|
fazıl14
|
 |
« : Ocak 03, 2009, 08:16:04 am » |
|
1.Vasiyet:Cennete Koyacak Güzel Ameller İşleyin Muaz b.Cebel (r.a) şöyle riavyet ediyor: Peygamber aleyhisselam ile bir seferde bulunuyordum.Bir gün sabahleyin onun yanında beraber ve yürüyorduk.Kendisine dedim ki: -Ey Allah`ın Resulü, bana cehennemden uzaklaştıran ve cennete koyan bir iş haber ver.Allah`ın Peygamberi buyurdular ki: -Bana büyük bir şeyden sordun.Ancak Allah`ın kolaylaştırdığı kimseye o, kolaydır.Şöyle ki: Allahà ibadette bulunur, ona hiçbir şeyi ortak koşmasın, namazı devamlı olarak kılar, haccını da eda edersin.Ve ilave ederek:Sana hayır kapılarını gösteriyim mi? Oruç, günahlardan koruyucu bir ibadettir.Sadaka, suyun ateşi söndürdüğü gibi gnahların ateş azabıbı söndürür.Kişinin, gecenin tenha vaktinde kıldığı namaz, Salih kulların alametidir.Sonra Resulullah aleyhisselam: -“Çok ibadet etmekten, ( o kimselerin) vücudları yatakalrdan uzak kalır:Korkak ve ümid ederek Rablerini yalvarırlar, verdiğimiz rızıklardan başkalarına veririler, yaptıklarına karşılık olarak, onlar için gizlenen müjdeyi bilen olmaz.” Mealindeki (Secde Suresi) Ayet-i Kerimeyi okudu.Bundan sonra buyurdular: -Sana işin başını, temel direğini ve zirvesini söyleyim mi? -Söyle ey Allah`ın Resulü dedim.Buyurdular ki: İşin başı İslam, temel direği namaz, zirvesi de cihad`dır (Allah`ın dininin yayılması için çalışmaktır) Bundan sonra buyurdular ki: -Bunların hepsini koruyan şeylerin ne olduğunu haber vereyim mi? -Haber ver, Ey Allah`ın Resulü dedim. Bunun üzerine eli ile dilini işaret ederek: -Bunu yani dilini koru, buyurdular.Bunun üzerine: -Konuştuklarımız ile mesul tutulur muyuz, ey Allah`ın Resulü? Diye sordum. -Allah, Allah, ey Muaz! Dillerinin ettiğinden başka bir şey insanları cehenneme atar mı? Yani çoğu defa insanı felakete götüren dilinin yaptıklarıdır, buyurdu.(Tirmizi)
Kaynak:Osmanlı Yayınevi
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #1 : Ocak 04, 2009, 08:21:18 am » |
|
2.Vasiyet:Sakın Namazı terk etmeyin Hazreti Hüseyin (r.a) henüz süt emmekte iken hastalanmış ve sabaha kadar uyumamıştı.Sabaha doğru biraz uyur gibi olmuş, Hazreti Fatıma Validemiz de vakitten istifade ederek, sabah namazını kılıp yatmışlardı.Mescid-i şerifte sabah namazını kıldıran Resulü Ekrem Efendimiz, adeti üzere kızı Fatıma`nın saadetli evine teşrif etmişlerdi.Hazreti Fatıma`yı uyur vaziyette görünce; onu sabah namazını kılmadan yatmış sanarak: -Ey kızım Fatıma, Peygamber kızıyım diye sakın namazı terk etme! Beni hak peygamber olarak gönderen Allah`a yemin ederim ki, namazını vaktinde kılmadıkça; cennete gireceğini zannetme, buyurmuşlar ve namazın hiçbir suretle ihmal edilemeyeceğini beyan buyurmuşlardır. Ondan sonra Hazreti Fatıma: -Canım babacığım, sabaha kadar uyumadım.Sabah namazını kılıp da yattım, deyince Peygamber Efendimiz: -Müjdeler olsun sana ey kızım Fatıma, Ahirette böyle sıkıntılar görmeyeceksin, buyurdular.
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #2 : Ocak 05, 2009, 12:13:45 pm » |
|
3.Vasiyet:En Faziletli Kadınlardan Olun Ebu Ümame (r.a)`ın rivayetine göre: “Resulullah aleyhissalatu vesselam şöyle buyurmuşlardır: -“Mü`min, Allah`a takvadan sonra en ziyade Saliha bir zevceden hayır görür.Böylesi bir kadına emretse itaat eder.Ona baksa sürur duyar, bir şeyi yapıp yapmaması hususunda yemin etse, kadın bunu yerine getirerek onu yeminden kurtarır, kadınında ayrılıp uzak bir yere gitse, kadın hem kendi namusu ve hem de adamın malı hususunda hayırhah ve dürüst olur.
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #3 : Ocak 05, 2009, 12:14:34 pm » |
|
4.Vasiyet:Kocalarına Eziyet Veren Kadınlardan Olmayın Ebu Ümame (r.a) anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam`a bir kadın geldi, yanında iki çocuğu vardı.Kadın bunlardan birini sırtına almış, diğerini de yediriyordu.Aleyhissalatu vesselam onu görünce (taktirlerini) şöyle ifade buyurdular: -“(Kadınlar çocuklarını karınlarında) taşırlar, doğururlar ve onlara merhamet beslerler.Bunlar bir de kocalarına eziyet vermezler ve namazlarını kılarlarsa cennete girerler” buyurmuşlardır.
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #4 : Ocak 06, 2009, 12:26:41 pm » |
|
5.Vasiyet:Sadaka Verin. Cabir (r.a)`ten şöyle anlatılır: Peygamberimiz aleyhisselam ile Bayram namazında bulundun da, ezan ve kamet okumadan, hutbeden önce namaza başladı.Sonra Bilal (r.a)`e dayanarak hutbe okumak için kalktı.Ve takvayı emrederek Allah`a taat ve ibadete teşvik etti ve insanlara vaz-u nasihatte bulundu.Sonra, Mescidin gerisinde bulunan kadınlara geldi ve onlara da vaz-u nasihat ederek: -Sadaka veriniz, çünkü çoğunuz cehennem yakacağısınız!, deyince kadınların hayırlılılarından, yanakları al biri kalktı ve: -Ey Allah`ın Resulü; neden çoğumuz cehennem yakacağı oluyoruz, dedi. Peygaberimiz aleyhisselam bana cevaben şöyle buyurdu: -“Çünkü, siz çok çok şikayet eder ve kocanızın nimetlerini örter, görmesiniz.” Bunun üzerine kadınlar ziynetlerinden küpelerini ve yüzklerini Bilal`in elbisesine koyarak sadaka vermeye başladılar.
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #5 : Ocak 06, 2009, 12:34:35 pm » |
|
6.Vasiyet:Nimetlere küfretmeyin. İbni Abbas (r.a) anlatıyor: Peygamber aleyhisselam zamanında güneş tutulmuştu.Allah`ın Resulü namaz kılıp uzun uzun kıyamda kaldı. -Muhakkak güneş ile ay Allah`ın ayetlerinden birer ayettir.Hiç bir kimsenin ölümü ve yaşaması için tutulmazlar; şu halde tutulduklarını görünce Allah`ı zikrediniz. İnsanlar dediler ki: -Ey Allah`ın Resulü, durduğun yerde bir şey almaya uzanmış oldun mu, sonra da irkilip geri çekildiğini gördük. Bunun üzerine Peygamberimiz aleyhisselam: -Kati olarak cenneti gördüm de, bir salkım üzüm yakaladım.Koparmaya Muaffak olsaydım, dünya durduğu sürece ondan yiyebilecektiniz.Bana cehennem de gösterildi.Şu anda gördüğüm manzaradan daha kötü bir manzara görmedim.Cehennemdekilerin çoğunu da kadınlardan gördüm, buyurdu. -Ey Allah`ın Resulü, ne sebeple onların çoğu kadınlardandır? Diye sordular.Peygamberimiz aleyhisselam -Küfürleri sebebiyle, cevabında bulundu. -Allah`a mı küfrediyorlar? Diye yine sordular. Peygamberimiz aleyhisselam: -“Kocalarına ve kendilerine yapılan nimete küfrediyorlar; onlardan birine dünyayı versen, yahud ömrü boyunca iyilikte bulunsan, yine senden hoşlarına gitmeyen bir şey görünce, senden hiçbir zaman hayır görmedim, derler” buyurdu.(Buhari, Mülslim, Nesei)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #6 : Ocak 07, 2009, 12:32:31 pm » |
|
7.Vasiyet:Zekatınızı verin. Ebu Hüreyre (r.a) Peygamberimiz aleyhisselamın zekatını vermeyenler hakkında şöyle buyurduğunu anlatıyor: Kim Allah kendisine mal vermiş de zekatını vermemişse, zekatı verilmemiş olan o malı, kıyamet gününde, iki gözü üzerinde iki siyah nokta bulunan korkunç ve zehirli erkek bir yılan suretine konulur ve bu korkunç yılan kıyamet gününde mal sahibinin boynuna sarılır.Sonra, ağzı ile sahibinin çenelerini iki tarafından yakalar ve: -Ben senin malınım, ben senin hazinenim! Der. Peygamberimiz aleyhisselam bunu anlattıktan sonra Al-i İmran Süresinden şu ayet-i kerimeyi okur: -Sakın Allah`ın kendilerine ihsan buyurduğu nimetlerden başkasına vermekte bahillik gösteren kimseler bunun kendileri hakkında hayırlı olduğunu zannetmesinler, aksine bu onlar hakkında bir şerdir.Bahillik yaptıkları şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. (Buhari,Müslim,Ebu Davud,Tirmizi,Nesei)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #7 : Ocak 07, 2009, 12:33:16 pm » |
|
8.Vasiyet:Kul Borcu İle Ölmeyin… Cabir (r.a) şöyle anlatır: Resulullah Aleyhisselam üzerinde borç bulunduğu halde ölen kimsenin, cenaze namazını kılmazdı.Bir cenaze getirilince, -Ölen kişinin borcu var mı? Diye sordu. -Evet, iki dinar borcu var, dediler de, Peygamberimiz aleyhisselam: -Arkadasınızın cenaze namazını kılın! Buyurdu ve kendisi kılmak istemedi.Ebu Katade: -“O ,ki dinar borcu ödemeyi ben üzerime alıyorum” deyince, Allah`ın Resülü de cenaze namazını kıldı. Allah, Peygamberine fetihler müyesser kılıp bereket meydana gelince, Resulullah aleyhisselam; -“Ben her mümine kendisinden daha yakınım.Kim ölüp de borç bırakırsa, onun borcunu ödemek benim üzerimedir.Mal bırakanın malı ise mirasçılarınındır.” Buyurdu.( Buhari, Müsşim, Ebu Davud,Tirmizi,Nesei)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #8 : Ocak 08, 2009, 11:42:37 am » |
|
9.Vasiyet:Hayvanlara da Merhametli Davranın Ebu Hüreyye (r.a) Peygamber aleyhisselamın şöyle buyurduğunu anlatır: -Bir yolcu, yoluna devam ederken, çok susamıştı.Bir kuyua rastladı.İnip ondan su içti.Çıktığında bir de baktı ki, ziyadesiyle susamış bir köpek dilini çıkarıp susuzluktan toprağı yiyiyor.Yolcu: -Bu köpek de biraz önce benim olduğum halde ki gibi, çok susamış, ded, ve onu suladı.Allahü Teala da bu kişinin yaptığını makbul sayarak günahlarını mağfiret buyurdu.Ashabı Kiram dediler ki: -Ey Allah`ın Resulü! Hayvanlara yaptığımız iyilikte ecir, ücret var mıdır?Peygamber aleyhisselam şöyle buyurdu: -Her canlı ciğer taşıyan hayvana yapılan iyilikte ecir, ücret vardır. (Buhari, Müslim)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #9 : Ocak 08, 2009, 11:43:31 am » |
|
10.Vasiyet:Koca Hakkı Üstündür. Kays bin Saad (r.a) anlatıyor: Hireye geldim, oradaki halkı, başkalarına üstün tutan bir İranlıya secde eder halde gördüm ve “Allah`ın Resulü bu secde edilmeye herkesten daha layıktır” dedim.Sonra gelip bunu Peygamberimiz aleyhisselamın kendine anlatınca, Allah`ın Resulü şöyle buyurdular: -Ne dersin, bir kabre uğrarsan ona secde eder misin? Dedim ki: -Hayır etmem.Peygamberimiz aleyhisselam: -Şu halde bunu asla yapmayın.Bir insanın başka bir insana secde etmesini emretseydim, Allah`ın, hanımları üzerinde kocalarına verdiği haktan dolayı, hanımların kocalarına secde etmelerini emrederdim, buyurdular. (Ebu Davud,Hakim,Tirmizi)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #10 : Ocak 09, 2009, 12:08:24 pm » |
|
11.Vaiyet:H.z Fatıma`yı (r.a) Örnek Alın. H.z Ali (r.a) anlatıyor: Fatıma (r.a)`nın el değirmeni ile un öğütmekten elleri acıyordu.Bu acıdan dolayı, bir hizmetçi ihtiyacını arzetmek maksadıyla, Peygamberimiz aleyhisselama şikayette bulunmaya geldi.Resulullah aleyhisselama un geldiğini de haber almış, fakat bu undan kendisine bir hisse düşmemişti.Bu hususu H.z Aişe (r.a)`ya söyledi.Allah`ın Resulü eve gelince Aişe (r.a) meseleyi kendilerine bildirdi.Bunu üzerine Peygamberimiz aleyhisselam bize geldi.Biz yatmış bulunuyorduk.Geldiğini görünce kalkmaya başladık.Resulullah aleyhisselam: -Yerinizde kalınız buyurdu ve Fatıma ile benim aramda oturdu.Ayağı karnıma değmişti de serinliğini hissediyordum. Hemen buyurdular ki: -İstediğinizden daha hayırlısını size haber vereyim mi? Yatmaya gittiğiniz vakit 33 defa Sübhanellah, 33 defa Elhamdülillah, 33 defa Allahüekber deyin.Bu, sizin için istediğiniz hizmetçiden daha hayırlıdır. (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #11 : Ocak 09, 2009, 12:09:15 pm » |
|
12.Vasiyet:Hastalık Günahları Döker. Abdullah (r.a) anlatıyor: Allah`ın Resulünün huzuruna girdim.Çok ızdırablı bir hali vardı.Dedim ki: -Ey Allah`ın Resulü! Sıtma hastalığın çok şiddetli. Peygamberimiz aleyhisselam: -Evet ben hastalandığım vakit duyduğum ızdırap iki kat olup sizden iki kişinin duyduğu ızdırap derecesindedir, buyurdular.Dedim ki: -Bu belki sana iki kat ecir sağlamak içindir.Buyurdular ki: -Evet, söylediğin gibidir.Belaya uğrayan, bir diken ve bundan fazla bir şey kendisine isabet eden bir Müslüman yoktur ki, bu sebepten dolayı ağaç yapraklarının döküldüğü gibi, Allahü Teala onun günahlarını bağışlamasın.(Buhari, Müslim)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #12 : Ocak 10, 2009, 01:10:57 pm » |
|
13.Vasiyet:İnsanlara Yardım Edin. Ebu Hureyye (r.a) Peygamberimiz aleyhisselamın şöyle buyurduğunu anlatıyor: Allahü Teala kıyamet gününde şöyle buyuracaktır: -Ey insanoğlu! Ben hasta olmuştum da sen ziyaretime gelmemiştin.İnsanoğlu: -Ey Rabbim! Ben senin ziyaretine nasıl gelirdim ki, Sen alemlerin Rabbisin, diyecekti.Allahü Teala: -Bilmiyor muydun ki, hasta kulumun ziyaretine gitseydin benim ricamı ve ecrimi o hasta kulumun yanında bulacaktın, buyuracaktır.Yine Allahü Teala: -Ey insanoğlu! Bana yedirmeni istemeştim de, sen bana bir şey yedirmemiştin.İnsanoğlu, sen alemlerin Rabbisin, diye cevap verecektir. Allahü Teala: -Bilmiyor muydun ki, filan kulum kendine bir şey yedirmeni istemişti de, sen ona yiyecek bir şey vermemiştin.Eğer ona yiyecek bir şey vermiş olsaydın, bunun ecrini bende bulacaktın, buyuracaktır.Yine Allahü Teala: -Ey insanoğlu! Senden su istemiştim de sen bana su vermemiştin, buyuracaktır.İnsanoğlu da: -Ey Rabbim, ben sana nasıl su vereyim ki, sen alemlerin Rabbisin, diyecektir.Allahü Teala: -Filan kulum senden su istemişti de sen ona su vermemiştin.Eğer vermiş olsaydın, bunun sevanını bende bulacaktın, buyuracaktır.(Müslim)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #13 : Ocak 10, 2009, 01:11:38 pm » |
|
14.Vasiyet:Tebareke Suresini Okursanız, Kabir Azabı Görmesiniz İbni Abbas (r.a) anlatıyor: Resulllah aleyhisselamn sahabilerinde birisi, bilemyerek çadırını bir mezarın üzerine kurdu.Bir de baktı ki; mezarın içinde bulunan kişi “Tebarekellezi biyedihil mülk” suresini okuyor.Mezarda ki insan sureyi bitirdikten sonra, bu sahabi kalkıp Peygamberimiz aleyhisselamın huzuruna geldi ve : -Ey Allah`ın Resulü! Farkına varmadan bir kabir üzerine çadır kurdum.Bir de mezar içindeki insanın “Tebarekeyi sonuna kadar okuduğunu duydum diye anlattı. Bunun üzerine Peygamberimiz aleyhisselam şöyle buyurdu: -O süre koruyucudur, o süre kurtarıcıdır; kabir azabından kurtarır.(Tirmizi)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #14 : Ocak 11, 2009, 01:20:26 pm » |
|
15.Vasiyet:Amel Niyete Göre Değerlendirilir. Ümmü Kays (r.anha) Mekke`nin hem güzel hem de varlıklı kadınlarından biri idi.Bir adam kendisi ile evlenmek teklifinde bulundu.Ümmü Kays (r.anha) bu teklifi, adam kendisi ile Medine`ye hicret etmek şartı ile kabul etti.Ümmü Kays (r.anha) Muhacirlerle beraber, Allah ve Resulünün rızası ile Medineye hicret edince, bu adam da onunla evlenmek isteği ile Ümmü Kays`a uyarak hicret etti.Ancak adam bu hicretini Allah ve Resulünün rızası için yapmış gibi gösteriyordu.Hazreti Ömer`in bildiğine göre, bu sebepten dolayı Peygamberimiz aleyhisselam şöyle buyurdu: -Ameller niyete göredir.Kişiye ancak niyetinin karşılığı verilir.Kimin hicreti Allah Ve Resulü için ise, hicreti Alla`a ve Resulünedir.Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalık, veya evleneceği bir kadın ise, o kimsenin de hicreti o kadınadır.(Buhari, Müslüm, Ebu Davud, Tirmizi, Nesef)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #15 : Ocak 11, 2009, 01:21:19 pm » |
|
16.Vasiyet:Yaptığınız iyiliği gizli yapın. Enes (r.z) Peygamberimiz aleyhisselamın şöyle buyurduğunu anlatıyor: Allahü Teala yeri yarattığı zaman yer hareket edip duruyordu.Bunun üzerine dağları yarattı.Dağları yer yüzüne oturtunca, yer karar buldu.Melekler dağların şiddetine hayret ettiler: -Ey Rabbimiz, yarattıkların arasında dağlardan daha kuvvetli olanı var mı? Diye sordular.Allahü Teala da: -Evet, demir diye cevap verdi.Melekler de bu defa : -Ey Rabbimiz, yarattıkların içinde demirden daha kuvvetli olanı var mı? Dediler.Allahü Teala: -Evet, ateş buyurdu.Bunun üzerine melekler: -Ey Rabbimiz, yarattıkların arasında ateşten daha kuvvetlisi var mı? Dediler.Allahü Teala: -Evet, rüzgar var buyurdu.Melekler de bu defa da: -Ey Rabbimiz, yarattıkların arasında rüzgardan daha kuvvetli olanı var mı? Diye sordular. -Allahü Teala da buna cevap olarak şöyle buyurdu: -Evet var, sağ eli ile sadaka verirken bunu sol elinden gizleyerek veren Ademoğlu daha kuvvetlidir.(Tirmizi)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #16 : Ocak 12, 2009, 12:17:52 pm » |
|
17.Vasiyet:Anaya İyilik En Öndedir. Ebu Hureyre (r.a) anlatıyor: Adamın biri: -Ey Allah`ın Resulü, insanlardan kendisine iyi muamele yapmama en layık olan kimdir? Diye sordu. Peygamberimiz aleyhisselam da: -Anan, sonra anan, sonra yine anan; bundan sonra da babandır. Bunlardan sonra sırasıyla akraba ve taalukatından sonra en yakın olan kimsedir, buyurdu.
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #17 : Ocak 12, 2009, 12:18:27 pm » |
|
18.Vasiyet:Çocuklara Şefkatli Davranın. Ebu Hureyre (r.a) şöyle anlatıyor: Peygamberimiz aleyhisselam, torunu Hazreti Hasan`ı öptü.Yanında da sahabilerden Akra bin Habis Teymi oturmaktaydı. Akra: -Benim on tane evladım var, bunlardan hiç birini öpmedim, dedi. Peygamberimiz aleyhisselam kendisine baktı ve: -Şefkat ve merhamet göstermeyen kimseye, Allah da kendi rahmetini ihsan etmez, buyurdu.(Buhari, Ebu Davud,Tirmizi)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #18 : Ocak 13, 2009, 12:57:45 pm » |
|
19.Vasiyet:Öfkenize Hakim Olun. Abdullah (r.a)`ten şöyle anlatılıyor: Peygamberimiz aleyhisselam: -İçinizde kimi “rekup” sayarsınız? Diye sordu.Biz: -Evladı olmayan kimseyi, diye cevap verdik. Peygamberimiz aleyhisselam: -Hayır, “rekup” öyle kimse değildir.Asıl “rekup” ahirette evlad göndermemiş, yani hiçbir evladı vefat etmemiş olan kimsedir, buyurdu. Sonra: -Güreşte en çok galip kimi sayarsınız) diye sordu.Biz: -Sırtı yere gelmeyen pehlivanı, dedik.Peygamberimiz aleyhisselam: -Hayır, öyle değildir.Asıl, öfkelendiği zaman nefsine hakim olan kişi, en çok galip gelen ve sırtı yere düşmeyen pehlivandır, buyurdu.(Müslim, Ebu Davud)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #19 : Ocak 13, 2009, 12:58:38 pm » |
|
20.Vasiyet:Zikir Meclislerine, Zikre Devam Edin. Ebu Hureyre (r.anh), Peygamberimiz aleyhisselamın şöyle buyurduğunu anlatıyor: Allahü Teala`nın bir kısım melekleri vardır ki, onlar yollarda gezer, zikir ve ibadet meclislerini ararlar. Zikir ve ibadetle meşgul olan bir topluluk gördüler mi: -Gelin, burada aradığınızı bulursunuz diye birbirlerine çağırırlar.Bunun üzerine dünya semasına melekler toplanıp kanatları ile onları kuşatırlar.Sonra kullarının hallerini en iyi bilen Rableri, meleklere sorar: -Kullarım ne diyor? Melekler: -Seni tespih ediyorlar, tekbir ediyorlar, hamd ve tazimde bulunuyorlar.Allahü Teala: Onlar beni gördüler mi? Diye sorarlar.Melekler: -Hayır, seni görmediler, derler.Allahü Teala: -Beni görmüş olsalardı nasıl olurdu? Diye sorar.Melekler: -Seni görmüş olsalardı, daha çok ibadet eder, daha çok tazim ve tespihte bulunurlardı, diye cevap verirler.Allahü Teala: -Benden ne diliyorlar? Diye sorar.Melekler: -Cenneti diliyorlar derler.Allahü Teala: -Onlar cenneti gördüler mi? Diye sorar.Melekler: -Hayır, vAllahi ey Rbbimiz, görmediler, derler.Allahü Teala: -Görmüş olsalardı, iştiyakları daha çok olur, arzuları daha şiddetli olur, rağbetleri daha büyük olurdu, derler.Allahü Teala: -Onlar neden bana sığınıyorlar? Diye sorar.Melekler: -Cehennemden sığınıyorlar, derler.Allahü Teala: -Onlar cehennemi gördüler mi? Diye sorar.Melekler: -Hayır, vAllahi görmediler, derler.Allahü Teala: -Görmüş olsalardı nasıl olurdu? Diye sorar.Melekler: -Görmüş olsalardı, ondan daha çok kaçarlar, daha çok korkarlardı, diye cevap verirler.Allahü Teala: -Siz şahid olun ki, onları mağfiret ettim, buyurur. Meleklerden birisi: -Mecliste bulunan filan kişi onlardan değildir.Kendisinin bir işi sebebiyle oraya gelmiştir, diye söyler.Allahü Teala: -Oralar zikir ve ibadet meclisidir; yanlarına gelip oturan kimse de oradakilerin sebebi de ile saadete ere buyur.(Buhari,Müslim,Tirmizi)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #20 : Ocak 14, 2009, 12:31:48 pm » |
|
21.Vasiyet:İki Cihanda İyilik İsteyin. Enes (r.a) şöyle anlatıyor: Peygamberimiz aleyhisselam Müslümanlardan hasta olan bir kimsenin ziyaretine gitmiş idi.Hasta o kadar zayıflayıp küçülmüştü ki, adeta bir civciv gibi olmuştu.Peygamberimiz aleyhisselam kendisine: -Bir şey için dua eder veya Allah`tan dilermiydin? Diye sordu.Adam: -Evet, “Ey Allah`ın bana ahirette vereceğin cezayı dünyada ver!” derdim, diye cevap verdi. Bunun üzerine Peygamberimiz aleyhisselam: -Sübhanellah, yapamazmıydın, yahut beceremezmiydin. “Ey Allah`ım bize dünyada ve ahirette iyilik ver, bizi cehennemden koru!” deseydin ya buyurdu.Sonra Allah`ın Resulü bu kimseye dua etti; Allahü Teala da sıhhatini bağışladı.(Müslim,Tirmizi)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #21 : Ocak 14, 2009, 12:32:34 pm » |
|
22.Vasiyet:Dertlerin Devası Vardır, Ona Sarılın. Ebu Said (r.a) şöyle anlatıyor: Peygamberimiz aleyhisselam bir gün mescide girdi ve orada Ensar`dan Ebu Ümame denilen adama rastladı da, kendisine: -Ey Ebu Ümame! Ne diye namaz vaktinin dışında seni mescide oturur halde görüyoruö? Diye sordu. Ebu Ümame: -Beni saran dertler ve borçlar yüzünden ey Allah`ın Resulü, dedi. Peygamberimiz aleyhisselam: -Sana bir dua öğretiyim mi ki, bunu okuduğun zaman, Allah derdine deva verir, borcunu ödettirir? Buyurdu. Bunu üzerine ben: -Öğret, ey Allah`ın Resulü, dedim. Peygamberimiz aleyhisselam: -Sabah ve akşam şu duayı oku! Buyurdu. “Allahümme inni euzü bike minel cübni vel buhli ve minel aczi vel keseli ve min galebetiddeyni ve kahrirrical”. “Ey Allah`ım, kederden,dertden aczden, ve tenbellikten, korkudan ve cimrilikten, borcun üstelenmesinden ve ricalin kahrından sana sığınırım!” Ebu Ümame diyor ki: Bunu okudum, Allah hem derdimi giderdi, hem de borcumu ödetti.(Ebu Davud)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #22 : Ocak 15, 2009, 12:19:27 pm » |
|
23.Vasiyet:Allah`ın Merhameti Çok Büyüktür. H.z Ömer (r.a)`ten şöyle anlatılır: Peygamberimiz aleyhisselama bir kısım esirler getirildi.Aralarında b,r kadın esir, bir şeyi arar halde telaş içeresinde koşuyordu.Esirlerin arasında bir çocuğu bulur bulmaz onu bağrına bastı ve emzirmeye başladı. Bunun üzerine Paygamberimiz aleyhisselam: -Bu kadının evladını ateşe atmasını düşünebilir misiniz? Diye sordu. Biz de: -Hayır, vAllahi, atmamaya gücü yettikçe atmaz, dedik. Peygamberimiz aleyhisselam: -İşte Allahü Teala, bu kadının çocuğuna karşı olan merhametliliğinden kullarına karşı daha merhametlidir, buyurdu.(Buhari, Müslim)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #23 : Ocak 15, 2009, 12:20:13 pm » |
|
24.Vasiyet:Şeytana Sövmeyin. Ebu Melih (r.a)`den şöyle anlatılıyor: Bir adam dedi ki, Allah`ın Resulünün terkisinde idim.Hayvanın ayağı surçtü.Bunun üzerine ben de: -Şeytan helak olsun! Diye söyledim. Peygamberimiz aleyhisselam da buyurdular ki: -“Şeytan helak olsun” deme.Zira böyle söylediğin zaman, şeytan o kadar kabarır ki koca bir ev gibi olur ve “Bu işi ben yaptım” der. “Bismillah” de ki, böyle söylediğin zaman, şeytan sinek miktarı oluncaya kadar küçülür. (Ebu Davud, Nesei)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #24 : Ocak 16, 2009, 12:37:26 pm » |
|
25.Vasiyet:Kelime-i Şehadetin Ağırlığı Çok Fazladır. Abdullah bin Amr (r.a) Peygamberimiz aleyhisselamın şöyle buyurduğunu anlatıyor: Muhakkak ki, Allahü Teala, ümmetim içerisinden bir adamı kıyamet gününde bütün halkın huzurunda kurtaracaktır.O kimsenin önüne doksan adet amel sahifesi serecektir ki, onun her sahifesi gözün görebildiği kadar uzun olacaktır. Allah bu adama: -Bunlardan inkar ettiğin bir şey var mı? Amelleri kaydeden katiplerim haksızlık etti mi? Diye soracaktır.Adam: -Hayır, haksızlık etmediler, ey Rabbim, diyecektir.Allahü Teala: -Bunlar için söyleyeceğin bir özrün var mı? Der.Adam: -Hayır, bir özrüm yok, ey Rabbim, diyecektir.Allahü Teala: -Evet, bunlardan hepsi doğru, ancak senin bizim nezdimizde bir iyi amelin vardır.Bugün sana asla haksızlık yapılmayacaktır, buyuracaktır.Bunun üzerine içerisinde “Eşhedü enla ilahe illAllah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve rasülühü,” yazılı olan bir tezkere çıkarılacak ve Allahü Teala kendisine: -Amellerin tartılmasına hazır ol! Diyecektir.Adam: -Ey Rabbim, bu kadar sahifeler yanında bu tezkere ne kıymet ifade eder ki? Diye soracaktır.Allahü Teala: -Sana kat`iyetle haksızlık edilmeyecektir, diye cevap verecektir.Sonra o tezkere terazinin bir kefesine, sahifeler de diğer kefesine konulacak ve neticede sahifeler hafif, tezkere ise ağır gelecektir.Zira Allah`ın ismi ile tartılan hiçbir şey, onun isminden daha ağır gelemez!.(Tirmizi)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #25 : Ocak 16, 2009, 12:38:11 pm » |
|
26.Vasiyet:Allah`tan Ümit Kesmeyin. Ebu Hureyre (r.a) Peygamberimiz aleyhisselamın şöyle buyurduğunu anlatır:Cehennem ateşine giren kimselerden iki kişi şiddetli bir şekilde feryad etti.Bunu üzerine Allahü Teala: -Çıkarın şunları! Diye emir buyurdu.Çıkarılınca kendilerine: -Neden feryadınız şiddetlendi? Diye sordu.Onlar: -Bize merhamet edersin, diye böyle yaptık, diye cevap verdiler. Allahü Teala: -Benim size rahmetim, gidip kendinizi önceden bulunduğunuz ateşin içersine atmanızdır, buyurdu. Dönerler ve bunlardan birisi, kendini tekrar ateşe atar.Allahü Tealada, kulu emrine uyduğu için ateşi soğuk ve selamet kılar.Diğeri ise yerinde durur ve kendini tekrar ateşe atmaz.Allahü Teala kendisine: -Niçin arkadasının attığı gibi, sen de kendini ateşe atmadın? Diye sorar.Adam: -Ey Rabbim, muhakak ki ben, ateşten çıkarıldıkan sonra tekrar beni oraya atmayacağınızı ümid ve niyaz ederim, diye cevap verir. Bunun üzerine Allahü Teala: -Niyaz ve ümidim kabul olmuştur,buyurur ve Rablerinin rahmeti ile ikisi de cennete girerler.(Tirmizi)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #26 : Ocak 17, 2009, 01:42:33 pm » |
|
27.Vasiyet:Evlat acısını sabredin. Bir kadın, Peygamberimiz huzuruna gelerek: -Ya Resulullah! Benim üç çocugum vefat etti.Dua et de cennete gireyim, dedi.Kadının bu sözlerini dinleyen Resulü Ekrem Efendimiz: -Sen zaten cennette yerini hazırladın, buyurdular.
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #27 : Ocak 17, 2009, 01:43:24 pm » |
|
28.Vasiyet:Erkekle Kadın Arasında Sevap Müşterektir. Esbabın büyüklerinden hanım sahabi H.z Esma (r.a) Peygamberimizin huzuruna çıkarak şunları söyledi: -Ya Resulullah! Anam, babam sana feda olsun.Ben Müslüman kadınlarını temsilen huzurunuza geldim.Hak Teala sizi erkek ve kadınlara peygamber olarak göndermiştir.Biz artık sizin yolundayız, size inandık, iman ettik.Biz evimizin dört duvarı arasındayız, dışarı çok az çıkabiliyoruz.Erkekler ise, Cuma namazı, cenaze namazı, bayram namazı kılarlar.En büyük ibadet olan cihat ederler.Biz ise bunlardan mahrunuz.Biz hep evde çocuklarımızla meşgul olur, kocalarımızın elbiselerini dikeriz, yemek yapar, evin temizliği ile uğraşır onların rahat etmesi için elimizden geleni yapmaya çalışırız.Kocalarımızın yaptığı ibadetten bize de bir hisse var mı? Yoksa biz onların kazandıkları sevaptan mahrum mu oluyoruz? Dedi. Efendimiz memnun olmuşlardı.Orada bulunan Eshaba dönerek: -Siz bu zamana kadar din hususunda bir kadının böyle konuştuğunu duydunuz mu? Diye sordular.Eshap: -Ya Resulullah, bizim aklımızdan bile geçmiyordu ki bir kadın gelsin de böyle güzel şeylerden sual etsin, dediler. Efendimiz (s.a.v) H.z Esma (r.a)`ya dönerek: -Ey Esma! Eğer bir kadın kocasını razı ederek onun gönlünü hoş tutar, kadınlık vazifelerini yerine getirirse, işte o kadın kocasının her kazandığı sevaba ortaktır, buyurdular. O büyüklerin her hali bizlere bir ikaz mahiyetini taşır.Ne mutlu o kadına ki kocasını razı etmiş ve onun yaptığı sevaplara ortak olma bahtiyarlığına erişmiş.
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #28 : Ocak 18, 2009, 05:53:52 pm » |
|
29.Vasiyet:Yemekte Besmeleyi Unutmayın. Hazreti Aişe (r.anha) anlatıyor: Resululluh aleyhisselam sahabilerinden altı kişi beraber yemek yiyordu.Bu arada bir Arabi geldi ve iki lokma yedi.Bunun üzerine Peygamberimiz aleyhisselam: -Eğer şu Arabi besmele ile yemiş olsaydı yemek hepinize yeterdi, buyurdular. Yine, Ümeyye bin Mahşi (r.a)`dan: “Peygamber Aleyhisselam oturuyordu, bir adam da yemek yiyordu.Besmele çekmemişti; yemekten geriye tek lokması kalmıştı ki: `Bismillahi fi evvelihi ve ahirihi (başında da sonunda da Allah`ın adıyla)`dedi.Sonra Peygamberimiz elyhisselam güldü ve şöyle buyurdu: -Şeytan da onunla beraber yiyordu, sonunda adam besmele çekince, şetan karnındakini kustu.(İkisi de Ebu Davud`a aittir.) Huzeyfe (r.a)`dan:Peygamberimiz aleyhisselam ile yemek yemeye hazırlandığımız zaman, o başlayıp elini uzatmadıkça biz elimizi (yemeğe) koymazdık.Bir keresinde onunla birlikte bir yemekte bulunduk.Bir cariye gelip süratle elini yemeğe daldırdı, hemen Peygamberimiz aleyhisselam onun elini çekti.Sonra bir bedevi geldi, o da süratle elini yemeğe daldırmak istedi, onun da elini tuttu ve şöyle buyurdu: `Şeytan besmele çekilmediği zaman yemeği kendine helal kılar.Şeytan bu cariye vasıtası ile yemeği kendisine helal kılmak istedi,( bu nedenle ben de) cariyenin elini tuttum.Sonra bu bedevi vasıtası ile besmele çekmediği için yemeği kendine helal kılmak istedi.Onun da elini tuttum.Nefsim kudret elinde olan Allah`a yemin ederim ki, onun (şeytanın) eli o ikisinin eliyle birlikte benim elimdedir.(Müslim ve Ebu Davud)
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #29 : Ocak 18, 2009, 05:54:29 pm » |
|
30.Vasiyet:Dünya işleri için üzülmeyin. Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki: .Geçim sıkıntısından şikayetçi olan, Rabbini şikayet etmiş gibi olur. .Dünya işleri için üzülen, Allah`a kızmış gibi olur. .Bir zengine, zengin olduğu için tevazu gösterenin, dininin üçte ikisi gider.
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #30 : Ocak 19, 2009, 12:22:13 pm » |
|
31.Vasiyet:Şu üç şeye dikkat edin. Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki: “Üç şey kurtarıcı, üç şey helak edici, üç şey derece, üç şey de keferattir. Kurtarıcı olanlar: .Gizli ve aşikarelikte Allah`dan korkmak. .Fakirlikte ve zenginlikte haddi aşmamak. Memnuniyet halinde ve gazap halinde adaletten ayrılmamak.
Helak edici olanlar: .Aşırı cimrilik. .Hevaya tabi olmak. .Kendini beğenmek.
Derece Olanlar: .Selamı yaymak. .Yemek yedirmek. .İnsanlar, uykuda iken gece namaz kılmak.
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #31 : Ocak 19, 2009, 12:23:09 pm » |
|
32.Vasiyet:Ahireti unutmayın. Cebrail aleyhisselam Paygamberimize dedi ki: “Ya Muhammed (s.a.v) .Dilediğin kadar yaşa. Mutlaka öleceksin. .İstediğin kimseyi sev, mutlaka ondan ayrılcaksın. .Dilediğn ameli yap, muhakkak onun karşılığını göreceksin”
Resulullah (s.a.v) (Ebu Zerr-ı Gıfari (r.anha hitaben şöyle) buyuruyor ki: “Ya Eba Zer! .Gemiyi yenile, çünkü deniz serindir. .Azığı tam olarak al, çünkü sefer uzundur. .Yükü hafif tut, çünkü geçit çok sarptır. .Ameli de ihlaslı yap, çünkü kontrol eden Allah (c.c) her şeyi görür.
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #32 : Ocak 20, 2009, 12:31:21 pm » |
|
33.Vasiyet:Sükut edin; Az konuşun ki. Rahat edesiniz. Peygamber Efendimiz aleyhisselam buyuruyor ki: .Namaz, dinin direğidir.Sükut etmek ise, daha faziletlidir. .Sadaka, Rabbin gazabını söndürür.Sükut etmek ise, daha faziletlidir. .Oruç, ateşe karşı kalkandır.Sükut etmek ise, daha faziletlidir. .Cihad, dinin zirvesidir.Sükut etmek ise, daha faziletlidir.
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #33 : Ocak 20, 2009, 12:32:06 pm » |
|
34.Vasiyet:Şu dört şeye riayet edin. Peygamberimiz sallalahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki: “Asıllar dört tanedir:İlaçların esası, edeplerin esası, ibadetlerin esası, temennilerin esası: .İlaçların esası, az yemektir. .Edeplerin esası, az konuşmaktır. .İbadetlerin esası, az günah işlemektir. .Temennilerin esası da sabretmektir.
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #34 : Ocak 21, 2009, 11:24:34 am » |
|
35.Vasiyet:Beş şeyin kıymetini bilin. Peygamber Efendimiz sAllahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki: “Beş şey gelmeden evvel, beş şeyin kıymetini bil: .Yaşlılık gelmeden, gençliğin, .Hastalık gelmeden, sıhhatin, .Fakirlik gelmeden, zenginliğin, .Ölüm gelmeden ,hayatın, .Meşguliyet gelmeden boş zamanın.
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #35 : Ocak 21, 2009, 11:25:14 am » |
|
36.Vasiyet:Şu beş şeyi unutmayın. Peygamber efendimiz aleyhisselam buyuruyor ki: “Bir zaman gelecek ümmetim; beş şeyi sevip, beş şeyi unutucaklar: .Dünyayı sevip, ahireti unutacaklar. .Hayatı sevip, ölümü unutacaklar. .Sarayları sevip, kabirleri unutacaklar. .Malı sevip, hesabı unutacaklar. .Halkı sevip, halıkı (yaradanı) unutacaklar.”
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #36 : Ocak 22, 2009, 12:17:51 pm » |
|
37.Vasiyet:Şu Altı Şeye Dikkat Edin. Peygamber efendimiz sallalahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki: Altı şey altı yerde gariptir, (şöyle ki): .Namaz kılmayanların arasında, mescid gariptir. .Okumayanlar arasında musaf gariptir. .Fasık kimsenin içinde Kur`an gariptir. .Zalim ve kötü huylu erkeğin elinde, Müslüman ve Saliha kadın gariptir. .Aşağılık ve kötü huylu bir kadının elinde, Müslüman ve Salih erkek gariptir. .Kendisini dinlemeyen kimseler arasında, alim gariptir.Allahü Teala, kıyamet günü böylelerine rahmet nazarı ile nazarı ile bakmaz.
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #37 : Ocak 22, 2009, 12:19:27 pm » |
|
38.Vasiyet:Namazın Kabul Olması İçin Şunlara Dikkat Edin. İbni Abbas (r.a)`ın bildirdiğne göre, Peygamberimiz sallalahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki: “On kişi vardır ki; Allahü Teala onların namazını kabul etmez: .Okumadan, tek başına namaz kılan. .Kendisini istemeyen kimselere namaz kıldıran adam. .Zekat vermeyen adam. .Efendisinden kaçan köle. .Devamlı içki içen adam. .Kocası, kendisinden razı olmadığı halde geceleyen kadın. .Başörtüsüz namaz kılan hür kadın. .Faiz yiyen kimse. .Zalim idareci. .Namazı, kendisini kötülüklerden alıkoymayan adam ki, devamlı Allahü Tealadan uzaklaşır.
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #38 : Ocak 23, 2009, 11:52:41 am » |
|
39.Vasiyet:Şeytanın Düşman Olduğu 20 Kişiyi Bilin. İbni Abbas radıyallalhü anhümanın bildirdiğine göre, Peygamber efendimiz sAllahü aleyhi ve sellem: Peygamber efendimiz sallalahü aleyhi ve sellem, Şeytana sordu: -Ümmetimden düşmanların kaç tanedir, dedi.Şeytan: -Yirmi tanedir diye cevap verdi. .Birincisi sensin ya Muhammed! Hiç şüphesiz ben, sana buğzederim. .İlmiyle amel eden alim. .İçindekilerle amel eden Kuràn hafızı. .Allah rızası için günde beş vakit namaza ezan okuyan. .Fakirlerin, miskinlerin ve yetimlerin dostu olan. .Merhametli bir kalbe sahip olan kimse. .Hak için tevazu eden. .Allahü Tealaya ibadet ederek büyüyen genç. .Helal yiyen kimse. .Allah rızası için birbirini seven iki genç. .Namaza ve cemaate düşkün olan kimse. .İnsanlar uyurken gece kalkıp namaz kılan kimse. .Kendini haramdan koruyan. .Nasihat eden veya kalbi temiz olduğu halde kardeşlerine dua eden. .Daima abdestli duran. .Cömert olan. .Ahlakı güzel olan. .Allah`ın kendisi için kefil olduğu şeyde Allah`ı tasdik eden. .Mesture olan dul kadınlara iyilik eden. .Ölüme hazırlık yapan kişi.
|
|
|
|
|
|
fazıl14
|
 |
« Yanıtla #39 : Ocak 23, 2009, 11:53:17 am » |
|
40.Vasiyet:Ailecek Birlikte Yemek Yiyin Vahşi bin Harb bin Vahşi`den, o da babasından, o da dedesinden: Peygamberimiz aleyhisselamın ashabı dediler ki: -“Ey Allah`ın Resulü! Yemek yiyoruz ama doymuyoruz.” Şöyle buyurdu: -“Herhalde siz ayrı ayrı yiyorsunuz.” -“Evet dediler. -Birlikte yiyin ve Allah`ın adını anın (besmele çekin ki) yemeğeniz bereketlensin.” (Ebu Davud)
|
|
|
|
|
|