|
Miftahulkuluub
|
 |
« : Temmuz 30, 2007, 01:45:15 am » |
|
Hayatımızda öyle anlar vardır ki, çok önemli bir olay ya da durum konumunda olmadığı için unutulur. Ama yanlışlıkla hatırlanıverse gülmeden kendisini alamaz insan. Bir arkadaşına anlatacak olursun anlatamazsın, çünkü bir olay ya da hatıra statüsüne girmez. Çok uzattım, ben buna ufak tefek hatıralar diyorum.Bu konu altında bu tür hatıralarımızı paylaşmaya ne dersiniz?
Yıllar evvel sınava yetişmek için koşa koşa geldim anfiye. Baktım ki sınava geç kalmışım. Hocanın: seni diğer sınıflarla ertesi gün yapacam demesiyle sevinçten havalara uçtum. Fazlada abartmamak lazımmış. Koşunca çok susamıştım. Koridorda güzelce pet şişeyi hatmettikten sonra çöpe atayım dedim. Bir elimde telefon, bir elimde pet şişe. Sen gel, telefonu koca çöpe at. Artık ezile büzüle aldık çöpten telefonu. Millet sınavda olduğu için karizmamız çizilmediğini önemle hatırlarmak isterim : )
Bu günkü ufak tefek bir hatıramı anlatayım. Sabah traş olmak ve diş fırçalamak için hazırlanırken, macunu alıpta fiş fırçası yerine marc3 ün keskin bıçaklarına sürmeyeyim mi? Kendi kendime kahkaha attım, dedim ben bunu sadakate yazmazsam içimde kalır. Sözümü yerine getirmek nasip oldu.Falan filan..
Sizlerinde ufak tefek hatıralarını paylaşmasını ümit ediyorum.
|
Ebû Hüreyre radıyallâhü anh’den: “Bir kimse, bir yerde gıybet edilmesine mâni olursa, Cenâb-ı Hakk, ondan yetmiş türlü âfet ve belâyı uzaklaştırır.”
|
|
|
|
Fatihan
|
 |
« Yanıtla #1 : Temmuz 30, 2007, 10:53:30 am » |
|
Ben de tam tersini yapmıştım bir ara.Diş fırçasına traş köpüğü sürüp fırçalamıştım.Sonra diyorum bu macun ne kadar da mentollü imiş.Sonradan jeton düştü tabi. Başlığı iyi düşünmüşsünüz.Gerçi daha önce şurada Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap benzer bir başlık açmıştım ama sizinki daha kapsamlı olmuş. Buyursunlar bakalım üyelerimiz 
|
'Ene, ene, ene' diyen kaybetti! Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yapwww.evlilikmektebi.com
|
|
|
|
müteallim
|
 |
« Yanıtla #2 : Ağustos 01, 2007, 01:28:58 am » |
|
benimki baska bir hatira evvel zaman icinde kalbur saman icinde yetmisli yillarda türkiyenin bugday ambari olan ilimizde hizmet ederken tam arabca dersleri okuturken karsima zamanin müftüsü ve müfettisi cikmazmi oku dedikce okuduk sonradanda anladikki baskinmis.ondan sonrasini düsünmek bile istemem
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
hadime
aktif okur

Offline
Mesaj Sayısı: 110
|
 |
« Yanıtla #3 : Ağustos 07, 2007, 11:42:03 pm » |
|
dedemlerin evinde paralel iki telefeon var...biri dedemin yatağının başında biri de salonda...bir gün telefon çaldığında dedem yatak odasından babaannem de salondan açmış...dedem karşıdakine soruyor"nasılsın iyi misin? diye..babaannem de cevap veriyor"güllük gülistanlık seni sormalı?" 
|
Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu,birinciliği beyaza verdiler...
|
|
|
zavallı_
Yeni üye
Offline
Mesaj Sayısı: 14
|
 |
« Yanıtla #4 : Ağustos 10, 2007, 03:22:24 am » |
|
kuzenimde ve ablamda aynı çanta vardı birgün ablamın çantası kayboldu polise haber verdi arkadaşım bizdeydi biz içerde oturuyorduk arkadaşımla. bir baktım ablamla annem gülüyorlar çanta burdaymış polise boşuna haber vermişiz diye. içine baktınızmı dedim yooo dedi ablam. arkadaşımın çantasıymış tabii ki.. polise tekrar haber verdik dalga geçiyoruz sanıp bağırdılar 
|
ayat 1 gündür o da bugündür...
|
|
|
|
Himmet
|
 |
« Yanıtla #5 : Ağustos 13, 2007, 05:19:01 pm » |
|
Selamün aleyküm... Epeydir şehir dışındaydım.Çok özlemişim ama monitöre baktıkça nasıl başım dönüyor anlatamam. :? Bu başlık çok güzel olmuş.Konuyu açan kardeşimize teşekkür ederiz. Madem tatilden döndük bende bununla ilgili bir anımı anlatayım. Geçen yaz tatilimizde günübirlik Gökçeadaya arabasız olarak gitmiştik. Vapurdan indik ve merkeze geldik.Aman Allah'ım hemen herkezin boynunda birer haç vardı. Esnaf ona keza...Hemen en yakın bir camiye kendimizi zor attık.Ben oturdum caminin bahçesine çıkamıyorum. Yalvarma ve ikna sonucu ilk vapurla dönme şartı ile caminin bahçesinden zorla çıkarıldım. Kendi memleketimin toprağı olmasına ramen ne kadar çok çaresiz hissettiğimi anlatamam Kaleköy'de namaz kılmak için ikna edildim.Namazdan sonra merkeze indik ve iskeleye gitmek için vasıta beklemeye başladık. Derken önümüzde bir otomobil durdu.Aynı meşrebten olduğumuz bir aile önümüzden geçerlerken dikkatlerini çekmişiz. Bizi davet ettiler ve bizde iskeleye götürmelerini rica ederek davetlerine icabet ettik. Sonrası ise Allah razi ve memnun olsun bizi bırakmadılar.Ogün son vapura kadar bizi gezdirdiler. Ömrümüzde unutamayacağımız kadar güzel ve anlamlı birgün geçirmiştik. hz. Allah'a ne kadar şükretsek az.Kendimizi çok garip hissettiğimiz bir anda kardeşlerimiz imdadımıza yetişmiş oldu. 
|
Terbiyenin sırrı, çocuğa saygı ile başlar.
|
|
|
|
Fatihan
|
 |
« Yanıtla #6 : Kasım 02, 2007, 12:44:57 pm » |
|
Çok değil birkaç gün önce bir yere girdik karnımızı doyuralım diye.İstedik isteyeceğimiz şeyi.Bir güzel de yedik afiyetle.Üstüne çay alır mısınız diye sorulunca da alalım bari dedik.çayımızı da içince artık kalkma vakti geldi ve hesabı ödemek için kasaya yanaştık.O an elimi cebime bir attım ki kuruş yok cebimizde  ) Adama artık almayı unutmuşuz diğer pantolonda kalmış falan filan dedik ama tabi rengimiz değişti.Her ne kadar adam ama rahatlatmak için ama kızdığını belli etmemek için: -"Paran yoksa canın sağolsun abi" dese de baya bir bozulduk.... Akıl muskası oldu derler ya artık sabah çıkarken şöyle iyicene bir cepleri yokluyoruz:)
|
'Ene, ene, ene' diyen kaybetti! Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yapwww.evlilikmektebi.com
|
|
|
|
racül
|
 |
« Yanıtla #7 : Kasım 02, 2007, 11:18:55 pm » |
|
benimki baska bir hatira evvel zaman icinde kalbur saman icinde yetmisli yillarda türkiyenin bugday ambari olan ilimizde hizmet ederken tam arabca dersleri okuturken karsima zamanin müftüsü ve müfettisi cikmazmi oku dedikce okuduk sonradanda anladikki baskinmis.ondan sonrasini düsünmek bile istemem  Tabi "misafirler"den takdir  bekliyordunuz.
|
Es ist keine Schande hinzufallen, aber es ist eine Schande einfach liegen zu bleiben. Theodor Heuss ehemaliger Bundespräsident
|
|
|
|
racül
|
 |
« Yanıtla #8 : Kasım 02, 2007, 11:22:40 pm » |
|
Sene 94. Cankurtaran tren istasyonuna yaklastim. O zaman mercedes hayraniyim. Bir baktim iyi bir mercedes. Ayran budalasi gibi kafam arkamda agzim acik bakarken ayaklarim bir yere carpti. Acaba yine kime carptim diye düsünürken, her ihtimale karsi "pardon" diye carpmadan bagirdim. Sonra kafam sert bir seye carpti: Sokak lambasiymis  . O zamanlar pardon modasi vardi. Ben modayi iyi takib ediyordum. Sosyal özgecmisimde sokak lambasina pardon diyen bir ince ruh da kayitli  . 
|
Es ist keine Schande hinzufallen, aber es ist eine Schande einfach liegen zu bleiben. Theodor Heuss ehemaliger Bundespräsident
|
|
|
duha
Moderatör
popüler yazar
   
Offline
Mesaj Sayısı: 5044
ѕησωƒℓαкє
|
 |
« Yanıtla #9 : Kasım 02, 2007, 11:41:27 pm » |
|
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap Şimdi Senden Vazmıgeçmeli; Masal olup yola devam mı etmeli??
|
|
|
|
|
|
İsra
|
 |
« Yanıtla #11 : Kasım 03, 2007, 03:41:05 am » |
|
anlicanız bugün sadakat sayesinde çakıyordum az daha arapçadan sadakat nerdeyse hayatımızın her alanında yer almaya başladı=)
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapForum Kurallarını Okumak İçin Lütfen Tıklayınız
|
|
|
|
rését
|
 |
« Yanıtla #12 : Kasım 03, 2007, 05:46:31 am » |
|
sadakat hayr mi şer mi oldu senın ıcın bılemıcem duha bigunde hoca sana isra suresını soruyormus sende burdakı israyı anlatıyormuşun 
|
|
|
|
|
|
Himmet
|
 |
« Yanıtla #13 : Kasım 03, 2007, 11:23:21 am » |
|
Hatıralara gülsemmi, üzülsemmi kararsız kaldım.  Geçen ilkbahar mevsiminde Beşiktaş eminiyet müdürlüğünde bir işim vardı.Kabataş durağında tramvaydan indim.Çırağan caddesi tarihi olması sebebi ile kendimi bildim bileli çok hoşuma gider ve yürümeyi tercih ederim.Hatta karaköyden başlayarak yıldıza çok yürümüşüzdür.Her defasında sanki o binaları ilk kez görüyormuşum gibi mimarilerini incelerim.O günde çok şiddetli olarak yağmur yağıyor ve rüzgar esiyordu.En çok sevdiğim caddede ve yağmur yağarken yürümek benim için büyük bir nimetti.Şemsiyemi açtım, rüzgara aldırmadan ve başımı hiç kaldıramadan hızlı hızlı yürümeye başladım.Fakat gidiyorum gidiyorum bir türlü emineyet müdürlüğene ulaşamayorum.Bir ara başımı kaldırdım ve ileriye doğru baktım.Şimdiye kadar hiç görmediğim yükseklikte, trafiğin yoğun olduğu bir üstgeçit vardı.Ama bulunduğum yerden sadece orta kısmı görünüyordu."Aman Allah'ım bu muazzam yükseklikteki geçiti ne zaman yapmışlar.İlk defa görüyorum" diye hayretler içinde kaldım.Başımı tekrar eğdim ve yürümeye devam ettim.Biraz daha gidince durum ortaya çıktı tabi.Ben şiddetli rüzgarda başımı kaldıramadığım için ve hızımıda alamayarak ortaköy'e gelmişim.O gördüğüm muazzam yükseklikteki üst geçitte boğaz köprüsüymüş.  Dahası akşam olduğunda bu hadiseyi gülerek anlattım ve devamındada dedim ki ; ya keşke yalnız olmasaydım.Oraya kadar yürümüşken birde rumeli hisarını ziyaret ederdik.Bu sözüm iyice kopardı tabi.Çünkü bilindiği gibi Rumeli hisarı Fatih Sultan Mehmet körüsüne yakın.Birde köprüleri karıştırdım.Abartmıyorum gülmekten resmen yerlere serilmiştik.
|
Terbiyenin sırrı, çocuğa saygı ile başlar.
|
|
|
|
Fatihan
|
 |
« Yanıtla #14 : Kasım 03, 2007, 12:45:31 pm » |
|
Hepsi güzeldi ellerinize sağlık. 
|
'Ene, ene, ene' diyen kaybetti! Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yapwww.evlilikmektebi.com
|
|
|
|
|
|
Asfa
|
 |
« Yanıtla #16 : Şubat 12, 2008, 03:43:07 pm » |
|
Hepsi çok güzel anılarmış hatta Miftahulkuluub'un hikayesi tam anılık gerçekten ellerine sağlık 
|
İlimsiz ibadetin tadı olmaz!...
|
|
|
|
Lika
|
 |
« Yanıtla #17 : Nisan 20, 2008, 04:53:25 am » |
|
Kabataş sahilinde aile efradı, yakın arkadaşlar, akrabalar İstanbul'u en güzel seyredebileceğiniz güzel bir mekandayız..Kız kulesi tam karşımızda, Marmara denizinin yosunla karışık mis gibi kokusunu ciğerlerimize çekiyoruz..Vakit akşamı buldu..İstanbul'u bilenler iyi bilir, geceleri ayrı bir güzeldir bizim mavi gözlü şehrimiz  Akşam sahilde oturuyoruz, bir yandan da kız kulesi hemen solumuzda rengarenk ışıkları ile Boğaz Köprüsü :)Renkler değişirken, en güzel hangisi diye aramızda konuşuyoruz..Birimiz eflatun derken, oradan arkadaş : İyi de o eflatun değil ki dedi  Peki eflatun hangi renktir dedik? Yeşile yakın bir renk demesin mi  Güzel kardeşim eflatun ile yeşil arasında ne alaka, eflatun şöyle şöyle bir renktir dedik ama dinletemedik..En son bir arkadaş açıklayınca, bizim arkadaş durdu..Hımm dedi sanırım ben Eflatun'un bir fotoğrafında üzerinde yeşil bir kıyafet görmüştüm, sanırım oradan bir bağlantı kurdum  ..
|
"Aramakla bulunmaz, lakin bulanlar arayanlardır"
|
|
|
Tesniye
araştırmacı
 
Offline
Mesaj Sayısı: 346
Nişan aldık yıldızları..
|
 |
« Yanıtla #18 : Nisan 30, 2008, 09:47:51 am » |
|
Geçenlerde, geçenler dediğim baya oluyor,Ramazanda, okuldan dönüyorum işte. Otobüsle geliyorum ama o kadar yorgunum ki ayakta zor duruyorum demiyorum, oturarak bile zor duruyorum,ve otobüde tıklım tıklım dolu.... Ve ben ayakta gitmek zorundayım.Düşünülmesi bile zor ama napıyım  Neyse otobüs en işlek caddede boşaldı ve ben de hemen en arkaya oturdum. Büyük şehirlerde oturanlar bilirler ki otobüslerde inmek için kapının hemen üstünde bi düğme olur , basarsın ve inersin:) O yorgunlukta nasıl gördüysem bi baktım ki kapının üstünde düğme yok.  Allah Allah diyorum durağım geldiği zaman nasıl incem ki düğmede yok.  Zaten bu halimle bağıramam da incek var diye.neyse o arada uyumuş kalmışım yorgunluktan.  Rüya görecek kadar olmuşum. Ne görsem beğenirsiniz;rüyamda aynı otobüste ve aynı gün aynı saatte aynı oturakta aynı yere gidiyorum.ve hemen kapıya baktım üstünde güzel bi düğme var.o ara uyanmışım uyanır uyanmaz kapının üstüne baktım düğme yine yoooooooooooooook  2003 Hatıralarımdan..
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yapİmam kocamadı ki? Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben Perde ardında sen ben dedikodusu var amma. Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de
|
|
|
ipeknur
aktif okur

Offline
Mesaj Sayısı: 134
Edeb Ya Hu!!
|
 |
« Yanıtla #19 : Mayıs 01, 2008, 09:39:36 pm » |
|
2005 eylul ayi gibiydi. kizim ipeknur bir yasini doldurmus artik yuruyordu  cok merakli bir cocuktu herseyin yerini ogrenmeye calisiyordu. neyse bir gun ailecek markete gittik cok kalabalikti. Bende acele ediyordum biran once eve gidip sofrayi hazirlamam gerekiyordu ,ayni zamanda o gun birazda dalgindim  neyse alisverisi yapiyorduk kiii o da ne Ipeknur yok aman Allahim nereye gider bu cocuk raflarin arasina bakiniyorum bi yandan da Ipek nuuuurrr kiziiimmm nerdesiiin diye bagiriyorum  yok cildiricam.Ben boyle aranirken buyuk oglum yerlere yatip guluyor oglum delimisin dedim niye guluyosun? Hahahahahah anne Ipeknur kucaginda ya demezmi  hahaha hakikaten bende yikildim gulmekten o dalginlikla cocugun kucagimda oldugunu bile farketmemisim 
|
BU SEHIR GIRDAP GULUM GIRDAPTA MEHTAP GULUM FELEGIN BIR SUYU VAR SU DEGIL KEZZAP GULUM....
|
|
|
|
|
ipeknur
aktif okur

Offline
Mesaj Sayısı: 134
Edeb Ya Hu!!
|
 |
« Yanıtla #21 : Mayıs 01, 2008, 11:18:52 pm » |
|
 evet ya hep oyle oluyor zaten Setrecim gene aynisi olacak diye dusundugunde hep tersi oluyor  Yanilmiyorsam iki yil onceydi.Afrikadan ucaga bindik Turkiye'ye gelmek icin.Ucakta coluk cocuk ,arkadaslar epeyce kalabaliktik.Hepberaber 6 aile filan vardik heraldede  biz en onde oturuyoruz ben ve bir arkadasim. Obur samimi oldugumuz arkadasimiz da arkada oturuyor ,benim tam yanimda bir bey oturmakta uzun boylu yabanci biri belli cunki Turkler hemen belli oluyo tip olarak  neyse efendim bizim niyetimiz gayet masumca; yanimizda oturan beyefendiyi arkaya gonderip arkadasimizi yanimiza aldirmak kisacasi yer degistirmekti maksadimiz! Biz uc arkadas adamin tepesinde gayet masumca  plan yapiyoruz ben diyorum ki merak etmeyin birazdan cocuklar aglamaya baslar beyefendide kendi istegiyle arkaya gecer arkadasimizda yanimiza gelir boylece,obur arkadasim da diyorki nasil anlaticaz bu adama simdi ya kabul etmezse baksana aksi birine benziyo ,sen anlat yok ben anlatayim derken adam bize dondu ''ben kendim istedim onde oturmayi bacaklarim cok uzun oldugu icin arkada oturamam ''  adam Turkmusssss meger  adamin tepesinde o kadar plan yaptik gigini bile cikarmadi insan belli etmezmi \turk oldugunu yahu  buda yetmiyormus gibi ben adama bakarak ''aaaa Turkmus ya'' dedim arkadaslar yikiliyo gulmekten ama ben adamin yaninda oturmak zorunda kaldim tam 9 saat.
|
BU SEHIR GIRDAP GULUM GIRDAPTA MEHTAP GULUM FELEGIN BIR SUYU VAR SU DEGIL KEZZAP GULUM....
|
|
|
|
İsra
|
 |
« Yanıtla #22 : Mayıs 02, 2008, 01:32:37 am » |
|
adam Turkmusssss meger The hahahaha adamin tepesinde o kadar plan yaptik gigini bile cikarmadi insan belli etmezmi \turk oldugunu yahu Bu konularda çok dikkatli olmak gerekiyor dilimizi anlamıyorlar diye rahat rahat konuşuruz sonra birden aynı dili konuştuğumuzu anlayınca küçük bir şok yaşarız 
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapForum Kurallarını Okumak İçin Lütfen Tıklayınız
|
|
|
ipeknur
aktif okur

Offline
Mesaj Sayısı: 134
Edeb Ya Hu!!
|
 |
« Yanıtla #23 : Mayıs 02, 2008, 02:15:47 pm » |
|
Evet hocam gercekten dikkat etmek gerek ama ben dersimi aldim  ogunden beri konusurken cok dikkat ediyorum. Anlamiyorlar saniyoruz ama bi bakiyorum zencinin biri benimle turkce konusuyor  iste o zaman insan napicagini sasiriyor 
|
BU SEHIR GIRDAP GULUM GIRDAPTA MEHTAP GULUM FELEGIN BIR SUYU VAR SU DEGIL KEZZAP GULUM....
|
|
|
Tesniye
araştırmacı
 
Offline
Mesaj Sayısı: 346
Nişan aldık yıldızları..
|
 |
« Yanıtla #24 : Haziran 26, 2008, 03:50:20 pm » |
|
Dedemin bahçesine pikniğe gittik. Yalnız hava rüzgarlı olunca ben mangalda çay işine pek yanaşmak istemedim. Hemen yan tarafta evi olan akrabamız bir ihtiyarın ocağı gözüme ilişti. Zaten kendisi de bizim pikniğe iştirak etmişti. Ocağı kullanalım deyince biraz mızırdar gibi oldu. Dağ başında, tüpü az kalmış adamın. Neyse hatırımızı kırmadı ve biz işlerimizi gariban tüple yapmaya başladık. Yemeler muhabbetler havada uçuşurken bir ara ihtiyar dedi ki: Ya sizin şu yaptığınız şeylerin evde yapılması ile fark ne ki? Burada da aynı şey orada da deyince, ben hemen atladım. - Burada tüp beleşe geliyor.Gülüşmeleri bir görseydiniz... 
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yapİmam kocamadı ki? Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben Perde ardında sen ben dedikodusu var amma. Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de
|
|
|
demir
aktif okur

Offline
Mesaj Sayısı: 166
Mücahid ve Muhacir olalım...
|
 |
« Yanıtla #25 : Haziran 26, 2008, 05:19:09 pm » |
|
|
Çok işte çırak olacağına , bir işte usta ol....
|
|
|
|
zaman_1453
|
 |
« Yanıtla #26 : Temmuz 31, 2008, 02:02:47 am » |
|
-------------------------------------------------------------------------------- sene 2008 haziran imtihan olacağız tabi heyecandan kalbimiz duracak... arkadaş imtihan için oturdu... İmtihan heyeti sağolsunlar rahatlatmak için konuşuyor. Arkadaşa sordu. -baban ne iş yapar... -Hindici abi -Kaç hindiniz var -Abi 500 geçer -MaşAllah Abi şimdi asıl soruyu yöneltiyor ama bizimki farkında değil -Peki senin bu hindiyi kesmen caiz mi ( Şer'an) - Abi bu sıcakta hindinin eti güzel olmaz:)
..............
Diğer arkadaş ... İmtihan çok güzel şekilde devam ediyor Heyet 100 veriyor arkadaş; abi yıldızı yokmu diyor heyet; benim resmim iyi değildir yıldız yapmayı bilmem diyor. arkadaş abi siz zahmet etmeyin benim resmim güzeldir:)
|
“Yüce ve mübârek bulunan Allah(cc), sizin üzerinize ramazan orucunu farz kıldı. Bende onun gecelerinde terâvîh için kâim olmayı sünnet kıldım. Kim farziyyetine inanarak onun orucunu tutar ve sevâbını ümîd ederek ( teravih namazını kılmaya) kâim olursa, annesinden dünyaya geldiği gün gibi günahlarından (arınıp selâmete) çıkar”
|
|
|
|
İsra
|
 |
« Yanıtla #27 : Temmuz 31, 2008, 04:20:52 am » |
|
Çok hoş anılar ellerinize sağlık =)
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapForum Kurallarını Okumak İçin Lütfen Tıklayınız
|
|
|
|
|
|
ankebut-57
|
 |
« Yanıtla #29 : Temmuz 31, 2008, 09:51:39 am » |
|
Bilgisayarı ilk aldığım sıralar... Acemiyim de üstelik. " Bilgisayarınız besmele ile açılsın" diye bir program gördüm birilerinde...  Dedim kurayım... Laptobun daha tam manasıyla fonksiyonlarını bile bilmiyorum. O gün Üniversite kütüphanesine götürdüm laptobu. Açma düğmesine bastım ve açılırken raftaki kitaplara göz atayım diye ayakladım. O da ne? Birden arkamdam bizim yanık dâvûdî sesli laptop bir besmele çekmeye başlamaz mı? Biraz ötemde laptop ve burda ben... Kalakaldım... İçimi bir korku aldı. Hayır ondan değil, " Acaba bizin makine işi büyütüp bir de Kur'an ziyafeti falan vermeye kalkar mı?" diye... Gerisini siz düşünün artık... Aman siz siz olun, laptobunuzun olur olmaz yerlerde aşka şevke gelmesine izin vermeyin. 
|
Âlimleri irfan sahib eden, üç harf ile beş noktadır.( عشقْ) Mü'minleri duhûlü cennet eyleyen, beş harf ile üç noktadır. ( ايمان) Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yapwww.ayasofya.org
|
|
|
Devletin Bekasi
Yeni üye
Offline
Mesaj Sayısı: 48
|
 |
« Yanıtla #30 : Temmuz 31, 2008, 01:23:21 pm » |
|
Allahhdan Üniversitede idin, yok yani baska yerde olsan kesin kiyamet alameti sanarlardi ;-)
Ticaret okudugum senelerde sinif danismanligi yapiyordum. O zamanlar o ilk cikan ericssonlar vardi, yanilmiyorsam bu 388 miydi herhalde onlardan olacak. Telefon caldiginda eger kisinin cep numarasi kapaliysa almanca " Annehmen " yani almak, kabul etmek türünde ekranda bir yazi geliyordu. Ders cikisi bir gün Bölgemizdeki Hocaefendiyi bir yere götürmek üzere yanina gittim. Yola ciktik ve bir Benzin istasyonunda durdum benzin almak icin. Iceriye parayi ödemeye giderken benim telefonum calmis o Hocaefendide telefona cikmis. Ben arabaya geri döndügümde Hocaefendi sunlari dedi. Cok ayip cok. Yani senden beklemezdim bunu. Allahha Allah dedim hayirdir hocam ne oldu, yanlis bir seymi yaptim yoksa birseyemi bozuldunuz falan derken, cok ayip cok ayip demeye devam etti. Bak kardesim dedi. Almanya gibi yerde elbette seytaninda bol oldugu su yerde, insan nefsine hakim olamaya bilir. Ama sunu bilesin ki, insanin kiz arkadasi edinmesi haramdir. Sok oldum. Hani olsa gam yemem ama, yok ve kendimide bu konuda sakinan biriydim, o halde bunu bana demesi beni sok ettmisti. Hocam dedim, bir yanlislik olmali. Ben o konuda cok hassasim, sizcede malüm olmali dedim. Yok, yani insan annem diyede kiz arkadasinin numarasini saklamaz ki dedi. Bende jeton hala düsmedi. Hocam dedim, siz ne oldugunu bana bir anlatin, bende size ona göre cevap vereyim dedim. Sen Benzin aldigin vakit telefonun caldi. Bende elime aldim kimdir diye baktim. Baktim ki annem yaziyor bende ciktim, acaba bir seymi var bir seymi oldu diye. Sonra bir kiz sesi geldi. Ben anlamadim ama bana frind frund diye birseyler dedi. Az cok onu anladim dedi. Hay Allah dedim, hocam telefonlarda isim gizli oldugunda almanca "annehmen" yazar. Siz kesin bunu annem sözlügü ile karistirdiniz dedim. inanmadi. Sonunda Hocaefendinin cep telefonundan numarayi gizleyerek aradim ve ona gösterdim. he bak dedi, ayni böyle yaziyordu iste dedi. hocam bak dedim, annemmi yaziyor yoksa annehmenmi yaziyor dedim. Ya öylemi Hocaefendi mahcup oldu ama sonucda arayan bir bayan olunca pek yakamida birakmadi. Bende okuldaki durumu, sinifdaki Pozisyonumu ve bagzen ögrencilerin arayip ders konularinda maglumat aldiklarini anlatinca, hoca efendi yol boyunca aklina geldikce güldü. Hatta bir Hatim sohbetinde mevzu "hüsni niyyet" ve "zana" hakkinda konusma yaparken, bu yasamis oldugumuz hadisedende bahis etti. ;-) Siz varin düsünün akittigim terleri ;-)
|
EDRIK EBEL ABBAS ENNI MUNHASIR SEYYIDI BELYA BNI MELKANI´L-HIZIR
|
|
|
sensör
Yeni üye
Offline
Mesaj Sayısı: 42
|
 |
« Yanıtla #31 : Ağustos 03, 2008, 12:55:25 am » |
|
epey güldüm yorgunluğumun üstüne sağolun hepiniz...
|
|
|
|
|
|
Himmet
|
 |
« Yanıtla #32 : Ağustos 26, 2008, 04:34:09 pm » |
|
Hepsi tebessüm ettiren hatıralar.
Bizim yan apartmanla girişlerimiz yanyana.Arada sadece duvar var.Geçen yaz bir gün balkona çıktım.Yan apartmanın bahçesinde bir kadın oğlunu nasıl dövüyordu Allahım içim sızladı.Neredeyse kadına çıkışacaktım.Kadın acele ile hemen bizim bahçeye girdi.Bizim binada aileye ait olduğu için yabancı birisi girdiğinde hemen dikkat çeker.Kadını takip etmek için balkondan aşağı doğru eğildimki şok geçirdim.Meğer çocuk bahçede duran bizim arabayı hedef tayin ederek yukardan bir koli yumurtayı heba etmiş.Arabanın her tarafından yumurtalar akıyordu.Çocuk sen ne yaptıın? diye bir nida ettim.Az kaldı dayak yediği için acıdığım çocuğun üzerine balkondan uçuyordum.
|
Terbiyenin sırrı, çocuğa saygı ile başlar.
|
|
|
|
ihvan
|
 |
« Yanıtla #33 : Ağustos 27, 2008, 10:39:25 am » |
|
arkadaşlara teşekkür ettikten sonra.....bitane yazayım....sene2005 oğlum mehmedi aldım,malatyadan istanbula ziyarete gideceğiz...o ilk gidecek.16 yaşıda genç,tabi biraz hazırlık falan yapıyoruz kendine elbise falan..bitane de kot pantolunu var paçaları biraz tüylenmiş,ya baba yenisini al ayıptı,ya oğlum önemli değil paçası biraz tüylenmiş önemli ,orası istanbul kim sana bakacak.yok anlatamadım.illa yeni alacan neyse aldık gittik.......direk gültepeye geçtik.ablamlarda biraz dinlenip.ilk karacaahmedden başlayalım dedik...ilk evden çıktık durağa geldik,durakta bir genç üzerinde kot pantolunu ama "paramparça",mehmede işaret ettim bak dedim mehmed hanginizinki eski.tabi gülüştük.
|
|
|
|
|
|
ihvan
|
 |
« Yanıtla #34 : Ağustos 27, 2008, 10:50:53 am » |
|
mahmed iyi bir fenerbahçeli...2005 ziyaretini beraber yapıyoruz mehmed le.istanbulu az çok bildiğimden ne kadar ziyaret varsa mehmedi götürmeye çalışıyorum,yuşa as.dan eyyüp sultana,topkapıdan,kısıklıya,karacaahmedden.ümraniyeye,yer altı camiinden(karaköydeki sahabeler),fatihe,beyoğlu,beşiktaş,taksim ,yokatlı mehmed efendi.aziz mahmıd hudai hz. 10 gün nereye gidebilirsek götürüyorum, sessiz sedasız beraber ziyaretleri yapıp,bazende oradaki yeğenimin refaketiyle mehmedi gezdirip malatyaya dönüyoruz......ama mehmedin asıl gönlündeki ziyareti meğer yapamamışım...kadıköye gitmek...mehmede malatyada soruyo arkadaşları nereleri gezdin,diyoki boş verin ya hiç gezemedim babam bir yere götürmedi..bunu duyunca şaşırdım.sordum lan oğlum istanbulun altını üstüne getirdik nereye götürmedim seni,baba dedi fenerbahçe sıtadını gördükmü............peki mehmed bidahaki sefere.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
tarihman
|
 |
« Yanıtla #37 : Eylül 03, 2008, 12:19:16 am » |
|
Yıllar önce kaldığım yurt demiryolunun kenarındaydı. Demiryoluna 50-100 metre kadardı. O zamanlar şimdiki gibi plastik penceler yoktu. Ahşaptı. Dolayısıyla sesin tamamı içeriye girerdi. O gün yeni bir vazifeli gelmişti, İstanbul'dan. Her gün, Sabaha karşı 04;00 sıralarında tren geçiyordu. Yeni mezun vazifeli hocanın yattığı yerde tren yolu tarafında... Birden bu sabah treni geçmeye başlıyor. Hoca daha önce hiç böyle bir şey duymamış. Bir gürültü... bir gürültü... arkasından trenin sireni.... Hoca çıldırmış gibi fırlıyor yerinden.... "Kalkın Kardeşlerim... Kıyamet kopuyooooooor.... Allahü Ekber, Allahü Ekber..." Gerisini siz tahayyül edin artırk.
|
Bu hizmet peygamber hizmetir. Cenab-ı hakk sevdiği kullarını dinine hizmet ettirmek için sevkeder. Bu hizmetler sevkullahtır, sevkullahtır. (Hacı Süleyman Dede)
|
|
|
|
Himmet
|
 |
« Yanıtla #38 : Eylül 03, 2008, 12:53:25 am » |
|
Kıyamet kopuyooooooor.... ü Ekber, ü Ekber...  Benim yakın bir arkadaşım izindeiken köyde ikamet eden anneannesi ve dedesini ziyarete gider.Birgün süpürgeyi alır ve annanesinin bahçesini süpürmeye başlar.Başı önde hiç kaldırmadan süpürmeye devam eder.Yanına birinin geldiğini farkeder ve o kişi arkadaşımın tam önünde durur.Bizim arkadaş başını yerden kaldırır birde bakar ki kaşısında "Rafet el-roman" kendisine bakmakta.Klip çekmek için çevreyi gezdiğini vs. söyler ve gider.Başka türlü hayat sürdüren bir kız olsa idi kendisi için büyük nimetti ama bizim ki hocahanım olunca arkadaşları arasında uzunca bir süre latife konusu oldu..
|
Terbiyenin sırrı, çocuğa saygı ile başlar.
|
|
|
adilcevaz
aktif okur

Offline
Mesaj Sayısı: 243
susukunlugum asaletimdendir.
|
 |
« Yanıtla #39 : Eylül 03, 2008, 05:38:47 am » |
|
bu arada ben yeniyim arnızda...burası gözüme takıldı,çok güldüm.Allah iyiliginizi versin. bende şöyle bi anımı paylaşmak istedim; yıl 2004 istanbuldayız.yemekten çıktık biraz oyalanıyoruz falan,Almanyalı arkadaşlar vardı,onlarda şey olur böyle,ketçap çıkarıcı,mürekkep çıkarıcı vs...diş fırçalicam bana dediki bak bu dedi dişleri daha iyi temizliyo beyazlatıyo falan,tabi üstünde yabancı bişeyler yazıyo.e hadi ver bakalım dedik..ben aldım dişlerimi fırçalamaya koyuldm.diyer arkadaşta bizi izlermiş,ya sen napıyon ödürecen falan canınamı kastettin....bunu duyunca agzımı iyce çalkaladım tabi.megersem mürekkep çıkarıcıymış.beni öyle kandırıvermişler...
|
Bütün dünyayı verseler gamım bitmez nedendir bu Taa ezelde gam turabıyla yoğrulmuş bendendir bu Terk etme insafı makamı imtihandır bu Gelen gider giden gelmez iki kapılı handır bu!
|
|
|
|