS
Gönderen: Eymen
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


Sadakat İslami Forumları 2004-2008
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM