14. SELAM EDEPLERİ

01- Bir cemaat, bir toplumun yanına vardığında, selam vermeyi terkederlerse; hepsi de
      günahkar olurlar. Onlardan birisinin  selam vermesi, hepsinin yerine caiz olur.

02- Binekli olan; yürüyene, ayakda duran; oturana, az olanlar; çok olanlara, Küçük olan;
      büyük olana, yürüyen; durana, arkadan gelen; önden gidene selam verir.

03- Çocuklara selam vermek çok faziletlidir.

04- Bazı alimler: "Gayri müslimlere selam vermekde, bir mahzur yoktur. Yalnız onlara
      selam verirken 'Allah hidayet versin' manası ile selam vermek lazımdır" buyurmuşlardır.
      (Gayri müslimlerin verdiği selamı almakta bir mahzur yoktur. Yalnız, onun selamına
      karşılık verirken, onun söylediğinden fazlası söylenmez.

05- Açıktan Kur'an okunurken, ilim müzakeresi yapılırken, ezan okunurken, kaamet
      getirilirken, cum'a ve bayram hutbesi okunurken, namaz kılarken, abdest alırken,
      selam verilmez.

06- Fıkıh talebesi, hocasına selam veremez.

07- (Maskaralık için) Şaka yapan yaşlıya, yalancıya, boş söz konuşana, insanlara sövene,
      sokaklarda kadınların yüzlerine bakan kimseye, şarkı söyleyene, açıkta bevl edene,
      güvercin uçarana, çıplaklara selam verilmez. Bunların verdiği selamı iade etmemekte
      de mahzur yoktur. Ancak şerlerinden korkulursa bunlara selam verilir ve alınır. 

08- Günahkar ile karşılaşınca, selama önce başlamamak evladır.

09- Bir erkek yabancı bir kadına selam verdiğinde kadın gençse, selamı kalbinden iade eder.

10- "Falana selamımı, söyle" dendiğinde "Ve aleyküm selam" diye önce selamı kendi alır, 
      sonra o kimse ile karşılaştığında söyler.

Anasayfaya dön Konulara dön
Sadakat.Net©İslami web hizmetleri