Sadakat İslamî Forum
 
*
Selamün Aleyküm; Ziyaretçi kardeşim. Ailemiz ferdiysen giriş yap. Değilsen Sadakat Ailesine 10 sn de katılabilirsin. Ocak 09, 2009, 03:38:24 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Dünya Sevgisi ve Ahireti Unutmak [29 Ekim 2007]  (Okunma Sayısı 4227 defa)
SadakatNet
Administrator
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 148



WWW
« : Ekim 29, 2007, 12:18:51 ÖÖ »

Hafta:    1

Mevzu:

Dünya sevgisi ve ahireti unutmak


Kolay gelsin..

Moderatöre Bildir   Logged

Sadakat Yönetim Kurulu
Miftahulkuluub
Administrator
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1744



WWW
« Yanıtla #1 : Ekim 29, 2007, 12:53:00 ÖÖ »

Hadis-i Kudsi:

"Ey dünya sana hizmet edenin sen işini zorlaştır. Bana hizmet edene ise sen hizmet et."

(Yıllardır bildiğim bu kudsi hadisin kaynağını paylaşan olursa sevinirim.)
Moderatöre Bildir   Logged
müteallim
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4561



WWW
« Yanıtla #2 : Ekim 29, 2007, 12:55:19 ÖÖ »


Ayeti celileler.

1-Ey iman edenler, 'tan korkup-sakınırsanız, size doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış (furkan) verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. büyük fazl sahibidir. (Enfal Sûresi, 29)

2-Gerçek şu ki, Katında, yerde debelenenlerin en kötüsü, (bir türlü) akıl erdirmez olan sağırlar ve dilsizlerdir. (Enfal Sûresi, 22)

İnkâr edenlerin, yaşadıkları bu dünyayı gerçek sanıp ahireti unutmalarının ve sadece nefislerinin isteklerini karşılamaya çalışmalarının en önemli sebeplerinden biri, ayetlerde bildirildiği gibi "akıl erdirememeleri"dir. Bu yüzden tüm yaşamlarını bu dünya ile sınırlı sanırlar. Olaylara bakış açıları ve değer yargıları da neredeyse tümüyle dünyaya yöneliktir. Dünya hayatının sadece zahiri yönünü görür, gerçek amacını kavrayamaz, ahireti ise tamamen unutmuş şekilde yaşarlar. Kuran'da bu insanlar için şöyle bildirir:

3-Onlar, dünya hayatından (yalnızca) dışta olanı bilirler. Ahiretten ise gafil olanlardır. Kendi nefisleri konusunda düşünmüyorlar mı? , gökleri, yeri ve bu ikisi arasında olanları ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre (ecel) olarak yaratmıştır. Gerçekten, insanlardan çoğu Rablerine kavuşmayı inkâr ediyorlar. (Rum Sûresi, 7-8)
Oysa , Kuran ayetleriyle insanlara dünya hayatının gerçek yüzü hakkında bilgi vermiş ve onları bu sahte dünyaya aldanmamaları konusunda uyarmıştır.

4-Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet insanlara 'süslü ve çekici' kılındı. Bunlar, dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak güzel yer Katında olandır. (Al-i İmran Sûresi, 14)

5-Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve bir oyalanmadan başkası değildir. Korkup-sakınmakta olanlar için ahiret yurdu gerçekten daha hayırlıdır. Yine de akıl erdirmeyecek misiniz? (Enam Sûresi, 32)
6-Başka ayetlerde ise ; "Hayır; siz çarçabuk geçmekte olanı (dünyayı) seviyorsunuz. Ve ahireti terk edip bırakıyorsunuz." (Kıyamet Sûresi, 20-21)
 sözleriyle insanların asıl hayatlarını yaşayacakları ahireti gözardı ettiklerini hatırlatmıştır. Kuşkusuz bu, insanları sonsuz kayba uğratacak bir davranıştır.

Yüksek ilim sahibi, değerli İslam alimi İmam Gazali de bir sözünde bu konuyu hatırlatmış; geçici dünya nimetlerinin, 'ın ahirette vereceklerinin yanında nasıl sönük ve değersiz kalacaklarını anlatarak, insanları asıl olarak ahiret için çalışmaya çağırmıştır:
... Dünyadaki hükümdarların rütbeleri onların sahip oldukları makamların yanında küçük ve sönük kalır, onlarla kıyas bile edilemez! Ahiret sultanlığı hakkında Cenab-ı Hakk şöyle buyurur: "
7-Her nereye baksan, bir nimet ve büyük bir mülk (saltanat) görürsün." (İnsan Sûresi, 20)

Cenab-ı Hakk'ın büyük bir saltanat dediği ahiret mülkünü sen de yüce tut! Sen de çok iyi biliyorsun ki dünya ve içindekiler çok az ve değersiz şeylerdir. Hayat kısa, dünyadaki nimetlerin devamı kısa ve çok azıcık bir süredir. Sonra bizler kalkıyoruz bu azın azını elde etmek ve azıcık bir süre onunla birlikte olmak için canımızı ve malımızı seferber ediyoruz. Bir kısmımız bunu elde ediyor, bir kısmı elde edemiyor elde edenlere imreniyor. Onu elde etmek için canını ve malını tehlikeye attığına hiç bakmıyorlar. (İmam Gazali, Cennete Doğru, (Yedi Geçit), Minhacü'l-Abidin, sf. 319

Ma'rifetnâme'deki hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

Mes'ud o kimsedir ki, dünya onu terk etmeden önce, o dünyayı terk etmiştir.
Dünyaya, burada kalacağınız kadar, âhırete de, orada kalacağınız kadar çalışınız!
ü teâlânın kitabından ve Resûlullahın hadislerinden sonra, İslâm kitaplarının en üstünü ve en faidelisi olan MEKTÛ-BAT kitabında, ariflerin ışığı, velilerin önderi, ikinci bin yılının müceddidi İmâm-ı Rabbani hazretleri "kuddise sirruh" buyuruyor ki:
"Server-i kâinat, Habib-i Rabbilâlemin" aleyhissalatü vesselam" buyurdu ki:
"Dünya ile âhıret, birbirinin zıddıdır, birbirine uymaz. Birini razı edersen.öteki gücenir."

Demek ki, bir kimse, dünyayı razı ederse, âhıret ondan gücenir. Ya'ni âhırette eline bir şey geçmez. Dünya, seni ü teâlâdan uzaklaştıran şeyler demektir. Kadın, çocuk, mal, rütbe, mevki düşüncesi, ü teâlâyı unutturacak kadar ileri giderse dünya olur. Âhırete faidesi olmayan ilimler, dersler de hep dünyadır.

Dünyaya geldiğin zamanı düşün,
Şen ağlardın, fakat gülerdi âlem,
Öyle bir hayat sür ki, senin gidişin
Sana sevinç olsun âleme matem.
Moderatöre Bildir   Logged

1430 hicri yilbasiniz ve muharremi serifiniz mübarek olsun
candost
Yeni üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 17

Avatar Yok


« Yanıtla #3 : Ekim 29, 2007, 01:06:16 ÖÖ »

İ’lem eyyühe’l-aziz!

 Dört şey için dünyayı kesben değil, kalben terketmek lâzımdır:

1 . Dünyanın ömrü kısa olup, sür’atle zeval ve guruba gider. Zevalin elemiyle, visalin lezzeti zeval buluyor.

2.Dünyanın lezâizi zehirli bala benzer. Lezzeti nisbetinde elemi de vardır.

3. Seni intizar etmekte ve senin de sür’atle ona doğru gitmekte olduğun kabir, dünyanın ziynetli, lezzetli şeylerini hediye olarak kabul etmez. Çünkü dünya ehlince güzel addedilen şey, orada çirkindir.

4. Düşmanlar ve haşerat-ı muzırra arasında bir saat durmakla dost ve büyükler meclisinde senelerce durmak arasındaki muvazene, kabirle dünya arasındaki aynı muvazenedir. Maahaza, Cenab-ı Hak da bir saatlik lezzeti terk etmeye davet ediyor ki, senelerce dostlarınla beraber rahat edesin. Öyleyse, kayıtlı ve kelepçeli olarak sevk edilmezden evvel, ’ın davetine icabet et.

FesübhanAllah, Cenab-ı Hakkın insanlara fazl ve keremi o kadar büyüktür ki, insana vedia olarak verdiği malı, büyük bir semeni ile insandan satın alır, ibka ve himaye eder. Eğer insan o malı temellük edip ’a satmazsa, büyük bir belâya düşer. Çünkü o malı uhdesine almış oluyor. Halbuki kudreti taahhüde kâfi gelmiyor. Çünkü, arkasına alırsa, beli kırılır, eliyle tutarsa, kaçar, tutulmaz. En nihayet meccânen fena olur gider, yalnız günahları miras kalır.


risalei nurdan-mesnevi-i nuriye kitabından.
Moderatöre Bildir   Logged
kenz
aktif yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1285



« Yanıtla #4 : Ekim 29, 2007, 01:23:09 ÖÖ »

El-Misver İbnu Mhreme (radıyAllahu anhümâ)'ye Amr İbnu Avf (radıyAllahu anh) şunu anlatmıştır: "Resûlullah (aleyhissalâm vesselâm) Ebu Ubeyde (radıyAllahu anh)'yi Bahreyn'e, oranın cizyesin getirmek üzere yolladı. Mallarla dönünce Ensâr geldiğini işitti. Sabah namazını Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'le kıldılar. Namaz bitince, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın etrafını sardılar. Resûlullah (aleyhissalàtu vesselâm) tebessüm buyurdular ve: "Öyle zannediyorum, Ebu Ubeyde'nin bir şeyler getirdiğini işittiniz" dedi. Hep birlikte: "Evet!" dediler. Bunun üzerine şunları söyledi:

"Öyleyse sevinin ve sizi sevindiren şeyi ümid edin. ' a yemin olsun, sizler için fakirlikten korkmuyorum. Ben size dünyanın genişlemesinden korkuyorum. Sizden öncekilere dünya genişlemişti de hemen dünya için birbirleriyle boğuşmaya başladılar ve helak oldular. Genişleyen dünyanın onlar gibi sizi de helak etmesinde korkuyorum."

Buharî Rikâk 7, Cizye 1, Megâzî 11; Müslim, Zühd 6, (2961); Tirmizî, Kıyâmet 29, (2464).

Moderatöre Bildir   Logged

İNSAN akli ile melekleşen nefsi ile iblisleşen bir aciptir İNSAN
İNSAN kendi kabahatini bilmeyen cehli ile dünyalara sığmayan bir mağrurdur İNSAN
İNSAN bütün zaaf ve acziyyetine rağmen kudrete kafa tutan taşkın bir şaşkındır İNSAN
İNSAN maziye bağlı hâle aldanmış istikbali gözler bir taştır İNSAN
müteallim
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4561



WWW
« Yanıtla #5 : Ekim 29, 2007, 01:30:32 ÖÖ »

Hadis-i Kudsi:

"Ey dünya sana hizmet edenin sen işini zorlaştır. Bana hizmet edene ise sen hizmet et."

(Yıllardır bildiğim bu kudsi hadisin kaynağını paylaşan olursa sevinirim.)

ruhul-beyan tefsiri cild 3 sahife 23 de bulabilirsiniz.
Moderatöre Bildir   Logged

1430 hicri yilbasiniz ve muharremi serifiniz mübarek olsun
İsra
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4211



« Yanıtla #6 : Ekim 29, 2007, 05:36:29 ÖÖ »



Dünya senin bineğindir.Eğer ona hakim olur,binersen,seni yüklenip taşır,eğer hakim olamazsan,o sana biner ve seni ezer,öldürür. Hasan-ı Basrî (K.S.)

Dünya kalbe yerleşince,ahiret kalpten göç edip gider. Dârani

Dünya velinin kıymetsiz oyuncağı,delinin değerli salıncağıdır. Ali Tayyar

Dünya bir deryâ, âhiret sahil, gemi takva, bütün insanlar da yolcu. Ebû Ya'kub İshak




                                                                             
Moderatöre Bildir   Logged

İsra
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4211



« Yanıtla #7 : Ekim 29, 2007, 05:43:05 ÖÖ »

Bu dünya hayatı sadece bir oyun ve oyalanmadan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı.Ankebut:64
Moderatöre Bildir   Logged

kenz
aktif yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1285



« Yanıtla #8 : Ekim 29, 2007, 10:26:23 ÖS »

---Dahhâk (R.A) Peygamber efendimiz'e İnsanların zahidi kimdir? diye sorunca Fakirlik ve belaya sabredenler, dünya zinetini terkedenler, baki olanı fani üzerine tercih edenler gelmeyen günü hesap etmeyip nefsini ölülerden sayanlardır.Buyurdu.(Abdullâtif s.341)


---Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: Dünya tatlı ve manzarası caziptir. sizi dünyada halef kılacak ve nasıl muamele edeceğinize bakacaktır.Binaenaleyh,Dünyadan ve kadınlardan korunun. (Müslim)


---Yine Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur: Dünya mü'minin zindanı, Kabir kal'ası, Cennet de barınağıdır.Dünya kafirin cenneti,Kabir zindanı,cehennem de barınağıdır.(Dekaik'ul-Ahbâr)


Moderatöre Bildir   Logged

İNSAN akli ile melekleşen nefsi ile iblisleşen bir aciptir İNSAN
İNSAN kendi kabahatini bilmeyen cehli ile dünyalara sığmayan bir mağrurdur İNSAN
İNSAN bütün zaaf ve acziyyetine rağmen kudrete kafa tutan taşkın bir şaşkındır İNSAN
İNSAN maziye bağlı hâle aldanmış istikbali gözler bir taştır İNSAN
enfa
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1343



« Yanıtla #9 : Ekim 29, 2007, 11:53:22 ÖS »

Ebu Said (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) minbere oturdu, biz de etrafında yerlerimizi aldık. Buyurdular ki:

"Sizin için korktuğum şeylerden biri, dünyanın süs ve güzelliklerinin sizlere açılmasıdır!"

Bir adam (araya girerek söze karıştı ve):

"Yani (nâil olacağımız) hayır, şer mi getirecek?" dedi. Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) bu soru üzerine süküt etti. (Adama: "Sana ne oluyor da Resülullah'ın sözünü kesip, onunla konuşmaya kalkıyorsun? O sana konuşmuyor ki!.." diye paylıyanlar oldu). Gördük ki, kendisine vahiy gelmekte. Derken vahiy hâli açılmış, yüzündeki terleri silmekte idi.

"Şu soru soran nerede?" diye söze başladı. Ve sanki adamı (sorusu sebebiyle) takdir ediyor gibiydi: Sözlerine şöyle devam etti:

"Muhakkak ki, hayır, şer getirmez. Ancak derenin bitirdikleri arasında, ya çatlatarak öldüren ya da ölüme yaklaştıran bitki de var. Yalnız yeşil ot yiyen hayvanlar müstesna. Zira bunlar yeyip böğürleri şişince güneşe karşı dururlar. (Geviş getirirler), akıtırlar ve rahatça defi hacet yaparlar, sonra tekrar dönüp yayılırlar.

Şüphesiz ki, bu mal hoştur, tatlıdır. Ondan fakire, yetime ve yolcuya veren bu malın Müslüman sâhibi en iyi (insan)'dir. Bunu haketmeden alan, yediği halde doymayan kimse gibidir. O mal, kıyamet günü aleyhinde şâhidlik yapacaktır."

Buhâri, Zekât 47, Cum'a 28, Cihâd 37, Rikâk 7; Müslim Zekât 123, (1052); Nesâi, Zekât 81, (5, 90).

                                   *****

Hz. Enes (radıyAllahu anh) anlatıyor: "Dünya sevgisi her çeşit hatalı davranışların başıdır. Bir şeye olan sevgin seni kör ve sağır yapar."

Rezin ilâvesidir. Beyhaki Şuabu'l-İman'da kaydetmiştir. Hadisin ikinci yarısı Ebü Dâvud'da tahric edilmiştir. Edep 125, (5150).

                                   *****

Sehl İbnu Sa'd (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) buyurdular ki: "Eğer dünya nazarında sivri sineğin kanadı kadar bir değer taşısaydı tek bir kafire ondan bir yudum su içirmezdi."

Tirmizi, Zühd 13, (2321); İbnu Mâce, Zühd 11, (2410).

                                   *****

Ali İbnu Ebi Tâlib (radıyalllâhu anh) buyurdular ki: "Dünya arkasını dönmüş gidiyor, âhiret ise yönelmiş geliyor. Bunlardan her ikisinin de kendine has evlatları var. Sizler âhiretin evlatları olun. Sakın dünyanın evlatları olmayın. Zira bugün amel var hesap yok, yarın ise hesap var amel yok."

Buhâri, muallak (senetsiz) olarak kaydetmiştir. (ftikâk 4).

Moderatöre Bildir   Logged


Kimseye bâkî değildir mülk-ü devlet, sîm-ü zer
Bir harap olmuş gönül tâmir etmektir hüner..
afka
okur
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 92

Avatar Yok


« Yanıtla #10 : Ekim 30, 2007, 08:09:36 ÖS »

Kıymetli dostlar ağırlıklı olarak dünyanın kötü gösterildiği hadisler ele alınmış .Belki yeri burası değil ama hadisleri anlam problemi diye bir husus var oda zahirine göre ele almak.Oysa unutmayalım ki biz ahiret derecelerinide bu dünyadan kazanıyoruz.Bir lokma bir hırka mantığı müslümanın tarzı değildir.Hülasa hem yüzdüreceğiz hem su almayacağız.(Müzakereye farklı bir katı adına)
Moderatöre Bildir   Logged

Sünnet, "Asrı Saadeti" çağa taşımaktır
tarhun
aktif okur
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 198



« Yanıtla #11 : Ekim 30, 2007, 09:36:24 ÖS »

Yarabbi Dünyayı kalbime koyma,Elimdende alma diye buyuran büyüklerimizi örnek almak en iyisi olsa gerek diye düşünüyorum. Gülen
Moderatöre Bildir   Logged

MUHABBETTEN MUHAMMED OLDU HASIL
MUHAMMEDSİZ MUHABBETTEN NE HASIL
Miftahulkuluub
Administrator
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1744



WWW
« Yanıtla #12 : Ekim 30, 2007, 09:43:13 ÖS »

Yefne-l malü ve tebga amelek Göz kırpma  (İmam-ı Birgüvi hz.)
Moderatöre Bildir   Logged
fatihan
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4466



« Yanıtla #13 : Ekim 31, 2007, 11:56:18 ÖÖ »

Şemseddin Habibullah (k.s) buyurdu ki:

“Dünya mel’ûndur.(c.c.) sevgisi ile dünya sevgisi bir araya gelmez.’ın rızasına kavuşmak için mâsivayı (’tan başka her şey) terk etmek lazımdır.”

“Her kim dünyaya düşkün olanlar arasına karışırsa, sohbetin bereketlerine kavuşamaz! Bir kimse dünyaya düşkün olanlar arasına ihtiyaç olduğu kadar karışır ve hâlis niyetle ve Bâtıni nisbetini muhafaza ederk aralarında bulunursa zararı yoktur.”
Moderatöre Bildir   Logged

Mektubat Dersleri için Tıkla>>>    
Evlilik Rehberiniz
www.evlilikmektebi.com
fatihan
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4466



« Yanıtla #14 : Ekim 31, 2007, 01:27:50 ÖS »

Selçuklu Sultânı Rükneddîn, Mevlânâ'ya beş kese altın gönderip almasını arzu etti. Talebelerinden Mecdüddîn, Mevlânâ'ya altınları arz edince; "Beni hakîkaten seviyorsanız, bu altınları dışarıdaki çamurun içine atın!" buyurdu. Talebeleri bu emri derhal yerine getirdiler. Dünyâya kıymet veren bâzı kimseler, bu altınları almak için çamurun içinde aramaya başladılar. Fakat üstleri, başları, yüzleri çamurdan görünmez hâle geldi. Mevlânâ, talebelerine onların bu vaziyetlerini göstererek; "Bu altınlar, şu gördüğünüz dünyâ ehlinin üstünü başını batırdığı gibi, âhiret ehli olanların da kalbini karartır, kirletir. Çeşitli günahlara sevkedip, ibâdetlerden alıkoyar. Bu sözlerimi yanlış anlamayınız. Dünyâ için çalışmayınız demek istemiyorum. Dünyâ malının muhabbetini kalbinize koymayınız diyorum. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyâya, yarın ölecekmiş gibi âhirete çalışmak lâzım geldiğini herkes bilir. Burada dikkat edilecek nokta; hırs ve tamâ yapmadan kanâat üzere bulunmaktır. Dünyâda, âhiret saâdeti için çalışmalı, kazanmalı, niyeti düzeltmelidir. Çünkü İslâmiyet, insanlara faydalı olmayı emreder. En büyük saâdet, en büyük sermâye, helâlinden kazanıp, hayır ve hasenât yaparak âhirete göndermektir. Buna rağmen asıl sermâye, mal, mülk, para sâhibi olmak değil, ilim, amel, ihlâs ve güzel ahlâk sâhibi olmaktır." buyurdu.

17 Aralık 2005 Fazilet Takviminden....
Moderatöre Bildir   Logged

Mektubat Dersleri için Tıkla>>>    
Evlilik Rehberiniz
www.evlilikmektebi.com
müteallim
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4561



WWW
« Yanıtla #15 : Kasım 01, 2007, 12:19:36 ÖÖ »

Yefne-l malü ve tebga amelek Göz kırpma  (İmam-ı Birgüvi hz.)
Yefne-l malü ve tebga ve amelek
Moderatöre Bildir   Logged

1430 hicri yilbasiniz ve muharremi serifiniz mübarek olsun
Miftahulkuluub
Administrator
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1744



WWW
« Yanıtla #16 : Kasım 01, 2007, 12:32:14 ÖÖ »



17 Aralık 2005 Fazilet Takviminden....

İşte böyle hangi kitaptan dergiden takvimden vs. şeklindeki kaynaklar daha çok dikkatimi çekiyor. İnternetten copy- pastelere % 1 de olsa acaba gözüyle bakıyorum.
Moderatöre Bildir   Logged
Lika
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1132



WWW
« Yanıtla #17 : Kasım 01, 2007, 03:27:46 ÖÖ »

İhya-i Ulumuddin
İmam-ı Gazali

Dünyanın Zemmi


Kula Göre Dünyanın Hakîkati


Dünyayı kötülemek, dünyanın ne olduğunu bilmedikçe yeterli değildir. Dünyanın nesinden korunmak, nesinden korunmamak gerektiğini bilmeden onu kötülemek bir fayda vermez. Bu bakımdan kötülenen dünyayı belirtmemiz mutlaka lâzımdır. 'a giden yolu kesene bir düşman olduğundan dolayı kendi-sinden korunmak ve sakınmak gereken dünyanın ne olduğunu beyan etmeliyiz. O halde deriz ki: Senin dünya ve ahiretin, kalbinin hallerinden olan iki halden ibarettirler. O hallerden yakın olana dünya denilir. O, ölümden önceki herşey demektir. Geciken ve ölümden sonra gelene ahiret denilir. O da ölümden sonrasıdır. Bu bakımdan dünyada her ne nasibin, gayen, şehvetin ve lezzetin varsa ölümden önce meydana gelir ve o şey senin için dünyadır.
Moderatöre Bildir   Logged

Lika
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1132



WWW
« Yanıtla #18 : Kasım 01, 2007, 03:30:55 ÖÖ »

Hadîs-i Şeriflerde de dünya hayatının aldatıcılığı ve fânîliği üzerinde durulmuş, buna karşı insanlar uyarılmıştır:

"Haberdar olun! Dünya mel'undur. Dünyada olan (mal, mülk) de mel'un! Ancak 'ın zikri ve ona yaklaştıran şeylerle bilen ve öğreten (kimse) müstesna!"

"Siz akar edinip de dünyaya rağbet etmeyiniz. "

"Şayet dünya, katında sivrisineğin kanadına denk olsaydı, O () hiçbir kâfire ondan bir yudum su bile içirmezdi. "

"Ademoğlu, malım malım diyor. Ey Ademoğlu, senin yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin, yahut tasadduk edip (sevabını) defterine geçirdiğinden başka senin malın mı var!"

Abdullah b. Mes'ud (r.a.) demiştir ki: Rasûlullah (SallAllahu Aleyhi Vesellem) bir hasır üzerinde uyumuştu. Yan tarafında iz bırakmış olduğu halde kalktı. Biz: "Ey 'ın Rasûlü(SallAllahu Aleyhi Vesellem), sizin için bir döşek edinsek..." dedik. Rasûl-i Ekrem (SallAllahu Aleyhi Vesellem): "Benim dünyaya ülfetim yoktur (ki yatağa rağbet edeyim). Bu dünyada ancak ağaç altında gölgelenen, sonra ayrılıp terk eden binekli (yolcu) gibiyim" buyurdular. (Riyazü's-Sâlihîn, çev. M. Emre, s. 354-356)
Moderatöre Bildir   Logged

Lika
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1132



WWW
« Yanıtla #19 : Kasım 01, 2007, 03:52:44 ÖÖ »

“Ömrün bitmiş, fakat sen yalvarmış yakarmışsın, sana bir gün daha verilmiş; işte şimdi öyle bir günde bulunuyorsun. Öyle bir günde ne yapacaksan, her gün aynı gayretle o işe sarıl, öyle çalış, öyle ibadet et, öyle yaşa.”

İmam-ı Gazali
Moderatöre Bildir   Logged

fatihan
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4466



« Yanıtla #20 : Kasım 01, 2007, 04:50:26 ÖS »

Dünya Ahiretin Tarlası

Hasis(cimri)lerden biri, birgün çarşıda otururken bir fakir gelip, bir kap yoğurt parası ister.Hasis, “İnayet ola!” der, ama dilenci gitmez, asılır.Çarnâçar cebinden on para çıkarıp öfkeyle kaldırır, yere atar.
Hasis o gece rüyasında kendisini cennette görür.Şöyle ki: Bir geniş sahrâ, ulu ağaçlar, güzel akarsular.Sahrâda bir hayli dolaşır, yorulur, nihayet-i karnı acıkır.Ama ortada yiyeceğe benzer bir şey göremez.O sırada karşısındaki meleğe der ki;
-Ben burada açlıktan öleceğim! Melek,
-Ha, evet bu akşam bir kap yoğurt göndermiştin, deyip gider, bir kap yoğurt getirir.Hasis sorar:
-Hani ya ekmek?
-Ekmek göndermedin ki!
-Vay, burada dünyada iken ne gönderilirse o mu yenilecek?
-“Dünya ahiretin tarlası” değil mi? Diye melek cevap verir.


14 Eylül 2005 Fazilet Takviminden….
Moderatöre Bildir   Logged

Mektubat Dersleri için Tıkla>>>    
Evlilik Rehberiniz
www.evlilikmektebi.com
kenz
aktif yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1285



« Yanıtla #21 : Kasım 01, 2007, 06:49:09 ÖS »

Muhammed b. Münkedir,Câbir b. Abdullah'tan naklen şöyle anlattı:
Resulullah'ın bir meclisinde hazır bulundum.Beyaz yüzlü,güzel saçlı,üzerinde beyaz elbise olan biri huzurundaydı.
Ya ResulAllah, sana selam,dedi Resulullah (s.a.v.) onun selamına şöyle mukabele etti:
"Sana da,Allahın selamı ve rahmeti olsun."
Bundan sonra o gelen sordu;Resulullah (s.a.v.) cevapladı.
Ya Resulullah (s.a.v.) dünya nedir?
"Dünya uykudakinin rüyasıdır.Dünya ehli ya mükafat görecek ya da ceza alacaktır."
Ya Resulullah (s.a.v.) Ahiret nedir?
"Ebedi hayattır.Orada bir grup cennete bir grup da cehenneme girecektir."
Ya Resulullah (s.a.v.) Cennet nedir?
"Dünyanın karşılığıdır.Dünyayı bırakana oranın ebedi nimeti verilir."
Cehennem nedir?
"O da dünyanın karşılığıdır.Dünyayı isteyip ahireti unutana verilir.Oradan ebediyyen ayrılmaz."
Bu ümmetin hayırlısı kimdir?
"Dünyada 'a itaat eden ve ömrünü o yönde bitirendir."
Dünyada iken nasıl olmalıdır?
"Geçip giden kafilesi arayan eteği belinde biri gibi olmalıdır."
Dünyada karar (Kalma zamanı ) ne kadardır?
"Bir kafileden kısa bir zman ayrılmak kadar bir şey"
Dünya ile ahiretin arası ne kadardır?
"Göz açıp kapayıncaya kadar bir zaman."
Bundan sonra o kimse geçip gitti.Nereye gittiğini gören olmadı.Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Bu gelen Cebrail (a.s.) idi. Sizin dünyaya karşı kanaatkâr, ahirete karşı rağbetli olmanızı temin için geldi."
(Tenbihü'l Gâfilin S. 271-272)
Moderatöre Bildir   Logged

İNSAN akli ile melekleşen nefsi ile iblisleşen bir aciptir İNSAN
İNSAN kendi kabahatini bilmeyen cehli ile dünyalara sığmayan bir mağrurdur İNSAN
İNSAN bütün zaaf ve acziyyetine rağmen kudrete kafa tutan taşkın bir şaşkındır İNSAN
İNSAN maziye bağlı hâle aldanmış istikbali gözler bir taştır İNSAN
fatihan
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4466



« Yanıtla #22 : Kasım 03, 2007, 01:15:03 ÖS »

Moderatöre Bildir   Logged

Mektubat Dersleri için Tıkla>>>    
Evlilik Rehberiniz
www.evlilikmektebi.com
osmanli
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3201



WWW
« Yanıtla #23 : Kasım 11, 2007, 11:27:10 ÖS »

Resül-i Ekrem ölü bir koyunun yanindan gecerken:Gördügünüz su koyun ölüsünün sahibi nezdinde bir kiymeti var mi?diye sorunca,oradakiler,kiymeti olmadigi icin onu buraya atti,dediler.Bunun üzerine resüli ekrem:Nefsim  yedi kudretinde olan Allaha yemin ederim ki,bu dünya bu koyunun sahibi yaninda olan kiymetinden ziyade katinda degerli degildir.Eger dünyanin katinda sivri sinek kanadi kadar bir kiymeti olsaydi,Allahü Teala ondan kafire bir yudum su icirmezdi,buyurdu (ihyau´ulumi´d-din)               H-S :dünya melun ,dünyada olan her sey melun,yalniz icin olan müstesna. Düşünüyorum,öyleyse varım
Moderatöre Bildir   Logged

TARIK
araştırmacı
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 305



« Yanıtla #24 : Kasım 18, 2007, 07:32:16 ÖS »

1. (1965)- Ebû  Saîd (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtü vesselâm) minbere oturdu, biz de etrafında yerlerimizi aldık. Buyurdular ki:"Sizin için korktuğum şeylerden biri, dünyanın süs ve güzelliklerinin sizlere açılmasıdır!"Bir adam(araya girerek söze karıştı ve)"Yani (nâil olacağımız) hayır, şer mi getirecek?"dedi.Resûlullah(aleyhissalâtü vesselâm) bu soru üzerine sükût etti. (Adama: "Sana ne oluyor da Resûlullah'ın sözünü kesip, onunla konuşmaya kalkıyorsun? O sana konuşmuyor ki!."diyepaylıyanlar oldu).Gördük ki, kendisi ne vahiy gelmekte. Derken vahiy hâli açılmış, yüzündeki terleri silmekte idi."Şu soru soran nerede?" diye söze başladı. Ve sanki adamı (sorusu sebebiyle) takdir ediyor gibiydi: Sözlerine şöyle devam etti:"Muhakkak ki, hayır, şer getirmez. Ancak derenin (11) bitirdikleri arasında, ya çatlatarak öldüren ya da ölüme yaklaştıran bitki de var.Yalnız yeşil ot yiyen hayvanlar müstes na. Zîra bunlar yeyip böğürleri şişince güneşe karşı dururlar .(Geviş getirirler),akıtırlar ve rahatça def-i hâcet yaparlar,sonra tekrar dönüp yayılırlar.Şüphesiz ki, bu mal hoştur, tatlıdır. Ondan fakire, yetime ve yolcuya veren bu malın Müslüman sâhibi en iyi (insan)'dir. Bunu haketmeden alan, yediği halde doymayan kimse gibidir. O mal, kıyamet günü aleyhinde şâhidlik yapacaktır." [Buhârî, Zekât 47, Cum'a 28, Cihâd 37, Rikâk 7; Müslim Zekât 123, (1052); Nesâî, Zekât 81, (5, 90).]
            2. (1966)-Yine Ebû Saîd (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah(aleyhissalâtü vesselâm) buyurdular ki: "Dünya tatlı ve hoştur. sizi ona vâris kılacak ve nasıl hareket edeceğinize bakacaktır. Öyleyse dünyadan sakının, kadından da sakının! Zîra Benî İsrâil'in ilk fitnesi kadın yüzünden çıkmıştır." [Müslim, Zikr 99, (2742); Tirmizî, Fiten 26, (2192); İbnu Mâce, Fiten 19, (4000).]
Müslim'in bir rivâyetinde: "Kendinden sonra erkeklere, kadından daha zararlı bir fitne bırakmadım" buyurulmuştur."
            3. (1967)- Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah(aleyhissalâtü vesselâm) buyurdular ki: "Dünya mel'undur, içindekiler de mel'undur, ancak zikrullah ve zikrullah'a yardımcı olanlarla âlim veya müteallim hâriç." [Tirmizî, Zühd 14, (2323); İbnu Mâce, Zühd 3, (4112).]
            4. (1968)-Yine Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah(aleyhissalâtü vesselâm) buyurdular ki: "Dünya, mü'mine hapishâne, kâfire cennettir." [Müslim, Zühd 1, (2956); Tirmizî, Zühd 16, (2325).]
           5.(1969)-Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor:"Dünya sevgisi her çeşit hatalı davranışların başıdır. Bir şeye olan sevgin seni kör ve sağır yapar."[Rezin ilâvesidir. Beyhakî Şuabu'l-Îman'da kaydetmiştir. Hadisin ikinci yarısı Ebû Dâvud'da tahric edilmiştir. (Edep 125, (5150).]
            6. (1970)- İbnu Mes'ûd (radıyalllâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtü vesselâm)'ın yanına girmiştir. Onu bir hasır örgünün üzerinde uyumuş buldum. Hasır, (vüçudunun açık olan) yan taraflarında izler bırakmıştı."Ey 'ın Resûlü dedim, sana bir yaygı te'min etsek de hasırın üstüne sersek, onun sertliğine karşı sizi korusa!""Ben kim, dünya kim. Dünya ile benim misâlim, bir ağacın altında gölgelenip sonra terkedip giden yolcunun misali gibidir." [Tirmizî, Zühd 44, (2378). Tirmizî hadisin s