Sadakat İslamî Forum
 
*
Selamün Aleyküm; Ziyaretçi kardeşim. Ailemiz ferdiysen giriş yap. Değilsen Sadakat Ailesine 10 sn de katılabilirsin. Ocak 09, 2009, 10:08:31 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: İflas etmek ister miyiz?  (Okunma Sayısı 498 defa)
point
aktif okur
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 142

Avatar Yok


« : Mayıs 20, 2004, 05:30:27 ÖS »

İflas etmek ister miyiz?


 Kazandıklarını gelişigüzel harcayan müflis insanlardan olmak istemiyorsak gıybet etmemeye özen göstermeliyiz. İlk adımı hemen atalım ve gıybetsiz bir gün geçirmeyi hedefleyelim.

İflâs etmek ne demektir? İlk aklımıza gelen, zengin bir insanın malını mülkünü kaybedip fakir duruma düşmesidir. Ashâb-ı Kirâm da aynı cevabı vermişlerdi mübarek Peygamberimiz (sas) “Müflis kimdir?” diye sorduğunda.

Peygamber Efendimiz (sas) arkadaşlarıyla sohbet ederken “Müflis kimdir?” diye sorar. Ashâb-ı Kirâm “Müflis, zenginken fakir düşendir.” diye cevap verirler. Bunun üzerine Peygamberimiz (sas), şöyle buyurur:

“Asıl müflis, malını mülkünü kaybeden değildir. Müflis kimse, hesap gününe sevaplarla, hayırlarla gelir. Hesabı görülürken ibadetlerinden elde ettiği sevaplar bir bir azalmaya başlar. Çünkü o, dünyada iken gıybet etmiş, bir mecliste bulunmayan insanlar hakkında kötü konuşmuştur. Bunun üzerine sevapları alınarak gıybetini yaptığı kişilere verilir. O kadar çok gıybet etmiştir ki sevapları tükenir. Hesap ise devam etmektedir. Bu defa, haklarında kötü konuştuğu insanların günahları alınıp bu kişiye verilir. Bu durum, gıybet günahları bitene kadar devam eder. Sonunda sevaplarla dolu olarak hesap meydanına gelen kişi, günahkâr bir hâle gelir. Hesap başladığında cennetlik amellere sahipken cehennemlik olur. İşte asıl ‘müflis’ bu kimsedir.”

İşte Peygamberimiz (sas), bu açıklamasıyla Yüce Kitabımız’da ‘kardeş eti yemek’ kadar günah sayılan bu fiili kesinlikle işlemememizi öğütlemiş oluyor.

İbn-i Haldun’un ifadesiyle; Teâlâ fısıldaşarak yapılan konuşmaları ve susmalarla belirsiz kalan her şeyi bilir. Bu yüzden, nasıl olsa haberi olmaz, diye düşünerek bir kişinin arkasından kötü konuşmamalıyız. Onun haberi olmasa bile (cc) her şeyi gören ve bilendir.

Gıybet, yüzüne söylendiği zaman hoşuna gitmeyeceği bir sözü, bir kimsenin arkasından söylemektir. Bu büyük günah hayatımıza öylesine girdi ki bazen en sevdiğimiz kişilerin bile duyunca üzülecekleri sözleri onların bulunmadığı bir yerde söyleyebiliyoruz.

Gıybet etmemek, büyük bir erdemdir. İnsanoğlu bu günahı işlerken çoğu zaman farkına varmaz. Konuşma bitip de nefsiyle baş başa kalınca ise büyük bir pişmanlık duyar. Bu yüzden mümin kimse, konuşmalarına çok dikkat etmeli, bir söz söylemeden önce o sözün nereye gideceğini düşünmelidir. İnsanın sahip olması gereken en önemli organlarından birisidir dil. O yüzden az konuşmalı, sözleri ölçüp tartmalı, mâlâyâni konuşmamalıyız. Bu sayede günah sahibi olmaktan ve dolayısıyla da müflis olmaktan kurtulabiliriz.

Kendimiz gıybetten uzak durmaya dikkat ettiğimiz gibi aynı ortamda bulunduğumuz insanlara da bunu tavsiye etmeliyiz. Eğer gıybeti engelleyemiyorsak orada bulunmamalıyız. Bu mücadeleyi vermek kolay değildir. Çünkü gıybet, nefse çok tatlı gelir. Bu konuda en önemli faktör, nefis terbiyesidir. Tavizsiz bir şekilde davranarak, nefsin aldatmalarına bakmadan, gıybeti hayatın içinden çekip çıkarmak mümkündür. Bu konuda kararlı olan insana en büyük yardım, Teâlâ’dan gelecektir.

İlk adım olarak gıybetsiz bir gün geçirmeyi hedefleyelim. Bir gün sabahtan akşama kadar hiç gıybet etmemeye dikkat edelim. Ve o günün bitiminde bu konuda neler hissettiğimizi bir kenara yazalım. Eminim ki hissedeceğimiz şey, temiz bir ruh olacaktır. Bu nefis terbiyesini yavaş yavaş artırarak bütün hayatımıza yaymaya çalışalım. (cc) işlerimizi halis niyetle ve kendi rızası için yapmaya bizleri muvaffak eylesin.



12.05.2004
EMİNE ARSLAN
AİLEM DERGİSİ
Moderatöre Bildir   Logged

b]Dünyanın câzibedar güzellikleri, mal ve evlât birer fitne, birer imtihandır.Bu imtihanın en başarılı talebeleri de, sabah akşam gönül verdikleri hakîkate, bağlılık ahd u peymanında bulunan, azimli, iradeli, kararlı talihlilerdir.[/b]
Doğan
Yeni üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 17

Avatar Yok


« Yanıtla #1 : Mayıs 23, 2004, 08:38:08 ÖÖ »

bizleri dilimize hakim etsin...
Moderatöre Bildir   Logged
muallim
aktif yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1000

Avatar Yok


« Yanıtla #2 : Mayıs 29, 2004, 05:00:48 ÖS »

Dil insanı olume bile goturur.
insanı dili her hale koyar....sahip olalım yada ilacı bu dili keselim....
Moderatöre Bildir   Logged

"Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve 'tan korkun ki rahmete eresiniz."
[Hucurat Suresi 10]
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Kuran ve Hadislerden anladıklarımızla amel edebilir miyiz? İSLAM-GENEL Miftahulkuluub 1 790 Son Mesaj Mart 24, 2004, 08:30:53 ÖÖ
Gönderen: Miftahulkuluub
Biz hakikaten tembel miyiz.. HAYAT TECRÜBESİ Tesniye 3 306 Son Mesaj Mayıs 02, 2008, 01:11:48 ÖÖ
Gönderen: müteallim
Kendinizi kontrol etmek ister misiniz? İSLAM-GENEL balkan 1 491 Son Mesaj Nisan 08, 2004, 03:58:09 ÖS
Gönderen: point
Evlilik yemini etmek ister misiniz? EVLİLİK VE AİLE belya 0 220 Son Mesaj Mart 28, 2008, 07:40:52 ÖS
Gönderen: belya
Cennetde ailemizi gorebilecek miyiz? İSLAMİ SORULARINIZ VE CEVAPLARI joseph 4 321 Son Mesaj Ağustos 26, 2008, 01:44:18 ÖS
Gönderen: Himmet
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


Sadakat İslami Forumları 2004-2008
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM