nisa-57
okur
Offline
Mesaj Sayısı: 65
|
 |
« : Haziran 01, 2007, 11:16:03 ÖS » |
|
 Imâm-i Rabbânî "kaddesAllahü teâlâ sirrehül azîz" birinci cild, 157. ci mektûbunda buyuruyor ki: Ey mes'ûd kardesim! Bize ve size herseyden önce lâzim olan, îtikadi Kitaba ve sünnete uygun olarak düzeltmektir. Dogru yolun âlimlerinin, "Allahü teâlâ onlarin çalismalarina iyi karsiliklar versin!" Kur'an-i kerimden ve hadis-i seriflerden anladiklarina ve bildirdiklerine uygun olarak îtikat etmek lâzimdir. Çünkü, Kitaptan ve sünnetten bizim ve sizin anladiklarimizin hiç kiymeti yoktur. Ehl-i sünnet âlimlerinin anladiklarina uymak lâzimdir. Bizim anladiklarimiz, Ehl-i sünnet âlimlerinin anladiklarina uymuyor ise, hiç kiymeti olmaz. Çünkü her bid'at sahibi, [türedi reformcular] ve dogru yoldan kayarak dalâlete düsenler, sapik bilgilerini ve bozuk islerini, Kur'an-i kerimden ve hadis-i seriflerden anladiklarini ve bu iki kaynaktan çikardiklarini söylemektedirler. Bu sözleri çok yanlis ve haksizdir.
Ikinci olarak hepimize lâzim olan sey, ahkâm-i ser'iyyeyi ögrenmektir. Yâni helâli, harami, farzi, vâcibi ögrenmektir.
Üçüncü olarak hepimize lâzim olan sey, bütün islerimizi, ögrendiklerimize uygun yapmaktir. Dördüncüsü, kalbin tasfiyesi ve nefsin tezkiyesidir ki, bu ikisi tasavvuf büyüklerine mahsûstur.
Îtikâdi düzeltmeden önce ahkâm-i ser'iyyeyi ögrenmenin hiç faydasi olmaz. Bu ikisi birlikte düzelmedikce de, ibâdetlerin faydasi olmaz. Bu üçü birlikte yapilmadikca, tezkiye ve tasfiye hiç yapilamaz. Bu dört temel vazîfe, yardimcilari ve tamamlayicilari ile birlikte yapilmalidir. Meselâ, farzlar, sünnetleri ile birlikte yapilmalidir. Farzlarin yardimcisi ve tamamlayicisi, sünnetlerdir. Bunlardan biri yapilmadikca, geriye kalan hersey lüzûmsuzdur ve faydasizdir. Böyle lüzûmsuz seylere, (Mâlâya'nî) denir. Hadis-i serifte, (Bir kimsenin müslümanliginin güzelligi, mâlâya'nîden kaçmasi ve lüzûmlu seyleri yapmasi ile anlasilir) buyuruldu. Dogru yolda olanlara ve Muhammed Mustafânin "sallAllahü teâlâ aleyhi ve sellem" izinde yürüyenlere selâm olsun!
|
"Ruh süvari, nefs ise merkep mesabesindedir..
Ruh terakki eder yükselirse, nefsi de çeker götürür..
Nefs, ruhu çekecek olursa, hem kendini hem de süvarisini helake götürür."
|
|
|
|
osmanli
|
 |
« Yanıtla #1 : Haziran 01, 2007, 11:29:41 ÖS » |
|
tesekkürler kardesim,
|
kardesinin yüzüne gülümsemen senin icin sadakadir iyilik ile emretmen sadakadir:
|
|
|
uhra
aktif okur

Offline
Mesaj Sayısı: 212
|
 |
« Yanıtla #2 : Haziran 02, 2007, 12:17:03 ÖÖ » |
|
|
|
|
|
|
|
fatihan
|
 |
« Yanıtla #3 : Haziran 02, 2007, 11:14:56 ÖÖ » |
|
 razı olsun.
|
|
|
|
|
Ahi
|
 |
« Yanıtla #4 : Haziran 02, 2007, 12:20:54 ÖS » |
|
 razı olsun.
|
Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras ve ilim gibi şeref olmaz. Hz. Ali (r.a)
|
|
|
kem68
Yeni üye
Offline
Mesaj Sayısı: 21
|
 |
« Yanıtla #5 : Eylül 01, 2007, 11:04:00 ÖS » |
|
teşekkürler kardeş
|
|
|
|
|
|
maslak
|
 |
« Yanıtla #6 : Mart 02, 2008, 07:35:16 ÖS » |
|
Zamanın kutbul ahtabıymış İmam ı Rabbani i Mücedid i el füsani Ahmedi faruk i serhendi.
|
|
|
|
|
yoklar
okur
Offline
Mesaj Sayısı: 71
|
 |
« Yanıtla #7 : Nisan 03, 2008, 01:47:38 ÖÖ » |
|
İkinci bin yılın yenileyicisi ve müceddidi 100-1000 arasında nasıl fark varsa 100 sende gelen müceddidle 1000 sende gelen müceddid arasında ondan daha büyüklük farkı olduunu hepimiz biliyoruz ...
Onun büyüklüğünü anlaymayız .. rabbim şefaatlerine nail eylesin..
|
"Biz yıkık değirmende 40 yıl bekler tamir etmeden de ayrılmayız..."
|
|
|
|
maslak
|
 |
« Yanıtla #8 : Nisan 07, 2008, 02:38:05 ÖS » |
|
amiiinnnn
|
|
|
|
|
|