Sadakat İslamî Forum
 
*
Selamün Aleyküm; Ziyaretçi kardeşim. Ailemiz ferdiysen giriş yap. Değilsen Sadakat Ailesine 10 sn de katılabilirsin. Mart 21, 2010, 09:47:58 pm


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Süleymaniye Caminin Sırları  (Okunma Sayısı 3497 defa)
Fatihan
Administrator
popüler yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6270


Milimi milimine Ehli sünnet...


WWW
« : Mayıs 25, 2007, 02:40:03 pm »


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


Mimar Sinan, 'tek kütleli mabet' sırrını nasıl yeniden çözdü?

Süleymaniye Cami'nin akustik sorunu nasıl halledildi?

Neden Süleymaniye'nin dört minaresi var?

Neden bunlardan biri 'Cevahir Minaresi' adını taşır?..


Kanunî'nin mimarbaşı 'Sinan Ağa' bir gün, dostlarından ve devrinin şair ve ediplerinden Mustafa Saî Çelebi'ye gelerek, "Çok kocadım. İsterim ki,öldükten sonra adım unutulmasın. Hizmetlerim anılıp hayırla anılayım.Anlatacağım hatıralarımı nazım ve nesir diliyle yazar mısın?" der.Bunun üzerine Çelebi, Mimar Sinan'ın anlattıklarını yazmaya başlar ve küçük  bir kitap ortaya çıkar. Saî Mustafa Çelebi'nin Mimar Sinan'ın ağzından kaleme aldığı, "Tezkiretü'l Bünyan" ve "Tezkiretü'l Ebniye" adını verdiği ve günümüzde 'Yapılar Kitabı' adı altında toplanarak yayımlanan bu eseri, büyük ustanın yaşam öyküsünü, eserlerinin envanterini ve kendi dönemine ait gözlemlerini içermektedir.Mimar Sinan'ın yaşantısına dair birçok ayrıntıyı, eserlerini, dönemini insanları hakkındaki düşüncelerini bu kitap ile, Sinan'ın kendi ağzından öğrendiğimiz gibi, Süleymaniye Cami'nin sırlarını da belli ölçülerde, bu kitapta bulabiliyoruz.
Mimar Sinan, Süleymaniye Cami'nde, bir çok sorunu olduğu gibi, akustik sorununu da mükemmel bir biçimde halletmiştir. Bu konuda yine rivayete dayanan hoş bir hikâye vardır: Cami inşa edilirken, Sinan'ın mihrapta nargile içtiği söylentisi yayılır. Söylenti padişaha kadar varır.Kanunî, bu söylenenlere inanmak istemese de bir gün ansızın inşaata baskın yapar.
Bakar ki, Sinan gerçekten mihrapta nargile fokurdatıyor.
"Mimarbaşı, camide nargile içilir mi, sen bu işi yapmazdın, nedir bunun hikmeti" diye sorar.Sinan şöyle cevap verir:
"Sultanım, dikkat edin nargilemde tömbeki de,  tütün yoktur. Sadece suyun fokurdamasından meydana gelen sesin cami  içerisinde dağılımını kontrol ediyorum. Buradaki suyun sesi caminin her tarafına eşit yayılırsa, yarın burada Kuran okuyacak olan hocanın sesi de 60-70
Metreye kadar toplanan cemaat tarafından duyulacaktır. İşte bu yüzden, akustiği
kontrol ediyorum."(*Bu mevzuu Tarihi Hakikatler-1’de de ayrıntılı biçimde geçmektedir. Çamlıca Basım-Yayın)
Mimar Sinan'ın 'çıraklık eseri' İstanbul Şehzade Camii (1548) ile 'ustalık eseri' Edirne Selimiye Camii (1566-1574) arasındaki bir dönemde inşa
Edilmiş olan Süleymaniye (1550-1557), yapıların yerleştirilmesindeki ustalığın
yanında, gerek ekonomik ve kültürel işlevleriyle, gerekse sanatla politik
gücün birleşimini temsil edişiyle, Türkiye için büyük ve önemli bir geçmişi hatırlatmaktadır.
Bunun yanı sıra, Süleymaniye'nin kendine has sırları da vardır. Stefanos Yerasimos'un, 'Süleymaniye' adlı eserinde (Yapı Kredi Yayınları, Mart 2002,İstanbul) vurguladığı gibi, İustinianos İmparatorluğu'nun takipçisi bir imparatorluğun hayal gücünün ürünü olmasıyla birlikte, Süleymaniye Camii,aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun bir asırdır yeniden keşfetmeye uğraştığı 'tek kütleli mabet' örneği ile, büyük bir kubbenin sırlarına yolculuk etme sürecinin son aşamalarından biri olmuştur.Gerçekten de, Ulya Vogt-Göknil'in 'Mimar Sinan' adlı kitabında da değindiği üzere, Osmanlı İmparatorluğu, 'Muhteşem Süleyman' çağında, İustinianos devri Roma İmparatorluğu ile karşılaştırılabilecek bir büyüklük ve güce erişmiş; özellikle -Mimar Sinan'ın deyimiyle kendisinin ve Osmanlı mimarlığının 'kalfalık eseri' olan- Süleymaniye Camii ile, elindeki insan gücü ve ekonomik kudret sayesinde açıkça, ama basit bir taklitle yetinmeyerek onu aşmak amacında bir 'meydan okuma' işine kalkışır.İşte belki de, Süleymaniye'nin en büyük sırrı budur!Ama, caminin, ayrıntıya inildikçe insanı etkileyen başka özellikleri de vardır...
Caminin temelleri atıldıktan sonra, temelin iyice oturması ve sonradan bir çöküntü olmaması için, inşaata bir yıl ara verilir. Ağır masraflar Yüzünden caminin yapımına ara verildiğini zanneden İran Şahı Tahmasp Han,inşaatın devamı için, kıymetli mal yüklü bir kervanı ve içi değerli taşlarla, mücevherlerle dolu bir kutuyla, bu hediyeleri göndermesinin sebebini açıklayan bir mektubu Kanunî'ye yollar.
Bu mektuba ve üsluba sinirlenen padişah, malları elçinin gözleri önünde bahşiş olarak dağıtır ve kutuyu Sinan'a vererek içindeki mücevherleri
yapının taşlarına karıştırmasını buyurur.

Mimar Sinan, değerli mücevherleri minarelerden birinin taşları arasına maharetle yerleştirir. Güneş ışığında pırıl pırıl parladığı için bu Minareye 'Cevahir Minaresi' adı verilir. Evliya Çelebi zamanla sıcaktan bozulduğunu ve taşların pırıltısının kaybolduğunu belirtir...

Süleymaniye'nin dört minaresi İstanbul'da yaşamış dört büyük hükümdarı;
Fatih Sultan Mehmet, II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kanunî Sultan
Süleyman'ı ya da camiyi yaptıranın İstanbul'un fethinden sonraki dördüncü padişah olduğunu temsil eder...
İki uzun minaredeki üçer, iki kısa minaredeki ikişer şerefeleriyle toplam on şerefe de, o devre kadar hüküm sürmüş on padişahı ya da camiyi yaptıran Kanunî'nin onuncu padişah olduğunu
temsil eder... Minarelerin uzun ve kısa düzenlenişi, ana kütleyle beraber yapıya modüler sistemde piramidal bir görünüm kazandırır. Uzaktan bakıldığında, birbiri üzerinde göklere yükselen bir merdiven gibi duran bu orantı ustalığı, Hıristiyan öğretide, "Yakub'un Merdiveni" ile anlam bulur...
Caminin içinde yanan yaklaşık 250-300 kadar kandilin isi, yukarıdaki bir akımla kapı üstündeki dört pencereden is odasına çekilirdi. Kitap yazımında ve hattatlıkta kullanılan mürekkebin en güzeli bu isten elde edilirdi. Halen
Süleymaniye Kütüphanesi'nde mevcut olan bazı kitaplar bu isle yapılan mürekkeple yazılmıştır...
Moderatöre Bildir   Logged

'Ene, ene, ene' diyen kaybetti!

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.evlilikmektebi.com
Himmet
aktif yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 854



« Yanıtla #1 : Mayıs 25, 2007, 03:54:34 pm »


Günümüzde o isler lastik fabrikalarından temin ediliyor. Gülen

Çok kıymetli bilgilerdi.Ellerinize sağlık kardeşim..
Moderatöre Bildir   Logged

Terbiyenin sırrı, çocuğa saygı ile başlar.
enfa
Moderatör
popüler yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1575



« Yanıtla #2 : Mayıs 25, 2007, 05:43:27 pm »


bilgiler için teşekkür ederiz Allah razi olsun..
Moderatöre Bildir   Logged


Kendimi arıyorum, meşgul çalıyor..!
İsra
Moderatör
popüler yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5971



« Yanıtla #3 : Mayıs 25, 2007, 05:47:20 pm »


Alıntı sahibi: "enfa"
bilgiler için teşekkür ederiz Allah razi olsun..
Moderatöre Bildir   Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Forum Kurallarını Okumak İçin Lütfen Tıklayınız
ben biryolcuyum
aktif okur
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 169



WWW
« Yanıtla #4 : Mayıs 25, 2007, 06:41:03 pm »


Alıntı sahibi: "Himmet"
Günümüzde o isler lastik fabrikalarından temin ediliyor. Gülen

Çok kıymetli bilgilerdi.Ellerinize sağlık kardeşim..
Moderatöre Bildir   Logged

Senden daha yüksek birisi konuşurken onun söylediğini daha iyi bilsen bile sakın itiraz etme.
Ahi
aktif yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 952


Bugün Allah (c.c) için ne yaptın?


« Yanıtla #5 : Mayıs 25, 2007, 07:36:07 pm »


Alıntı sahibi: "enfa"
bilgiler için teşekkür ederiz Allah razi olsun..
Moderatöre Bildir   Logged

Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras ve ilim gibi şeref olmaz.
Hz. Ali (r.a)
osmanli
Moderatör
popüler yazar
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3314



WWW
« Yanıtla #6 : Mayıs 26, 2007, 01:04:48 am »


Alıntı sahibi: "enfa"
bilgiler için teşekkür ederiz Allah razi olsun..
Moderatöre Bildir   Logged

Ey Rabbimiz! Bazı yüzlerin ağarıp, bazı yüzlerin kararacağı günde; bizi yüzleri ak, gönülleri pak olan, sevgili resülünün bayrağı altında toplanan mesut insanlar zümresine kat.
O'nun(sav) yanında cennete girmeyi, mübarek Cemalini görmeyi, Senin dostlarınla komşu olmayı ve en büyük makam olan rızana ulaşmayı nasib eyle
Günbatımı
popüler yazar
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1803


Görelim Mevlâ'm neyler, neylerse güzel eyler...


« Yanıtla #7 : Nisan 01, 2009, 12:30:53 pm »



Süleymaniye Camii'nin Sırları


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Kanuni Sultan Süleyman tarafından, imparatorluğun gücünü ve görkemini göstermek adına inşa ettirildi. Camii ve külliyesi 7 senede bitirildi.


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Ancak 7 yıllık bu uzun süre Kanuni'nin canını sıkmıştı. Sinan'ın yapıyı neden bir türlü açmadığını anlamamıştı. O sırada her taraftan da dedikodular yağmaya başladı Sultan'a.


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Kanuni durumu kendi gözleriyle görmek için bir ikindi vakti Süleymaniye'ye gitti. Muhteşem yapının içine girdiğinde Sinan tam da söylendiği gibi caminin ortasında oturmuş nargilesini tüttürmekteydi.


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Sultan gözlerine inanamadı. Tok sesiyle ve bütün haşmetiyle ''Bu ne iştir Mimarbaşı!'' diye haykırdı. Oysa Mimar Sinan'ın içtiği nargilede tömbeki yoktu. İçtiği sadece suydu...


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Usta mimar, nargilenin fokurtularını dinleyerek caminin akustiğini ölçmeye çalışıyordu. Mihraptaki imamın sesini, aynı oranda bütün camiye nasıl ulaştıracağını hesaplıyordu.


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Bunun için Anadolu'nun değişik köşelerinden 65 tane dev turşu küpü getirtti. Bu küpleri içleri boş, ağızları dışarıya gelecek şekilde kubbenin eteklerine dizdirdi.


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Amacına ulaşmıştı Mimarbaşı. Sesi, yüzlerce metrekarelik mekanın her köşesine, en iyi şekilde yaymayı başarmıştı. Kanuni de, Sinan'ın niyetini anlamıştı...


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Mimar Sinan yapının içine bir de hava koridoru inşa etti. Elektriğin henüz bulunmadığı o yıllarda, Süleymaniye 275 dev kandille aydınlatılıyordu.


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Sinan, bu kandillerden çıkan is camiye zarar vermesin ve cemaati rahatsız etmesin diye orta kapının üzerine küçük bir odacık yaptırdı.


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Binanın değişik köşelerine açtığı oyuklardan giren islerin bu odada toplanmasını sağladı. Şaşırdınız değil mi? Durun, daha bitmedi…


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Ve adına da İs Odası denilen bu bölmenin içine özel bir nemlendirme sistemi kurdu Koca Sinan. Odada toplanan islerden, dönemin en kaliteli mürekkebini damıttı.


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Süleymaniye'nin duvarlarında gördüğünüz o muhteşem kalem işleri, yazılar, süslemeler, caminin kandillerinden çıkan isten damıtılan o mürekkeple yapıldı.


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Bütün bunlar günümüzden 458 yıl öncesinin bilimiyle, teknolojisiyle yapıldı. Son bir şifre daha var: Hani oyuklar var ya isin bir odada toplanmasını sağlayan , hava akımını içeri alan...


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Dışarıya çıkıp o iki oyuktan içeriye baktığınızda, birinden caminin içindeki Allah, diğerinden ise Muhammed yazılı dev levhaları görürsünüz.


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Ayrıca Süleymaniye'nin hangi köşesini, hangi duvarını, hangi açısını ölçerseniz ölçün, sayısal olarak karşınıza Allah kelimesinin ve katlarının çıktığını görürsünüz.





Moderatöre Bildir   Logged

SEN NE KADAR BİLİRSEN BİL; SENİN BİLDİĞİN, KARŞINDAKİNİN ANLADIĞI KADARDIR...
ihvan
popüler yazar
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1706



« Yanıtla #8 : Nisan 01, 2009, 04:47:10 pm »


son ziyaretimde tamirdeydi.çocuklarımın görmesini sağlaymadık malesef
Moderatöre Bildir   Logged
Gül_Sultan
popüler yazar
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2026



« Yanıtla #9 : Nisan 03, 2009, 04:29:16 pm »



Bizim son iki ziyaretimizde tamirattaydı, geçen yaz giremedik, bu kış bir daha gitmiştik giremedik. Mübaregin yapımı 7 yıl sürmüş tamiri de 7 yıl sürecek heralde.
Moderatöre Bildir   Logged

İnsanların sevgisini kazanmak aklın yarısı,  güzel soru sormak ilmin yarısı,  güzel idare etmek geçimin yarısıdır.

Hz. Ömer (r.a.)
Evfacan
Moderatör
araştırmacı
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 431



« Yanıtla #10 : Nisan 04, 2009, 04:02:38 am »


Cok muntazam bir eser...
Moderatöre Bildir   Logged

Yiğit yaralı olur - Yine dağ gibi durur
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

İlgili Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Gülbahçesinin Sırları TAVSİYE KİTAPLAR duaekseni 2 599 Son Mesaj Ocak 22, 2006, 03:11:03 am
Gönderen: osmanli
mutluluğun sırları.. SERBEST KÜRSÜ Nihle 1 952 Son Mesaj Nisan 30, 2006, 01:19:29 am
Gönderen: seval_1985
7 asırlık ahşap caminin sırrı TARİHİ VE KÜLTÜREL DEĞERLERİMİZ osmanli 0 548 Son Mesaj Mart 02, 2007, 02:10:29 am
Gönderen: osmanli
Bu caminin minaresi neden ters? TARİHİ VE KÜLTÜREL DEĞERLERİMİZ ruy-ı zemin 1 755 Son Mesaj Haziran 15, 2008, 05:36:33 pm
Gönderen: Fatihan
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM