|
AHLÂK ve ÂDAP |
|
İbn Hacer şöyle der: Edep, söz, fiil ve davranış
itibariyle takdir edilen ve övülen şeyleri
yapmaktır. Bu, güzel ahlâk sahibi olmak
demektir. "Hoş ve güzel karşılanan şeyleri
yerine getirmek" veya "büyüklere hürmet etmek,
küçüklere yumuşak ve şefkatli davranmak"
diyenler olduğu gibi, edep kelimesinin "yemeğe
davet" mânâsına gelen "medebe" den alındığı
görüşünde olanlar da vardır. (438)
Cüneyd'e (r.a.) edebin mahiyeti sorulduğunda,
"güzel dostluk ve iyi muamele" cevabını
vermiştir. (439) Bu itibarla sosyal ilişkilerde
edebin önemi hemen göze çarpmaktadır. Hatta
edep, büyük ve küçüğün kimliğini gösteren dış
görünümdür. Bundan dolayı da çocuğa edep
elbisesini giydirmek ahlâk eğitiminde öncelik
sırasını taşır.
Şair Salih b. Abdilkuddûs der ki: (440) Çocukluk
döneminde eğittiğin kimse Suyunu alan ağaç
gibidir.
Nihayet görürsün onu taze yapraklanmış
Kuruduğunu gördükten sonra onun. Bırakmaz yaşlı
huy ve ahlâkını Girinceye kadar şu kara toprağa
Cehaletten kurtulduğunda döner yine cehalete
Tekrar nükseden kronik hastalık gibi.
--------------------------------------------------------------------------------
(438) İbn Hacer, Feüvul-Barî, XIII, 2.
(439) Şa'ranî, Tenbihu'l-Muğterrin, s. 41.
(440) İbn Abdilberr, Camiu ve Fadlih, I, 86.
Çocuk Eğitimi, F: 11
|
|