|
MAVERA02
|
 |
« Yanıtla #160 : Mayıs 19, 2008, 11:56:34 ÖÖ » |
|
|
Doğru olsam ok gibi, yabana atarlar beni Eğri olsam yay gibi, elde tutarlar beni
|
|
|
|
MAVERA02
|
 |
« Yanıtla #161 : Mayıs 19, 2008, 12:02:12 ÖS » |
|
 Bunları okuyup yazalım.. devamı gelecek inşAllah
|
Doğru olsam ok gibi, yabana atarlar beni Eğri olsam yay gibi, elde tutarlar beni
|
|
|
|
ruy-ı zemin
|
 |
« Yanıtla #162 : Mayıs 19, 2008, 03:42:49 ÖS » |
|
Hayr'u-nnasi enfeuhum li-nnasi
Hayr-i naasa muradın iise vukuf *** Hayr-i nasın hadiisin it iz'an,
Hayr oldur ki cümleden efzuun *** Oola halk-ı cihana nef'ı rasan
İnne'ma-leğmalü bi-niyyati ve inne'ma likülli-mri'in ma neva
Amellerin kıymeti niyyetlere bağlıdır *** Herkesin niyyet itdiği ne ise eline geçecek odır.
El-hasedü ye'külü-lhasenati Kema te'külü-nnara-lhatabe
Kimesnenin küllü kemal ve male *** Haset itme haram olub zinhar
Hasenatını yer haset kişinin *** Nitekim yer ocakda heymei nar (tam emin değilim)
Ehl-i gaflet zan iderki *** Yiiğdiğim eşya benim,
Bilmez o mağlubu gaflet *** Bir kuru kavga benim
doğru mu bildim acaba kusurumuz varsa düzeltiverin.
|
پاى مار چشم مور نان ملا كس نديد
|
|
|
|
MAVERA02
|
 |
« Yanıtla #163 : Mayıs 28, 2008, 03:12:36 ÖS » |
|
Ruy-ı zemin Kardeş ilgi ve alâkana teşekkürler. Yalnız bir iki meseleyi izah etmem gerekir. Genel olarak okuyup yazdıkların doğru, ancak küçük hatalar mevcut. Kimesnenin (kimsenin) küllü kemal ve male *** Haset itme haram olub zinhar kelimesinde haram olup değil de hasûd olup zinhar olacak. Hasenatını yer haset kişinin *** Nitekim yer ocakda heymei nar
Doğrusu şudur:Kimsenin gel kemâl ve malına ** haset etme hasûd olup zinhâr Hasenâtını yer, hased kişinin ** Nitekim yer ocak ta hîme-i nâr[/color]
Birde Osmanlıca kelimeleri türkçe okurken, konuşma dili ile okursak muhatabımıza daha güzel anlatmış oluruz. Mesela dime yerine (deme) itme yerine (etme) ider ki yerine (eder ki) gibi yazlıdığı gibi okursak karşıdakine tuhaf gelir ve anlaşılması zor olur.
Ehl-i gaflet zan iderki *** Yiiğdiğim eşya benim, (Ehl-i gaflet zan eder ki yığdığım eşya benim)
|
Doğru olsam ok gibi, yabana atarlar beni Eğri olsam yay gibi, elde tutarlar beni
|
|
|
|
ankebut-57
|
 |
« Yanıtla #164 : Haziran 03, 2008, 09:56:13 ÖS » |
|
|
Âlimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır.( عشقْ) Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır. ( ايمان) www.ayasofyacami.com
|
|
|
|
ankebut-57
|
 |
« Yanıtla #165 : Haziran 09, 2008, 10:43:47 ÖÖ » |
|
Topkapı sarayındaki bir çeşmeden yazanlar. 
|
Âlimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır.( عشقْ) Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır. ( ايمان) www.ayasofyacami.com
|
|
|
|
ankebut-57
|
 |
« Yanıtla #166 : Haziran 09, 2008, 11:04:25 ÖÖ » |
|
|
Âlimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır.( عشقْ) Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır. ( ايمان) www.ayasofyacami.com
|
|
|
|
tarihman
|
 |
« Yanıtla #167 : Haziran 09, 2008, 12:07:27 ÖS » |
|
[/quote] Topkapı sarayındaki bir çeşmeden yazanlar.  El-Gazi Es-Sultan Abdülhamid-i Sani Efendimiz Hazretlerinin müceddeden bina ve inşa Buyurdukları Hamidiye Çeşmesi'dir. Fi-gurrre Rebilüevvel 1307
|
Haydi... Gelin Nuh'un Gemisine.......
|
|
|
|
ankebut-57
|
 |
« Yanıtla #168 : Haziran 17, 2008, 11:05:52 ÖÖ » |
|
|
Âlimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır.( عشقْ) Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır. ( ايمان) www.ayasofyacami.com
|
|
|
|
ruy-ı zemin
|
 |
« Yanıtla #169 : Haziran 19, 2008, 08:07:07 ÖS » |
|
takma kafana mı
|
پاى مار چشم مور نان ملا كس نديد
|
|
|
|
ankebut-57
|
 |
« Yanıtla #170 : Haziran 19, 2008, 08:13:33 ÖS » |
|
takma kafana mı

|
Âlimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır.( عشقْ) Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır. ( ايمان) www.ayasofyacami.com
|
|
|
KaVaKzAdE
Yeni üye
Offline
Mesaj Sayısı: 5
|
 |
« Yanıtla #171 : Temmuz 16, 2008, 11:57:01 ÖÖ » |
|
aslında burdaki yazıyı büyük ölçüde çevirmiş durumdayım. sadece teyyid için buraya koyuyorum. bazı kelimelerden emin değilim.
|
|
|
|
|
KaVaKzAdE
Yeni üye
Offline
Mesaj Sayısı: 5
|
 |
« Yanıtla #172 : Temmuz 18, 2008, 02:49:05 ÖS » |
|
|
|
|
|
|
|
ruy-ı zemin
|
 |
« Yanıtla #173 : Temmuz 18, 2008, 04:56:24 ÖS » |
|
aslında burdaki yazıyı büyük ölçüde çevirmiş durumdayım. sadece teyyid için buraya koyuyorum. bazı kelimelerden emin değilim. Feryat
Feryat ki feryadıma imdat edecek yok
Efsun ki gamdan beni azat edecek yok
Tesir-i muhabbetle yakılmış (vy.yıkılmış) güzel ama
Virane deli bir deha abat edecek yok
Kes varsa alakan bana ey tali-ı dünem Sen var iken alem de beni yad edecek yok
Hakkıyla bilir zar-i gönül haleti aşkı
Mahirdir o fende onu üstat edecek yok
Yarıp ne için zar-i Nigar-ı şu cihanda
Naşat edecek çoksa da bir şad edecek yok
30 Nisan 399
Efsun - Nigar kardesim bu bir ask siirine benziyor. kim yazmissa ellerine saglik.
|
پاى مار چشم مور نان ملا كس نديد
|
|
|
|
ruy-ı zemin
|
 |
« Yanıtla #174 : Temmuz 18, 2008, 05:12:01 ÖS » |
|
kardesim öncelikle tercüme edebildigim kadar yazacagim. yanlisim olursa bana kizmazsin insAllah. Çeşme İslambol ağası Muhammet ağadan Bahş olundu taşnegan aleme ma-ı Fırat Hasbeten lillah bu mevzı da bunu kıldı bina Gel Hüseyin ile Hasan aşkına iç ab-ı hayat.
|
پاى مار چشم مور نان ملا كس نديد
|
|
|
KaVaKzAdE
Yeni üye
Offline
Mesaj Sayısı: 5
|
 |
« Yanıtla #175 : Temmuz 18, 2008, 05:30:38 ÖS » |
|
Estağfurullah. Ne kızması?  Sağolasın. Yalnız ikinci tercümedeki "taşan kan"dan emin değilim.  Birinci tercümedeki şiiri de internette gezerken buldum. Gerçekten güzelmiş. 
|
|
|
|
|
KaVaKzAdE
Yeni üye
Offline
Mesaj Sayısı: 5
|
 |
« Yanıtla #176 : Temmuz 18, 2008, 06:05:22 ÖS » |
|
O kelimeyi araştırdım ve şöyle bir sonuca vardım: Buradaki kitabede "تشنكان" (teşnekân) sözcüğü "susuz, susamış" anlamındaki "تشنه" (teşne) ve "yurt, ocak" anlamındaki "كان" (kân) sözcüğünün birleşmesidir. Buradan "teşnekân alem" tamlamasının "susamış insanlar" anlamına geldiğini söyleyebiliriz.
Not: Yanlışım varsa düzeltin. 
|
|
|
|
|
|
ruy-ı zemin
|
 |
« Yanıtla #177 : Temmuz 18, 2008, 06:25:47 ÖS » |
|
dogrudur.tasnekan olabilir
|
پاى مار چشم مور نان ملا كس نديد
|
|
|
|
muallim_abi
|
 |
« Yanıtla #178 : Ağustos 17, 2008, 01:03:45 ÖS » |
|
O kelimeyi araştırdım ve şöyle bir sonuca vardım: Buradaki kitabede "تشنكان" (teşnekân) sözcüğü "susuz, susamış" anlamındaki "تشنه" (teşne) ve "yurt, ocak" anlamındaki "كان" (kân) sözcüğünün birleşmesidir. Buradan "teşnekân alem" tamlamasının "susamış insanlar" anlamına geldiğini söyleyebiliriz.
Not: Yanlışım varsa düzeltin.  Ellerinize sağlık. Ufak bir eksiklik var, bunu da biz izah edelim inşaAllah: Farsça " teşne", " susamış, susuz" anlamındadır. Farsça'da çoğul " ân" ve " hâ" ekleri ile yapılır. Pehlevî Farsça'da, canlılar için " ân", cansızlar için " hâ" eki kullanılırdı. Bu zamanda böyle bir ayrım yoktur, her ikisi için de genellikle " hâ" eki kullanılır. Mesela " merd" (erkek), çoğulu " merdân"dır. Ancak bugün " merdhâ" da denebilir. Eskiden bu yapılsa, büyük hata olarak görülürdü ve kişi sopayı hakedebilirdi.  Farsça'da " ân" eki, sonu " he" ile biten bir kelimeye eklenirse, araya " g" harfi girer. Gramer kaidesidir. Mesela " hâce" kelimesinin çoğulu " haceân" değil, " hâcegân"dır. Burada da " teşne" kelimesi, susamış insanları anlattığı için, çoğul eki olarak " ân" kullanılmış, " he" harfi ile bittiği için de araya " g" harfi girmiştir. Tabii, Osmanlı'nın " kâf-ı fârisi" (iki çizgili kef harfi) dediğimiz harfi kullanmadığını, bunun yerine " kef" harfini yazdığını unutmamalı. Bu sebeple, kelime "teşnekân" değil, " teşnegân"dır. " Susuzlar, susamışlar" demektir. Burada " 'âlem" kelimesi ile bir izâfet mevcuttur. " Teşnegân-ı 'âlem", yani " alemin susamışları, susuz insanları." Başlangıçta da " Çeşme-i İslâmbol.." olduğunu hatırlatırım. Selam ve dua ile..
|
|
|
|
|
İsra
|
 |
« Yanıtla #179 : Ağustos 17, 2008, 06:40:38 ÖS » |
|
Hoşgeldiniz muallim_abi kardeşim uzun bir aradan sonra sizi tekrar aramızda görmek güzel 
|
|
|
|
|