Az İyİlİğe Çok Mükafat

Muhtaç bir ihtiyar, bir gençten çeyrek akçe ister, o da verir. Günün birinde, o genç, bir suç sebebiyle yakalanır, idama mahkum olu. Genç asılmaya götürülür. Herkes toplanır. İhtiyar oradan geçerken, genci görür, iyiliğini hatırlar, ona acır. Genci kurtarmak için bir çare düşünür. “Eyvah! Güzel huylu padişahımız vefat etti. Dünya boş kaldı” diye haykırır, feryat içinde ağlar. Kılıçlarını çekip duran askerler, oradaki halk, ihtiyarın sözünü işitince feryat ve figan ederler. Herkes dövünmeye başlar. Herkes saraya koşar. Bakarlar ki padişah sağ, tahtında oturuyor.

İdam sahası boşalınca, genç kaçar, ihtiyar kalır. Yalan haber üzerine, ihtiyar yakalanır, padişahın huzuruna götürülür. Padişah korkunç bir surette bağırır: Güzel ahlaklı, hak ve adalet timsali, halkını seven bir padişahın ölümünü neden arzu ettin?

İhtiyar, Hükmün cihana yürüsün ey adil padişahım diye başlayan uzun bir duadan sonra, (Padişah öldü dememle padişahım ölmedi. Fakat bu sözle bir can kurtuldu) der ve olayı anlatır.

Meseleyi öğrenen Padişah, memnun olur, ihtiyarı affeder. Kaçan genç, korku ile, düşe kalka koşarken, onu tanıyan biri, (Ölümden nasıl kurtuldun?) der. O da (Çeyrek akçeyle kurtuldum) der.

geri    idareci    ileri