Sadakat İslamî Forum
 
*
Selamün Aleyküm; Ziyaretçi kardeşim. Ailemiz ferdiysen giriş yap. Değilsen Sadakat Ailesine 10 sn de katılabilirsin. Ocak 09, 2009, 09:01:46 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Ölmeden Evvel Gerçek Dostu Bulmak..  (Okunma Sayısı 193 defa)
Ber-ceste
yazar
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 755



« : Ekim 05, 2008, 11:36:34 ÖÖ »


Gaflet terzisi, ömrün kıymetli kumaşını aralıksız bir sûrette ayların makası ile parça parça kesip bitirirken; insana gereken, ihsan edilmiş olan sayılı nefeslerini tüketmeden evvel kendisine «sâdık bir dost» bulabilmesidir. Belki de bu dostu bulabilmek umuduyla insan, küçük yaştan itibaren hep kendine bir dost edinme arayışı içinde olmuştur. Bu sebeple yaşı ve aklı kemale erme yolunda ilerledikçe, dost defterine daima yeni birisini kaydeder.

Ancak bu dostlukların kimi hakikîdir, kimi sahte...

Sâdık ve hakikî dostlar, dostunu en güzele götürürken; sahte ve sahtekâr dostlar, insanı sadece hak yoldan uzaklaştırır.

Nitekim âyet-i kerîmede şöyle buyurulmuştur:

“İşte o zaman, birbirlerine dönerek (dünyadaki hâllerini) soracaklar. İçlerinden biri: «Benim, bir arkadaşım vardı» der. Derdi ki: Sen de (dirilmeye) inananlardan mısın? Biz ölüp kemik, sonra da toprak hâline geldiğimiz zaman (diriltilip) cezalandırılacak mıyız? (O zat, dünyada geçmiş olan hâdiseyi bu şekilde anlattıktan sonra Teâlâ orada bulunanlara:) Siz işin gerçeğine vâkıf mısınız? dedi. İşte o zaman konuşan baktı, arkadaşını cehennemin ortasında gördü. «Yemin ederim ki, sen az daha beni de helâk edecektin. Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (cehenneme) getirilenlerden olurdum» dedi.” (Sâffât, 50-57)

Sâdık dost, nebî ve velî kullar gibidir; sahtekâr dost ise şeytan gibi...

İnsanın bir ömür kurduğu bu dostlukların hakikati gün gelip ortaya çıkacaktır.

Ya bu dünyada, dostlukların mihenk taşı olan, vefayı imtihan eden sıkıntılı hâdiselerle sahte dostlukların foyası meydana çıkar yahut da öbür cihanda, o abus çehreli günde, insanoğlunun başına gelen o en zorlu hâdisede...

İşte bu sebeple Mevlânâ Hazretleri, dostun dostluğunun hasbî ve hakikî olmadığının bu dünyada ortaya çıkmasına üzülmemek gerektiğini, bilâkis kıyâmette çok ağır bir bedel ödetecek ve pek derin bir hüsrana götürecek bir sahteliğin bu dünyada ortaya çıkmasına sevinmenin daha doğru olduğunu şöyle ifade eder:

 “Sevdiğin bir kimse şu dünya hayatında sana zıt düşer, senden yüz çevirir ve sana düşman olursa, kendine gel de; «İşte!» de, «Şimdiden günüm aydın oldu. Yarın olacak şey, bugünden oluverdi. Bu dünyadaki dostlar bana zıt düştüler, sırt çevirdiler, kıyâmette olacaklar şimdiden oldu.

Günümü onlarla geçirmeden, ömrümü onlarla bitirmeden, ne olacaksa oldu. İnsanların ne oldukları anlaşıldı. Eğer bu hâl olmasaydı, kusurlu kumaş satın almış olacaktım. Şükürler olsun ki, o kumaşın kusurlu olduğunu önceden anladım. Yani âhiret gelmeden kusurlu şeyleri fark ettim de, onlardan kaçındım.

Sermayem elimden çıkmadan işi anladım. Zaten sonunda o kumaşın ayıbı ve kusuru nasıl olsa meydana çıkacaktı. Mal da gidecekti. Ömür de gidecekti. Kusurlu bir kumaş uğrunda, malımı da verecektim, canımı da.»”

Hayat, sadece dünya hayatından ibaret değildir. Asıl ve sonsuz olan hayat Peygamber Efendimiz’in de buyurduğu gibi; âhiret hayatıdır!.. (Buhârî, Rikak, 1)

O hâlde insanın öyle bir dost edinmesi lâzım gelir ki âhiret hayatında da kişiyi yalnız bırakmasın. Cenâb-ı Hak, kıyâmet gününün şiddetini bildiren âyetlerde şöyle buyurur:

“Ama vakti gelip de o kulakları patlatan kıyâmet gürültüsü geldiği zaman, işte o gün kişi kardeşinden, annesinden ve babasından, eşinden ve evlâtlarından bile kaçar.” (Abese, 33-36)

Kişi, en yakınım dediği insanlardan bile kaçacaksa, o hâlde gerçek dostları kim olacaktır? Âhiretin o dehşet dolu hengâmesinde birbirinden kaçmayarak dünyadaki dostluklarını âhirette de devam ettirecekler kimlerdir?

İşte bu hususta Kur’ân-ı Kerim bize şu cevabı vermektedir:

“O gün, Allâh’a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dost olanlar (bile) birbirlerine düşman kesilirler.” (Zuhruf, 67)

Demek ki sadece Allâh’a karşı gelmekten sakınanlar orada da dostluklarını devam ettirecekler. Mevlânâ Hazretleri buyurur:

“Rızkı şundan, bundan değil, O’ndan ara. Zenginliği çalışarak, uğraşarak O’ndan iste. Defineden, maldan isteme. Yardımı da O’ndan dile; amcadan, dayıdan dileme. Sonunda bütün bunları bırakıp gideceksin. Kendine gel de bir düşün. O zaman kimi çağıracaksın? Kimden yardım isteyeceksin?

Şu anda O’nu çağır, O’ndan iste, geri kalanı bırak. Bırak da mânevî cihan mülküne vâris ol.”

Ne mutludur, o kimseye ki, fânî dost ve sevgililerin tuzağından kendini kurtarır da, daha bu dünyada iken, ebedî dost ve gerçek sevgili olan Allâh’ı bulur.


İbrahim Hakkı UZUN    Yüzakı Dergisi
Moderatöre Bildir   Logged

Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
Kahraman
aktif okur
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 115



« Yanıtla #1 : Ekim 05, 2008, 01:51:39 ÖS »

Mevlam razı olsun, o kadar mühim ve hayatın gerçeklerinden bir konu ki rabbim sadık dostlarla karşılaştırsın. Amin..
Moderatöre Bildir   Logged

BACAKLARIM KOŞMUYOR AMA Y Ü R E Ğ İ M  RABBİMİN İZNİYLE....
...EY Y O L C U BU DÜNYADA MİSAFİRSİN...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Rabiül-evvel ve veladet Kandili MÜBAREK GÜN VE GECELER müteallim 7 1584 Son Mesaj Mart 19, 2008, 01:14:12 ÖS
Gönderen: Gül_Sultan
Ölmeden önce ölünüz hadis-i şerifi KUR'AN-I KERİM VE SÜNNET-İ SENİYYE dihancioglu 24 2122 Son Mesaj Ağustos 06, 2007, 04:41:40 ÖS
Gönderen: hidayet34
Rabiul evvel ayi CUMA SOHBET, HUTBE VE VAAZ ARŞİVİ müteallim 4 756 Son Mesaj Nisan 05, 2006, 10:55:56 ÖS
Gönderen: müteallim
Cilt ve Vücut Dostu Yiyecekler SAĞLIKLI YAŞAM enfa 0 250 Son Mesaj Mayıs 01, 2008, 03:09:58 ÖS
Gönderen: enfa
İstanbul'da ölmeden önce bu yerleri gezin... GEZİ, DİYET VE SPOR İsra 7 600 Son Mesaj Ağustos 11, 2008, 08:11:00 ÖS
Gönderen: Tuğra
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


Sadakat İslami Forumları 2004-2008
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM