HAKIKAT
okur
Offline
Mesaj Sayısı: 53
|
 |
« : Eylül 10, 2004, 12:36:27 ÖS » |
|
Ezher Şeyhi Tantavi: Terör nerede ve ne amaçla olursa olsun haramdır
Kuzey Osetya’da geçtiğimiz hafta meydana gelen ve 350’den fazla kişinin hayatını kaybettiği terör eylemine İslam dünyasından tepkiler devam ediyor.
Olayın İslam’la bağdaşmadığını vurgulayan düşünürler, hiç kimsenin masum bir cana kastedemeyeceğini vurguluyor. Zaman’a konuşan İslam dünyasının önde gelen dinî otoritelerinden Mısır Ezher Üniversitesi Şeyhi Seyyid Muhammed Tantavi, dünyanın neresinde, hangi amaçla ve kim tarafından yapılırsa yapılsın, terörün haram olduğunu belirtiyor. Mısırlı ünlü düşünür Prof. Muhammed İmara da İslam’ın savaşı bir kural olarak değil, son çare gören tek inanç ve felsefe olduğuna dikkat çekiyor.
Terörle hiçbir amaca ulaşılamayacağını belirten Ezher Şeyhi Tantavi, “K. Osetya’daki masum çocukların suçu neydi?” diye soruyor. Eylemi sadece ‘terör’ kelimesiyle tanımlayabileceklerini belirten Tantavi, Müslümanların da artık terörist yaftasından kurtulmaları gerektiği görüşünde. Mısırlı din adamı, bunun için dünyanın her tarafından Müslümanları, terörü desteklemediklerini ve lanetlediklerini göstermeye çağırıyor.
Ezher Şeyhi Tantavi, aralık ayında yaptığı açıklamada Fransa'daki türban yasağına onay vererek dikkatleri üzerine çekmişti. Tantavi, Fransa İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'le görüşmesi sonrası, türbanın dini bir zorunluluk olduğunu belirterek, “Ancak Müslüman olmayan ülkelerin bu konuda kanun koymaya hakkı var.'' demişti. Tantavi, son olarak geçtiğimiz günlerde Kuzey Osetya'da ve Irak'ta rehin alma ve adam kaçırma eylemlerini ‘canice' diye nitelemişti. Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek tarafından 1996 yılında 43. El Ezher Şeyhi olarak atanan Tantavi (76), Mısır'daki El Ezher'e bağlı 6 binden fazla kuruluşun da liderliğini yapıyor. Mısır'da devlet başkanından sonra protokolde ikinci sırada yer alan Tantavi, özellikle hükümet politikalarını destekleyici görüşleriyle dikkat çekiyor.
İslam, ‘savaşta bile çocuk, kadın ve yaşlılar öldürülemez' diyor
"Masum insanlara karşı yapılan her türlü terörist eylem haramdır." diyen ünlü İslam düşünürü ve ilim adamı Muhammed İmara da bu tür eylemlerin 'Allah'ın haram kıldığı cana kıyma ve masum insanlara karşı düşmanlık' olduğunu vurguluyor. İmara, ‘Hem Kur'an'daki ifadelerle ve hem de Peygamber'imizin sözleriyle bu kesinlikle yasaktır. İnsan hayatı kesinlikle kutsal kılınmıştır dinimiz tarafından.' uyarısında bulunuyor.
Prof. Muhammed İmara'ya göre, Kuzey Osetya'da gerçekleştirilen eylemin ne akılla, ne mantıkla, ne İslam'la ve ne de insanlıkla bağdaşır yanı var. Mısırlı düşünür şöyle devam ediyor: “İslam, savaşı kural olarak değil, son çare olarak gören tek inanç ve felsefedir. Buna karşın diğer felsefe ve inançlarda savaş, insanın tabii bir özelliği ve ilerlemenin yollarından biri olarak görülmüştür. İslam'da savaş kesinlikle en son çaredir. Dolayısıyla savaş İslam'da savunmadır. Bu da inancı ve vatanı savunmak amacıyla yapılır.”
Muhammed İmara, savaşın kaçınılmaz olduğu durumlarda bile İslam'ın bazı şartların yerine getirilmesini vurguladığını belirterek bunları, “Çocuk, kadın, yaşlı, mabette ibadet edenlere kesinlikle dokunulmayacak. Bundan da öte savaş sırasında evler yıkılamaz, ağaçlar ve hayvanlar telef edilemez.” diye sıralıyor. Cihad, savaş ve terör kelimelerinin sürekli karıştırıldığını vurgulayan Prof. İmara, bu kelimeleri şu şekilde izah ediyor:
“Cihad savaş değildir. İnsanın her alanda elinden gelen en son gücü ve gayreti sarf etmesidir. İlimde gayret göstermek, imar faaliyetlerinde bulunmak, rızk peşinde koşmak ve hatta insanları sevmek cihaddır. Savaş ise şiddettir. Savaşın alanı sadece inancı ve vatanı korumaktır. Terör ise masum insanları korkutmak, öldürmek ve düşmanlıktır. Terör bazen düşmanı caydırmaya yönelik olabilir. Mesela Soğuk Savaş dönemindeki nükleer yarış kesinlikle bir terör eylemidir. Ama denk kuvvetler niteliğinde olan ABD ve Sovyetler Birliği, bu yarışla bir şekilde büyük bir savaşı da engellemiştir. Aynı şekilde Pakistan ve Hindistan da bu nükleer yarışla belki de büyük bir savaşa girişmekten kaçınıyor.”
İslam'ın, din, dil, ırk, renk farkı gözetmeksizin tüm canları kutsal saydığına değinen İmara, Peygamber'imizin, bir Yahudi'nin cenaze namazına katılmasını hatırlatarak, “Sahabeden bunun sebebi sorulur. O da; ‘Ölen canlı değil miydi?' şeklinde cevap verir. Kur'an, tüm insanoğlunu yüce bir varlık olarak tanımlıyor. Sadece Müslüman veya belli bir dine ait olanları ayırmıyor. İnsanoğlu arasında eşitlik var. Sadece takva ile farklılık oluyor.” şeklinde konuşuyor.
Irak ve Filistin'in işgal altında olduğunu, işgalci güçleri buralardan çıkarmanın da cihad olduğunu dile getiren Mısırlı düşünür, buralarda da kesinlikle savaşçı olmayan kadın, çocuk, yaşlı ve ibadette olanları öldürmenin yasak olduğuna dikkat çekiyor.
Filistin’de mantık devre dışı kalıyor
İmara, Irak'ta son dönemde yoğunlaşan adam kaçırma eylemlerine de tepki gösteriyor. Kaçırılan insanın esir hükmünde muamele görmesi gerektiğine işaret eden Prof. İmara, İslam'ın bu konuda da kurallar koyduğunu hatırlatarak şöyle devam ediyor: “İslam tarihinde bunun çok güzel örnekleri vardır. Örneğin, Haçlılar Kudüs'e girdiklerinde tüm esirleri öldürürken, Selahaddin Eyyubi, kesinlikle esirlere dokunmamıştır. Müsteşrikler bile Müslümanların gösterdiği bu hoşgörüden bahsediyor.”
İslam'da sinirli hakimin verdiği kararın bile caiz olmadığını vurgulayan İmara, Filistin'deki olaylar ve özellikle intihar eylemleriyle ilgili ise farklı bir değerlendirmede bulunuyor. “Burada da masum insanların canları kutsaldır. Fakat Filistin'deki pek çok olayda mantık devre dışı kalıyor.” diyen İmara, Filistinlilerin gerçekleştirdiği eylemleri intihar eylemi olarak değerlendirmenin yanlış olacağını savunuyor. Prof. Muhammed İmara, “Fakat her ne olursa olsun İsrail'in politikalarını desteklemeyen İsraillilere karşı terör eyleminde bulunmak caiz değildir.” ilavesini de yapıyor.
|