mahmud_sami
okur
Offline
Mesaj Sayısı: 90
|
 |
« Yanıtla #20 : Mayıs 16, 2004, 11:25:27 ÖS » |
|
TEHECCÜD NAMAZI ESNASINDA DUA Hz. İbnu Abbâs RA anlatıyor: “Resülullah AS teheccüt namazı kılmak üzere geceleyin kalkınca şu duayı okurdu: “AIIahım, Rabbimiz! Hamdler sanadır. Sen arz ve semâvatin ve onlarda bulunanIarın kayyumu ve ayakta tutanısın, hamdler yalnızca senin içindir. Sen semâvat ve arzın ve onlarda bulunanların nûrusun, hamdler yalnızca sanadır. Sen haksın, va’din de haktır. Sana kavuşmak haktır, sözün haktır. Cennet haktır, Cehennem de haktır. Peygamberler hàktır, Muhammed AS de haktır. Kıyamet de haktır.
AIIahım! Sana teslim oldum, sana inandım, sana tevekkül ettim. Sana yöneldim. Hasmına karşı senin (bürhanın) iIe dâva açtım. Hakkımı aramada senin hakemliğine başvurdum. Önden gönderdiğim ve arkada bıraktığım hatalarımı affet. Gizli işlediğim, aleni yaptığım, benim bilmediğim, senin benden daha iyi bildiğin hatalarımı da affet! İlerleten sen, gerileten de sensin. Senden başka ilah yoktur”.
Buhâri, Teheccüt 1, Daavât 10 Tevhid 8, 24, 35; Müslim, Salâtu’l-Müsâfirin 199, (769); Muvatta, Kur’ân 34, (1, 215, 216); Tirmizi, Daavât 29, (3414); Ebü Dâvud, Salât 121, (771); Nesâi, Kıyâmu’l-Leyl 9, (3, 209, 210).)
|
ŞARET OLSA YOL SAPTIRMAZ,BİLGİ OLSA SÖZ SAPTIRMAZ.
|
|
|
mahmud_sami
okur
Offline
Mesaj Sayısı: 90
|
 |
« Yanıtla #21 : Mayıs 16, 2004, 11:26:48 ÖS » |
|
İbnu Mes’ud RA anlatıyor. “Resûlullah AS (bir gün):
“Siz aranızda kimi pehlivan addedersiniz?” diye sordu. Ashab RAüm:
“Erkeklerin yenmeye muvaffak olamadığı kimseyi!” dediler. Resûlullah AS:
“Hayır, dedi, gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir.”
|
ŞARET OLSA YOL SAPTIRMAZ,BİLGİ OLSA SÖZ SAPTIRMAZ.
|
|
|
|
muallim
|
 |
« Yanıtla #22 : Mayıs 17, 2004, 07:31:23 ÖÖ » |
|
"Kim bir kavme benzerse o da o kavimdendir"
|
"Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve  'tan korkun ki rahmete eresiniz." [Hucurat Suresi 10]
|
|
|
|
mice
|
 |
« Yanıtla #23 : Mayıs 17, 2004, 10:04:16 ÖÖ » |
|
Ebu Umame Iyas b. Salebe el-Ensari el-Harisi radiyAllahu anh soyle rivayet ediyor:
Bir gun Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellemin ashabi Onun yaninda dunyadan bahsettiler. Bunun uzerine Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem soyle buyurdu: Siz isitmiyor musunuz? İsitmiyor musunuz? Sade yasamak imandandir, Sade yasamak imandandir. Kaynak: Ebu Davud, Tereccul 2; Ayrica bakiniz: ibn Mace, Zuhd 4.
|
Yazıkki yine akşam oldu biz yine yalnız kaldık. Bir kıyısı görünmez denize daldık. Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede  ’ın denizinde  ’tan uzak kaldık.
|
|
|
|
mice
|
 |
« Yanıtla #24 : Mayıs 18, 2004, 12:38:10 ÖS » |
|
Ebu Hureyre (r.a)'nin rivayet ettiğine göre, Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurdu:  Teala'nın yüz rahmeti vardır. Bunlardan birini cinler, insanlar, hayvanlar ve haşarat arasına indirmiştir. İşte bununla birbirini severler ve bu yüzden biri diğerine şefkat ve merhametle muamele eder, yabani hayvan, yavrusu üzerinde titrer.  Teala, doksan dokuz rahmeti de, kullarına merhamet etmek için Kıyamet gününe bırakmıştır. Müslim
|
Yazıkki yine akşam oldu biz yine yalnız kaldık. Bir kıyısı görünmez denize daldık. Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede  ’ın denizinde  ’tan uzak kaldık.
|
|
|
|
mice
|
 |
« Yanıtla #25 : Mayıs 20, 2004, 09:27:54 ÖÖ » |
|
Ebu Hureyre (r.a)'nin rivayet ettiğine göre, Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurdu: Bir kimse darda bulunan birine mühlet verir veya alacağından bir kısmını veya tamamını bağışlarsa, gölgesinden başka gölgenin bulunmadığı Kıyamet gününde  onu arşın gölgesinde gögelendirir. Tirmizi
|
Yazıkki yine akşam oldu biz yine yalnız kaldık. Bir kıyısı görünmez denize daldık. Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede  ’ın denizinde  ’tan uzak kaldık.
|
|
|
|
mice
|
 |
« Yanıtla #26 : Mayıs 21, 2004, 10:28:06 ÖÖ » |
|
Ebu Hureyre (r.a)'nin rivayet ettiğine göre, Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurdu:  'ı tesbih, layık olmayan sıfatlardan tenzih ve O'nu, kemal sıfatlarıyla hamd ve sena etmem, bence üzerine güneş doğan yerlerden (dünyadan) daha sevgilidir. Müslim
|
Yazıkki yine akşam oldu biz yine yalnız kaldık. Bir kıyısı görünmez denize daldık. Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede  ’ın denizinde  ’tan uzak kaldık.
|
|
|
point
aktif okur

Offline
Mesaj Sayısı: 142
|
 |
« Yanıtla #27 : Mayıs 23, 2004, 06:59:47 ÖS » |
|
Bütün mutlulukların başı, Yüce  ’a itaatle geçmiş bir uzun ömürdür. (Kuzâî, Şihâbu’l-Ahbâr, no: 226)
|
b]Dünyanın câzibedar güzellikleri, mal ve evlât birer fitne, birer imtihandır.Bu imtihanın en başarılı talebeleri de, sabah akşam gönül verdikleri hakîkate, bağlılık ahd u peymanında bulunan, azimli, iradeli, kararlı talihlilerdir.[/b]
|
|
|
|
mice
|
 |
« Yanıtla #28 : Mayıs 24, 2004, 03:10:05 ÖS » |
|
Ebu Cuheym (r.a)'in naklettiğine göre,  Resulü (s.a.v): Namaz kılanın önünden geçen kimse, ne kadar günah işlediğini bilse, önünden geçmektense kırk (...) durması daha hayırlıdır, buyurmuştur. Ravi; kırk rakamıyla kastedilen gün mü, ay mı, yıl mı bilmiyorum demektedir. Buhari, Müslim
|
Yazıkki yine akşam oldu biz yine yalnız kaldık. Bir kıyısı görünmez denize daldık. Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede  ’ın denizinde  ’tan uzak kaldık.
|
|
|
|
mice
|
 |
« Yanıtla #29 : Mayıs 24, 2004, 03:35:55 ÖS » |
|
Büyük evliyâdan Ebu Bekr-i Şiblî hazretleri buyurdu ki: "Ben 400 hocadan ders aldım. Bunlardan 4 000 hadîs-i şerîf öğrendim. Bütün bu hadîslerden bir tanesini seçip, ona uydum. Çünkü, kurtuluşu ve seâdet-i bediyyeye kavuşmayı bunda buldum ve bütün nasîhatleri hep bunun içinde gördüm. İşte bu seçtiğim hadîs-i şerîf şudur: 1-Dünyâ için, dünyâda kalacağın kadar, çalış! 2-Allahü teâlâya muhtâc olduğun kadar, itâ'at et! 3-Cehenneme dayanabileceğin kadar, günah işle!"
|
Yazıkki yine akşam oldu biz yine yalnız kaldık. Bir kıyısı görünmez denize daldık. Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede  ’ın denizinde  ’tan uzak kaldık.
|
|
|
|
mice
|
 |
« Yanıtla #30 : Mayıs 26, 2004, 01:11:57 ÖS » |
|
Ebu Hureyre radiyAllahu anhden rivayet edildigine gore Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem soyle buyurdu: SADAKA VERMEK MALI EKSILTMEZ. KUL BASKALARININ HATALARINI BAGISLADIKCA  DA ONUN SEREFINI ARTIRIR. KIM  ICIN ALCAK GONULLU DAVRANIRSA  DA ONU YUKSELTIR.
|
Yazıkki yine akşam oldu biz yine yalnız kaldık. Bir kıyısı görünmez denize daldık. Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede  ’ın denizinde  ’tan uzak kaldık.
|
|
|
|
mice
|
 |
« Yanıtla #31 : Mayıs 26, 2004, 03:21:08 ÖS » |
|
Abdullah b. Mesûd (r.a) şöyle anlatıyor: Resulüllah (s.a.v), faizi alana, verene, şahit olana ve yazana lânet etti. Müslim
|
Yazıkki yine akşam oldu biz yine yalnız kaldık. Bir kıyısı görünmez denize daldık. Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede  ’ın denizinde  ’tan uzak kaldık.
|
|
|
|
mice
|
 |
« Yanıtla #32 : Mayıs 27, 2004, 12:07:38 ÖS » |
|
Abdullah b. Amr b. As (r.a.) şöyle dedi: Bir adam cihada gitmek hususunda izin istemek için Peygamber (s.a.v)'e geldi. Peygamber (s.a.v): Anan baban sağ mıdırlar? diye sordu. Evet, dedi. Peygamber (s.a.v): Şu halde sen (evvela) onlar için çalış, buyurdu.
Buhari, Müslim
|
Yazıkki yine akşam oldu biz yine yalnız kaldık. Bir kıyısı görünmez denize daldık. Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede  ’ın denizinde  ’tan uzak kaldık.
|
|
|
|
mice
|
 |
« Yanıtla #33 : Mayıs 28, 2004, 09:11:07 ÖÖ » |
|
Ebu Hureyre (r.a)'nin naklettiğine göre:  Resulü (s.a.v): Her kim  için hacceder de (hac sırasında) kötü sözler söylemez ve günah işlemezse, o kimse annesinden doğduğu gün gibi (günahlardan arınmış olarak) geri döner buyurmuştur. Buhari, Müslim
|
Yazıkki yine akşam oldu biz yine yalnız kaldık. Bir kıyısı görünmez denize daldık. Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede  ’ın denizinde  ’tan uzak kaldık.
|
|
|
|
mice
|
 |
« Yanıtla #34 : Mayıs 28, 2004, 02:08:00 ÖS » |
|
 'ın zikri dışında kelamı çok yapmayın. Zira,  'ın zikri dışında çok kelam, kalbe kasvet (katılık) verir. Şunu bilin ki, insanların  'a en uzak olanı kalbi katı olanlardır. (Tirmizi, 2413)
|
Yazıkki yine akşam oldu biz yine yalnız kaldık. Bir kıyısı görünmez denize daldık. Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede  ’ın denizinde  ’tan uzak kaldık.
|
|
|
|
mice
|
 |
« Yanıtla #35 : Mayıs 29, 2004, 09:32:43 ÖÖ » |
|
Ebu Hureyre (r.a)'nin rivayet ettiğine göre, Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: Evlerinizi kabir haline getirmeyiniz (evlerinizde de ibadet ediniz). Şeytan, Bakara suresinin okunduğu evden kaçar. Müslim
|
Yazıkki yine akşam oldu biz yine yalnız kaldık. Bir kıyısı görünmez denize daldık. Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede  ’ın denizinde  ’tan uzak kaldık.
|
|
|
murty77
okur
Offline
Mesaj Sayısı: 68
|
 |
« Yanıtla #36 : Mayıs 29, 2004, 02:26:03 ÖS » |
|
Ebû-Abdü'r-Rahmân Abdullah b. Ömer b. El-Hattâb (ra)'dan: Demiştir ki, kendim işittim, Resûlullâh (sav) şöyle buyurdu: (Binâ-yı) İslâm beş şey üzerine kurulmuştur:  'dan başka hiç bir ilâh ve Ma'bûd-ı bi'l-hak olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve Resûlü olduğuna şehâdet, namazğ ikâme, zekâtı vermek, hacc-ı Beytu'llâh, savm-ı Ramazan. (Bu hadis-i Şerifi, Buhâri ile Müslim tahric etmişlerdir.)
|
|
|
|
|
murty77
okur
Offline
Mesaj Sayısı: 68
|
 |
« Yanıtla #37 : Mayıs 29, 2004, 02:26:36 ÖS » |
|
Ümmü'l-Mü'minin Ümm-i Abdu'llah Aişe-i Sıddika (ra)'dan: Demiştir ki, Resûlullâh (sav) Efendimiz Hazretleri şöyle buyurdu: "Her kim bizim bu işimizin (yâni dinimizin) içine ondan olmayan bir şeyi yeniden sokarsa (o yaptığı iş) merdûddur, başına çalınır." (Bu hadis-i şerifi, Buhari ve Müslim rivâyet etmişlerdir.) Müslim'den gelen diğer bir rivyaette de şöyle denilmiştir. Her kim emrimize (ahkâm-ı dinimize) uygun olmayan bir amel işlerse o ameli merdûddur, başına çalınır.
|
|
|
|
|
murty77
okur
Offline
Mesaj Sayısı: 68
|
 |
« Yanıtla #38 : Mayıs 29, 2004, 02:28:03 ÖS » |
|
Ebû Hureyre Abdu'r-Rahmân b. Sahr-ı Devsi (ra)'den: Demiştir ki, kendim işittim, Resûlullâh (sav) Efendimiz şöyle buyurdu: "Sizi her neden nehyedersem ondan ictinâb ediniz. Size her neyi emredersem kudretiniz yettiği kadar yapınız (da nasıl yapacağınızı sormayınız.) Zirâ sizden evvelki (ümmet)leri helâk eden, ancak onların çok çok sormaları ve peygamberlerine muhâlefet etmeleri olmuştur. (Bu hadis-i şerifi, Buhari ile Müslim rivâyet etmişlerdir
|
|
|
|
|
murty77
okur
Offline
Mesaj Sayısı: 68
|
 |
« Yanıtla #39 : Mayıs 29, 2004, 02:30:43 ÖS » |
|
Ebu'l-Abbâs Abdullâh b. Abbâs (ra)'dan: Demiştir ki, birgün Resûl-i Ekrem (sav)'in terkisinde idim. Buyurdu ki: Evlâd, sana bir kaç söz belleteyim:  'ı (yâni emir ve nehyini) gözet ki,  'da seni gözetsin.  'ı gözet ki, O'nu karşında bulasın. (Bir şey) istediğin vakit  'tan iste. Yardım dilediğin vakit  'tan dile. Şunu bil ki, cemi mahlûkat el birliğiyle sana bir fâide ve menfaat bahş etmek isteseler,  'ın sana yazdığından fazla bir şey bahşedemezler. Kezâlik cemi mahlûkat el birliğiyle sana bir zarar vermek isteseler,  'ın sana takdir ettiği zarardan ziyadesini yapamazlar. Kalemler (işleri hitâma erip) kaldırılmış, sahifeler de (üzerlerindeki yazılar tamam olup) kurumuştur. (Bu hadis-i Şerifi, Termizi rivâyet edip, (Hasen, Sahih) olduğunu söylemiştir. Tirmizi'den başkasını rivâyetine göre ise şöyle buyrulmuştur.)  'ı gözet ki, O'nu önünde bulasın. Geniş zamanında  'a kendini sevdir ki, O da seni sıkıntı zamanında tanısın (sevsin). Bilmiş ol ki, (takdir-i İlâhi'ye göre) başına gelmiyecek olan şeyin sana isabet edeceği yok. Ve sana isabet edecek olan şeyden de senin kurtulacağın yok. Bilmiş ol ki, nusrat (-ı İlâhiyye) sabır ile, küşâyiş-i kalb de gam ve gussa ile beraberdir. Her güçlükle berâber bir kolaylık vardır.
|
|
|
|
|
|