Allah Teâla (C.C.) söyle buyuruyor:
"Ey insanlar! Sizleri bir tek insandan yaratan,
o tek insandan erkegi ve disiyi yaratarak bu
çiftten bir çok erkek ve kadinlar üretip
yeryüzüne yayan Allah'a karsi gelmekten
sakininiz. O'nun adini ileri sürerek
birbirlerinizden çesitli dileklerde bulundugunuz
Allah'dan ve akrabalik baglarini zedelemekten
çekininiz. Çünki, Allah sizin üzerinizde devamli
bir denetleyicidir."
(Nîsâ Sûresi - 1)
Yine ulu Allah (C.C.) söyle buyuruyor:
"Yoksa idare yetkisi elinize geçse, yeryüzünde
kargasalik çikararak ve akrabalik baglarini
zedeleyerek bas mi kaldiracaksiniz?! Bu kimseler
yok mu? Allah onlari rahmetinden kovarak
kulaklarini sagir ve gözlerini kör etmistir."
(Muhammed Süresi. 22-23)
Hazreti Allah (C.C.) buyuruyor ki:
"O kimseler ki, Allah île vardiklari kesin
sözlesmeyi bozarak Allah'in isler halde
tutulmasini emrettigi münâsebet ve baglari
keserler ve yeryüzünde kargasalik çikarirlar. Bu
kimseler yok mu? Onlar büyük zarara ugrayanlarin
ta kendileridirler."
(Bakara Süresi. 27)
Yüce Allah (C.C.) buyuruyor ki:
"O kimseler ki, Allah ile vardiklari kesin
sözlesmeyi bozarlar ve Allah'in isler halde
tutulmasini emrettigi münâsebet ve baglari
keserler. Bunlar yok mu? Iste Allah'in laneti
bunlarin üzerindedir, kötü barinak (Cehennem) da
onlarin olacaktir."
(Ra'd Süresi. 25)
Buhari ve Müslim'in Ebû Hureyre'den (R.A.)
rivayet ettigine göre, Peygamber'imiz ((s.a.v.).)
söyle buyuruyor:
«— Ulu Allah (C.C) bütün varliklari yaratti.
Bitirdigi zaman, «Silâ-i Rahim» ayaga kalkarak;
«Ey Allah (C.C)'im! Burasi akrabalik ve dostluk
baglarini kesmekten kaygi duyanlarin makarredir»
dedi. Ulu Allah (C.C) «Evet, sana riayet edene
yakin olmama ve seni savsaklayanlari rahmetimden
uzak tutmama razi olmaz misin?» buyurdu. Rahm:
«Evet» dedi, ulu Allah (C.C) da «Öyleyse
orasi senin olsun» buyurdu, sonra dilerseniz
Allah (C.C)'in su âyetini okuyunuz dedi:
"Yoksa idare yetkisi elinize geçse, yeryüzünde
kargasalik çikararak akrabalik baglarini
zedeleyecek bas mi kaldiracaksiniz? Bu kimseler
yok mu? Allah onlari rahmetinden kovarak.
kulaklanni segir ve gözlerini kör etmistir."
Bu hadis-i Tirmizi'de rivayet etmis hasen sahih
bir hadisdir demistir. Ibni Mâce ile Hâkim dahi
rivayet etmisler. Hâkim isnadi sahihdir demistir.»
Hz. Ebû Bekr (R.A)'den rivayet edildigine göre.
Peygamberimiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
"Âhîrette çekilecek azabin yaninda cezalar öne
alinarak dünyada çektirilmeyi hak eden baslica
günahlar gaddarlik ile akrabalik hakkini
çignemektir."
Buharî ile Müslim'in birlikte naklettiklerine
göre Peygamberimiz {S. A.S.) söyle buyuruyor:
«— Akrabalik hakkini çigneyenler Cennete
giremezler.»
Süfyân: «Bundan murat, silayi rahim
yapmayanlardir» demistir. Güvenilir ravilerin
senedi ile imami Ahmed dahi rivayet etmistir.
«— insanogullarinin amelleri her persembe günü
ve Cuma geceleri Allah (C.C)'a arzedilir, fakat
akrabalik hakkini çigneyenlerin amelleri geri
çevrilir.
Beyhakinin rivayetine göre Peygamber'imiz
((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Cebrail (A.S.) bana gelerek söyle dedi:
Bu gece saban ayinin onbesinci gecesi (Berat
gecesi)dir, Allah (C.C) bu gece Kelb kabilesinin
sürüsündeki koyanlarin killari sayisinca kimseyi
cehennemden azad eder, fakat su kimselerin
yüzüne bile bakmaz:
1 — Allah (C.C)'a ortak kosanlar,
2 — Kin tutanlar,
t — Akrabahk baglarini savsaklayanlar,
4 — Kendini begenmislik ve büyüklük duygusunun
alâmeti olarak elbisesini topuklarina kadar
uzatanlar,
5 — Ana-babaya karsi gelenler.
6 — Devamli içki içenler.»
Ibni Hibban ile baskalarinin rivayetinde;
Peygamber'imiz (s.a.v.) buyuruyor ki:
«— Su üc kimse cennete giremez:
1 — Devamli içki içenler
2 — Akrabalik baglarini savsaklayanlar
3 — Büyüye inananlar.»
Ibni Ebü Dünya ile Beyhaki'nin ve kisaltilmis
olarak Imami Ahmed'in rivayetinde Peygamber'imiz
((s.a.v.).) söyle buyurduler:
"Bu ümmetin içinden öyleteri gelecektir ki,
bunlar bir gece her insan gibi yiyip içip
oynayacaklar, fakat maymun ve domuz kiligina
girerek sabahlayacaklar, sarsintiya ugrayip
yerin altina geçecekler veya üzerlerine tas
yagacaktir."
Halk «Dün gece filân ogullari yerin dibine batti,
falan dünyâperestin evi alt üst oldu»
diyecektir. Lût kavminin bazi kabileleri üzerine
yagdigi gibi onlarin ve evlerinin üzerine de tas
yagacaktir. Hz. Âd'in bir kisim kavmini kavuran
kasirga gibi bir kasirgaya tutulacaklardir. Bu
âfetlerin sebebi su günahlari islemeleridir:
1 — Devamli içki içmeleri,
2 — Erkeklerin ipekü elbise giymesi,
3 — Oyuncu ve sarkici ve kadinlar edinmeleri.
4 — Faiz alip vermeleri,
5 — Akrabalik haklarini savsaklamalari."
Hz. Cabir (R.A.) buyurur. «Bir haslet daha var
ki, Cafer onu unutmustur. (Taberaninin El-Evsat'ta
rivayetine göre) Bir gün biz toplanmis
oturuyorken karsimiza Peygamberimiz ((s.a.v.).)
cikageldi ve bize söyle buyurdu:
«Ey müslümantar cemaati Allah (C.C)'dan korkunuz
ve akrabalik haklarini gözetiniz, çünki mükâfati
en çabuk veriien iyi amel, akrabalik hakkini
gözetmektir.
Gaddarliktan sakinintz, çünki cezasi en çabuk
verilen günah gaddarliktir, zulümdür. Ana -
babaya karsi gelmekten, onlari yüzüsütü
brrakmaktan sakininiz, çünki kokusu bin senelik
mesafeden duyuldugu halde su kimseler. Cennetin
kokusunu bile duyamazlar:
4 — Büyüklük taslamak gayesi ile elbisesini
yerlerde sürünecek sekilde uzatanlar, çunki
büyüklük Allah (C.C)'a mahsustur.»
Isfehanî'nin rivayetine göre Cabir söyle
demistir: Peygamber ((s.a.v.).)´imizin huzurunda
oturuyorduk. O: «Akrabalik haklarini
gözetmeyenler aramizda oturamazlar» dedi. Bunun
üzerine bir delikanli ayaga kalkarak halkamizdan
çikti ve bir teyzesine gitti, aralarinda bir
kirginlik varmis, hemen orada delikanli
teyzesinden afv diledi, teyzesi de onu
afvettigini bildirdi, arkasindan delikanli yine
aramiza katildi.
Bunun üzerine Peygamber'imiz ((s.a.v.).) «Aralarinda
akrabalik hakkini çigneyen birisinin bulundugu
topluluga Allah (C.C)`in rahmeti inmez» buyurdu.
Yukardaki hadîs, su rivayeti dogruluyor, buna
göre bir gün ebu Hureyre (R.A.) Peygamber
((s.a.v.).)´imizden bahsederken «O, akrabalik
baglarini çigneyenleri aramizdan çikarirdi»
deyince orada bulunan bîr delikanli ayaga kalkti,
hemen yillardan beri dargin yasadigi bir
halasina gitti, onunla baristi.
Kadin yegenine davranisinin sebebini sorunca
oglan da Ebû Hureyre (R.A.)'nin sözlerini
anlatti, Kadin «Git, bu konuda ondan daha genis
bilgi al» dedi, ogian gelip Ebû Hureyre
(R.A.)'den daha genis bilgi isteyince o söyle
dedi. «Çünki ben Peygamber`imizin ((s.a.v.).) söyle
dedigini duydum: "Aralarinda akrabalik baglarini
çigneyenlerin bulundugu kavimlere Allah (C.C)
rahmet göndermez."
Taberanî'nin (rahimehullah) naklettigine göre
(Hadiste: "Süphesiz Melekler içlerinde akrabalik
hakkina riâyet etmiyenler) bulunan bir kavmin
üzerine inmezler." demistir.
(Taberanî'nin sahih senediyle) Âdem'den
rivayetine göre söyle demistir: «Bir gün sabah
namazindan sonra Ibni Mes'ud (R.A.) bir gurup
arasinda oturuyordu, bir ara söyle dedigini
duydum,
«Allah (C.C) askina, aramizda akrabalik
baglarini koparanlar varsa kalkip çiksin. Cünki
biz Rabb'imize dua etmek istiyoruz. Oysa ki,
gökyüzü kapilan akrabalik baglarini
çigneyenlerin yüzüne kapalidir.»
Buhârî ile Müslim'in bildirdigine göre
Peygamberimiz ((s.a.v.).) söyle buyuruyor:
"Rahim, Ars'a asilidir ve kim beni gözetirse
Allah (C.C) da onu gözetir, kim beni savsaklarsa
Allah (C.C) da onu rahmetinden mahrum eder»
der."
Hadisi Ebû Dâvûd'la Tirmizî de rivayet etmis,
Tirmizî onun hakkinda: Hasen Sahih bir hadistir
demistir. Fakat, sahihtir demesine itiraz
edilerek Munkati oldugu söylenmistir. Mevsul
rivayeti hakkinda Buhari hatadir demistir.
Abdurrahman Ibni Avf'in (R.A.) rivayetine göre
Peygamber ((s.a.v.).)`imiz söyle buyuruyorken
isittim demistir.
«— Ulu Allah (C.C) der ki, «Ben Allah'im, ben
Rahman'im. Rahm´i yarattim ve ona kendi adimla
ayni kökten türeyen bir isim verdim, onu
gözeteni ben de gözetirim, onu çigneyeni ben de
rahmetimden mahrum ederim.»
Imam-i Ahmed'in sahih senetle rivayetine göre:
Peygamber'imiz (S. A.S.) buyuruyor ki:
"Faizin en katmerlisi, müslümanin irzina haksiz
yere dil uzatmaktir. Rahm Allah (C.C)'in
«Rahman» isminden türemis karsilikli bir kan
yakinligidir. Bu yakinlik bagini çigneyenlere
Allah (C.C) Cenneti haram eder."
Imam-i Ahmed'in kuvvetli iyi bir isnatla ve Ibni
Ribba'nm Sahihinde rivayetine göre
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Rahim, Allah (C.C)'in «Rahman» isminden
türemis, karsilikli bir kan yakinligidir, O der
ki, «Yâ Rabb'i! Beni çignediler, ya Rabb'i beni
savsakladilar. Yâ Rabb'i, bana haksizlik
ettiler. Yâ Rabb'i. Yâ Rabb'i...»
O böyle sikâyet edince Allah (C.C) ona söyle
cevap verir: «seni gözeteni gözetmeme ve seni
çigneyeni rahmetimden mahrum etmeme razi degil
misin?» der.
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Rahim, Arsa asili bir halkadir, keskin bir
dil ile konusarak söyle der: Allah (C.C)'im!
Beni gözeteni sen de gözet, beni çigneyeni de
rahmetinden uzak tut.» Ulu Allah (C.C da ona
söyle buyurur: Ben «Rahmans ve «Rahim»`im.
Rahm'e kendi adimla ayni mastardan titreyen bir
isim takdim, onu gözeteni gözetirim, onu
çigneyeni ben de rahmetimden uzak tutarim.»
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Su üç sey Ars'a baglidir:
1 — Rahim, o der ki. «Allah (C.C)'im! Ben senin
yanindayim, hiç bir zaman münasebeti kesmem.»
2 — Emanet, o da der ki, Allah (C.C)'im! Ben
senin yanindayim, hiç bir zaman hiyanet etmem.»
3 — Nimet, o da, der ki, «Allah (C.C)'im! Ben de
senin yanindayim, hiç nankörlük etmem.»
Beyzaz ile Beyhaki'nin rivayetinde
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Mühür Ars'in diregine asili durur. Rahim
birisinden sikâyette bulundugu zaman ve kisi
Allah (C.C)'in emirlerine karsi gelerek günah
isledigi vakit, Allah (C.C) mührü göndererek
kalbini mühürler, adam ondan sonra artik yaptigi
hiç bir kötülügün farkina varmaz.»
Buhâri ile Müslim'in birlikte bildirdigine göre
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) söyle buyuruyor:
"Allah (C.C)'a ve Âhiret Gününe inananlar,
misafirlerini güzel agilasinlar: Allah (C.C)'a
ve Âhiret Gününe inananlar, akrabalik baglarini
gözetsinler. Allah (C.C)'a ve Âhiret Gününe
inananlar, ya faydali (dogru) konussunlar, yahut
sussunlar."
Yine Buhârî ile Müslim'in bildirdigine göre.
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) söyle buyuruyor:
«— Geçim imkânlarinin genistemesinl ve ömrünün
uzun olmasini isteyenler, akrabalik baglarini
gözetsinler.»
Ebû Hureyre (R.A.) buyurur: «Peygamber'imizin
((s.a.v.).) söyle dedigini duydum:
«Geçim yollarinin genislemesini ve ömrünün uzun
olmasini arzu eden kimse, akrabalik baglarini
gözetsin»
Bu Hadis-i Buhârî ve Tirmizî rivayet etmislerdir.
Lâfzi sudur: Peygamber'imiz ((s.a.v.).) söyle
buyurmuslardir:
"Ömrünün uzun olmasini, geçim imkânlarinin
genislemesini ve son nefeste imansiz can
vermemeyi isteyen Allah (C.C)'dan korksun ve
akrabalik baglarini gözetsin.»
Peygamberimiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Tevrat'ta der ki, rizkinin ve ömrünün
artmasini dileyenler, akrabalik baglarini
gözetsinler.»
Peygamberimiz ((s.a.v.).) buyurur ki:
«— Sadaka vermek ve akrabalik baglarini gözetmek
sayesinde Allah (C.C) ömrü uzatir, son nefeste
imansiz can vermsk tehlikesini uzaklastirir,
istenmeyen ve korkulan ihtimallerden uzak
kalmayi temin eder.»
Ebû Ya'lâ'nin (rahimehullah) iyi bir isnatla
Hasan kabilesinden biri söyie der: «Bir gün
Peygamber'imizin {(s.a.v.).) yanina vardim. Kendisi
ashabindan birkaç kisi ile beraberdi. «Allah
(C.C)'in Rasülü oldugunu ileri süren sen misin?»
diye sordum. O. «Evet, benim» cevabini verdi. Bu
cevabi üzerine O'na «Ya Rasûlallah, Allah (C.C)
katinda en degerli amel nedir?» diye sordum.
«Allah (C.C)a iman etmektir» dedi. «Ya
Rasûlallah sonra arkasindan ne gelir» diye
sordum. «Akraba baglarini gözetmek» diye cevap
verdi.
Arkasindan «Ya Rasûlallah, Allah (C.C)'in en
sevmedigi ameller hangileridir?» diye sordum.
«Allah (C.C)'a ortak kosmaktir» dedi. «Ya
Rasûlallah sonra?» dedim. «Akrabalik baglarini
çignemektir» diye cevap verdi. «Yâ Rasûlallah,
doha sonra?» diye sordum. «Iyiligi emrederek
kötülükten ala-koymaktir» diye cevap buyurdular.
Buhâri ile Müslim'in birlikte naklettiklerine
göre, seyahatlerinin bîrinde Peygamber'imizin
((s.a.v.).) önüne bir çöl bedevisi çikti, devesinin
dizginini yahut yedegini tutarak «Yâ Rasûlallah.
beni Cennete yaklastiran ve Cehennemden
uzaklastiran amel nedir, söyie» dedi. Peygamber
(S.A.V)'imiz bu soruya önce cevap vermeyerek
arkadaslarinin yüzüne bakti ve «bu adam,
gerçekten muvaffak oldu, yahut gerçekten dogru
yola geldi» dedi. Cöl bedevisine Peygamber
(S.A.V)'imiz «ne demistin» diye sordu. O da
tekrarladi bunun üzerine Peygamber (S.A.V)'imiz
çöl bedevisine su cevabi verdi. «Cehennemden
uzaklasp Cennet'e yaklasmak istiyorsan varligina
ortak kosmaksizin Allah (C.C)'a kulluk
edeceksin, namazi dosdogru kilacaksin, malinin
zekâtini vereceksin ve akrabalik baglarini
gözeteceksin. Simdi devemin dizginini birak de
yoluma devam edeyim» buyurdu.
Cöl bedevisi arkasisi dönerek yoluna koyulunca
Peygamber (S.A.V)'imiz arkadaslarina «bu adam
eger kendisine verdigim emirlere uyarsa Cennet'e
girer» dedi.
Taberanî'nin güzel bir isnatla bildirdigine
göre. Peygamber'imlz (s.a.v.) söyie buyuruyor:
"Ulu Allah (C.C) dünyaya geldiklerinden beri
kendilerine buguz ederek yüzlerine bakmadigi bir
kavimle bir ülkeyi onarir ve geçim imkânlarini
gelistirir."
Sahâbîler «Bu nesIL olur, yâ Rasûlallah» diye
sorarlar. Peygamber'imiz ((s.a.v.).) bu soruya «Bu
kavmin akrabalik baglarini gözetmeye yönelmesi
sayesinde» diye cevap buyururlar.
Ahmed Ibni Hanbel'in (rahimehullah) güvenilir
Raviler senediyle rivayet ettigine göre
Peygamberimiz ((s.a.v.).) söyie buyuruyor:
«— Tatli huya ve müsamahaya sâhib olan kimse,
dünya ve âhiretten en yararli payini, akrabalik
baglarini gözetmeyi, iyi komsuluk ve huy
güzelligi almis demektir. Bunlar ülkeleri
kalkindirir ve ömürleri uzatir.»
Yalniz bu hadiste inkita vardir.
Ebu Seyh, Ibni Hibban ve Beyhâkî'nin {Allah
(C.C) onlardan razi oisun) bildirdigine göre,
Peygamber'imize ((s.a.v.).) «insanlarin en
hayirlisi kimdir» diye sordular, Peygamber
((s.a.v.).)'imiz bu soruya «Allah (C.C)'dan en cok
çekinenler, akrabalik baglarini en titiz sekilde
gözetenler, dogruyu emredip egrilikten alakoyma
görevine en fazla önem verenler» diye cevap
buyurdular.
Taberanî ve Ibni Hibban'a göre, sahabîlerden Ebû
Zerr (R.A) söyle der. «Dostum Rasûlallah, bana
su iyi huylari edinmemi tavsiye etti:
1 — Bana, kendimden daha zenginlere degil, daha
fakirlere bakmami tavsiye etti,
2 — Yoksullari sevmemi ve onlara yakinlik
göstermemi tavsiye etti,
4 — Allah (C.C) yolunda hiç bir kimsenin beni
kinamasindan çekinmememi tavsiye etti,
5 — Aci da olsa gerçegi söylemekten geri
durmamami tavsiye etti.
6 — Sik sik «la havle ve lâ kuvvete illâ billah»
dememi tavsiye etti; çürki bu cümle, Cennet
hazinelerinden biridir.»
Buhârî ile Müslim'in ve baskalarinin
bildirdigine göre Peygamber ((s.a.v.).)'imizin
eslerinden biri olan Hz. Meymune (R.A),
Rasûlullah ((s.a.v.).)'a danismadan kendisine ait
oian bir cariyeyi azad eder. Meymune (R.A)'nin
nöbet günü gelince «yâ Rasûlallah ((s.a.v.).), ben
cariyemi azad ettim» diye bildirir.
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) «Sen bunu yaptin mi?»
diye sorar. Hz. Meymune (R.A) «Evet» diye cevap
verir. Bunun üzerine Peygamber ((s.a.v.).)'imiz ona
«Onu azad edecegine dayilarindan birine
bcgislasaydin daha cok sevap kazanirdir.» diye
buyurur.
Ibni Hibban ve Hakimin rivayet ettigine göre
adamin biri bir gün Peygamber´imize ((s.a.v.).)
gelerek «Büyük bir günah isledim, benim tevbem
kabul edilir mi? diye sorar. Peygamber
((s.a.v.).)´imiz adama «Annen sag mi?» diye sorar,
adam «Hayir» diye cevap verir. O zaman Peygamber
((s.a.v.).)´imiz «Peki, teyzen var mi?» diye sorar,
adam «Evet, var» deyince. «O halde git ona
iyilik et» buyurur.
Buhari ve baskalarinin bildirdigine göre
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) söyle buyuruyor:
"Akrabalarindan gördügü yakinliga ayni yakinligi
göstererek karsilik veren kimse, akrabalik
baglarini gözetmis sayilmaz. Akrabalik baglarini
gözeten kisi, arayi açan akrabalar ile
münâsebetleri tazeleyen kimsedir."
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Sakin, eger baskalarindân iyilik görürsek biz
de onlara karsi iyi davraniriz, bize haksizlik
eden otursa, biz de mukabil bir hâksizlik ile
onlardan öcümüzü aliriz, diyen beyinsizler
güruhundan olmayiniz. Kendinizi baskalarindan
gördügünüz iyilige iyilik ile cevap vermeye ve
size yapilan haksizliklara baska bir haksizlikla
cevap vermemeye alistiriniz.»
Müslim'in bildirdigine göre sahabelerden biri
bir gün Peygamberimize ((s.a.v.).) gelerek der ki,
«Yâ Rasülallah, benim bir kaç akrabam var. Ben
bunlar ile olan baglarimi gözetiyorum, onlar ise
aramizdaki akrabalik hakkini çigniyorlar. Ben
onlara karsi iyi davraniyorum, onler bana karsi
kötü hareket ediyorlar. Ben onlara karsi nezâket
gösteriyorum, onlar bana kabalik gösteriyorlar-
ne yapmami tavsiye edersiniz?»
Peygamber ((s.a.v.).)'imiz adama söyle cevap verdi:
«Eger durum dedigin gibi ise, sen onlarin yüzüne
kizgin kül serpiyorsun demektir, böyle
davranmaya devam ettikçe onlara karsi Allah
(C.C)'in destegini yaninda bulursun.»
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) söyle buyuruyor:
«— Sadakanin en faziletlisi, içinden düsmanlik
besleyen bir akrabaya verilenidir.»
Bu hadis, yukarida gecen «akrabalik baglarini
savsaklayanlara karsi yakinligi tazeleyenlerden
bahseden hadisi teyid etmektedir.
Taberanî ve Hakim'in naklettiklerine göre
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) söyle buyuruyor:
«— Su üç huy kimde bulunursa Allah (C.C) onu
kolay bir hesaplasmadan sonra Cennete gönderir.»
Sahâbilerin «Bu huylar nelerdir?» diye sormalari
üzerine Peygamber'imiz ((s.a.v.).) su cevabi
buyurdular:
1 — Eger sana vermeyene sen verirsen,
2 — Akrabalik baglarini çigneyenlere yakinlik
göstermeye devam edersen.
3 — Sana karsi haksiz davrananlarin kusurlarini
bagislayan, bu üç huyun sahibi isen, Allah
(C.C) seni Cennete koyar.»
Ahmed Ibni Hanbel'in (rahimehullah) naklettigine
göre Ukbe Bin Âmir (R.A.) der ki, «Bir gün
Peygamber (S.A.V)imiz ile karsilastim, elini
tutarak «Yâ Rasûlallah (S.A.V), bana en
faziletli amellerin hangileri oldugunu söyle»
dedim. O bana söyle cevap verdi. «Ya Ukbe,
aranizdaki akrabalik baglarini çigneyenlere
yakinlik göstermeye devam et, sana vermeyene sen
ver, ve sana haksizlik edenin kusurunu bagisla.»
Hakim'in rivayetine göre. Peygamber (S.A.V)'imiz
sözünü söyle bitirir; «Dinle, ömrünün uzun
olmasini ve geçim imkânlarinin genislemesini
isteyenler, akrabalik haklarini gözetsinler.»
Taberaninin rivayet ettigine göre,
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) bir sahâbiye söyle
buyurdu:
«Dinle, dünya ve Âhiretin en soylu huylarini
sana söyleyeyim mi: Aranizdaki akrabalik
baglarini çigneyenlere yakinlik göstermen, elini
bos çevirenlere senin vermen, sana karsi
haksizlik edeni bagislamanda.»
Yine Taberâni'nin baska bir rivayetine göre
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) söyle buyurmustur:
«— Faziletlerin en üstünü aranizdaki akrabalik
baglarini çigneyenlere yakinlik göstermeye devam
etmen, seni bos çevirene vermen, sana karsi
çirkin ve incitici söz kullananlarin kabaligini
bagislamandir.»
Beyzaz'in rivayetine göre: "Size, Allah (C.C)'in
dereceleri ne ile yükselttigini göstereyim mi?"
demis.
Yine Taberâni'nin rivayetine göre ise söyle
buyurmustur:
«— Dinleyin, Allah (C.C)'in ülkelere seref
bagislamasina ve kullarin derecelerini
yükseltmesine vesile olan huylari size
bildireyim mi:
Ashâb. «Bildir Yâ Rasûlallah. ((s.a.v.).)» dediler.
«1 — Sana kaba davranani hos görmen,
2 — Sana Haksizlik edenlerin kusurlarini
bagislaman.
3 — Sana vermeyene vermen.
4 — Akrabalik baglarini çigneyenlere yakinlik
göstermendir.» buyurdular.
Ibni Mâce'nin rivayet ettigine göre,
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) söyle buyuruyor:
«— Sevabi en erken verilecek olan iyilikler, ana
- babaya iyilik ve akrabalik baglarini
gözetmektir. Buna karsilik ilk cezasi verilecek
olan kötülükler de basta ana - baba olmak üzere
baskalarina karsi haksiz davranmak ve akrabalik
baglarini çignemektir.»
— 147 —
Taberanî'nin rivayet ettigine göre
Peygamber´imiz ((s.a.v.).) söyle buyuruyor:
"Âhirete ait olani sakli tutmak üzere cezasi öne
alinarak dünyada iken verilmeye en lâyik
kötülükler, akrabalik baglarini çignemek,
emanete karsi hainlik etmek, ve yalan
söylemektir.
Buna karsilik sevabi en erken verilecek iyilik
de akrabalik baglarini gözetmektir. Oyle ki, bir
âilenin mensuplari hep fasik olurlar da
akrabalik baglarim gözetmek sartiyle mallarinin
çogaimasmi isterler ve sayilari çogalir."