Sadakat İslamî Forum
 
*
Selamün Aleyküm; Ziyaretçi kardeşim. Ailemiz ferdiysen giriş yap. Değilsen Sadakat Ailesine 10 sn de katılabilirsin. Aralık 03, 2008, 06:42:24 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Şehitlik Mertebesi [21 Temmuz 2008]  (Okunma Sayısı 893 defa)
SadakatNet
Administrator
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132



WWW
« : Temmuz 20, 2008, 04:36:36 ÖS »



 
Hafta:    39


Mevzu: Şehitlik Mertebesi


Araştırmalarınızı bekliyoruz..


(Araştırma yapmak demek bildiklerimizi aktarmak demek değil, bu mevzu hakkında elimizdeki mevcut kitaplardan iktibas yapmak demektir. Her üyemizden bir iktibas yapmasını istirham ediyoruz.)
Moderatöre Bildir   Logged

Sadakat Yönetim Kurulu
SadakatNet
Administrator
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132



WWW
« Yanıtla #1 : Temmuz 20, 2008, 05:03:45 ÖS »

Muhterem Üyelerimiz

Haftanın Konusu başlıklarına yazı eklerken yukarıda diğer üyeler tarafından eklenmiş yazıları kontrol ederek aynısının eklenmemesini ve alıntı yapılan yazılar da kaynak gösterilmesini rica ediyoruz.

Teşekkürler.
Moderatöre Bildir   Logged

Sadakat Yönetim Kurulu
Belinay
Yeni üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 13

Avatar Yok


« Yanıtla #2 : Temmuz 20, 2008, 07:03:15 ÖS »

yolunda canını feda eden bir müslümana şehid denir.

Şehidlik, İslâm'da en büyük mertebedir. Şehidlerin katında kadir ve kıymetleri pek yücedir. Âhirette en büyük rütbenin Peygamberlikten sonra şehidlik olduğu belirtilmiştir. Bunun içindir ki, şehidlerin üzerlerinde bulunan kul hakkından başka bütün günah ve kusurları tarafından afvedilmektedir. Âyet-i Kerîme'de şehidlerle ilgili şöyle buyurulur: "Sakın yolunda öldürülenleri ölüler sanma! Doğrusu onlar Rableri katında diridirler ve Cennet meyvelerinden rızıklandırılırlar. Onlar 'ın kendilerine verdiği ihsandan (şehidlik rütbesinden) dolayı neş'eli haldedirler." (Âl-i İmrân, 169-170). " yolunda öldürülmüş olanlar için ölüler demeyiniz. Belki onlar diridirler. Fakat siz anlamazsınız." (el-Bakare, 154). Hadîs-i şerîflerde ise şöyle buyurulur: "Cennete giren hiçbir kimse, dünyadaki her şey'in kendisinin olması karşılığında dünyaya dönmek istemez. Yalnız şehid olan, kavuştuğu şehidlik rütbe ve nimetlerinden dolayı dünyaya dönüp 10 kere daha öldürülmeyi temenni eder..." Dünya itibariyle şehid sayılmayan, yani, yıkanıp kefenlenmiş olarak gömülen, fakat âhirette şehid muamelesi gören kimselere şehîd-i uhrevî denir. Şehîd-i kâmil olmanın şartlarından birini kaybeden kimseler, bu kısma girerler.

Bundan başka şu kimseler de âhiret şehîdi sayılır:
* Suda boğulanlar.
* Ateşte yananlar.
* Enkaz altında kalanlar.
* Veba gibi bulaşıcı bir hastalıktan ölenler.
* Sıtma gibi ateşli hastalıktan ölenler.
* İlim yolunda ölenler.
* Ciğer hastalıklarından ölenler.
* Doğum sırasında veya lohusa iken ölen kadınlar.
* Baş ağrısından ölenler.
* Karın ağrısından ölenler.
* Ailesinin nafakasını helâlinden kazanmak için çalışırken iş kazasından ölenler.
* Cuma gecesi ölenler.
* Gurbet ilde vefat edenler.
* Akrep, yılan sokması gibi sebeblerle vefat edenler...
"Kıyâmet gününde 3 sınıf şefaat edecek: Peygamberler, sonra âlimler, sonra şehidler..." (Tâc)
selam ve dua ile inşaAllah..


 Buyrun efendim.
Moderatöre Bildir   Logged
ihvan
yazar
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 646



« Yanıtla #3 : Temmuz 21, 2008, 12:34:36 ÖS »

ben şahsen bu sitede dini konularda yorum yapmayı,kendime layık görmem.çünkü ilmim yeterli değil.sadece bu tip konularda değerli  kardeşlerimizi okuyup.onlardan faydalanmak düşüyo bize....elbette çok büyük bir şeref olan şehitlik,her müslümanın dileğidir...bu yolda hizmette ölenlerin de şehit olduğunu bildiğimizden.sadece şunu dileyebilirim,mevlamız,ümmeti muhammede  hizmetten uzak tutmasın.
Moderatöre Bildir   Logged
ruy-ı zemin
aktif yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 839


HÜZÜNLÜ YILLAR....


« Yanıtla #4 : Temmuz 21, 2008, 02:18:53 ÖS »

Şehitlerin sahip olduğu bazı nitelikler ve özel durumlar vardır ki bunlar, şehitlik mertebesinin yüceliğini açık bir biçimde gözler önüne sermektedir.

Şimdi bunlara kısaca değinelim:

"Şehitler cennettedir. Sevgili Peygamberimiz, "Şehid cennettedir."(1) buyurmuştur.

Şehitlerin cennette büyük bir saygınlıkları vardır. Resûlüllah, bu saygınlığın derecesini şöyle dile getirmiştir: "Kudret ve iradesiyle yaşadığım 'a yemin ederim ki, yolunda savaşıp öldürülmeyi, sonra tekrar dirilerek savaşıp tekrar öldürülmeyi, ardından yine dirilerek savaşıp yine öldürülmeyi arzu ederdim."(2)

Bu arada şunu belirtmeliyiz ki, Resûlüllah Efendimiz son peygamber olarak cennetteki en yüksek makamın sahibidir. Şehitlik makamının yüceliğini vurgulamak için bu anlatım yolunu seçmiştir.

Bu sebeple hadisi, "Eğer en yüksek makam olan Peygamberlik makamında olmasaydım, şehitlik makamının kazandırdığı bu büyük ayrıcalığı defalarca yaşamak isterdim." şeklinde anlamak gerekir.

Hz. Peygamber'in arzuladığı şeyi bizzat şehit nasıl arzulamaz?

Yine Hz. Peygamber (s.a.s.) buyuruyor: "Yeryüzündeki her şeye sahip olsa da, cennete giren hiç kimse tekrar dünyaya dönmek istemez. Ancak şehit, gördüğü hürmetten dolayı dünyaya dönmeyi ve on kere şehit olmayı arzu eder."(3)

Kul hakkı dışında bütün günahları affedilir. Resûlüllah efendimiz, "Şehidin, borç (kul hakkı) dışındaki bütün günahları affedilir."(4)
buyurmuştur.

Şehitler şefaat edeceklerdir. Sahabilerden Ebu'd-Derda'nın rivayet ettiğine göre Resûlüllah (s.a.s) "Şehit, ailesinden yetmiş kişiye şefaat eder."(5) buyurmuştur.


1- Ahmed ibn Hanbel, V, 58.
2- Buharî, Sahih, Cihad, 7; Müslim, Sahih, İmare, IO3.
3- Buharî, Sahih, Cihad, 21.
4- Müslim, Sahih, İmare, 119.
5- Ebû Davud, Sünen, Cihad, 21.
Moderatöre Bildir   Logged

پاى مار      چشم مور      نان ملا      كس نديد
yusuf ünal
Yeni üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2

Avatar Yok


« Yanıtla #5 : Temmuz 22, 2008, 12:09:44 ÖÖ »

Şehitlik mertebesi:cenabu hakın kullarına verdiği makamlardan peygamberlikten sonra en büyük makamdır.Hazreti hamzanın makamıdır.şehit şahit olmak demek yani şehit olurken hazreti ın cemalini ve cennetdeki makamını gösterdiği için ona şahit olduğu için bu isim verilmiştir.
Efendimiz bir hadisi şerifinde buyuruyorki ;ümmetimin fesada uğradığı bir zamanda bir sünnetimi ihya edene hz 100 şehit sevabı verir buyurmuştur.demekki sünneti seniyyeye ittibada çok büyük sevap var .Hz iman ve hidayetde daim etsin. iyi akşamlar sadakat.com üyeleri
Moderatöre Bildir   Logged
aşk hamalı
aktif okur
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 129

Avatar Yok


« Yanıtla #6 : Temmuz 22, 2008, 01:43:53 ÖS »

Değerli Kardeşimiz;

1-Şehid Kimdir?

yolunda canını feda eden bir müslümana şehid denir.

Şehidlik, İslâm'da en büyük mertebedir. Şehidlerin katında kadir ve kıymetleri pek yücedir. Âhirette en büyük rütbenin Peygamberlikten sonra şehidlik olduğu belirtilmiştir. Bunun içindir ki, şehidlerin üzerlerinde bulunan kul hakkından başka bütün günah ve kusurları tarafından afvedilmektedir. Âyet-i Kerîme'de şehidlerle ilgili şöyle buyurulur: "Sakın yolunda öldürülenleri ölüler sanma! Doğrusu onlar Rableri katında diridirler ve Cennet meyvelerinden rızıklandırılırlar. Onlar 'ın kendilerine verdiği ihsandan (şehidlik rütbesinden) dolayı neş'eli haldedirler." (Âl-i İmrân, 169-170). " yolunda öldürülmüş olanlar için ölüler demeyiniz. Belki onlar diridirler. Fakat siz anlamazsınız." (el-Bakare, 154). Hadîs-i şerîflerde ise şöyle buyurulur: "Cennete giren hiçbir kimse, dünyadaki her şey'in kendisinin olması karşılığında dünyaya dönmek istemez. Yalnız şehid olan, kavuştuğu şehidlik rütbe ve nimetlerinden dolayı dünyaya dönüp 10 kere daha öldürülmeyi temenni eder..."

Böyle büyük ve ulvî makam ve yüce rütbeye her müslüman kavuşmayı cân ü gönülden arzu eder, bütün varlığıyla 'tan temenni ve niyazda bulunur. Ancak kalbinde küfür ve nifak bulunanlardır ki, böyle yüce bir nailiyete kavuşmak azim ve şevkinde bulunmazlar. Hadîs-i şerîf'te şöyle buyurulur: "Şehâdete nailiyeti Teâlâ'dan sıdk ile isteyen kimseyi, şehidler mertebesine ulaştırır. Velev ki döşeğinde vefat etsin." 'ın rahmetinin genişliği ne kadar büyük...

2-Şehîd-i Kâmil Kime Denir?

Hem dünya hem de âhiret itibariyle şehid sayılan kimselere, şehîd-i kâmil denir. Bunlar muharebede öldürülenler, yahut âsiler, eşkıyalar, anarşistler veya evinde hırsızlar tarafından gadren ve zulmen öldürülen kimselerdir. Bir müslümanın şehîd-i kâmil sayılabilmesi için 6 şart lâzımdır:
1 - Müslüman olmak.
2 - Akıllı olmak.
3 - Bâliğ olmak.
4 - Cünüp olmamak, hayız ve nifas hâlinde bulunmamak.
5 - Vurulmanın akabinde hemen ölmüş olmak. Vurulduktan sonra, ölmeden önce, yeyip içer, tedavi görürse, vurulduğu yerden başka tarafa taşınırsa veya üzerinden bir namaz vakti geçecek kadar yaşarsa, kâmil şehidlik kısmından çıkar. Uhrevî şehîd olur.
6 - Öldürülmüş olmasından dolayı, öldüren kimseye kısas icab etmek. Yani, kasden öldürülmüş olmak. Hatâen öldürülme durumlarında, katile kısas vâcib olmadığı için, maktûl şehîd-i kâmil kısmına girmez. Şehîd-i kâmiller, yıkanmadan kanlı elbiseleri ile gömülürler. Hz. Ömer ile Hz. Ali'de bu şartlardan biri bulunmadığı için yıkandılar; Hz. Osman ise, yıkanmadan gömüldü.

3-Şehîd-i Uhrevî Kime Denir?

Dünya itibariyle şehid sayılmayan, yani, yıkanıp kefenlenmiş olarak gömülen, fakat âhirette şehid muamelesi gören kimselere şehîd-i uhrevî denir. Şehîd-i kâmil olmanın şartlarından birini kaybeden kimseler, bu kısma girerler.

Bundan başka şu kimseler de âhiret şehîdi sayılır:
* Suda boğulanlar.
* Ateşte yananlar.
* Enkaz altında kalanlar.
* Veba gibi bulaşıcı bir hastalıktan ölenler.
* Sıtma gibi ateşli hastalıktan ölenler.
* İlim yolunda ölenler.
* Ciğer hastalıklarından ölenler.
* Doğum sırasında veya lohusa iken ölen kadınlar.
* Baş ağrısından ölenler.
* Karın ağrısından ölenler.
* Ailesinin nafakasını helâlinden kazanmak için çalışırken iş kazasından ölenler.
* Cuma gecesi ölenler.
* Gurbet ilde vefat edenler.
* Akrep, yılan sokması gibi sebeblerle vefat edenler...

4-Şehîd-i Hükmî Veya Şehîd-i Dünyevî Kime Denir?

Bunlar münafıklardır. Bunların kalblerinde bulunan nifak emaresini sadece Cenâb-ı Hak bildiği için, dünya itibariyle şehid muamelesi yapılır. Çünkü bunlar, dış görünüşleri itibariyle müslümanlardırlar, fakat kalbleri itibariyle kâfir...

5-Şehidlerle İlgili Bâzı Hadîs-i Şerîfler:

"Malını müdafaada öldürülen şehiddir, ırz ve nâmusunu müdafaa ederken öldürülen şehiddir, nefsini müdafaada öldürülen şehiddir..."
"Şehidleri kanları ile sarın. Zira yolunda açılan bir yara kıyâmet günü mahşere geldikte, o yara, rengi kan rengi, kokusu misk kokusu olarak kanar..."
"Şehidler cennetin kapısında, nehrin parlak zinetinde, yeşil çadırdadır. Sabah - akşam rızıkları Cennetten onlara gelir."
"Ma'rûfu emr ve münkeri nehiyden dolayı katledilen şehiddir."
"Kim Cuma günü vefat ederse şehiddir."
"Kim hayvanından düşüp ölürse o kimse şehiddir."
"Suda boğulan şehiddir, ateşte yanarak ölen şehiddir, gurbette garip ölen şehiddir, zehirli hayvan sokmasından ölen şehiddir, karın ağrısından ölenler şehiddir, bina yıkılıp altında kalarak ölen şehiddir, evinin üstünden (damdan) düşerek boynu kırılıp ölen şehiddir, üzerine büyük taş düşüp ölen şehiddir..."
"Din kardeşini müdafaada katlolunan şehiddir, mâsum olan komşusunu savunurken öldürülen de şehiddir..."
"Şehidin borçtan başka bütün günahları mağfiret olunur." (Müslim) Bâzı âlimler denizde şehid olmanın, kul borcuna dahi keffaret olacağını ileri sürmüşlerdir. "Şehid, ehl-i beytinden (aile ve akrabasından) 70 kişiye şefaat eder, şefaati kabûl edilir." (Ebû Dâvud, Tirmizî).
"Kıyâmet gününde 3 sınıf şefaat edecek: Peygamberler, sonra âlimler, sonra şehidler..." (Tâc)
Selam ve dua ile...
Moderatöre Bildir   Logged
ezizhar
Yeni üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 28

Avatar Yok


« Yanıtla #7 : Temmuz 26, 2008, 09:34:19 ÖS »

Boğularak ölen şehiddir. Yanarak ölen şehiddir. Gurbette ölen şehiddir. Yılan gibi bir haşeratın sokup zehirlemesinden dolayı ölen şehittir. Karın sancısından ölen şehiddir. Çöken evin altında kalan şehiddir. Damdan düşüp ayağı veya boynu kırılarak ölen şehiddir. Üzerine taş yuvarlanarak ölen şehiddir. Canını korurken öldürülen şehiddir. Malını korurken öldürülen şehiddir. Din kardeşini savunurken ölen şehiddir. Komşusunu savunma uğrunda öldürülen şehiddir.HZ. BUNLARDAN BİRİ OLMAYI HEPİMİZE NASİP ETSİN.AMİN
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Takva vera ve zuhd hakkında.. MANEVİYAT DÜNYAMIZ Miftahulkuluub 7 1163 Son Mesaj Eylül 20, 2008, 04:43:01 ÖS
Gönderen: Mahi
Receb-i Şerif ve Regaib Kandili [3 Temmuz 2008] HAFTANIN MEVZUU SadakatNet 7 869 Son Mesaj Temmuz 13, 2008, 11:41:28 ÖS
Gönderen: Ferzin
Sahabe-i Kiram'ın Üstünlüğü [14 Temmuz 2008] HAFTANIN MEVZUU SadakatNet 9 951 Son Mesaj Temmuz 20, 2008, 07:42:00 ÖS
Gönderen: Belinay
Temmuz ayinda okunan hatimler ve düasi HATİM FAALİYETLERİMİZ müteallim 4 580 Son Mesaj Ağustos 13, 2008, 03:25:33 ÖS
Gönderen: yasemay
Mirac Kandili [28 temmuz 2008] HAFTANIN MEVZUU SadakatNet 10 1009 Son Mesaj Temmuz 30, 2008, 11:28:47 ÖÖ
Gönderen: Ferzin
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


Sadakat İslami Forumları 2004-2008
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM