"Asil mü'minler, sonradan süpheye kapilmaksizin
Allâh'a (C.C.) ve O'nun Rasûlüne inananlar, mal
ve canlari ile Allâh Yolu'nda cihâd edenlerdir.
Iste sözlerinde saadik mü'minler, bunlardir."
( Hucurat- 15)
Nûman Ibni Besir buyurur ki;
«Peygamber'imizin minberi yaninda bulunuyordum.
Birisi «Ben, müslüman olduktan sonra hacca
gelenlere su dagitmaktan baska bir sey yapmasam
aldirmamm» dedi. Bir baskasi «Ben mûslüman
olduktan sonra Mescid-i Harâm'i onarmadan baska
bir sey yapmazsam aldirmam» dedi. Bir digeri de
«Cihâd sizin bahsettiginiz amellerden daha
faziletlidir» dedi.
Bu sirada Hz. Ömer «Peygamber'imizin minberi
dibinde yüksek sesle konusmayin. Bu gün
Cum'â'dir. Namaz bitince Peygamber'imizin yanina
varir, tartistigmiz konuda O'nun ne dedigini
sorarsiniz» diyerek onlari tartismaktan alakoydu.
Bu arada su âyet geldi: ^^
«— Siz hacilara su tasimayi ve Mescid-î Haram'i
onarip bakimini yapmayi, Allah'a ve ahiret
günü'ne inanarak O'nun Yolunda cihâd edenlerin
amerleri ile bir mi tutuyorsunuz? Bunlar Allah
Kati'nda esit olamazlar. Allah zalimlere hidâyet
vermez»
{Tevbe - 19)
Abdullah Ibni Selâm buyurur ki:
«Bizler, Peygamber'imizin sahâbilerinden bir kac
kisi birarada oturuyorduk. Kendi aramizda «Keski
Allah Katinda en faziletli ve sevimli amelin
hangisi oldugunu bilip, isieseydik» diye
konusuyorduk. O sirada Ulu Allah su âyeti
indirdi:
"Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'i
tesbih ve tenzih eder. O. mutlak hâkimdir.
Yegâne hüküm ve hikmet sahibidir."
"Ey mü'minler! Yapmayacaginiz seyi niye
söylersiniz!"
"Yapmayacaginiz seyi söylemeniz, Allah'i
gazâblandiracak agir bir harekettir."
"Hiç süphesiz Allâh, kendi yolunda, parçalari
birbirine kenetlenmis bir yapi imisler gibi tek
bir saf halinde Allâh yolu'nda çarpisanlari
sever."
"Hani Musa (A.S.) «Ey kavmim, benim size
gönderilmis bir Allâh Rasûlü oldugumu bildiginiz
halde, niye bana güçlük çikariyorsunuz» demisti.
Iste onlar haktan saparak egri yola koyulunca,
Allâh da onlarin kalblerini hidâyetten döndürdü.
Hiç süphesiz, Allâh fâsiklar güruhunu hidâyete
erdirmez."
"Hani Meryem oglu Isa «Ey Israilogullari! Ben
size Allâh tarafindan gönderilmis, önümdeki
Tevrat'i tasdik eden ve benden sonra gelecek
olan Muhammed ((s.a.v.).) adindaki Rasûlü
müjdeleyen bir elçiyim» demisti.
Fakat O, kendilerine açik deliller getirince «Bu
apaçik bir büyüdü» dediler."
"Kendisi Islâm'a çagirildigi hâlde Allah'a yalan
iftira edenden daha zâlim kim olabilir?! Allâh,
zâlimler güruhuna hidâyet vermez."
"Onlar, agizlari ile Allah'in Nuru'nu söndürmek
isterler. Oysa, kâfirler hoslanmasa da, O,
nurunun tamamlayicisidir."
"Allah'a ortak kosanlarin hosuna gitmese de,
bütün dinlere karsi onu üstün kilmak için,
Peygamber'ini hidâyet ve hak din üzere gönderen
O'dur."
"Ey mü'minler! Sizleri aci bir azcbdan
kurtaracak olan bir ticareti size göstereyim
mi?"
"Allah'a ve O'nun Rasûlü'ne inanir, mallariniz
ve canlariniz ile Allâh Yolu'nda cihâd
edersiniz. Eger bilirseniz, bu sizin için en
hayirli olanidir."
"O zaman Allâh, günâhlarinizi bagislayarak sizi
altindan irmaklar akan cennetlere ve Adn
cennetindeki güzel konaklara yerlestirir. Iste
en büyük basari budur."
"Sizi sevindirecek diger bir nimet de, Allah'in
destegi ve yakin fetîhdir. Mü'minleri bunlar ile
müjdele!"
"Ey mü'minler! Meryem oglu Isâ (A.S.) havarilere
«Allah Yolu'nda beni kim destekleyecek» dedigi
zaman havarilerin «Allah'i destekleyenler
bizleriz» dedikleri gibi siz de Allah'in
tarafini tutunuz. O sirada Israilogullarindan
bir gurup imân etti, diger bir gurup da kâfir
oldu. Biz îmân edenleri düsmanlarina karsi
destekledik de böylece baskin çiktilar»"
(Sâf Sûre-i Celilesi; 1—14)
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) bu âyetleri bize okudu.
Bildirildigine göre, adamin biri Peygamberimize
«Yâ Rasulallah bana cihâda denk gelecek bir amel
göster» der.
Peygamberimiz
«Öyie bir amel bulamiyorum» diye cevap verir.
Sonra «mücâhid, cihâddayken sen mescidine girip
devamli olarak namaz kilabilir ve araliksiz oruç
tutabilir misin» diye sorar. «Bunu kim
yapabilir» diye cevap verir.
Ebû Hureyre buyurur ki;
«Peygamber'imizin sahabilerinden biri, suyu
tatli bir pinarin bulundugu bir geçide varir.
Içimden «Keski insanlardan ayrilarak bu geçitte
otursam. Fakat bunu Peygamberimize danimadan
yapmam.» diye geçirdi.
Varip durumu Peygamber'imize anlatti.
Peygamber´imiz ona su cevabi verdi:
«— Böyle yapma. Çünki sizden birinizin Allâh
Yolu'nda cihâda katilmasi, evinde yetmis yil
namaz kilmasindan daha faziletlidir. Beni
dinleyin. Allah'in sizi afvedip cennete
koymasini istiyor musunuz? Allâh Yolunda
savasiniz. Bir ân bile Allah Yolu'nda savasa
katilanlar. Cenneti kesinlikle hakkeder.»
Ibadette gayretli ve iyilige kosmasina ragmen.
Peygamberimiz sahâbiye kösesine cekilmeye izin
vermeyip onu cihâda tesvik ettigine göre bizim
gibi ibâdeti az, günâhi
cok, helâl oldugu süpheli riziklara kosusan,
karar ve niyetleri bozuk kimselere köseye
çekilip cihaddan geri kalmak nasil lâyik
olabilir?
Peygamber'imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:
«— Allâh Yolu'nda cihad edenlerin misâli —ki
Allah, kendi yo'unda cîhâd edenleri en iyi
bilir— oruç tutan, teravih kilan, husu gösteren
rükû' ve secde edip namaz kilan gibidir.»
Peygamber'imiz bir gün