GAYN - G
Bir gâzîye veya mücâhide veya mükâtibe yardım edeni, Cenâb-ı Hak mahşerde gölgelendirir.
Garîb olan ehl-i islâmın, dalâlete düşmemekten Ümitleri [kurtuluş ümitleri], Hayr-ul-beşerin ehl-i beytinin gemisidir.
Gargara zamanı [ölüm ânı] gelmedikce, tevbe kapıları açıktır. Îmanı berbat eylemiyeler.
Gazâ ve hâc sevabına
nâil olanlar, gizli Allah adamlarıdır ki, çocuk sahibi ve nâmuslu ve dünya cihetinden az birşey ile kanaat ede. Ve âilesine güler yüzlü ola. “Hadis-i şerif.”
Gadap sonunda yumuşaklık eden kimseye, Allahü teâlânın muhabbeti [sevgisi] vâcib
oldu. “Hadis-i şerif”.
Düşman galebe [istilâ] ettiği zaman, az bir çalışmanın büyük değeri vardır. Düşman kuvvetleri az olduğu zaman çalışmanın o kadar îtibar yoktur.
Gınâ-yı zatî mevcut iken [kendinin hiçbir ihtiyacı yok iken], insanları kendi tarafına dâvet buyurmuştur. Ve ihsânı sonsuz olduğu için, o yolu açmıştır. Dâvet ve yol gösterme var iken, Allahü teâlânın ebedî cemâlinden mahrum kalmıyalım.
[Böyle birşeyden mahrum kalana yazıklar olsun.]
Müzik ve şarkı, bir zehirdir ki, şeker [bal] ile kaplanmışlardır.
Müziğin yasaklığı konusunda âyet-i kerime nâzil olmuştur.
Gınâ [müzik] haram olduğundan, bir çalgıcıyı veya
herhangi bir şarkıyı güzel bulup, takdîr eden kâfir olur.
Gınâ sahiplerinin [zenginlerin] tevâzu [alçak gönüllü olmaları] güzeldir. Ve fakirlerin ise, vakâr sahibi [ağırbaşlı olmaları] güzeldir. Zîrâ ilâc zıddı iledir.
Zengin ve bolluk içinde olanların sohbeti, öldürücü zehirdir. Gunye kitabı, Abdülkâdir-i Geylânînindir.
Gavs, Muhyiddîn-i Arabî indinde kutb-ı medârdan başkadır. Ve ona yardımcıdır.
Gaybdan maksad, eğer her bakımdan
yok demek ise, onu Allahü teâlâ bilir demek mânasızdır.
Gayb, görülenin karşılığıdır. Zıllıyyet şâibesi görülende mevcut olup, gaybda yoktur. Gayb görülenden üstündür.
Gaybet ve huzur ve cemiyet [Kazancı gayb etmek ve huzura kavuşmak] hepsi yakınlıktandır [müntesebâttandır]. Yakınlıktan boşalmıyan sâlike [bunları geçmiyen sâlike] zatî yokluğun zuhûru mümkin değildir.
Mübtedînin gaybeti [kendinden geçmesi] onun ruhundan, zikir ve huzurun örtünmesidir.
Müntehînin gaybeti
[kendinden geçmesi], onun zâhiri, ruhun işlerinden örtünmesidir. Zîrâ onun ruhu için gaybet yoktur. Her ne ki hâsıl olmuş ise, aynı şekilde devam eder.
Allahü teâlâdan başka şeyleri maksad edinmekten kurtulmak, kâmil îman için zarûrîdir.
| Anasayfaya dön | Kapak Sayfası |
| Sadakat.Net © İslami web hizmetleri | |