Bİr İdarecİnİn Nasİhati

Hakkı uygula, doğru yoldan ayrılma, bilmediğin şeyi sor! Nefsin isteklerini terk et! Gerçek meydana çıkıncaya kadar hiçbir işi küçümseme, önemsiz de görünce yine titiz davran, Allahtan korkan ve sorumluluk duygusuna sahip temiz kişileri kendine yakın tut. Buların görüşlerinden faydalan.

Eğer böyle yaparsan bu davranışın ruhunu süsler ve başarılı olursun. Yalan yere sana yapılan övgüleri kabul etme, pohpohçuları geri çevir. Çünkü yalan yere yapılan övgü ve ikiyüzlülük kokan pohpohların sonucu vahim, meyveleri acı olur. Şunu da unuma ki, övgülerin içinde hile ve çıkar yatar. Sırlarını sırdaşından başkasına açma!

Hilesini sezdiğin kişiye asla güvenme! Üstesinden gelemeyeceğin işe girişme, yapamayacağın işi vaat etme! Hayırlı bir işe girişince acele et. Kötü olan işte acele etme! Başkalarına acı ki, cenab-ı Hak da sana acısın!

Yardımcının Özelliği

İdarecinin yardımcısında bulunması gereken özelliklerden bazıları şunlardır:

1- İlim.

Bilenle bilmeyen bir olmaz.

2- Tecrübe.

Tecrübelerle dolu bir yaş seviyesine gelen kişi; iki yüzül çıkarcıları uzun tecrübelerinin doğurduğu sezişle kolayca teşhis eder, idare mekanizmasına ahlaksızları karıştırmaz.

3- Güvenilir olmak.

Bu özellik hıyanet yapmaması için şarttır.

4- Doğru sözlü olmak.

Bu, güvenilir olması, sözünde durması için aranır.

5- Hırstan uzak olmak.

Bu da yanılıp rüşvete yönelmemesi için gereklidir.

6- Kin tutmamak.

Kin, adalete, şefkate manidir. İdareci ise adaletli, şefkatli olmalıdır!

7- Verilen işleri unutmamak.

Unutulursa büyük zararlar doğar.

8- Anlayışlı olmak.

Doğruyu, eğriyi fark edip karıştırmamalı.

9- Hislerine esir olmamak.

Bu durum, aklı bulandırır, hak ile batılı, doğru ile yanlışı ayırt edemez duruma getirir.

10- Mali işleri iyi bilmek.

İdarecide bu on özellik varsa işler düzenli olarak yürür. Biri eksikse, işler o ölçüde noksan ve çürük yürür.

Tecrübeli bir idareci diyor ki:

Kendime bir yardımcı isterim ki; beğenilen ve hayırlı hasletleri olsun, terbiyeli, güzel ahlaklı, kendine verilen sırlara sahip olsun, mesuliyetindeki emanetlere riayet etsin. Yumuşak huylu olsun. İlimle düşünsün ve konuşsun, en küçük işareti bile anlasın. Akıllılar gibi alçak gönüllü, fakihler gibi anlayışlı, her işinde ağırbaşlı olsun! Kendine ihsanda bulunulunca teşekkür etsin. Sıkıntı verilince sabretsin.

Pişmanlık doğuracak şeyler peşinde koşmasın! Tatlı dil ve inandırıcı sözlerle devlet adamlarını kendine çekip bağlasın. Halife Memun’un veziri Fazıl, ülkenin çeşitli yerlerine gönderdiği adamlarına derdi ki: “Halktan duyduklarınızı gelip bana söyleyin”

Böylece getirilen bilgiye göre halkın beğenip iyi gördüklerini yapar, beğenmediklerini terk ederdi.

geri    idareci    ileri