|
Miftahulkuluub
|
 |
« : Mayıs 25, 2007, 03:17:38 pm » |
|
Asrı saadetten günümüze kadar, islam kültürüyle yoğrulmuş topraklarımızda yemek yemek kadar doğal olan yaşam tarzlarımız vardır.
İnsanlarımız günümüzde islamı sadece kendi içlerinde yaşadıkları için ve zamanlada bu yaşamı tatbik edenler azaldığı için; azınlıklıkların aslında son derece normal ve olması gereken hareketleri komik bir duruma dönüştü.
Bazen gazetelerde dikkatimizi çeker. Okuduğumuz zaman çok normal olarak karşılayacağımız bir davranış ya da durum öyle bir anlatmışlardır ki, ne kadar ilkel, bağnaz ve basit bir mesele statüsünde ele alınmıştır..
Mesela geçen mecliste bir milletvekili eline bir kağıt almış. Bakın, bu kağıttaki yazanları falanca okulda öğretmen öğrencilere dağıtmış diye. İçeriğini okuyuncu güldüm tabiki. Olması gerektiği gibi. Cuma günü tırnak kesilmesi, guslün cuma günü alınması gibi sünnet olan davranışlar. Neyse konuyu fazla uzatmadan benim günlük hayatta gördüğüm ve karşılaştığımız komik durumlara bir kaç örnek vereyim dedim. Acaba bu komikliği ben çok mu abartıyorum yoksa gerçekten sizin yaşamınızda da örneklere bizzat rastlıyor musunuz.
•Yemek yemeyi bitirdiği zaman masadaki ekmek kırıntılarını üşenmeden teker teker parmaklarıyla toplar ve ağzına katar.
•Üniversitede karşı cins arkadaşıyla karşılaştığında samimi bir el sıkma teklifini geri çevirmek için her türlü yolu dener, ve arkadaşını şaşkına çevirir.
•İçki, sigarayla ilgilenmek şöyle dursun, sucuk yemez, kola da içmez, genelde tavuk bile yemez.
•Özellikle okulda yediden yetmişe herkesin giydiği giyim tarzından farklı olarak sadece resmi kurumlarda görülen ütülü pantolon ve beyaz çizgili gömlekle okula gelir.
•Karşı cins biriyle konuşması icap ettiği zaman, sanki onu dinlemezmiş gibi yüzüne bakmamak için kafasını sağa sola döndürür ve muhatabının canını sıkar.
•Bazen namaz yetişmeyecek diye koskocaman otobüsü herkesin hayret bakışları arasında yolun ortasında durdurur ve iner. Abdest alıp, namazını kılar ve bir namaz uğruna saatlerce tekrar araba beklemek zorunda kalır.
•Düğün ya da diğer merasimlere misafir olarak gittiği zaman önüne gelen tavuklu pirinç pilavını yeme esnasında tavukları teker teker üşenmeden kenara iter ve pilavı yer. Görenlerin aklına Lazların ayran içmesi gelir.
•Çarşi-ü pazarda gezerken hep önüne bakar, bazen bunu abarttığı zamanlar direk ve kaldırımlara çarptığına rastlanmıştır.
•Okulda kız erkek bir araya gelip muhabbet yaparlarken hızla oradan uzaklaşır ve sosyal yönden arkadaşlarından ayrı kaldığından dolayı bazıları ona “ot ” derler.
•Nerede olursa olsun hiç üşenmeden 99 luk tesbih ve takkesini cebinden çıkarmaz. Hatta bazı görenler cebinde asırlar öncesinin diş fırçası misvaka bile rastlamışlardır.
•Sınıfta ödev yaparken herkes dışarı çıktığı zaman bakar. Eğer karşı cinsten bir kişi kalmışsa sınıfta, kitaplarını aldığı gibi sınıftan fırlar. Hiç kötülük yapmak aklından geçmeyen masum arkadaşı bu harekete çok alınır. “Deli mi bu çocuk ya? Ne yaptım ki ona?” diye sitem eder.
•Tuvalete gireceği zaman üşenmeden çoraplarını çıkarır, hatta paçalarını bile sıvar. Görenlerde “kuyuda araştırma yapacak herhalde” diye takılırlar.
•O kadar namazkolik olmuştur ki trenin tuvaletinde abdest alır ve koltukta oturduğu yerden namaz kılar. Görenlerin bazıları da içinden, “dinciliğin bu kadarına da pes doğrusu” derler.
•Başına bir olay geldiği zaman haklı olsa bile karşısındakiyle uğraşmaktan çok “acaba bu ceza neden başıma geldi” diye düşünür. Karşısındaki suçlu da fırsattan istifade arazi olur.
•Televizyonda film vb. programları kesinlikle izlemez. Hatta haber izlerken bile renkten renge girer. Ve hatta o kadar abartmıştır ki kanal değiştireceği zaman, gözlerini televizyonun 1,5 metre yanına çevirir. Çevirdiği kanalın uygunluğunu göz kararı ile tesbit eder, uygunsa yüzünü ekrana öyle çevirir.
•Sıcak su olmadığı zamanlar bile bazen banyo yapmam icap ediyor der, kışın soğuğunda buz gibi suyla banyo yapar. Görenler ölüme susamış derler.
•Sınıf arkadaşının en anlamlı günü olan doğum günü partisinde onlara eşlik etmemek için 50 dereden su getirir ve arkadaşının şevkini kırar.
Miftahulkuluub 25.05.2007
|
Ebû Hüreyre radıyallâhü anh’den: “Bir kimse, bir yerde gıybet edilmesine mâni olursa, Cenâb-ı Hakk, ondan yetmiş türlü âfet ve belâyı uzaklaştırır.”
|
|
|
|
Fatihan
|
 |
« Yanıtla #1 : Mayıs 25, 2007, 03:23:56 pm » |
|
Elinize sağlık.Burada yazılanlara son nefese kadar uymayı nasip etsin Hz.Mevla.
|
|
|
|
|
ankebut-57
|
 |
« Yanıtla #2 : Mayıs 25, 2007, 04:18:35 pm » |
|
Olayı izah tarzınız oldukça hoş olmuş. Komik olarak nitelendirdiğiniz kişiler zümresine ilhâk olabilmek dileğiyle... Selam ve sevgiler...
|
Âlimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır.( عشقْ) Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır. ( ايمان) www.ayasofya.org
|
|
|
|
enfa
|
 |
« Yanıtla #3 : Mayıs 25, 2007, 04:39:46 pm » |
|
Komik olarak nitelendirdiğiniz kişiler zümresine ilhâk olabilmek dileğiyle elinize sağlık..
|
Zaman diyorum, biraz daha zaman.Dilimin ucundaki kelimeler bu kış donmazsa bir dahaki yıl uçmayı öğrenecekler!
|
|
|
|
Himmet
|
 |
« Yanıtla #4 : Mayıs 25, 2007, 04:51:13 pm » |
|
Bugün "Deli aklıyla değil duygularıyla yaşayan insandır" şeklinde bir yazı okumuştum. Sizin tarif ettiğiniz deli modeli Allahımız ındinde en kıymetli olanı. Kırıntı meselesi toplum içinde hakikaten şaşkınlık uyandırıyor. Hele ki misafirlikte ev sahibi "acabaki doymadımı" şeklinde nazar eder. Siz bir yandan kırıntıları toplamaya çalışırken diğer yandan önünüze bir sürü ekmek getirirler. Hatta lokantada yemeğini yiyen bir yakınımıza garson gelip "paranız yoksa önemli değil abi biraz daha yemek getirebilirim" diye teklifte bulunmuş. Tavuktada sevmiyorum diyorsunuz o zaman sade getirelim diyorlar. Pilav pişirilirken tavuğun suyu ilave edildiği için sade olarakta kabul edemiyorsunuz. Bu sefer oruçlu zannediliyor.Nafile oruç gizli olması gerektiğinden illaki yemeniz için ısrar ediliyor vs. :? Bu devirde Behlül dane hz. gibi işi deliliğe vurmak en güzeli herhalde.. 
|
Zatının, Sıfatının,Esmasının, Efalinin hudutsuzluğunca Şükürler olsun Ya RABBİİM..
|
|
|
|
İsra
|
 |
« Yanıtla #5 : Mayıs 25, 2007, 04:53:40 pm » |
|
yaznız ve yazınızın başlığı bana Hekimoğlu İsmal'in "Bir deliyle evlendim"romanını hatırlattı:)
ellerinize sağlık
|
|
|
|
eslem
Yeni üye
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 32
|
 |
« Yanıtla #6 : Mayıs 25, 2007, 09:42:02 pm » |
|
Allah razi olsun ...yüreğinize sağlık
|
ey ızdırap anladımki herşey seninle...sen HAKKA giden yolda vuslata vesile...
|
|
|
|
Müsenna
|
 |
« Yanıtla #7 : Mayıs 25, 2007, 09:50:39 pm » |
|
Allah razı olsun ,yazınız Hasanı Basri hzlerinin "Siz Ashabı Kiramı görseydiniz onlara deli derdiniz ,Ashabı Kiram sizi görseydi onlarda size müslüman demezdi" sözünü hatırlattı. Hz Allah Tam manasıyla İslamı yaşamayı nasib etsin..
Dip not:İncelemeye alacaktık ama üyeler beğendi.
|
Fekün za-iktisadin fi umurike külliha. Feahsin ahval’l-feta husnü kasdihi.
|
|
|
|
selcuklu
|
 |
« Yanıtla #8 : Mayıs 25, 2007, 11:41:36 pm » |
|
Elinize sağlık.Burada yazılanlara son nefese kadar uymayı nasip etsin Hz.Mevla. AMIN;
|
Bilki gül koklanir solana kadar Dost ise sevilir ölene kadar
|
|
|
|
ben biryolcuyum
|
 |
« Yanıtla #9 : Mayıs 26, 2007, 11:22:52 am » |
|
teşekkeür ederim verdiğiniz malumattan dolayı Allah razı olsun.
|
Senden daha yüksek birisi konuşurken onun söylediğini daha iyi bilsen bile sakın itiraz etme.
|
|
|
|
müteallim
|
 |
« Yanıtla #10 : Mayıs 28, 2007, 12:31:23 am » |
|
DELI  VELI
|
|
|
|
|
Fatihan
|
 |
« Yanıtla #11 : Mayıs 28, 2007, 09:31:55 am » |
|
DELI  VELI "Deli olmadan Veli olunmaz."
|
|
|
|
|
insirah
|
 |
« Yanıtla #12 : Haziran 26, 2007, 02:46:25 am » |
|
biizimle paylaştığınız için teşekkür ederim
|
...Ölümü özüne sevdir. Nasıl olsa gelecek...
Çalınan her kapı hemen açılsaydı, ümidin, sabrın ve isteğin derecesi anlaşılmazdı. . . ! Hz Mevlana
|
|
|
|
zaman_1453
|
 |
« Yanıtla #13 : Haziran 27, 2007, 04:54:19 pm » |
|
Elinize sağlık.Burada yazılanlara son nefese kadar uymayı nasip etsin Hz.Mevla. 
|
“Yüce ve mübârek bulunan Allah(cc), sizin üzerinize ramazan orucunu farz kıldı. Bende onun gecelerinde terâvîh için kâim olmayı sünnet kıldım. Kim farziyyetine inanarak onun orucunu tutar ve sevâbını ümîd ederek ( teravih namazını kılmaya) kâim olursa, annesinden dünyaya geldiği gün gibi günahlarından (arınıp selâmete) çıkar”
|
|
|
|
Lika
|
 |
« Yanıtla #14 : Ekim 31, 2008, 05:41:04 am » |
|
Allah razı olsun.Ne mutlu böyle yaşayabilenlere.Hz.Allah son nefese kadar yaşabilenlerden eylesin cümlemizi.(amin)
|
|
|
|
|
Günbatımı
|
 |
« Yanıtla #15 : Aralık 07, 2008, 01:30:48 pm » |
|
Allah razı olsun.Ne mutlu böyle yaşayabilenlere.Hz.Allah son nefese kadar yaşabilenlerden eylesin cümlemizi.
Amin! Yazının yerini "2007-2008 En'leri" bölümünden farkettim. Çok güzel tespitler doğrusu... Allah razı olsun. Yalnız "tavuk yeme" konusuna biraz takıldım. Duyduğum bazı şeyler vardı ama kesin olmadığı için gözardı ediyordum. Bilgi veren olursa sevinirim... 
|
Dilin hıfz eyle, gıybet etme ey yâr, Ve yıkma bir gönül bir sözle zinhâr, Sen etme sırr-ı nâsı nâsa izhâr, GÜLEÇ YÜZLÜ, GÜZEL SÖZLÜ OL EY CÂN!
|
|
|
|
lalegül
|
 |
« Yanıtla #16 : Aralık 31, 2008, 12:52:13 pm » |
|
Çok güzel bir yazı, bizimle paylaştığınız için teşekkürler.
|
Şu rahmete bakın ki, insanlar bütün azalarıyla günah işlerken, sadece diliyle yaptığı tövbeyle affolunuyor.
Aziz Mahmud Hüdai (k.s)
|
|
|
|
Fatihan
|
 |
« Yanıtla #17 : Aralık 31, 2008, 04:46:54 pm » |
|
Allah razı olsun.Ne mutlu böyle yaşayabilenlere.Hz.Allah son nefese kadar yaşabilenlerden eylesin cümlemizi.
Amin! Yazının yerini "2007-2008 En'leri" bölümünden farkettim. Çok güzel tespitler doğrusu... Allah razı olsun. Yalnız "tavuk yeme" konusuna biraz takıldım. Duyduğum bazı şeyler vardı ama kesin olmadığı için gözardı ediyordum. Bilgi veren olursa sevinirim...  Her önümüze gelen tavuğun yenilmemesi, kesimi konusunda emin olduktan sonra yenilmesi tavsiye edilmektedir. Ayrıntılı bilgi için şu yazıyı okuyabilirsiniz Hazır Tavuklar Neden Yenmez?
|
|
|
|
|
Devri Âlem
|
 |
« Yanıtla #18 : Şubat 05, 2009, 05:33:03 am » |
|
Asr-ı Saadet tablosunu şöyle bir gözümüzün önüne getiriyoruz.. Hasan Basri Hazretlerinin Sahabi Efendilerimiz hakkındaki sözü aklıma gelir bu yazıyı okuduğumda...
O günden bugune asrılar geçti.. Ama sanırım topraktan gelen âdemoğlu hiç değişmedi gibi... Toplumun (ön)yargılarına karşı doğru bildiğiniz hakikatleri yaşama cehd ve gayreti.. Buna karşılık belki de bir Ebu Zer yalnızlığına terkedilmeye yüztutan insan manzaraları.. Ebu Zer ise üzgün müydü yalnızlığından, ya da inandıklarını, Hak rızası adına binlerce kez yobaz , "deli" , "tutucu" yakıştırmalarına aldırış ediyor muydu Ahir zamanda "deli(!)" gibi yaşayabilme gayreti,cehdi içinde olan müminler...
Boğaz köprüsünden geçiyoruz..Trafik donma derecesinde durmuş. Vakit akşam ya da yatsı namazı vaktiydi.(hadise uzun yıllar evvel geçtiğinden tam vakit aklımda değil) Köprüde yol çalışmaları var ve yolun bir kısmı kapanmış.. Tam o sırada trafiğe kapalı alanda hayretler veren şu manzarayı görüyorsunuz.
Sudi Arabistan'dan gelen bir aile arabalarını kenara parketmiş ve ailece vakit namazlarını cemaatle kılıyorlar...
Belki onlar izleyenlerin gözünde "deli" idiler.. Ama Hak teala hazretlerinin yanında hakiki kulluğa yükseliyordular..
Asrı Saadette sevdiklerinizden infak etmedikçe emri ile evlerine koşan ve sevdiklerinden infak etmek için ellerinden gelen gayreti gösteren hangi sahabi gönlü var ahir zaman gönüllerinde?
Ya da kaçımız bir namazın vaktini geçirmemek adına yolun ortasına seriyoruz seccadelerimizi?
Kaçımız Hak Teâlâ hazretlerinin, Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam'ın, Gönül Sultanlarımızın emir buyurdukları adına hicret ediyoruz tüm yalnışlıklardan?
Kaçımız ahir zamanda "deli" olabiliyoruz?
Kaçımız bir yalnışta gördüğü mümin kardeşini emri bil marufla ama güzellikle, nefret ettirmeden, sevdirerek, müjdeleyerek yeniden hidayetine vesile olabiliyoruz?
Evet.. Bu güzel yazının herbir maddesini teker teker yeniden okuyalım ve bir iç muhasebe ile sağlamaları yapalım...
|
اَلْعِلْمُ يَرْفَع بُيوتًا لاَعِمَادًا لَهَا وَالْجِهلُ يَهْدِم بِيُوتَ اْلعِزَّ وَلْكَرَمِ
|
|
|
hüda
Yeni üye
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 23
|
 |
« Yanıtla #19 : Şubat 22, 2009, 06:35:00 pm » |
|
ne güzel ne güzel ne güzel böyle bi zamanda Rabbimizin emirlerine uyarak yasayanlara varsin kinasinlar varsin deli desinler Rabbimiz cümlemizi hakikat ehli olanlardan eylesin...
|
|
|
|
|
|