Beş Duyuya Hakİm Olmak
İdareci, faydasız şeyler peşinde koşmaktan kaçarsa, idarede isabetli görüş ortaya koyma imkanı doğar.
Nefsini faydasız şeyler peşinden çeviremeyen kişi, beş duyusunu da zapta güç bulamaz.
Beş duyusuna hakim olamayan, seçkin yardımcılarına sahip olamaz. Mevcut olan kabiliyetli yardımcılar ve yüksek seviyedeki görevlilerine söz geçiremez olan idareci, zamanla siyasi etkisini kaybeder. Bunun için ilk önce büyük düşman olan nefsi, hemen peşinden de 5 duyuyu kontrol altına almak gelir. Nefse galip gelinirse öteki kontroller de kolaylaşır. Zira 5 duyu, nefse yardım eder ve insanı tehlikeli isteklere sürükler.
Beş duyunun gereğini yapmak lazımdır.
1- İşitme duyusu: Bir ceylan, avcıya yakalanmak korkusundan dikkat üzere iken, duyacağı bir ses, avcıya karşı olan dikkatini dağıtırsa, avcı gelir ceylanı yakalar.
2- Dokunma duyusu: Bir file bakıcısı yavaşça yaklaşır, yumuşakça tutunur, yapışıp okşar. Fil, korunmak için tedbir almaz, o kişi de üzerine binip fili dize getirir.
3- Görme duyusu: Çekirge, güneşin, sıcaklığından gizlenirken, gün ışığını hoş görür de buna aldanarak ortaya çıkar. Böylece, sıcaklık altında yanar.
4- Koklama duyusu: Güzel kokulu yerlere konan gül sineği, filin kulağından çıkan güzel koku onu aldatınca oraya konar. Fil de kulağını hareket ettirerek sineğe vurur ve öldürür.
5- Tatma duyusu: Balık oltadaki yeme aldanır. Yemi yerken avlanır.
Bu beş duyuya hakim olan, nefsine de hakim olur, siyaseti de güzel olur.