Sadakat İslamî Forum
 
*
Selamün Aleyküm; Ziyaretçi kardeşim. Ailemiz ferdiysen giriş yap. Değilsen Sadakat Ailesine 10 sn de katılabilirsin. Ocak 09, 2009, 10:55:33 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: İlme Davet  (Okunma Sayısı 2317 defa)
müteallim
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4561



WWW
« : Ağustos 14, 2006, 01:17:30 ÖÖ »

forumdaki arkadaslardan ilimle meskul olanlari arabi ilimler sarf ve nahiv bölümüne davet ediyoruz.giyl ve gal ile ugrasmakdansa ilimle ugrasmak her seyden üstündür.

İLMİN NERESİNDEYİZ?

Ya âlim ol, ya da ilim öğrenmenin yolunda bulun veya ilmi dinlemeye râm ol,yâhut da bunları seven ol, (bu konuda) sakin besincisi olma, aksi takdirde helâk olursun." (Hadis-i Şerif) Z. Ali; "Belimi iki kişi kırmıştır." der ve şunları söyler: şerefinin ayaklar altına alınmasına göz yuman, hayâ perdesi yırtılmış utanmaz alim. 'a ibadet-u takatle yaklaşıp kullukta bulunan;ama ilim konusunda çaba göstermeyen câhil.

Her Müslüman'ın 'a karşı olan vazifelerinde, hangi ibadeti nasıl yapabileceğine matuf ilmi öğrenmeye çalışması farzdır. Bu ilmin insani 'a yaklaştırıcı olması gerekmektedir. Bu itibarla insani 'tan uzaklaştıran ilim fayda değil zarar getirir. "'ım fayda getirmeyen ilimden... Sana sığınırım" hadisinden anladığımız da budur.

"Kimin ilmi artar da zühdü artmazsa, onun sadece 'tan uzaklaşması artmış demektir." hadisi de bize ilim-takvâ dengesini ikaz etmektedir. Eğer ilim, insani 'a ibadetten ali koyarsa, alıkoyduğu şeyler nafile ibadetler bile olsa o ilim bereket getirmez. Kişinin ilmettigi şeyler kendisini yolundan alıkoyuyorsa bu takdirde ilim adına öğrendiği şeylere de dikkat etmesi gerekmektedir. Zira her öğrenilen şey ilim değil, insanin ayağının kayması için birer vesîle de olabilir. Kişi eğer nelerin ilim olup olmadığını öğrenmek isterse, öğrendiklerinin kendindeki etkilerine bakarak karar verebilir. Tabiî ki bu ifade ettiklerimiz, âlet ve fen ilimleri için uygulanamayabilir.

 İmam Malik (Rab) gerçek ilmin kalplerde huzur meydana getirecek bir özelliği olduğunu söyle ifade etmiştir: "İlim, her öğrenilen şeyin başkalarına aktarılması ve bolca rivayet edilmesi değil o; ’ın kalbilere koyduğu bir nurdur."

Su da unutulmaması gerekir ki; aklin ve ilmin yüce değerini bir koz gibi kullanıp dînî değerleri bunlara feda eden bir anlayış ne kadar yanlışsa, müspet ilimlere uzak durup bunların fayda getirmeyeceğini iddia etmek de o kadar yanlıştır. İlim; insani gerçek değerlerine yükselttiği ve mutluluğa götürdügü ölçüde faydalidir. "Dinsiz ilim kör, ilimsiz din de topaldır."'tan hakkıyla alimler korkar

"De ki Ey Habisim: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?"

 (Zümre/9)

'tan ancak âlimler hakkıyla haşyet ederler, korkarlar

(Fahir/28)

 "Ya âlim ol, ya da ilim öğrenmenin yolunda bulun (kendini buna zorla), veya ilmi dinlemeye râm ol, yâhut da bunları seven ol, (bu konuda) sakin besincisi olma, aksi takdirde helâk olursun.

(Hadis-i Şerif)

Kim bildiği ile amel ederse, ona bilmediğini öğretir.

 (Hadis-i Şerif)

Âlimler dışında insanlar helâk oldu, ilmiyle amel etmeyen âlimler de helâk oldu. Bunların içerisinde ilminde ihlalli olmayan, rızası için ilim talep etmeyenler de helâk oldu. İste sadece muhlis ve ilmiyle âmil âlimler kaldı. Bunlar da büyük bir tehlike üzeredirler.

 (Hadis-i Şerif)

Bu ilmi nasıl elde ettin?

  İmam-ı A'zam'a sormuşlar: Bu ilmi nasıl elde ettin? Cevap vermiş: "Eşekler gibi sabır göstererek, köpekler gibi ilim adamlarına yaltaklanarak, kediler gibi tevazu göstererek, kargalar gibi sabaha kadar ilim yolunda seherleşerek..."İmam Şâfiî buyuruyor: "Hocam Vekî'ye hâfızamın zayıflığı hususunu şikâyette bulundum. Bana mahiyetleri günahları terk etmem hususunda irs adda bulundu. Ve bana dedi ki: 'Bu ilim nurdur. ’ın nuru da 'a isyan eden günahkarlara ulaşmaz."
Moderatöre Bildir   Logged

1430 hicri yilbasiniz ve muharremi serifiniz mübarek olsun
müteallim
Moderatör
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4561



WWW
« Yanıtla #1 : Ağustos 10, 2007, 04:44:29 ÖS »

ESHÂB-I SUFFE
 
Mescid-i Şerif'in bir tarafında bir suffe (sofa) vardı ki üzerine hurma dallarından bir çardak yapılmıştı. Burası, evi, ailesi bulunmayan Eshâbın fakirlerine verildiği için burada barınanlara "Sofa yahut Suffe Eshâbı" denildi. Bunlar, Peygamber Efendimiz'den ilim irfan tahsilini gâye edinmiş olup Fahri Kâinât'ın ilminden, sohbetinden azami derecede istifade edebilmek maksadıyla pek zaruret bulunmadıkça buradan ayrılmazlar, ancak dünyevi maişetlerini asgari derecede temin için dünyevi işlerle meşgul olurlardı.

Barınacak bir çatı altı bulamayan kimsesiz yoksullar ve garipler, burada yatıp kalkarlardı. Bunlar iplerini alıp kırlardan odun toplarlar, onları satıp yiyeceklerini temin ederler, geçimlerini sağlarlardı. Kendi ellerinin emeği ile geçinmeğe çalışırlardı. Fakat her zaman iş bulamadıklarından aç kaldıkları da olurdu. Eshâbın zenginleri bunları gözetirler, yardım ederlerdi. Peygamberimiz, akşamları onlardan bir kısmını çağırıp kendisi doyurur, bir kısmını da hâli vakti yerinde olan sahabilerine gönderip doyurturdu.

Rasûlü Ekrem; "Bir kişinin yiyeceği, iki kişiye; iki kişinin yiyeceği, dört kişiye; dört kişinin yiyeceği, sekiz kişiye yeter!" buyururdu. Rasûlü başka bir gün de; "İki kişilik yiyeceği olan, Ehli Suffe'den üçüncüyü, dört kişilik yiyeceği olan, onlardan beşinciyi, yahut altıncıyı götürsün!" buyurmuştu. Hazreti Ebû Bekir onlardan üçünü, Peygamber Efendimiz de onlardan onunu alıp götürmüştü.

Bir gün Peygamberimiz'in kızı Hz.Fâtıma'nın el değirmeni ile buğday çekip un öğütmekten elleri kabarmış ve yaralanmıştı. Muhterem babacığına ellerini göstererek, yardım için bir hizmetçi isteyince, Peygamberimiz; "Kızım, Eshâbı Suffenin ihtiyaçlarını gideremediğim halde ben sana nasıl yardımcı bulayım" demişti.

Eshâb-ı Suffe dâimâ Hz.Peygamberimiz'in yanında bulunduklarından Kur'ân ve Hadis dinler, öğrenir ve öğretirlerdi. Bu îtibarla suffe, alelâde bir sığınak değildi, bir ilim müessesesi idi. En çok hadis rivâyet eden Ebû Hureyre (R.A.) burada yetişmişti.

Peygamberimiz'in; "Benim bu mescidime gelen kişi başka bir şey için değil, hayır için, hayırı öğrenmek veya öğretmek için gelir. O, yolunda cihad eden kimse mevkiindedir." Hadîs-i Şerîf'i, en kısa bir zamanda öğreticiler ve öğreniciler üzerinde tesirini göstermiş, Fahri Kâinât'ın mescidi ve suffe, bir ilim ocağı hâline gelmişti.

Ehli Suffe'ye, Kurrâ da denilirdi. Kabîlelere gönderilecek Kur'ân öğreticileri de bunlar arasından seçilirdi. Nitekim, bu yolda vazîfelendirilen ve Bi'ri Maune denilen yerde müşrikler tarafından önleri kesilerek şehid edilenlerin hepsi Ehli Suffe'dendi. Ehli Suffe'den bâzen 70'inin birden geceleri bir öğreticinin başında toplanıp sabaha kadar ders gördükleri olurdu.

İslam Târihinin başlangıcından zamanımıza kadar Medrese, Kur'ân Kursu ve Talebe Yurdu gibi değişik adlarla gelen ilim ve irfan müesseselerinin, ilim hizmetlerinin temelini ve menşeini Eshâbı Suffe'nin barındığı mubarek mekan teşkil eder.
Moderatöre Bildir   Logged

1430 hicri yilbasiniz ve muharremi serifiniz mübarek olsun
TARIK
araştırmacı
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 305



« Yanıtla #2 : Kasım 17, 2007, 02:45:51 ÖS »

Nevmul alimimi Hayrun min ibadetilcahil. Alimin uykusu cahilin ibadetinden hayırlıdır. Peki arkadaşlar size bir soru : ilk Kur'an kursu muallimi Rasülülullah idi talebeleri ashabı suffaydı ama nerede okumaya başladılar, yani ilk medrese nerede açıldı. 
Moderatöre Bildir   Logged

Nefsim için en güvendiğim amelim, Peygamber efendimiz ( S.A.V )’in ashabına sevgi ve hürmettir.

BİŞR-İ HAFİ HZ.
Miftahulkuluub
Administrator
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 1744



WWW
« Yanıtla #3 : Ocak 02, 2008, 11:06:03 ÖÖ »

Peygamberimiz s.a.v Medineye ilk geldiği zaman devenin ilk çöktüğü yerin arsasını Hz Osman r.a. satın almasıyla oraya ilk medreseyi açtılar..
Moderatöre Bildir   Logged
maslak
yazar
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 541

Avatar Yok


« Yanıtla #4 : Nisan 06, 2008, 06:46:03 ÖS »

razı olsun
Moderatöre Bildir   Logged
TARIK
araştırmacı
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 305



« Yanıtla #5 : Nisan 08, 2008, 10:59:40 ÖS »

Peygamberimiz s.a.v Medineye ilk geldiği zaman devenin ilk çöktüğü yerin arsasını Hz Osman r.a. satın almasıyla oraya ilk medreseyi açtılar..
ilk medrese olarak vakfedilen yer dar-ı Erkam idi.
Hz Erkam evladlarına: Evladlarım bu evi ilim talebelerine hibe ettim Der ve peygamberefendimize evin teslim edince ilk ilim talebeleri burada eğitime başlıyor. Diye biliyorum
Moderatöre Bildir   Logged

Nefsim için en güvendiğim amelim, Peygamber efendimiz ( S.A.V )’in ashabına sevgi ve hürmettir.

BİŞR-İ HAFİ HZ.
yoklar
okur
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 67



« Yanıtla #6 : Nisan 10, 2008, 05:04:41 ÖÖ »

(c.c)razı olsun
Moderatöre Bildir   Logged

"Biz yıkık değirmende 40 yıl bekler tamir etmeden de ayrılmayız..."
aşk hamalı
aktif okur
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132

Avatar Yok


« Yanıtla #7 : Mayıs 14, 2008, 01:57:10 ÖS »

S.A.
 Mal paylaştıkça azalır İlim paylaştıkça ziyadeleşir. Mevla ilimden mahrum etmesin.
Davetinize icabet edebilirim.
Moderatöre Bildir   Logged
seydanur
Yeni üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 9



« Yanıtla #8 : Temmuz 15, 2008, 11:54:57 ÖÖ »


İmam-ı A'zam'a sormuşlar: Bu ilmi nasıl elde ettin? Cevap vermiş: "Eşekler gibi sabır göstererek, köpekler gibi ilim adamlarına yaltaklanarak, kediler gibi tevazu göstererek, kargalar gibi sabaha kadar ilim yolunda seherleşerek..."İmam Şâfiî buyuruyor: "Hocam Vekî'ye hâfızamın zayıflığı hususunu şikâyette bulundum. Bana mahiyetleri günahları terk etmem hususunda irs adda bulundu. Ve bana dedi ki: 'Bu ilim nurdur. ’ın nuru da 'a isyan eden günahkarlara ulaşmaz."

razi olsun. cok Hosuma gitti.
Moderatöre Bildir   Logged
istanbuli
Yeni üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 45



« Yanıtla #9 : Eylül 11, 2008, 02:26:13 ÖÖ »

ilmin en üstünü, ilmihal'dir.
Moderatöre Bildir   Logged

bu dünyanın cefasından sefasına sıra gelmez,
gafil olma ilme çalış, geçen günler geri gelmez.
ihvan
yazar
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 692



« Yanıtla #10 : Eylül 11, 2008, 11:29:17 ÖÖ »

ilim ver ,feyiz ver ,nur ver.....
Moderatöre Bildir   Logged
izhar
Yeni üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 23


إظهارٌ


« Yanıtla #11 : Eylül 20, 2008, 03:37:36 ÖS »

(c.c)razı olsun
amin ve Mevla ilmiyle amel ettirdiği kulları arasına dahil etsin
Moderatöre Bildir   Logged

kimsesiz hiç kimse yok herkesin var bir kimsesi kimsesiz kaldım yetiş ey kimsesizler kimsesi
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Kermese Davet HABER SAATİ « 1 2 3 4 » müteallim 130 15564 Son Mesaj Ekim 31, 2008, 09:58:23 ÖÖ
Gönderen: ihvan
İlme verilen kıymet İSLAM-GENEL pasa 3 548 Son Mesaj Ağustos 25, 2006, 12:12:36 ÖÖ
Gönderen: Mustafax67
İlme Davet MEDRESE SALONU.. müteallim 7 2207 Son Mesaj Ağustos 28, 2008, 03:28:57 ÖS
Gönderen: müteallim
Nasihat Ve Davet. CUMA SOHBET, HUTBE VE VAAZ ARŞİVİ müteallim 1 798 Son Mesaj Mart 19, 2008, 07:36:11 ÖS
Gönderen: TARIK
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


Sadakat İslami Forumları 2004-2008
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM