|
ihvan
|
 |
« Yanıtla #40 : Eylül 03, 2008, 10:00:57 am » |
|
bu sene hanım ve iki ufaklık istanbul ziyaretlerimizi yapıyoruz..tokatlı mehmet efendiye gittiğimiz gün,eyvah baktık kabir tarafı tamirattan dolayı kapalı.hanımın ilk ziyareti olacağından dedim valla,1200 km den gelip boş dönmem..""malum ömürlerin de bir kere beni ziyaret eden iman etmedikçe ölmesin.diye dua edip duası kabul olunan zat.""inşaat şirketi sac çekmiş hertaraf kapalı,ümidi kesti cocuklar,ben duvarın üzerine çıktım iç tarafa doğru baktım ilerde iki işçi çalışıyo.kabiride gördüm ağçalar kesilmiş değişiklik olmuş...işçi bağırdı no, no ,no,kafamda takkem vardı beni arap falan sandı,bağırdım,gel ,gel işaret falan çaresiz geldii,selamunaleykum kardeş nerelisin erzurum ,benimde aslım erzurum.bak taaaa malatyadan burası için geldik,boş dönmek olmaz,abi yasak falan ,kardeş etme eyleme,,peki dedi çaresiz bizi içeri aldı.ziyaretimizi,duamızı yaparak ayrıldık...
|
|
|
|
|
|
dört mevsim
|
 |
« Yanıtla #41 : Eylül 03, 2008, 02:14:36 pm » |
|
Tanıdığımız biri evinde Kur'an-ı Kerim okutuyordu.Ben de oğlumla gittim,bebekken.Herkes pür dikkat Kur'an-ı Kerim dinliyor.Kimisi şiptan, kimisi alkış, kimisi tapşin desin ben de tapşin diyorum.Oğlum başladı tapşin yapmaya  .Herkes bu durumu tebessümle karşıladı, çok sevimliydi çünkü.
|
|
|
|
|
|
Eymen
|
 |
« Yanıtla #42 : Ekim 22, 2008, 01:09:23 pm » |
|
Maksut Kitabı'nı ilk okuduğumuzda, hocamız başlar başlamaz; "Hâzâ ibtidâ, maksud mübtedâdır" diye terkîbini söylemişti. Maksut bitip tekrar yapmak için halkaya oturduk. Hocamızın; "Buranın terkibi neydi?" suali üzerine ben heyecanla elimi kaldırdım ki hemen söyliyeyim.  Ve elimdeki kalem o heyecanla fırladı hocamın başının üzerine, oradan da yere…  Hocam bir bana baktı bir kaleme… O bakışı çıkmaz aklımdan hiç.  "Söyle" dedi. Ben söyledikten sonra da "Alabilirsin kalemini" demişti bilemesem kalemimi alamayacaktım orasıda mechul.  Bu olaydan sonra her el kaldıracağımda kalemimi elimden bırakırdım hafazanAllah 
|
|
|
|
|
|
İsra
|
 |
« Yanıtla #43 : Ekim 22, 2008, 11:53:28 pm » |
|
Hepside güzel anılar teşekkürler paylaştığınız için 
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapForum Kurallarını Okumak İçin Lütfen Tıklayınız
|
|
|
|
ay-yüzlüm
|
 |
« Yanıtla #44 : Ekim 23, 2008, 02:03:26 am » |
|
herkezin hikayesi anısı ayrı güzelmiş teşekkürler bir nebzede olsa bizi eskilere götürdüğünüz için bende acizane bir tane anlatayım 74 lü yıllardı yatılıda okuyorum o tarihte arkadaşlar arasında bir vampir hikayesi almış başını gidiyor .. bizde yemek nöbetçisiydik başkandan yatakhanenin anahtarını istedik başkan ben sizi kitlerim anahtar bana lazım dedi ve yatakhaneye girdik ve üzerimizden kitlendik güya erken yatıcaz serde çocukluk var yatakhaneye girerizde yatarmıyız hemen ranzaların üzerine çıktık başladık vampirlerden konuşmaya kendi kendimize korku veriyoruz  vay efendim vampir şurdamış vay burdamış diye başladık konuşmaya o zamanlarda yurtlarda her yere telsiz gibi dinleme cihazı konurdu ana yer hocaların odasında olurdu talebeyi takip için hocalar nereyi açarsa orayı dinlerlerdi.. meyer o gecede yatakhaneyi açmışlar bizi dinliyorlarmış tık tık tık diye bir ses geldi hoca bizi bekliyor efendim hocam diyelim diye ama bizde ses seda yok hoca birkaç kere daha tık tıkladı bizden ses gitmeyince iyice kızdı ve bize bir bağırdı zırtolar geliyorum oraya şimdi ,asıl vampir sizisiniz demezmi  anam bizde bir korku anahtarda yok başkan bizi kitleyip gitmişti bir tırstık hemen en dip ranzaların altına girdik ama sağolsun hoca gelmedi yarım saattan fazla ses çıkarmadan hatta nefes bile almadan durduk sonra bir çıktık bütün üstlerimiz toz olmuş bi vesileyle ranzaların altını temzilemiş olduk  bu anımı hala bugün gibi anar güleriz 
|
Yürü dünya yürü bu yol dergaha gider. Bu yol gama,kedere,acıya,aha gider. Çıkablirsen eyer bu yokuşu zirveye, Hüzünlenme o zaman sonu felaha gider.
|
|
|
setre
Moderatör
aktif yazar
   
Offline
Mesaj Sayısı: 1158
Hâzâ Tezülü
|
 |
« Yanıtla #45 : Ekim 25, 2008, 09:16:53 pm » |
|
Çok hoş anılar 
|
Hep ertelediğim zaman,bir türlü varamadığım diyardı...
|
|
|
|
Lika
|
 |
« Yanıtla #46 : Şubat 23, 2009, 04:23:46 pm » |
|
Tac Mahal birçok insan için olduğu gibi benim için de çok özel ve önemlidir. Birçok Tac Mahal hayranı için en güzel hayâl, bir gün gidip görebilmektir ki; İnşaAllah tüm gitmek isteyenlere nasib olur hayırlısı ile  Msn'de Tac Mahal'in fotoğrafını kullanıyoruz. Kuzen hemen geliyor, aa bizim köyün camiisinin fotoğrafı değil mi o? Ne kadar güzel çıkmış, yollasana dedi:) Ben şaka yapıyor herhalde dedim. Tac Mahal'in fotoğrafını yolladım. Baktım kuzen, Ben sana bunu mu yolla dedim, avatırındaki köyün camisinin fotoğrafını istemiştim demesin mi  Kuzen saolsun her Tac Mahal fotoğrafını kullandığımda aynı tepkiyi gösteriyor, yine aynı açıklamalar  Ama merak ettiğim kubbesi olmayan camiye nasıl benzettin bu görüntüyü dediğimde cevab kocaman bir sükût oldu 
|
"Aramakla bulunmaz, lakin bulanlar arayanlardır"
|
|
|
|
Günbatımı
|
 |
« Yanıtla #47 : Şubat 23, 2009, 07:40:00 pm » |
|
Biraz gülme molasından sonra yazmaya başlıyorum: 12 yaşlarındaydım. Annanemlerdeyim... 2 teyzem o zamanlar bekardı ve alışverişe gittiler. Ben, annanem ve büyük teyzem de evdeyiz.
Aradan biraz zaman geçti. Biz aramızda, alışverişteki teyzemler için "gideli bayağı oldu, gelmek üzeredirler" diye konuşuyorduk ki, kapı çaldı.
Ben zıplaya zıplaya kapıyı açmaya gittim. O arada da zil tekrar çaldı. Ben de "geldim, geldim!" diyerek (teyzelerimin geldiğinden emin bir şekilde) kapıyı açtım. Veeee! Karşımda postacı: "Hoş geldiiiin!" diyerek bana zarfı uzattı. 
Bizimkiler senelerce güldü bu olaya...
|
SEN NE KADAR BİLİRSEN BİL; SENİN BİLDİĞİN, KARŞINDAKİNİN ANLADIĞI KADARDIR...
|
|
|
|
Günbatımı
|
 |
« Yanıtla #48 : Şubat 23, 2009, 08:13:49 pm » |
|
Birkaç ay önce, akşam saatlerinde otobüsteyim... Bindiğimde fazla dolu olmayan taşıt, sonradan iyice doldu ve orta ve arka kapılardan yolcu alınmaya başlandı. Ben de, bir yakınımla birlikteyim ve o ön koltukta oturduğu için ilerlemedim. Muavinin de yakınındayız... Hatta hemen yanında gibi... Çok da yorgunum. Bir an önce eve varsak diye aygın-baygın ilerliyoruz. Yanımda, ayakta genç bir bayan var. Neyse; orta ve arka kapıdan binenler sürekli akbillerini uzatıyorlar elden ele. Ben ve yanımdaki bayan da muavine yakın olduğumuz için ona uzatıyoruz. Genellikle yanımdaki bayan uzatıyor avuç avuç akbilleri... Fakat benim de ister istemez gözüm o elleri takip ediyor, en azından tam benim önümden geçerken. Ama boş bakıyorum... O bitkinlikte akbillerin takılı olduğu anahtarlıklar dikkatimi çekiyor, bazılarına biraz daha dikkatli bakıyorum. Derken;  (aklıma geldi, yine gülüyorum!) gözümün önünden muavine kocaman, kara birşey uzatıldı.  Allah Allah: Güzel, farklı anahtarlıklar, kimlikler takılı akbillerden sonra elimde olmadan "O da ne?!." dercesine şöyle tekrar dönüp muavinin elindekine dikkatlice, hatta kaşlarımı çatıp merakla baktım: Sonra gülmemek için kendimi sıktım sıktım, cık olmuyor... Muavine uzattıkları şey; yukarıda, demirlere asılı olan tutacaklardan biri... Yanımdaki bayanla biz gülümseyince, muavin "Allah Allah yaww, naasıl da asılmışlar, goparmışlar bunu böyle!" diye söylendi... Hani oltayla balık tutarken, birşey takılır. Hevesle oltayı çeker, o da ne?.. Eski bir ayakkabı... Sanki böyle bir olay yaşandı gözümün önünde... Aklıma geldikçe hâlâ gülüyorum. 
|
SEN NE KADAR BİLİRSEN BİL; SENİN BİLDİĞİN, KARŞINDAKİNİN ANLADIĞI KADARDIR...
|
|
|
|
ene dost
|
 |
« Yanıtla #49 : Şubat 23, 2009, 09:18:16 pm » |
|
Akşam vakti ne güzel güldürdünüz sadakat ailesi Bi tane de ben ekliyeyim.. Geçtiğimiz günlerde işten çıktım, babamla buluşmak üzere iş yerine gittim, her akşam aynı yere pak edilmiş arabada beklemeyi düşünürken etrafta araba falan yoktu. Babamı aradım, neyseki bi işi çıkmış ve on dakikaya kadar gelecekmiş beklemeye koyuldum. Kaldırımın kıyısındayım kaldırım da bir buçuk metre kadar arkamda kalan kısım çiçekli ağaçlı bi çay bahçesi. Sıkılmış bi halde beklerken, sol tarafımda bi soluk hissettim ne olduğuna anlam veremeden usulca kafamı çevirdim ki, kapkara gözlerini bana dikmiş bi köpecikle burun burunayım  ani bir refleksle bi adım geri çıkıp hayvancağıza çıkışarak, ödümü kopardın yaa! dedim  etrafa bakmayı da ihmal etmedim tabi, neyse ki kimsecikler yoktu 
|
Sevmek edeptir... Edep ise sevmeye sebeptir...
|
|
|
adilcevaz
aktif okur

Offline
Mesaj Sayısı: 243
susukunlugum asaletimdendir.
|
 |
« Yanıtla #50 : Şubat 24, 2009, 09:25:04 am » |
|
Hay mübarekler sabah sabah çok güldürdünüz beni ya.Allah da sizi güldürsün.
|
Bütün dünyayı verseler gamım bitmez nedendir bu Taa ezelde gam turabıyla yoğrulmuş bendendir bu Terk etme insafı makamı imtihandır bu Gelen gider giden gelmez iki kapılı handır bu!
|
|
|
|
Günbatımı
|
 |
« Yanıtla #51 : Şubat 24, 2009, 10:43:02 am » |
|
Bir akrabamızın 2 yaşındaki kızı gelmişti bize geçenlerde... Çok tatlı, tam yemelik birşey.  Adı da Rana... Ortam kalabalık, biz de sohbet arasında sık sık Rana'yla oynuyoruz. Onu güldürüyoruz falan... Alttan iki dişi çıkmış, "Ranaa, bakıyım dişine" deyince "iiii" yapıyor ve dişlerini gösteriyor. O zaman hepimiz yıkılıyoruz, hem çok komik hem de çok tatlı oluyor. Tabii biz, özellikle ben o manzaraya doyamadığım için, birkaç defa belli aralıklarla "Ranaa!" diye sesleniyorum, çocuk bana bakınca "Dişini göster bakıyım!" diyorum, o da itiraz etmeden gösteriyor, sonra yine yıkılıyoruz. Aradan 10-15 dk. geçti, Rana yine gözümün önüne geldi, teyzesinin kucağındaydı. Ben dişini unutmuşum. Sadece bana bakıp bir gülücük atsın diye en tatlı sesimle yine "Ranaa!" dedim.  Çocuk döndü, bana baktı ve benim başka birşey dememe fırsat vermeden otomatikman dişini gösterdi... Ben mi? Baksanıza hâlâ gülüyorum... 
|
SEN NE KADAR BİLİRSEN BİL; SENİN BİLDİĞİN, KARŞINDAKİNİN ANLADIĞI KADARDIR...
|
|
|
meyyit-i müteharrik
okur
Offline
Mesaj Sayısı: 71
|
 |
« Yanıtla #52 : Mart 01, 2009, 01:37:27 am » |
|
bi gün hizmet yerimi teslim verdikten sonra yatsı namazı için mescide çıktım sonra arkadaşla bi şeyler konuşmaya başladık kendime geldiğimde yatak hanenin önündeydim ne olur olmaz dedim hemen orda durdum namaza
|
MEDENİYET DEDİĞİN AÇMAKSA BEDENİ DESENE HAYVANLAR DAHA MEDENİ MEHMED AKİF
|
|
|
|
hizmetci
|
 |
« Yanıtla #53 : Haziran 04, 2009, 11:14:08 pm » |
|
gecen sene izin sonunda alanyaya tatile gidiyoruz gece yarisi otobüse bindik herkez uyuyor... neyse birmüddet sonra bizimde uykumuz geldi ve uyuduk...taaki ayaklarimla biri oynayana kadar. bir korku ile uyandim acaba ayaklarimla ugrasan kimdi? insanmi? kedi falanmi? ama icimde acayip korku var tabii. iyice büküldüm birde baktimki kücücük bir cocuk ayaklarimin altinda uyuyor. annesi yere yatirmis galiba yazik oda otobüs sallandikca benim koltugumun altina kadar kaymis.....bende artik uyandirdim bana sersem sersem bakti gitmiyor birtürlü kalk hadi annene git dedim cocuk Allahdan uyandi ve gitti bende devam uyudum
|
AllahIM BANA SENIN SEVGINI; SENIN SEVDIKLERININ SEVGISINI VE BENI SANA YAKLASTIRAN HERSEYIN SEVGISINI VER!!!AMIIN.
|
|
|
|
hizmetci
|
 |
« Yanıtla #54 : Haziran 04, 2009, 11:25:24 pm » |
|
10- 12 yaslarindaydim: evde hacidan gelme kücük bir koku sisesi buldum üzerinde.ALKOL SÜS yaziyor. bende tabi akilliyim ya almanca okuyorum bu yaziyi ALKOL SÜß diye yani tatli/ sekerli alkol diye. kafayi yiyecegim birtürlü isin icinden cikamiyorum tekrar tekrar okuyorum ve anlam veremiyorum hem hacidan gelme ve hemde icersinde sekerli alkol var diyorum sonra okudukca alkolsüz oldugunu yani türkce yazdigini anladim ve cok güldüm.....
|
AllahIM BANA SENIN SEVGINI; SENIN SEVDIKLERININ SEVGISINI VE BENI SANA YAKLASTIRAN HERSEYIN SEVGISINI VER!!!AMIIN.
|
|
|
|
Lika
|
 |
« Yanıtla #55 : Haziran 11, 2009, 03:32:12 am » |
|
Kuzenle sesliden konuşuyoruz. Kendisinin ilginç bir huyu vardır, genelde kendisi sadakati açtığında kendinden geçtiğinden sesimi tüm ev ahalisine duyurmak istercesine kulaklıktan değil de Hoparlörden dinlemeyi tercih eder, her seferinde de uyarırdım. Kardeşi de arada muhabbete katılır,nasılsın konuşan kutu, ne yapıyorsun diye takılırdı  Bugün yine kuzenle konuşuyoruz, ben kuzenin bu sefer kulaklıkla sesimi duyduğunu zanneylerken,ki bizimki de öyle sanıyormuş, bizim konuşan kutu diyen kardeşi, sesi içeri versen diyene kadar neredeyse 1 saati aşkın bir süredir konuştuğum kuzenim beni kulaklıktan duyduğunu sanıyormuş, sayesinde iyi güldüm  Bir de evdekilere neden bana söylemediniz sesin dışarı çıktığını, ben bu kulaklığı süs olsun diye mi taktım demesi üstüne tuz biber oldu, çok yaşa sen kuzen çok 
|
"Aramakla bulunmaz, lakin bulanlar arayanlardır"
|
|
|
arada bir
@r@d@ b!r
Yeni üye
Offline
Mesaj Sayısı: 30
|
 |
« Yanıtla #56 : Temmuz 29, 2009, 05:33:42 pm » |
|
bir arkadaşla beraber kendimizi kantine kitleyip bir kaç saat boyunca abur cubur yemiştik hocamız yakalayınca çok fena şeyler olmuştu!!
|
ölümün bizi nerede beklediği belli değil,iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim
|
|
|
tatlum
aktif okur

Offline
Mesaj Sayısı: 112
|
 |
« Yanıtla #57 : Temmuz 29, 2009, 09:20:34 pm » |
|
bizde arkadaşlarla izine çıktığımız gün gezelim eve sonra gideriz dedik bir dondurmacıya girdik garsonun gelip siparişlerimizi almasını beklerken neli yesek diye düşünüyoruz onlar daha öncede gelmişler buraya karışık yemişler içinde mavi renkte bi dondurma warmış ondan yiyelim dediler ama ismini bilmiyorlar ne diyecez garsano mavi mi o sırada garson geldi benim gibi normal sipaişi olan arkadaşlar söyledik diğer ikisi birbirine bakıyor garsonda onlara biri limonu normal sesle söylüyor birde mavi diyor biz artık koptuk kıpkırmızı olduk millet gülmekten ben rezil olduğumuza garson duymadı tekar efendim anlayamadım deyince bu sefer diğeri mavi renkte bir dondurma var ismini bilmiyoruz ondan istiyorum dedi ama ben  kıpkırmızı neyse dondurmanın ismini sorduk tropical meyveymiş garson siparişleri getirdi resmen dalga geçermişcesine herkesin siparişini söylüyor işte bu kakaolu bu sade bu limonlu ve mavi demez mi resmen rezil olduk.... 
|
İhlasında İhlas İhlası Terk Etmektir... İhlasında İhlas Görenin İhlası İhlasa Muhtaçtır
|
|
|
|
Eymen
|
 |
« Yanıtla #58 : Ağustos 03, 2009, 11:29:45 pm » |
|
Malum yaz dönemi sıbyan sezonu çoluk çocuk uğraşırsın yeni yeni açılımlar yaşarsın çocuklarla İşte onlaran bir tanesi  Sabah derse oturuldu bizim küçük talebelerimizden biri Kuranı Kerim okurken baktık yüzünü kanatmış. Bu hal abdesti bozduğundan böyle olduğu takdirde abdestinin bozulacağını anlattık ve abdest alması için lavaboya gitmesini söyledik. Çocukta bize dehaca bir açıklamada bulundu şaşrıdık kaldık  Yok hocam ben evde iki tane abdest almıştım biri bozulursa diğerini kullanırım diye biri gitti diğeri duruyor dedi.
|
|
|
|
|
|
Budak
|
 |
« Yanıtla #59 : Ağustos 04, 2009, 12:24:59 am » |
|
Cümlenizden Allah razıolsun. Gece gece beni çok güldürdünüz  Allah ta sizigüldürsün inşAllah.Hepsi bir birinden komikti anıların 
|
|
|
|
|
|
Günbatımı
|
 |
« Yanıtla #60 : Ağustos 10, 2009, 07:43:45 pm » |
|
Sabah derse oturuldu bizim küçük talebelerimizden biri Kuranı Kerim okurken baktık yüzünü kanatmış. Bu hal abdesti bozduğundan böyle olduğu takdirde abdestinin bozulacağını anlattık ve abdest alması için lavaboya gitmesini söyledik. Çocukta bize dehaca bir açıklamada bulundu şaşrıdık kaldık  Yok hocam ben evde iki tane abdest almıştım biri bozulursa diğerini kullanırım diye biri gitti diğeri duruyor dedi.  Yavruum! MaşaAllah, şuna bak fıkra gibi... 
|
SEN NE KADAR BİLİRSEN BİL; SENİN BİLDİĞİN, KARŞINDAKİNİN ANLADIĞI KADARDIR...
|
|
|
Tesniye
araştırmacı
 
Offline
Mesaj Sayısı: 346
Nişan aldık yıldızları..
|
 |
« Yanıtla #61 : Şubat 09, 2010, 09:59:32 pm » |
|
Geçen yaşadığım bir olay, burada paylaşayım dedim. Yağmurlu hava. Aldım şemsiyeyi elime, sokaktayım.. Yatsı ezanları okunmak üzere.. Günüm o kadar maceralı ve karışık geçti ki... Neyse süpermarkette biraz işim vardı. Ve içeri girdim, yağmurdan da kurtulmuş olduk. Süpermarkette dolaşırken insanların garip bakışmaları olmuş ve aynı markette karşımda bir arkadaşımı gördüm. Beni görünce kahkaha atmaya başladı. Ne oldu dedim? Meğersem, şemsiyeyi hala kafamda tutuyormuşum. O kadar dalgınmışım yani.. 
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yapİmam kocamadı ki? Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben Perde ardında sen ben dedikodusu var amma. Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de
|
|
|
|
Günbatımı
|
 |
« Yanıtla #62 : Şubat 11, 2010, 09:21:25 am » |
|
Meğersem, şemsiyeyi hala kafamda tutuyormuşum. O kadar dalgınmışım yani..
Bir arkadaşım da, dişçiden çıktıktan sonra ayağındaki galoşları çıkarmayı unutmuştu. Caddede ayağında mavi galoşlarla yürüyordu. 'Çok temiz sokaklarımızı kirletmek istemiyorsun herhalde' demiştim.
|
SEN NE KADAR BİLİRSEN BİL; SENİN BİLDİĞİN, KARŞINDAKİNİN ANLADIĞI KADARDIR...
|
|
|
setre
Moderatör
aktif yazar
   
Offline
Mesaj Sayısı: 1158
Hâzâ Tezülü
|
 |
« Yanıtla #63 : Şubat 17, 2010, 11:48:38 pm » |
|
Kol saatini çok severim,dışarı çıkmadanda muhakkak saatimi takarım, ince ve hafif olduğundan olsa gerek sol bileğimdeki saati unutarak sağ bileğimede bir saat taktım, misafirliğe gittiğim evde birde baktım ki iki bileğimdede saat  yabancı biri yoktu Allahtan yanımda 
|
Hep ertelediğim zaman,bir türlü varamadığım diyardı...
|
|
|
|