Büyük ahlak ve fikih alimi Ebü´l Leys es-Semerkandi
(rahimehullahu) söyle der:
Allah (C.C)´in yedinci kat semada birtakim
melekleri varki, yaratildiklari andan beri
secdededirler. Bögürleri Allah (C.C) korkusu ile
devamli titrer haldedir. kiyamet günü baslarini
secdeden kaldirarak:
"Ey noksanliklarin her türlüsünden beri olan
Allah´imiz! Sana layik oldugun derecede ibadet
edebilmis degiliz" diyeceklerdir.
Kur´an-i Keri´im su ayeti, onlarin bu hallerine
isaret eder:
"Üstlerindeki Rabb´lerinden korkarlar ve
emrolunduklarini yaparlar (göz acip kapayana
kadar bile Allah´in emrini kirmazlar"
Kur´an Kerim. - Nahl Suresi 50
Peygamberimiz (S.A.V) söyle buyurur:
"Kulun vücudu, Allah korkusu ile ürperdigi
zaman, yapraklari dökülen agac gibi
günahlarindan siyrilir."
HIKAYE
Adamin biri bir kadina tutulur. Günun birinde
kadin bir is icin yolculuga cikar. Adam pesine
takilir. Kafilenin mola verdigi bir sirada yol
arkadaslarinin uykuya dalmalarini firsat bilerek
kadinla basbasa kalmayi basaran asik ona sirrini
acar.
Kadin adama: "bak bakalim herkez uyuyormu" der.
Bu sözü, karsi tarafin arzusuna ram olmak üzere
oldugu sekilde yorumliyarak sevince kapilan asil
derhal yerinden firlayarak kafilenin etrafinda
bir tut atar. Herkezin misil misil uyudugunu
görür. Kadinin yanina dönerek "evet, herkez
uyuyor" der.
Bunun üzerine kadin adama: "acaba Allah hakkinda
ne dersin, o da mi uyuyor?" diye sorar.
Adam "Allah uyumaz. O´nu hic bir zaman ne uyku
ve nede uyuklama hali yakalamaz" diye karsilik
verir.
O zamankadin der ki "insanlar bizi görmüyorsada
su anda uykuda olmayan ve hic bir zaman uyumayan
Allah bizi görüyor. Buna göre asil O´ndan
korkmaliyiz"
Kadinin bu sözleri üzerine adam korkarak tuttugu
kötü yoldan vazgecer de kadinin yanindan ayrilir,
evine döner.
Öldügü zaman bir tanidigi onu rüyasinda görür,
"Allah sana nasil muamele etti" diye sorar.
Adam: "Allah´dan korkarak o günahi islemedigim
icin O beni affetti" diye cevap verir.
HIKAYE
Zamanin birinde Israilogullarindan biri vardi,
adam kendini ibadete vermisti. Colok cocuk
sahibi idi. Günün birinde ailece ac kalirlar.
Tamamen caresiz kaldigi icin yiyecek bir seyler
bulup getirsin diye karisini disariya gönderir.
Kadin bir tüccarin evine varir, coluk - cocuguna
yedirecek bir seyler ister. Tüccar, kadina "olur
fakat önce bana kendini teslim et"diye teklif
eder. Kadin hicbir cevap vermeden cikar, evine
döner.
Yavrularini "annecigim acliktan ölecegiz, bize
yiyecek bir sey ver" diye feryad eder durumda
bulur.
Geri cikarak tekrar tüccarin yanina varir,
yavrularinin acikli durumunu anlatir.
tüccar "istedigim olacakmi olacakmi?" diye
sorar.
Kadin "evet" der.
Ikisi basbasa kalinca kadinin mafsallari
(eklemleri) öylesine titremeye baslarki, azalari
cikacak gibi olur.
Tüccar "ne oluyor sana?" diye sorar.
Kadin "Allah´dan korkuyorum" diye cevap verir.
Aldigi cevap üzerine kendine gelen adam:
"sen su sikisik durumuna ragmen bu günahdan
dolayi Allah´dan korkuyorsun, oysa asil benim
korkmam gerekir" diyerek yapacagi isten vazgecer.
Istediklerini vererek kadini gönderir. Kadin
kucagindaki yiyecekler ile yavrularina döner.
Cocuklarin sevinci sonsuzdur.
Bu sirada ulu Allah´dan tüccar hakkinda Hz.Musa,ya
(A.S) vahiy gelir.
Allah (C.C) :
"falan oglu filana bütün günahlarini affettigimi
söyle" diye bildirir.
Bunun üzerine Hz.Musa (S.A) tüccari bulur, ona
"mutlaka Allah (C.C) ile aranizda sir kalan bir
hayir islemis olmalisin" der.
O zaman tüccar kendisine yoksul kadinla arasinda
gecenleri anlatir.
Hz.Musa (A.S): "iste bu yüzden Allah, gecmis
bütün günahlarini bagisladi" diyerek tüccara
müjdeyi verir.
(Mecmu´ul Letaif)
Rivayete göre Peygamberimiz (S.A.V) demisti ki:
"Ulu Allah söyle buyurur:
Su iki korku ile iki gün ayni kulumda biraraya
getiremem. Dünyada benden korkanin Ahiretini
emin kilarim. Buna karsilik dünyada iken benim
korkumu yüreginde tasimayanlari Kiyamet günü
korkuya düsürürüm"
Ulu Allah (C.C) söyle buyuruyor:
"Insanlardan degil benden korkunuz"
(Maide suresi, 44)
Diger bir Ayette söyle buyurur:
"Eger mümimseniz, onlardan degil, benden
korkunuz"
(Al-i Imran suresi, 175)
Hz.Ömer (R.A) Kur´andan dinledigi zaman yere
baygin düserdi. bir gün eline bir saman
kirintisi alarak söyle dedi:
"keske ben de bir saman kirintisi olsaydim, adi
anilmaya deger bir sey olmasaydim. Keske anam
beni dodurmamis olsaydi"
O cok aglardi, hüngür hüngür yas dökerdi. Bu
yüzden yanaklarindan süzülen yaslarin biraktigi
iki siyah iz her zaman yüzünde görülürdü.
Peygamberimiz (S.A.V) buyuruyor ki:
"Sagilan süt memeye dönmedikce Allah korkusu ile
aglayan kimde cehenneme girmez."
Rivayet edilir ki, Kiyamet günü bir kul Allah
cikilacak ve günahlarinin agir bastigi görülerek
cehenneme atilmasi emredilecektir. Bu sirada
kirpiklerinden bir tel dile gelerek söyle
diyecektir:
"Ey Rabb´im senin Resul´un Muhammed (S.A.V) kim
Allah korkusu ile aglarsa Allah onun yas döken
gözlerini cehenneme haram kilar" diye bildirdi.
Ben senin korkundan aglamistim.
Bunun üzerine dünyada Allah korkusu ile aglayan
bir kirpik teli sayesinde adam affedilecektir.
Cebrail (A.S): "falan oglu filan bir tek kirpik
sayesinde kurtuldu" diyerek bu durumu ilan
edecektir.
(REKAIK UL AHBAR)
Rivayet edilir ki, Kiyamet günü cehennem ortaya
cikinca öylesine kükreyecek ki, bütün ümmetler
dehsetinden dizüstü kapaklanacaklardir.
Nitekim yüce Allah (C.C) buyuruyor ki:
"...Ve sen her ümmeti dizüstü cökmüs (ne
olacagini endise ile bekler) görürsün. Her ümmet
amel defterini almaya cagirilir"
(Casiye Suresi, 28)
Insanlar cehenneme yaklastirildiklarinde onun
öfke ve kükreyisini duyacaklar, bu besyüz yillik
mesafeden duyulacaktir.
O zaman Peygamberler dahil herkez kendi dernine
düserek "ben ne olacagim" diyecektir. Yanliz
Peygamberlerin ulusu olan Hazreti Muhammed
(S.A.V) müstesna, O "ümmetim ne olacak, ümmetim
ne olacak" diyecektir.
O sirada cehennemden daglar gibi ates kütlesi
cikacaktir. Peygamber´imizin (S.A.V) ümmeti "ey
ates kütlesi! Namaz kilanlar, dogruluktan
ayrilmayanlar, Allah´dan korkanlar ve oruc
tutanlar hakki icin geri dönermisin" diye
yalvararak atesi geldigi yere göndermeyi
calisacaklar, fakat ates geri dönmeyecektir.
Bu sirada Cebrail´in (A.S) "ates kütlesi
Muhammed´(S.A.V)in ümmeti üzerine yöneldi" diye
seslendigi duyulacaktir. bunun üzerine Cebrail
(A.S), bir bardak su getirerek Peygamber´imize
(S.A.V) uzatacak ve "ey Allah´in Resulü! Bunu
al, atesin üzerine at" diyecektir.
Peygamber´imiz (S.A.V) Cebrail´den (A.S) aldigi
bardagi atesin üzerine bosaltir bosaltmaz ates
sönecektir.
Peygamber´imiz (S.A.V) "bu su nedir?" diye
soracak ve Cebrail´den (A.S) su cevabi alacaktir:
"Bu senin ümmetinin, Allah korkusu ile aglayan
günahlarlarinin gözyasidir. simdi atesin üzerine
serpip onu Allah´in izni ile - söndüresin diye
sana getirme emri aldim" *
(*BIDAYET`ÜL HIDAYE)
Peygamber´imiz (S.A.V) söyle dua ederdi:
" - Allah´im! Bana senin korkun ile aglayan iki
göz bagisla"
Gözyasi dökmek konusunda su beyit ne kadar
düsüncürüdür:
"Hic bir mümin düsünülülemez ki Allah korkusu
ile gözünden sinek basi kadar yas ciksin ve
elmacik kemigine kadar insinde o kula cehennem
atesi degsin"
HIKAYE
Anlatildigina göre Muhammed Ibni Munzir (rahimehullahialeyh)
agladigi zaman gözyaslari ile yüzünü, sakalini
ovar "duyduguma göre gözyasi degen yere cehennem
atesi degmez" derdi.
Mümin Allah'in gazabindan korkmali ve kendini
nefsin azgin arzularina uymaktan sakindirmalidir.
Nitekim (Allah (C.C.) söyle buyuruyor:
"Nefsinin azgin arzularina uyan ve dünya
hayatini (Ahirete) tercih edenlerin varacagi yer
cehennemdir. Rabb'uiin makamindan ve nefsini
azgin arzulardan alikoyanlarin varacagi yer ise
cennettir"
(Naziat Suresi, 37-41)
Allah´in gazabindan kurtularak sevap ve
rahmetine nail olmak isteyenler, dünyanin
sikintilarina sabirla katlanmali, Allah´in
buyruklarina uymakta israr etmeli ve günahlardan
sakinmalidirlar.
Rivayete göre Peygamber´imiz (S.A.V) buyuruyor
ki:
"Cennetlikler cennete girdikleri zaman melekler
onlari türlü türlü hayir ve nimetlerler
karsilarlar, onlar icin sedirler kurularak
dösenir. Kendilerine cesit cesit yemek ve
meyvalar ikram edilir. Bu nimetlere ragmen
üzerlerinde bir durgunluk farkedilir, belirli
bir bekleyis havasi icinde bulunduklari görülür.
O zaman ulu Allah (C.C) "ey kullarim! Burasi
durgun ve bekleyis icinde olunacak bir yer
olmadigi haldeki sizdeki bu durgunluk ve bekleme
hali nedir?" diye buyurur.
Cennetlikler: "bize yapilmis bir vaad vardi,
simdi zamani geldi" diye cevap verirler.
Bu cevap üzerine Allah (C.C) meleklere:
"perdeleri yüzlerinden kaldirin" diye emir
buyurur.
Melekler: "Ey Rabb´imiz! Bunlar seni nasil
görebilirler, dünyada günah islemislerdi"
derler. Meleklerin bu sözlerine karsilik ulu
Allah emrine tekrar ederek söyle buyurur:
"Perdeleri kaldirin, onlar dünyada iken bana
kavusmak arzusu ile zikretmisler, secde etmisler
ve gözyasi dökmüslerdir"
Perdeler kaldirilir ve bakarlar, ansizin Allah
katinda secdeye kapanirlar. O zaman Allah onlara
"kaldirin basinizi zira burasi amel yeri degil,
bagis ve mükafat yeridir" diye buyurur.
Baslarini kaldirinca keyfiyet ölcüleri disinda
onlara cemalini gösterir.
Arkasindan sevinclerini zirveye cikarmak üzere
onlara söyle seslenir:
"ey kullarim, selam üzerinize olsun! Ben sizden
hosnudum, sizde benden hosnud oldunuzmu?"
Cennetlikler söyle cevap verirler: "ey Rabb´imiz!
Nasil hosnud olmayalimki, sen bize hic bir gözün
görmedigi, hic bir kulagin isitmedigi ve hic bir
insanin hayalinde canlandirmadigi nimetler
verdin"
(*ZEHR-UR RIYAZ)
Bu konuda ulu Allah (C.C.) söyle buyurur:
"Allah onlardan hosnud oldu, onlar da Allah´dan
hosnud oldu."