Peygamberimizin ((s.a.v.).) Mi'râc'ı
Buhâri'nin, Katede'den, O'nun da Enes Ibni
Mâlik'den (R. Anhum) O'nun da Mâlik Bin Sasa'dan
rivayet ettigine göre. Peygamber'imiz ((s.a.v.).)
Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya götürüldügü
geceyi söyle anlatti:
«— Bir ara ben Hatim'da (Ibni Mâlik «belki de
Hicir'da yaninda» diyor) uzanmisken yanima biri
(Cebrail (A.S)) geldi. (Ibni Mâlik «aynen böyle
dedi ve ben de söyledigini kulagimla duydum»
der) suradan suraya gögsümü yardi (Ibni Mâlik «yanimda
oturan Carud'a, ne demek istiyor, diye sordum.
Girtlagindan gögsünün altina kadar, diye cevap
verdi» der) kalbimi çikardi.
Sonra bana îmân dolu altin bir tas getirilerek
onunla kalbimi yikadi. Arkasindan kalbimi yerine
koyarak gögsümü eski haline getirdi.
Arkasindan önüme beyaz renkli, katirdan küçük ve
esekten iri bir binek hayvani getirildi. (Carut,
Enes Ibni Mâlik'e «O Burak'tir» dedi. Enes de
«evet» dedi.) Her adimini, görüs mesafesinin
ilerisine atiyordu.
Bu hayvana bindirildim. Cebrail (A.S) beni
yanina alarak yola çikti. Birinci kat göge
varinca kapinin açilmasini istedi. «Kim o»
dediler. «Cebrail (A.S)» diye cevap verdi. «Yaninda
kim var» dediler. «Muhammed ((s.a.v.).) dedi.
«Kendisi Allah Rasûlü müdür» diye sordular.
Cebrail (A.S) «evet» dedi. Bunun üzerine «o
halde hos geldi, geldigine ne iyi etti» dediler
ve kapi acildi.
içeri girince Hz. Adem (A.S.) ile karsilastim.
Cebrail (A.S) «Bu, atan Adem (A.S)' dir» dedi ve
ona selâm verdi. Ben de selâm verdim. O da
selâmimi aldi ve bana «Ey sâlih ogul ve salih
peygamber, hos geldin» dedi.
Arkasindan Cebrail (A.S) beni yukariya çikarmaya
devam ederek ikinci kat göge vardi. Kapinin
acimasini istedi. «Kim o» dediler. «Cebrail
(A.S)» dedi. «Yaninda kim var dediler.
«Muhammed» ((s.a.v.).) dedi. «Kendisi peygamber
midir» diye sordular. Cebrail (A.S) «evet» dedi.
Bunun üzerine «ne iyi etti de geldi, hos geldi»
diyerek bize kapiyi açtilar. Içeri girince teyze
çocuklari olan Yahya (A.S) ve Isâ (A.S.) ile
karsilastim. Cebrail (A.S) «Bunlar Yahya (A.S)
ve îsâ» (A.S.) dir, onlara selâm verdi.
Arkasindan ben de kendilerine selâm verdim.
Selâmimi alarak bana «Ey sâlih kardes ve sâlih
peygamber, hos geldin» dediler.
Sonra Cebrail (A.S) beni yukari çikarmaya devam
ederek üçüncü kat göge vardi. Kapinin açilmasini
istedi. «Kim o» dediler. «Cebrail (A.S)» dedi.
Yaninda' kim var? dediler. Cebrail (A.S)
«Muhammed» ((s.a.v.).) dedi. «Kendisi peygamber
olarak gönderildi mi» diye sordular. Cebrail
(A.S) «evet» diye cevap verdi. Bunun üzerine «ne
iyi etti de geldi, hos geldi» diyerek bize
kapiyi açtilar. Içeri girince «Yûsuf (A.S) ile
karsilastim. Cebrail (A.S) «Bu Yûsuf (A.S.) dir
dedi ve ona selâm verdi. Arkasindan ben de selâm
verdim. Selâmimi alarak «Ey sâlih kardes ve
sâlih peygamber, hos geldin» dedi.
Sonra Cebrail (A.S) beni yukariya çikarmaya
devam ederek dördüncü kat göge vardi. Kapinin
açilmasini istedi. «Kim o» dediler. «Cebrail
(A.S) dedi. «Yaninda kim var» dediler. Cebrail
«Muhammed» ((s.a.v.).) dedi. «Kendisi peygamber
oldu mu» diye sordular. «Evet» dedi. Bunun
üzerine «ne iyi etti de geldi, hos geldi»
diyerek bize kapiyi açtilar. Içeri girince Idris
(AS.) ile karsilastim. Cebrail (A.S) «Bu Idris»
(A.S.) diyerek ona selâm verdi Ben de kendisine
selâm verdim. Selâmimi alarak «Ey sâlih kardes
ve sâlih peygamber, hos geldin» dedi.
Sonra Cebrail (A.S) beni yukari çikarmaya devam
ettf. Nihayet besinci kat göge vardi. Kapiyi
açmalarini istedi. «Kim o» dediler. «Cebrail
(A.S) dedi. «Yaninda kim van dediler. Cebrail
(A.S)«Muhammed» ((s.a.v.).) dedi. «Kendisi
peygamber oldu mu» diye sordular. Cebrail (A.S)
«evet» diye cevap verdi. Bunun üzerine «ne iyi
etti de geldi, hos geldi» diyerek bize kapiyi
açtilar. Içeri girince Harun (A.S.) ile
karsilastim. Cebrail (A.S) «Bu Harun» (A.S.)
diyerek ona selâm verdi Ben de kendisine selâm
verdim. Selâmimi alarak «Ey sâlih kardes ve
sâlih peygamber, hos geldin» dedi.
Sonra Cebrail (A.S) beni yukari çikarmaya devam
ederek altinci kat göge vardi. Kapiyi açmalarini
istedi. «Kim o» dediler. «Cebrail (A.S)» dedi. «Yaninda
kim var» dediler. Cebrail (A.S) «Muhammed»
((s.a.v.).) dedi. «Kendisi peygamber midir» diye
sordular. Cebrail (A.S) «evet» diye cevap verdi.
Bunun üzerine «ne Iyi etti de geldi, hos geldi»
diyerek bize kapiyi açtilar, içeri girince Musa
(A.S.) ile karsilastim. Cebrail (A.S) «Bu Musa»
(A.S.) diyerek ona selâm verdi. Ben de kendisine
selâm verdim. Selâmimi alarak «Ey sâlih kardes
ve sâlih peygamber, hos geldin» dedi. Yanindan
ayrilinca aglamaya basladi. «Niye agliyorsun»
diye sordular. Onlara «Agliyorum. Çünkü benden
sonra peygamber olarak gönderilen bir genç'in
ümmetinden benim ümmetime göre daha çok sayida
insan Cennete girecek» diye cevap verdi.
Sonra Cebrail (A.S) beni yukari çikarmaya devam
ederek yedinci kat göge vardi. Kapiyi açmalarini
istedi. «Kim o» dediler. «Cebrail (A.S)» dedî. «Yaninda
kim var» dediler. Cebrail (A.S) «Muhammed»
((s.a.v.).} dedi. «Kendisi peygamber midir»
dediler. Cebrail (A.S) «evet» dedi. Bunun
üzerine «ne iyi etti de geldi, hos geldi»
diyerek bize kapiyi açtilar. Içeri girince
Ibrahim (A. S.) üe karsilastim. Cebrail (A.S)
«Bu atan Ibrahim» (A.S) dir diyerek ona selâm
verdi. Ben de kendisine selam verdim. Selâmimi
alarak «Ey sâlih ogul ve sâlih peygamber, hos
geldin» dedi.
Sonra «Sidret-ül Münteha» ya çikarildim. Oranin
Sidir agacinin meyvalari, Hecir bölgesinin
testileri iriliginde ve yapraklari do fil
kucaklari büyüklügünde idi.Cebrail (A.S) «Bu
Sidret-ül Münteha» dir dedi.
Orada ikisi gizli ve ikisi görünürde akan dört
irmak île karsilastim. Cebrail (A.S)'e «Bunlar
nedir» diye sordum. «Gizli akanlari, iki cennet
nehri, açikta akanlari da Nil ve Firat
nehirleridir» dedi.
Sonra bana «Beyt-ül Mamur» gösterildi. Her gün
oraya yetmis bin melek giriyordu. Arkasindan
önüme biri sarap, biri süt ve öbürü de bal dolu
üc kâse getirildi. Ben süt dolu kaseyi tercih
ettim. Cebrail (A.S) «Süt senin ve ümmetinin
fitratini temsil eder» dedi.
Sonra ümmetime günde elli vakit namaz farz
kilindi. Dönerken Musa'ya (A.S.) ugradim. «Sana
ne emir verildi» dedi. «Günde elli vakit namaz»
dedim. «Ümmetin günde elli vakit namaz kilamaz.
Allâh'a yemin ederim ki, senden önce insanlari
denedim. Israilogullari ile cok ugrastim.
Rabb'ine dön ve ümmetine verdigi bu görevi
hafifletmesini iste» dedi. Geri gittim, Allâh
benden on vakit düsürdü. Musa'ya (A.S) vardim,
ayni sözleri söyledi. Geri gittim, Allâh on
vakit daha düsürdü.
Musa'ya (A.S.) vardim, ayni sözleri söyledi.
Geri gittim. Allah benden on vakit daha düsürdü.
Musa'ya (A S.) yine vardim, ayni sözleri
söyledi. Geri döndüm, Allah benden on vakit daha
düsürdü. Yine Musa'ya (A.S) vardim, ayni sözleri
söyledi.
Geri gittim, günde bes vakit namaz emrinî aldim.
Musa'ya (A.S) gelince «Sana ne emredildi» diye
sordu. «Günde bes vakit namaz emri aldim» dedim.
«Ümmetin günde bes vakit namaz kilamaz. Ben
senden önce insanlari denedim, Israilogullari
ile cok ugrastim. Geri dön ve Allâh'dan
ümmetinin görevini hafifletmesini iste» dedi.
Ben «Rabb'imden üstüste hafifletmesi icin
dilekte bulundum, artik utanir oldum. Ben bu
kadarina raziyim, bunu kabut ettim» diyerek
Musa'nin (A S.) yanindan ayrilinca bana «Kullarima
gereken hafifletmeyi yaparak farzimi kesinlikle
yürürlüge koydum» diye bir ses geldi.
|
|