Sadakat İslami Forum
 
*
Selamün Aleyküm; Ziyaretçi kardeşim. Ailemiz ferdiysen giriş yap. Değilsen Sadakat Ailesine 10 sn de katılabilirsin. Eylül 06, 2010, 10:01:56 am


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilerime Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Sonbahar ve yeni umutlar...  (Okunma Sayısı 399 defa)
İsra
Moderatör
popüler yazar
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 6441



« : Eylül 26, 2009, 04:30:15 am »

Bir yaz mevsimini daha geride bıraktık... Ve ben nasıl geçtiğini her zamanki gibi anlayamadım... Nedense her sonbahar mevsimine girişte içimi bir hüzün kaplar... Ama tatlı bir hüzün... Hüznün tatlısı var mı derseniz, var...

Yaprakların yollara düşüşü bile ayrı bir hüzün verir bana... Her yaprağın dökülüşü veda anlamına gelir... Vedaların hangisi buruk olmaz ki?... Şansımız varsa, ömrümüz yeterse bir başka yaza kavuşabiliriz... Ama ya yetmezse... Bu defa gerçek bir veda anlamına gelir her yaprağın salına salına yollara düşüşü...

Her veda, yeni bir başlangıç demektir aynı zamanda... Her şeye yeniden başlamak... Sil baştan... Belki de bu yönünden bakıldığında insana bazen de tatlı bir heyecan verir... Birkaç duyguyu aynı anda içimizde barındırmak ne kadar da ilginç değil mi?... Heyecan olmadan hayatın tadı olmaz ki...
Hayatımıza dair yeni kararlar, yeni hayaller, yeni düşünceler, hangimize iyi gelmedi ki?...

Bana her zaman iyi gelmiştir... Ve işe yaramıştır.. Hani yukarıda dedim ya “Tatlı bir hüzün” diye, anlatmak istediğim tam da buydu aslında... Evet veda ediyoruz o geçmiş günlere ama, yeni heyecan, yeni beklentiler, yeni umutlar, projeler, beni daha da motive ediyor hayata...

Her zaman sevmişimdir umudu... İlaç gibi gelmiştir... Bir nevi beni üzen, karamsarlığa sürükleyen her şeyi geride bırakmamı sağlamıştır... Deneyin ve ne kadar da haklı olduğumu göreceksiniz...

Etrafımıza baktığımızda sürekli mutsuz olan insanlar görürüz... Ama hiç değişmez onların lafları, yüzündeki ifadeleri, sohbetleri... Hep karamsardırlar... Âdeta içinizi daraltırlar... Bir an evvel oradan kalkıp uzaklaşmak istersiniz... Ve acırsınız.. Üzülürsünüz o kişi adına...

Ama yapacak bir şey yoktur.. Çünkü onların hayata dair umutları, hayalleri, gayeleri yoktur... Sadece nefes almak için, hayıflanmak için gelmişlerdir dünyaya... Amaçsız yaşamak kadar zararlı bir şey var mı? Farkında olmadan kişi en çok kendine zarar vermektedir... Sonra ise etrafına...

Aslında bu tür bir yaşantı hastalıkları da beraberinde getirir... Mutsuzluk, karamsarlık, her türlü psikolojik bozuklukların başlangıcıdır...
Evet her sonbahar gelişinde tatlı bir hüzün kaplıyor içimi... Hüzün vedadan dolayı, tatlılık ise yeni umutlarım ve yeni beklentilerim... Şu an aklımda, hayalimde, umutlarımda inanılmaz bir hareketlilik var... Bu bile benim yüzüme koca bir tebessüm kondurmaya yetiyor... İçim kıpır kıpır... Harekete geçmek için sabırsızlanıyorum... Bir bilseniz her bir amacım, hayalim âdeta birbirleriyle dans ediyor... Ve ben bunu yüreğimde, beynimde hissediyorum... Ne kadar güzel değil mi?...

Hayat devam ediyor, hem de olanca hızıyla... Ona yetişmek elbette mümkün değil ama en azından ucundan yakalamak bizim elimizde... Hiçbir şey için kendinizi bırakmayın, zararı kimseye olmaz, kendinize olur... Etrafınızdakiler sadece üzülür o kadar...

Haydi sonbaharla birlikte, amaçlarınızı sıraya koyun, yapacaklarınız için harekete geçin...

Ben başladım bile... Hatta şimdiden kış ve yaz için planlarım hazır... Şayet ömrüm yeterse...

Bu satırları yazmak bile beni inanılmaz mutlu ediyor... Unutmayın her veda yeni bir başlangıç demektir... Şimdiye kadar çektiğiniz sıkıntılara artık veda edin ve yeni umutlara, yeni kararlara kucağınızı kocaman açın... Sizden ve ailenizden daha değerli kim olabilir ki?...
Sevgiyle...

Ayşe Aydan
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

aydeniz
aydeniz
araştırmacı
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 462


Hakka kul olmak


« Yanıtla #1 : Eylül 26, 2009, 10:05:17 am »

Alıntı
Ama yapacak bir şey yoktur.. Çünkü onların hayata dair umutları, hayalleri, gayeleri yoktur... Sadece nefes almak için, hayıflanmak için gelmişlerdir dünyaya... Amaçsız yaşamak kadar zararlı bir şey var mı? f farkında olmadan kişi en çok kendine zarar vermektedir... Sonra ise etrafına     
                                                                                                                         

 herzaman bu satırdakileri dile getirmişimdir etrafımdakilere, fakat aldığım cevap(elimde değil, içimden gelmiiiyoor.. ) acaba nakadar doğru bu cevap..
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Dervişlik baştadır, taçta değildir Kızdırmak oddadır (ateştedir), sacda değildir Eğer bir mümin kalbin kırarsan Hakka eyledin secde değildir. Ararsan Mevla'yı kendinde ara Kudus'te, Mekke'de, Hac'da değildir. Yunus Emre
setre
Moderatör
aktif yazar
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1153


Hâzâ Tezülü


« Yanıtla #2 : Eylül 26, 2009, 01:44:01 pm »

Yine bir isra klasigi,her zamanki gibi cok hos bir yazı paylasmissin tesekkurler Gülen
Yeter ki icimizdeki umut isigi sonmesin...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hep ertelediğim zaman,bir türlü varamadığım diyardı...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilerime Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC

XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu! Dilber MC Theme by HarzeM