Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
"Yetimlerin mallarini zalimce (haksiz yere)
yiyenler, ancak ve ancak karinlarina ates
dolduruyorlar. Onlar cehenneme atilacaklardir."
(Nisa Sure-i Celilesi; 10)
Katade (R.A.) der ki. «Bu âyet Gadafan
kabilesinden bir adam hakkinda inmistir. Bu adam
Vâli olmus onun küçük yastaki yetim yegenin
malini yemistir.»
Âyetteki «zâlimce» deyimi «zorla» veya «haksiz
yere» demektir, buna göre fikih kitaplarinda
belirtilen sartlar uyarinca, haksizlik maksadi
tasimaksizin yetimin malini kullanmak bu hükmün
disindadir.
Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
"Yetimin velisi zengin ise, yetim malindan
yemekten uzak dursun, fakir ise ölçülü olarak
ondan yesin."
(Nisa Sure-i Celilesi; 6)
Âyetteki «ölçü olarak» ifadesi, «ihtiyaca
yetecek kadar» veya «borç olarak» yanud «emeginin
karsiligi olarak» demektir. Veli yetim malinden
aldigi borcu, eli genisleyince geri verir, eli
hiç bir zaman genislemezse, aldigi kendisine
helâldir.
Ulu Allah (C.C.) su âyette yetimlerin hakkinin
önemi ve bu hususta gayet titiz davranilmasi
konusunda velileri uyarmaktadir.
Ulu Allah (C.C.) söyle buyuruyor:
"Arkalarinda zavalli yavrular birakirlarsa zulüm
göreceklerinden korkanlar ayni endiseyi
yetimlere karsi da duysunlar, Allâh'dan korkarak
dogru konussunlar."
(Nisa Sure-i Celilesi; 9)
Âyetin, malin üçte birinden fazlasi için
yapilacak olan vasiyetler ile ilgili oldugunu
ileri süren görüs bir yana birakilacak olursa
yukardaki Allah (C.C) Kelâminin özü,
mes'ûliyyeti altinda yetim barindiran kimse
hakkindadir. Âyet yetime hitap tarzina varincaya
kadar her hususta iyi davranmaya tesvik
etmektedir. Yetimin velisi ona kendi çocugu imis
gibi «yavrum» diye hitap etmeli, öldükten sonra
malinin çocuguna ve zürriyetine nasil iyilik ve
ikramla taksim edilmesini ve onun malina
bakilmasini isterse yetime de öyle muamele
etmelidir.
Çünki ceza gününün hâkimi, herkese amelinin
karsiligini verir. Sen ne yaparsan onun aynisini
görürsün.
Insanoglu baskasinin mal ve evlâdi üzerinde
güven içinde tasarruf ederken ansizin ölümün
pençesine düser, o zaman, Allah (C.C) ona, mali,
çoluk - çocugu, karisi ve diger yakinlari
hakkinda baskalarina yaptiginin tipkisi olan bir
muamele ile mukabele eder. Eger iyi davrandi ise
karsilasacagi mukabele de iyi. Kötü davranmissa
görecegi mukabele de kötü olur.
Buna göre akli basinda olan bir kimse, dininin
zedelenmesinden endise etmiyorsa kendi malina ve
çoluk - çocuguna karsi endise duymali; velinin —
yetim olsalar — çocuklarina karsi nasil
davranilmasini istiyorsa, mes'ûliyyeti altinda
yasayan yetimlere karsi da ayni tavri
takinmdlidir.
Bildirildigine göre Ulu Allah (C.C), Hz. Davud'a
(A.S.) buyurdu ki:
«Yâ Dâvud! Yetime karsi cana yakin bir baba gibi
ve dula karsi da müsfik bir koca gibi davran.
Bilesin ki, ne ekersen onu biçersin. Çünki günün
birinde mutlaka öleceksin, senin de geriye yetim
çocugun ve dul esin kalacak.»
Yetim malina karsi titizlik göstermek, bu
hususta zulümden kaçinmak hakkinda âyetlerdeki
ikazi destekleyen, bu vahim ve yikici kötülüge
kapilmaktan insanlari uzak durmaya çagiran bir
çok hadisler vardir.
Müslim'e göre Peygamberimiz ((s.a.v.).) buyuruyor
ki:
«— Ya Ebû Zerr! Seni zavalli görüyorum, ben
kendim için ne istiyorsam, senin için de onu
diliyorum. Sakin iyi kisiye bile âmir olma.
Sakin yetim malina veli olma.»
Buhari ve Müslim'in rivayetine göre
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Su yedi mahvedici seyden kaçinin.»
Sahabiler «Yâ Rasûlallah (s.a.v) nedir onlar?»
diye sorarlar. Peygamber (s.a.v)'imiz onlara su
cevabi verir:
«1) Allah'a ortak. 2) Büyücülük, 3) Haksiz yere
Allâh'in haram kildigi bir canliyi öldürmek, 4)
Faiz yemek, 5) Yetim mali yemek.
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Su dört kimseyi cennete koymamak» oranin
nimetlerinden kendilerine taddirmamak Allah
(C.C)'in kesin kararidir.
1) Devamli içki içen.
2) Faiz yiyen.
3) Haksizlikla yetimin malini yiyen.
4) Ana - bayaya âsi olan.»
Ibni Hibban'a göre Peygamber (s.a.v)´imizin Amir
Ibni Hazm vasitasiyle Yemen halkina gönderdigi
mektubun bir yerinde sunlar yazili idi:
«— Kiyamet Günü Allah (C.C) katinda en büyük
günahlar sunlardir.
1) Allah (C.C)'a ortak kosmak.
2} Haksiz yere mü'min bir cana kiymak.
3. Savas günü Allah (C.C) yolundan kaçmak.
4) Ana - babaya âsi olmak.
5) Namusiu bir kadina zina iftirasi atmak.
6) Büyücülük ögrenmek.
7) Faiz yemek, yetim mali yemek.»
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Kiyamet Gününde, bir kavim ates fiskirarak
kabirlerinden dogrulacaklardir.» Peygamber
((s.a.v.).)'imize «Bunlar kimlerdir. Yâ Rasûlallah
((s.a.v.).)» diye soruldu. O su cevabi verdi.
Ulu Allah (C.C)'in: «Yetimlerin mallarini
haksizlikla yiyenler, karinlarinda atesten baska
bir sey yemezler» mealindeki âyetini görmüyor
musun?»
Müslim'e göre Miraç hadisinin bir yeri söyledir:
«— Bir de baktim bir takim adamlarin yanindayim.
Onlara kimler tevkil edilmis, çenelerini
parçalayan baska bir gurup da atesten getirerek
agizlarin ve yuttuklari taslar arkalarindan
çikiyor. Cebrail (A.S)'e «Bunlar kimdir?» dîye
sordum, bana: «Bunlar yetimlerin mallarini
haksizlikla yiyenlerdir, onlarin yedigi
karinlarinda tutusan atesten baska bir sey
degildir» diye cevap verdi.»
Kurtûbî tefsirinde Ebû Said-ül Hudrî (R.A.) nin
rivayetine dayanarak Peygamber (s.a.v)´imizin
söyle buyurdugu bildiriliyor.
«Mirâc gecesi dudaklari deve dudagina benzeyen
bir takim kimseler gördüm, baslarinda
dudaklarindan tutan kimseler vardi. Bunlar
kendilerine biraz sonra arkalarindan
düsürdükleri atesten kayalar yutturuyorlardi.
Cebrail (A.S)'e «Bunlar kim?» diye sordum. Bana
«bunlar yetimlerin mallarini haksizlikla
yiyenlerdir» diye cevap verdi.»