Ulu Allah içki hususunda üc âyet indirdi.
Birincisinde Ulu Allah (C. C.) buyuruyor ki:
Sana sarabi ve Meysir adli oyunu sorarlar. De
ki, onlarda büyük bir günah, ayni zamanda
insanlara fayda vardir. Fakat, günahlari
faydalarindan dana büyüktür.»
(Bakara - 219)
Bu âyet üzerine, kimi müstümanlar içki içmeyi
birakirken kimileri de içmeye devam ettiler.
Nihayet içlerinden biri ickili iken namaza
durdu.
"Ey mü'minler! Sarhosken, ne söylediginizi
bilinceye kadar ve cünüb iken de yolculuk
haricinde gusûl edinceye kadar namaza yanasmayin!"
(Nisa - 43)
Bu âyet üzerine de yine bazi müstümonlar, daha
içkiyi birakirken diger bazilari içmeye devam
etti.
Bu arada bir gün Hz. Ömer içki içince deve
çenesini kaldirip Hz. Abdullah Ibni Avf'in
kafasina vurdu ve basini yardi. Sonra da Bedir
sehidleri için aglamaya basladi. Durum
Peygamber'imize bildirilince cok gazablandi.
Hemen yola çikti. Abasinin etekleri yerde
sürünerek Ömer'in yanina geldi ve eline bir sey
alarak Hz. Ömer'e vurdu. Cani yanan Hz. Ömer «Allâh'm
ve O'nun Rasûlü'nün gazabindan Allah'a siginirim»
diye duâ etti.
Bunun üzerine su âyet geldi:
"Ey mü'minier! içki, kumar, tapinmaya mahsûs
dikili taslar ve fal oklari sadece seytan isi
olan birer pisliktir. Onun için bunlardan uzak
durunuz ki, kurtulusa eresiniz.
Seytanin içki ve kumar ile üzerinizdeki maksadi
araniza düsmanlik ve kin sokmak, sizi Allah'i
anip namaz kilmaktan alakoymaktir. Artik bunlara
son vereceksiniz degil mi?"
(Maide - 90 - 91)
Âyeti duyan Hz. Ömer «Son verdik, son verdik»
diye haykirdi.
Içkinin haram oldugunu belirten hadislere
gelince Peygamber'imiz {(s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Devamli içki içenler cennete giremezler.»
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Putlara tapmaktan sonra Allâh'in bana ilk
yasakladigi davranislar, teki içmek ve insanlar
ile alay etmektir.»
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Dünyada biraraya gelerek içki içenleri Allah
cehennemde de bir araya getirir. Cehennemde
biraraya gelen içki arkadaslari karsilikli
biribirlerini suçlayarak birbirlerine «Allâh
cezani versin, bu yola beni sürükleyen sensin»
derler. Suçlanan kimse de ayni ithami
karsindakine yöneltir.»
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Kim dünyeda içki içerse Allâh ona Kiyamet
Günü koyu zehirden bir içecek içirir. Öyle ki,
daha içmeden yüzün derisi ve eti kavrulup su
kabina akar. Içince de derisinin ve adelelerinin
tümü dökülür. O kadar ki, diger cehennemlikler
ondan tiksinirler.
Beni dinleyin. Içkiyi içen, içki elde etmek
üzere üzüm siktiran, sikan, tasiyan, tasitan ve
parasini kullanan kimse günaha ortaktir. Eger
tevbesiz ölürier ise dünyada içtikleri her
yuduma karsilik cehennemin kanli - irinli
suyundan onlara içirmek Ailâh'in kesin kararidir.
Beni dinleyin. Her sarhosluk veren madde
haramdir. Her alkollü içki haramdir.»
Ibni Ebû Dünya bir sarhos ile karsilasir. Adam
avucuna isemis, sidigi ile abdest alir gibi
yüzünü yikamaktadir. Bu arada su sözleri
mirildanir. «Islâmi nûr ve suyu temizleyici
olarak yaratan Allâh'a hamdolsun!»
Söylendigine göre. Abbas Ibni Mirdas'a câhiliye
devresinde «Niçin içki içmiyorsun? Vücûdunu
isitir» derler. O da su cevabi verir. «Cehaleti
elime alip karnima indirmek istemem. Gündüz
kavmimin reisi iken gece onlarin sefili olmaya
razi degilim.»
Beyhakî'nin, Ibni Ömer'den rivayet ettigine
göre. Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Kötülüklerin anasi olan içkiden uzak durunuz.
Cünki sizden önceki devirlerde yasamis biri
vardi. Insanlardan uzak, kendi kösesinde Allâh'a
ibâdet ederdi. Bir kadin ona tutuldu.
Hizmetçisini göndererek «Seni sâhid olmak için
istiyoruz» diye onu evine çagirdi.
Eve girince geçtigi kapilarin ardindan bir bir
kapatarak oturmakta olan alimli bir kadinin
yanma götürüldü. Yaninda oglan bir köle ile bir
fiçi içki vardi.
Adami görünce ona «Seni sahidlik için çagirmadik.
Ya su oglani öldürmek, ya benim ile yatmak veya
su içkiden bir kadeh içmek için çagirdik. Eger
hic birini kabul etmezsen, sana iftira atar,
seni rezil ederim» dedi.
Adam önüne çikan üc kötülükten birini islemeden
kurtulamayacagini anlayinca kadina «Bana bir
kadeh içki ver» dedi. Kadin kendisine dolu bir
kadeh verdi. Kadehi içince kadina «Bir daha
doldur» dedi. Onu da içince yenisini, yine
yenisini içti. Sonunda hem kadinin irzina gecti
ve hem de oglani öldürdü.
Içkiden uzak durunuz. Cünki, Allah'a yemin
ederim ki, insanin kalbinde içki düskünlügü île
îmân birarada barinamaz. Biri digerini mutlaka
kovar.»
Ahmed Ibni Hambel ve Ibni Hibban'in. Ibni
Ömer'den rivayet ettigine göre, Peygamber'imiz
((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Adem (A.S.) yeryüzüne indirilince melekler,
«Yâ Rabb'i! Bizler sana hamdederek seni
noksanliklardan tenzih eder ve seni takdir
ederken sen yeryüzüne kargasalik çikarip kan
döken birini mi halife yapiyorsun?» derler.
Ulu Allah (C.C)
«Ben, sizin bilmediginizi bilirim» diye
buyurunca melekler yine «Ey Rabb'imiz, biz sana
ademoglundan daha çok bagliyiz.» derler.
(Bakara - 30).
Bunun üzerine Ulu Allâh «iki melek getirin,
bakalim nasil davranacaklar» diye buyurur.
Melekler «Ey Rabb'imiz, Harut ile Marutu
seçiyoruz» derler.
Ulu Allah, ikisine «Yeryüzüne ininiz» diye
buyurur. Onlar da inerler. Çiçeklerden biri
güzel kadin kiligina sokularak karsilarina
çikarilir, hemen yanina sokularak onunla yatmayi
teklif ederler. Kadin onlara «Sirk ifade eden su
cümleyi dilinizden duymadikça hayir» diye cevap
verir.
Onlar da «Hayir, bizler hiç bir zaman Allah'a
sirk kosmayiz» diye karsilik verirler.
Bu cevaplari üzerine kadin yanlarindan ayrilir.
Sonra onunla yeniden karsilasirlar. Yaninda bir
bebek tasimaktadir. Hârut ile Mârut yine
kadindan kendilerine teslim olmasini isterler.
Kadin «Bu bebegi öldürmedikçe olmaz» diye cevap
verir. Onlar da «Hayir, Allah adina yemin ederek
söylüyoruz ki, biz hiç bir zaman onu
öldüremeyiz» diye cevap verirler.
Bunun üzerine kadin yine gözlerden kaybolur. Az
sonra elinde bir kadeh içki ile geri döner. Yine
ondan kendilerine teslim olmasini isterler.
Kadin «Su kadehteki içkiyi içmedikçe olmaz» der.
Içkiyi içerler. Sarhos olunca hem kadinin irzina
geçerler, hem de çocugu öldürürler.
Ayilinca, kadin onlara «Allah'a yemin ederim ki,
sarhos olunca daha önce reddettiginiz günahlarin
her ikisini de islediniz» der. Bunun üzerine
Allah tarafindan ya dünyada veya âhirette
yaptiklarinin cezasini çekmeyi tercih etmeye
çagirilirlar ve dünya cezasini tercih ederler.»
Ümmü Seleme buyurur ki:
«Bir gün kizim rahatsizlandi. Ona ilâç
hazirlamak üzere bir tavaya hurma suyu siktim.
Hurma suyu kaynarken Peygamber'imiz içeri girdi.
«Ya Ummü Seleme, bu nedir» diye sordu. O'no
kizima ilâç hazirladigimi söyledim. Sunun
üzerine bana «Ulu Allah ümmetimin sifasina,
haram kildigi seyi vesile etmez» buyurdu.
Anlatildigina göre Ulu Allah, içkiyi haram
kilinca ondaki faydalari da gidermistir.