AltIn bİlezİk
“Meslek” halkımız arasında “altın bileziğe” benzetilir. “Altın”ın seçilmiş olması tesadüf değildir. Altın, değeri her geçen gün artan, dar günümüzde imdadımıza yetişen bir değişim aracıdır. Halkımız mütevazı tasarruflarını altın olarak bir yerlerde saklar; tıpkı evlatlarına “koluna bir altın bilezik tak, ne olur ne olmaz” dedikleri gibi.
Büyüklerimizin bizlere tavsiye ettiği bir başka konu da, “Çok güvenme dünya malına bir kıvılcım yeter” sözünde ifadesini bulur. Servetimiz, çeşitli sebeplerle bir anda elimizden çıkabilir.
Bugünlerde, büyüklerimizin tavsiyelerinde ne kadar da haklı olduklarına şahit oluyoruz. Mal varlıklarının ansızın nasıl da toprak altında kaldığını, denize gömüldüğünü gördük. İnsanlarımızdan bazıları, hayatlarını yeniden kurmak mecburiyetindeler. Bunlardan meslek sahibi olanlar için hayata tekrar başlamak daha kolay olacak. Unutmamak gerekir ki, sağ ve sağlıklı olduğumuz müddetçe ilmimiz, mesleğimiz, sanatımız bizimdir.
Depremi takip eden günlerden itibaren, “altın bileziği” olanlar kamuoyunda ön plana çıkmaya başladı. Televizyon vasıtasıyla evlerimizin yeni misafirleri var. İçi boş şöhretler yerlerini, söyleyecek sözleri olanlara bıraktılar. Hemen her akşam TV kanallarında bir ilim adamı konuşuyor.
Değerli insanlarımız aynı zamanda da önemli olmaya başladılar. Bunu anlamak için depreme ihtiyacımız var mıydı bilmiyorum. "Her şerde bir hayır vardır” denir. Depremin hayrı da bu olsa gerek. Deprem bize meslek sahibi olmanın, ilim sahibi olmanın gerçek değerler olduğunu gösterdi. Artık hiçbir cahil “okuyup da ne olacak” deme cesaretini kolay kolay gösteremeyecek.
Sevgili Gençler;
Borsaya, gayri menkule, dövize, arabaya yatırım yapmak güzel de; ya kendinize yapacağınız yatırımı hiç düşündünüz mü? Son günlerde en çok kâr getiren bu oldu.
Herkesin bir “altın bileziği” olsun.