Bid'at ve Nefsi Arzûlara Uymanın Haram oluşu
Peygamber'imiz (s.a.v.) buyuruyor ki:
"Dayanaksiz olarak ortaya çikarilan yeni
seylerden kaçininiz. Cünki dayanaksiz olarak
ortaya atilan her yenilik bid'attir. Her bid'ât
da sapikliktir, her
sapikliik ise cehenneme sürükler."
Peygcmber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Su dinimizde kim ondan olmayan bir yenilik
ortaya atarsa, ileri sürdügü yabanci yenilik,
reddedilmistir.»
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Benim ve benden sonra gelen Râsid
halifelerimin sünnetinden (yolundan)
ayrilmayiniz.»
Bu hadisler, Kur'ân'i Kerim´e. Sünnete ve ileri
gelen âlimlerin görüs birligine aykiri düsen her
yeniligin kabul edilmez bir bid'ât oldugunu
belirtir.
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
"Kim iyi bir çigir açarsa hem kendi sevabi ve
hem de Kiyamete kadar o çigirdan gidenlerin
sevabi üzerine olur. Buna karsilik kim kötü bîr
çigir açarsa hem kendi günâhi ve hem de Kiyamet
Günü'ne kadar o çigirdan gidip kötülük
isteyenlerin günâhi üzerine olur."
Katade
«Hic süphesiz, bu benim dosdogru anayolumdur.
Ona girin. Yan yollara sapip ondan ayrilmayin.
Iste Allah (C.C) size bunlari emrediyor ki,
kötülüklerden sakinasiniz» (En´am - 153)
mealindeki âyet hakkinda söyle der; «Bilesiniz
ki. Hak Yol tektir. Özü hidâyettir. Cennete
ulasir. Seytan bir cok yan yollar ortaya
atmistir. Hepsi de sapiktir. Varis yerleri de
cehennem'dir.»
Abdullah Ibni Mes'ûd buyurur ki; «Peygamber'imiz
bir gün bize eliyle bir çizgi çizdi ve «Bu
Allah'in dogru yoludur» buyurdu. Arkasindan o
ana çizginin sagindan ve solundan geçen bir kac
çizgi daha çizdi ve «Bunlar da çesitli yollardir,
her birinin basinda birer seytan durur ve kendi
yoluna çagirir» duyurdu ve su âyeti okudu:
«Hiç süphesiz, bu benim dosdogru anayolumdur.
Ona girin. Çesitli yanyollara sapip Allah'in
Yolu'ndan ayrilmayin. Allâh. kötülüklerden
sakinasiniz diye size bunlari emreder»
(Bakara - 188).
ibni Abbâs. âyette geçen «Çesitli yanyollar,
türlü türlü sapikliklardir» der.
Ibni Atiyye de «çesitli yollar» ifadesinin
izahinda buyurur ki:
«Bu çesitli yanyolar, Yahudilik. Hiristiyanlik,
atesperesttik ve diger sapik dinler ve
ayrintilarla ilgili meselelerde sahsî arzu ye
inâdlara kapilarak çesitli sapiklik ve bid'âtlar
ortaya koyanlara sâmildir. Bundan maada tartisma
ve didismelere dalip kendilerini kaybedenlerin
yollari inada sümulü vardir. Bunlarin tamami
sapikliga mâruz ve yanlis inançlara sapma
ihtimali ile karsi karsiya olan yönelmelerdir.»
Peygamberimiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Sünnetimden yüz çevirenler, benden degildir.»
Yine Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Gök yüzünün altinda tapilan putlardan
Allah'in en çok gücüne gideni, nefsi arzulara
tapilmasidir.»
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Hiç süphesiz, en hayirli söz. Allah'in
Kitabi, en hayirli yol Muhammed'in (S.A.V)
gittigi, yoldur. En fena seyler, dayanaksiz
olarak sonradan ortaya konanlardir. Her bid'ât
bir sapikliktir. Sizin hakkinizda en çok
korktugum sey, midelerinizin ve cinsî
organlarinizin arzulan ve nefsi isteklerin
sapikliklaridir. Dayanaksiz olarak sonradan
ortaya atilan seylerden sakininiz. Cünki
dayanaksiz olarak ortaya atilan her degisiklik
bir sapikliktir.»
Peygamberimiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Ulu Allah, kabullendigi bid'âttan
vazgeçmedikçe, her bid'âd; ile tevbe orasina
perde germistir.»
Peygamberimiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
"Ulu Allâh, bid'atcinin ne orucunu, ne hacceni,
ne ömresini, ne cihâdini ve ne de herhangi bir
tasarruf ve adaletli uygulamasini kabul etmez.
Hamurdan kilin siyrilmasi gibi bid'âtçi da
Islâm'dan çikar.
Sizi gecesi gündüz gibi olan aydinlik bir anayol
üzerinde birakiyorum. Helak olmaya yönelenlerden
baska hic kimse ondan sapmaz. Her hayatin bir
amaci, her amacin da bir zaafi vardir. Amaci
benim sünnetim olanlar hidâyete ermislerdir.
Amaci baska olanlar de helak olmuslardir.
ümmetim hakkinda su üç seyden korkarim:
1) Âlîmin sapikligi.
2) Nefsin arzularina uymak.
3) Zâlim idare."
OYUN VE EGLENCE ARAÇLARININ YASAKLIGI
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
"Kim arkadasina, (Gel seninle kumar oynayalim)
derse, sadaka versin."
«— Kim tavla veya dama oynarsa, elini domuz
etine ve kanina bulastirmis gibi olur.»
«— Tavla oynayip arkasindan namaza duran kimse
domuz kani ve irin le abdest alip namaza duran
kimse gibidir.»
Yani, namazi kabul olunmaz. Nitekim ayni hadisin
baska bir rivayetinde, bu hüküm kesinlikle ifâde
edilmistir.
Beyhakî'nin. Yahya Ibni Kesir'e (R. Anhum)
dayandirarak bildirdigine' göre. Peygamberimiz
bir gün tavla oynayan bir gurup ile karsilasinca
"Kalbter eglencede, eller isliyor. Ve diller bos
sözler söyler söylüyor." buyurur.
«— Kumar, satranç, tavla ve benzeri haram
oyunlar oynayan su adamlara rastladiginiz zaman
onlara selâm vermeyin, onlar size selâm
verirlerse selâmlarini almayin.»
«— Su üc sey Meysirdendir. Kumar, zar atmak ve
hamamda islik öttürmek.»
Hz. Ali (K.V.) bir gün satranç oynayan bir
guruba rastlayinca buyurdu ki:
«Nedir bu basinda oturdugunuz putlar? Allâh
adina yemin ederek söylüyorum ki, birinizin
yanar bir kor avuclayarak sönünceye kader avucun
da tutmasi bunlara degmekten onun için daha
hayirlidir. Allah adina yemin ederek söylüyorum
ki, sizler bundan başka şeyler için yaratildiniz.»
Satranç oynayanlar, en yalanci kimselerdir.
Öldürülmedigi halde «öldürüldüm» derler.
Ölmedigi halde «öldüm» derler.
Ebû Musa el-Es'âri buyurur ki.
"Satranci ancak günahkârlar oynar."
Bilesin ki, çalgi âletleri üçe ayrilir:
1) Haram olanlar. Bunlar ud, tanbur, düdük ve
davul - zurna gibi sarki okuyucularina eslik
eden âletlerdir.
2) Mekruh olanlar. Bunlar tek basina calinmadigi
halde sarkiciyi costuran kaval ve kemence gibi
âletlerdir.
3) Mübâh olanlar. Bunlar da eglence âleti degil
de boru ve harb davulu gibi haberlesme âletleri
ile nikâh için çalman tef gibi toplantiya
çagirma ve herhangi bir hususu ilân etmek için
kullanilan âletlerdir.
|
|