Sadakat İslamî Forum
 
*
Selamün Aleyküm; Ziyaretçi kardeşim. Ailemiz ferdiysen giriş yap. Değilsen Sadakat Ailesine 10 sn de katılabilirsin. Ocak 08, 2009, 10:03:40 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Ateşte Açan Çiçekler; Çini ve İnsan  (Okunma Sayısı 5280 defa)
Nakkaş
aktif okur
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 248



« : Şubat 16, 2008, 02:11:46 ÖS »




Çini; yüzyıllar öncesinden günümüze, hala güzelliğini ve cazibesini yitirmemiş eski (meyen) bir Türk el sanatıdır. Özellikle 15. yüzyıldan sonra Osmanlı sanatının parıldayan çehresini oluşturan çini varoluş macerasıyla da dikkat çekicidir.
Her şey, kuartz madeninin belli oranlarda karıştırıldığı çamuru elde edip ona istenen objelerin şeklinin verilmesiyle başlar.

Kur’an-ı kerimin beyanına göre; yarattığı her şeyi güzel yapan, ilk insanı yaratmaya da çamurdan başladı…kulaklar, gözler, gönüller yarattı.(32/7-8-9)

İşlenmemiş haline ‘ bisküvi’ adı verilen çini objelerine desen çizimi ilk önce kömür tozu yardımıyla yapılır. Daha sonra siyah veya mavi boya ile desenlerin dış hatları çizilir. Her desenin farklı bir manası vardır. Lale ’ın, gül Resulullah’ın sembolüdür. Servi ağacı sabrı, bahar dalları ise cenneti anlatmaktadır. Kontürleri tamamlanan desenlerin içleri usulünce boyanır. Çini sanatında tarih boyunca oluşmuş desen çizme ve boyama yöntemleri vardır. Bu yöntemlerin dışına kayarak yeni ve farklı tarzla yapılan çalışmalar orijinal çiniler kadar itibar görmemiştir. Adeta aslından uzaklaştıkça değer kaybetmiştir.

İnsan, Yüce Yaratıcı’nın en nadide ve süslü eseridir. Üzerindeki her nakış Rabbinin bir güzel ismine ayna olma kabiliyetindedir. İman derecesine göre bu aynanın parlaklığı artar veya azalır. Fıtratındaki güzelliklerden uzaklaştıkça değeri düşer.

Çinide, el emeğine göz nuru dökerek çizim ve boyama aşamaları tamamlanır. Renkleri ve motiflerin bir araya gelerek oluşturduğu mana ile gerçekten güzel bir eser ortaya çıkmıştır. Fakat daha eksik olan bir şeyler vardır. Görünüşü mat olduğu kadar renkleri hemencecik silinmeye, kendisi kırılmaya meyillidir.

.
Şimdi ’sır’ lanma zamanıdır. Muhtevası meçhul olmasa da çininin fırınlanmadan önce bulandığı maddeye sır adı verilmiştir.

’ ın kendilerine bir ikramı olan ‘keramet’ i dile getiren velilerin, Rabbiyle aralarındaki sırrı ifşa ettikleri için bu kerametten mahrum bırakıldıkları veya öldükleri söylenir. Sır, insanın kendinde kaldığı, dile düşürülmediği müddetçe insana çinideki gibi parlaklık verebilir.

Çini, artık fırına girip ateşle hemhal olmaya hazırdır. Çok yüksek sıcaklıkta yaklaşık yirmi dört saat kalır. Bu süre içinde bütün renkleri en güzel ve parlak hallerine bürünür. Desenleri, artık silinmemek üzere bütün güzellikleriyle adeta özüne yerleşir. Eğer ateşin hararetine tahammül eder ve patlamazsa ki bu ihtimal her zaman her çini parçası için vardır, ortaya göz kamaştırıcı ve zamanın eskiten gücüne mukavemetli, güzelliğini yüzyıllar sonrasına taşıyabilecek eserler ortaya çıkar.

İnsan, bazen ateş kadar acıtan imtihanlarla sınanır. Sınanmadan geçmemiş, geçememiş insanlar hamdır. Ne sohbetleri bir mana taşır ne eylemleri itibar görür.

Oysa çile, meyvenin güneş hararetini hücrelerinde hissederek olgunlaşması gibi kemale erdirebilir insanı. Eserleriyle asırlar sonrasını aydınlatan kamil insanların hayatında hep ateş gibi yakan çileler vardır. Ateşe dayanamayıp ‘ patlayanların’ bilmedikleri belkide ateşin yani çilenin yani sınanmanın geçici oluşudur. Fani dünyanın her hali gibi sıkıntıları da fanidir. Muvakkat sıkıntılardan insana kalacak olan ise bu hallere karşı gösterdiği tepkidir. Ya patlayıp kaybedecek ya da pişip kemale erecek, yüzyıllarca bozulmayan güzelliklere kavuşacaktır. Asıl marifet, ateşe tahammül sırrındadır.

Yazar: AYŞE ERASLAN

www.kalemguzeli.net
Moderatöre Bildir   Logged
Asfa
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1482


Yoℓα giя£η ∂aяa ∂üşмez...


« Yanıtla #1 : Şubat 16, 2008, 02:35:31 ÖS »

paylaşım için teşekkürler nakkaş kardeşim konundada belirttiğin gibi çini türk el sanatının en eski ve hala kalıcılığını koruyan bir sanat Gülen
Moderatöre Bildir   Logged

İlimsiz ibadetin tadı olmaz!...
maslak
yazar
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 541

Avatar Yok


« Yanıtla #2 : Nisan 12, 2008, 12:02:45 ÖS »

payşlaşım için teşekkürler
Moderatöre Bildir   Logged
Tuğra
popüler yazar
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1906



« Yanıtla #3 : Nisan 12, 2008, 12:34:06 ÖS »

Çok teşekkürler Nakkaş muhteşem sanatlarımızdan biri,bir kaç örnekte benden;












Moderatöre Bildir   Logged

                  TUĞRA                 
maslak
yazar
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 541

Avatar Yok


« Yanıtla #4 : Nisan 12, 2008, 02:58:49 ÖS »

bunlarda çok güzel teşekkürler
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
10 Kasım'da Atatürk'e Soruşturma Açan Vali HABER SAATİ tarihman 3 964 Son Mesaj Ekim 30, 2008, 09:00:20 ÖS
Gönderen: atkneyll
İnsan Olmak Zor SERBEST KÜRSÜ enfa 2 320 Son Mesaj Ocak 30, 2008, 12:38:07 ÖS
Gönderen: Pırıltı
Boncuklardan çiçekler FOTOĞRAF GALERİSİ İsra 13 751 Son Mesaj Ekim 02, 2008, 04:35:08 ÖÖ
Gönderen: İsra
Çini Sergisi 2008 FOTOĞRAF GALERİSİ Tuğra 16 866 Son Mesaj Kasım 26, 2008, 08:59:30 ÖÖ
Gönderen: Tuğra
Ateşte açan çiçekler diyarı: Kütahya GEZİ, DİYET VE SPOR Ber-ceste 9 409 Son Mesaj Ekim 24, 2008, 03:28:50 ÖS
Gönderen: Himmet
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


Sadakat İslami Forumları 2004-2008
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM