Tefrİka Sokmak

Hendek gazasında müşrikler Yahudiler, münafıklar birlik olup, her taraftan Müslümanlara saldırdıkları ve Müslümanların çok sıkıntılı bir anında Nuaym b. Mesud, Peygamber efendimize; gelip “Emrinize hazırım”, Müslüman olduğumu kimse bilmiyor” dedi. Resul-i ekrem efendimiz; (Düşmanların arasına tefrika sokabilir misin?) buyurdu. O da; “Evet ama, yalana dinimiz izin verir mi?” dedi. (Harb hiledir. İstediğini söyle) buyurdu. Hz. Nuaym, Yahudilere gidip; “Sizi sevdiğimi bilirsiniz. Müslümanlar, başımıza bela oldu. Kureyşliler ve Gatafanlar, Müslümanlarla çarpışıyor. Savaş uzayacağa benzer. Kureyşliler ve Gatafanlar, bu harpte galip gelirse ganimetleri alıp gidecekler. Mağlup olurlarsa, sizi bırakıp çekip gidecekler. Siz ise Müslümanlarla başa çıkamazsınız. Müslümanlar zafere kavuşmak üzeredir, sizi kılıçtan geçirecekler. Onun için acele tedbir almamız lazımdır” dedi. Bunları büyük bir heyecan ve korku ile dinleyen Yahudiler, “Sen dostluğunu gösterdin. Nasıl bir tedbir almak lazım?” dediler. Hz. Nuaym, “Kureyş ve Gatafan eşrafından bazılarını rehin almadıkça, Müslümanlarla savaşmayın! Rehineler yanınızda iken, harpten kaçıp gidemezler!” dedi. Bunu uygun gören Yahudiler, ona izzet ve ikramda bulundular.

Hz. Nuaym, Kureyşe vardı. “Benim Muhammede olan düşmanlığımı ve sizlere olan sevgimi bilirsiniz. Öğrendiğimi, dostluk icabı, size ulaştırmayı vazife bildim. Yahudiler, Muhammed' haber gönderip: “Kureyşten ve Gatafanların ileri gelenlerinden öldürmek üzere rehine alıp sana teslim edelim. Sonra seninle birlik olup müşriklerin kökünü kazıyalım! Yalnız Nadir oğullarını affedip yurtlarını bağışlamalısın!” demişler. Muhammed de, Yahudilerin bu isteklerini kabul etmiş! Eğer Yahudiler, sizden rehine isterse, vermeyin” dedi. Kureyşliler, una çok iltifat gösterdi. Hz. Nuaym, Gatafanlara gitti. Kureyşlilere söylediklerini onlara da söyledi.

Kureyş kumandanı, Yahudilere “Artık burada durmak çok güçleşti. Hava soğuk, hayvanlarımız da açlıktan kırılacak. Yarın hep birlikte şiddetli bir hücuma geçelim” diye haber gönderdi. Yahudiler de; “Biz, Cumartesi günü harp etmeyiz, sonra savaşa katılabilmemiz için, ileri gelenlerinizden birkaç zatı bize rehin vermeniz lazım” dediler. Kureyş kumandanı, “Nuaymın haberi doğru imiş!” dedi ve Yahudilere “Bir kişi bile rehin vermeyiz. Eğer, yarın gelip bizimle beraber savaşmazsanız, biz çeker gideriz. Siz de yalnız kalırsınız!"”dediler. Yahudiler, haberin doğru çıktığını düşünüp; "“iz de sizinle birlik olamayız"”dediler. Böylece her iki tarafı korku sardı. Küfrün ittifakı bozulmuş oldu.

geri    idareci    ileri