|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #80 : Şubat 18, 2008, 12:12:04 ÖS » |
|
  Müntekim : İntikam alan. Cenab-ı Hak buyuruyor: فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَأَغْرَقْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِلِينَ Biz de âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil kalmaları sebebiyle kendilerinden intikam aldık ve onları denizde boğduk." (Araf - 136)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #81 : Şubat 21, 2008, 10:43:18 ÖÖ » |
|
  Afüvv : Affeden, bağışlayan. Cenab-ı Hak buyuruyor: اللَّهُ إِنَّ اللَّهَ
لَعَفُوٌّ غَفُورٌ Hakikaten  çok bağışlayıcı ve mağfiret edicidir." (Hac, 60)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #82 : Şubat 22, 2008, 03:12:47 ÖS » |
|
  Rauf : Çok şefkat ve merhamet gösteren, çok esirgeyen, kolaylık sağlayan. Cenab-ı Hak buyuruyor: وَلَوْلَا
فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّه رَؤُوفٌ رَحِيمٌ Eğer  'ın üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı, azabınızı çarçabuk verirdi. Gerçekten  Rauf'dur, Rahim'dir." (Nur, 20)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #83 : Şubat 24, 2008, 05:31:14 ÖS » |
|
  Malikül Mülk : Mülkün ebedi sahibi. Cenab-ı Hak buyuruyor: قُلِ اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَاءُ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَاءُ بِيَدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ "De ki: Mülkün gerçek sahibi olan  'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın." (Ali İmran, 26)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #84 : Şubat 26, 2008, 03:05:56 ÖS » |
|
  Zü'l - Celali Ve'l - İkram : Ululuk ve ikram sahibi. Cenab-ı Hak buyuruyor: وَيَبْقَى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ "Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacak." (Rahman, 27)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #85 : Şubat 28, 2008, 08:05:18 ÖS » |
|
  Muksit : Adalet gösterici, adaletin gerçek sahibi, hükmünde adil. Cenab-ı Hak buyuruyor: أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ  , hakimlerin hakimi değil midir?" (Tin, 8)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #86 : Mart 03, 2008, 11:16:42 ÖS » |
|
  Câmi : İstediğini istediği zaman istediği yerde toplayan. Cenab-ı Hak buyuruyor: اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ لَيَجْمَعَنَّكُمْ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ لَا رَيْبَ فِيهِ وَمَنْ أَصْدَقُ مِنَ اللَّهِ حَدِيثًا "Elbette sizi kıyamet günü toplayacaktır." (Nisa, 87)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #87 : Mart 05, 2008, 09:57:56 ÖS » |
|
  Gani : Çok zengin, hiçbir şeye muhtaç olmayan. Cenab-ı Hak buyuruyor: وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ غَنِيٌّ حَمِيدٌ "Biliniz ki  zengindir." (Bakara, 267)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #88 : Mart 10, 2008, 01:12:27 ÖS » |
|
  Muğni: Dilediğini zengin eden. Cenab-ı Hak buyuruyor: وَوَجَدَكَ عَائِلاً فَأَغْنَى Seni fakir bulup zengin etmedi mi?" (Duha, 8)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #89 : Mart 12, 2008, 11:56:41 ÖS » |
|
  Mani : Dilediğini engelleyen. Cenab-ı Hak buyuruyor: مَا يَفْتَحِ اللَّهُ لِلنَّاسِ مِن رَّحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَا وَمَا يُمْسِكْ فَلَا مُرْسِلَ لَهُ مِن بَعْدِهِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ  'ın insanlara açacağı herhangi bir rahmeti tutup hapseden olamaz. O'nun tuttuğunu O'ndan sonra salıverecek de yoktur." (Fatır, 2)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #90 : Mart 15, 2008, 12:58:54 ÖS » |
|
  Darr : Dilediğine bela verici, zarar verici, O'nun takdiri olmadan kimseye zarar verilemeyen. Cenab-ı Hak buyuruyor: وَإِنْ يَمْسَسْكَ اللَّهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُ إِلَّا هُوَ وَإِنْ يَمْسَسْكَ بِخَيْرٍ فَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ "Eğer  sana bir zarar verirse artık onu, O'ndan başka giderecek kimse yoktur." (Enam, 17)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #91 : Mart 16, 2008, 07:05:36 ÖS » |
|
  Nafi : İstediğine fayda sağlayan, O'nun takdiri olmadan kimseye yarar verilemeyen. Cenab-ı Hak buyuruyor: وَإِنْ يَمْسَسْكَ اللَّهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُ إِلَّا هُوَ وَإِنْ يَمْسَسْكَ بِخَيْرٍ فَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ "Sana bir hayır verirse, yine O, onu devam ettirmeğe ve herşeye kadirdir." (Enam, 17)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #92 : Mart 17, 2008, 01:53:20 ÖS » |
|
  Nur : Alemleri nurlandıran, aydınlatan. Cenab-ı Hak buyuruyor: اللَّهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ
وَالْأَرْضِ مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكَاةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ "  , göklerin ve yerin nûrudur. O'nun nûrunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir." (Nur, 35)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #93 : Mart 20, 2008, 10:35:10 ÖS » |
|
  Hadi : İstediğini hidayete erdiren Cenab-ı Hak buyuruyor: فَمَنْ يُرِدِ اللَّهُ أَنْ يَهدِيَهُ يَشْرَحْ صَدْرَهُ لِلْإِسْلَامِ وَمَنْ يُرِدْ أَنْ يُضِلَّهُ يَجْعَلْ صَدْرَهُ ضَيِّقًا حَرَجًا كَأَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي السَّمَاءِ كَذَلِكَ يَجْعَلُ اللَّهُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ "  kimi doğru yola koymak isterse onun kalbini İslamiyet'e açar" (Enam, 125)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #94 : Mart 23, 2008, 12:21:39 ÖÖ » |
|
  Bedi : Örneksiz yaratan Cenab-ı Hak buyuruyor: بَدِيعُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَإِذَا قَضَى أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ "Göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. Bir şeyi dilediğinde ona sadece "Ol!" der, o da hemen oluverir." (Bakara 117)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #95 : Mart 23, 2008, 10:30:34 ÖS » |
|
  Baki : Varlığının sonu olmayan. Cenab-ı Hak buyuruyor: وَيَبْقَى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ "Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacak" (Rahman, 27)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #96 : Mart 24, 2008, 01:14:27 ÖS » |
|
  Varis : Bütün servetlerin gerçek sahibi. Cenab-ı Hak buyuruyor: وَإنَّا لَنَحْنُ نُحْيِي وَنُمِيتُ وَنَحْنُ الْوَارِثُونَ "Şüphesiz biz diriltir ve biz öldürürüz! Ve her şeye biz vâris oluruz." (Hicr,23)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #97 : Mart 25, 2008, 08:25:42 ÖS » |
|
  Reşid : Doğru yolu gösteren. Cenab-ı Hak buyuruyor: إِذْ أَوَى الْفِتْيَةُ إِلَى الْكَهْفِ فَقَالُوا رَبَّنَا آتِنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً
وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَداً "Rabbimiz! Bize tarafından bir rahmet ver ve işimizde bize doğruyu göster durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla!" (Kehf, 10 )
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|
Ber-ceste
|
 |
« Yanıtla #98 : Mart 26, 2008, 05:41:27 ÖS » |
|
  Sabur : Çok sabırlı, sabreden, cezayı erteleyen. Cenab-ı Hak buyuruyor: يَاأَيُّهَا الَّذِينَ ءَامَنُوا اسْتَعِينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلَاةِ إِنَّ اللَّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ Çünkü  muhakkak sabredenlerle beraberdir. (Bakara,153)
|
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..
|
|
|
|