ÖNCELİKLE tırnak yeme davranışını parmak emme
davranışından ayırmamız gerekir. Parmak emme
belli bir yaşa kadar davranış bozukluğu olarak
değerlendirilmezken, tırnak yeme hangi yaşta
ortaya çıkarsa çıksın kesinlikle davranış
bozukluğu olarak değerlendirilir.
Emme refleksi doğumdan itibaren başlar. Bebek
yaşamak için emmek zorundadır. Annenin
memesinden emdiği süt, hem yemek hem de içmek
ihtiyacını karşılamaktadır. Bebek eline geçen
her şeyi ağzına götürür. Zira emmek beslenmenin
de ötesinde bir alışkanlık halini almıştır.
Aylarca tek haz kaynağı olan bu alışkanlığını
terk edip kaşıkla beslenmeye geçmesi kolay
değildir. Bunun için zamana ihtiyacı vardır.
Bebeği 6. aydan önce memeden ayırmak doğru
değildir. Ek besinlere geçiş yavaş ve az
miktarda olmalı, ek besin bebek aç iken
verilmelidir. Ek besinler bebeğin kolayca
hazmedeceği, besleyici değeri yüksek, alerji
yapmayan, kokusu ve tadı çekici olan besinlerden
seçilmelidir. İlk olarak meyve sularından ve
pürelerinden başlanabilir. Bir müddet sonra
tatlandırılmış sebze çorbalarına geçilebilir.
Çocuğu memeden kolay ayırmak için ek besinler
kaşık veya bardakla verilmeli, kaşık ve bardak
çocuğa tutturularak memeden ayrılmaya
özendirilmelidir.
Araştırmalar anneye bağımlı çocukların memeden
kolay kopamadığını göstermektedir. Bu çocukların
memeden kesilmesi zor olmakta, memeye olan
bağımlılığını parmak emerek devam ettirmektedir.
Sevgi ve güven eksikliği olan, memeden erken
koparılan, ek besine zorlanan çocuklarda da
parmak emme davranışına sık rastlanmaktadır.
Parmak emen çocuğa baskı yapmak, parmağına acı
sürmek, eline eldiven geçirmek ve korkutmak
çözüm getirmediği gibi, alışkanlığı daha da
pekiştirir.
Anne baba parmak emmeyi fazla önemsememeli,
çocuğu parmak emerken gördüğünde uyarmamalı,
bunun zararlı ve kötü bir alışkanlık olduğunu
söyleyerek çocuğun suçluluk duygusuna
kapılmasına yol açmamalıdır. Bilakis, bunun kötü
bir alışkanlık olmadığını, istediği taktirde
bırakabileceğini, bunu yapacak güçte bir çocuk
olduğunu söyleyerek cesaretlendirmek gerekir.
Beslenme saatlerini ilgi çekici hale getirmeli,
sevmediği yemeği yemeye veya tabağındakini
bitirmeye zorlamamalı, aç bırakmakla tehdit
edilmemelidir. En doğru hareket çocukla konuşmak
ve parmak emmenin altında yatan sebebi bulmaya
çalışmaktır.
“Tırnak yeme” aslında tırnağı/tırnak etini
dişiyle koparma veya kemirme eylemi için
kullanılan bir terimdir. Gerçek anlamda
kopardığı tırnağı yiyen çocuk sayısı pek azdır.
Tırnak yeme çocuklar arasında, özellikle
ergenliği geçişte, çok sık görülen bir davranış
bozukluğudur. Yüz çocuktan 35’inde, yüz ergenin
ise 45’inde tırnak yeme görüldüğünü söylersek
durumun ciddiyeti daha iyi anlaşılacaktır.
Yetişkinlik döneminde tırnak yemeyi devam
ettiren bir çok insan vardır.
SEBEPLER:
Tırnak yemeye zemin hazırlayan sosyal ve
psikolojik sebepleri şu başlıklar altında
toplayabiliriz:
1— Üzüntü ve sıkıntı
2— Gerilim ve kaygı
3— Öfke ve saldırganlık
4— Korku ve endişe
5— Kardeş kıskançlığı
6— Değersizlik ve güvensizlik duyguları
7— Aile huzursuzlukları ve iletişim problemleri
Çok sevdiği büyükannesini, dedesini, oyun
arkadaşını veya köpeğini ölüm sebebiyle kaybeden
çocuk üzüntüye kapılır ve can sıkıntısından
tırnak yiyebilir. Aileden birinin hastalanması,
babanın uzun süreli iş seyahatine çıkması,
aileye yeni bir kardeşin katılması, çocuklar
arasında ayırım yapılması, aşırı kuralcı ve
baskıcı eğitim çocukta gerilim ve kaygı
uyandırarak tırnak yemesine yol açabilir. Okulda
arkadaşlarına, evde ailesine kendini doğru
biçimde ifade edemeyen çocuk üzüntü ve sıkıntı
duyar. Tırnak yiyerek sıkıntısını açığa vurur.
Herhangi bir sebepten dolayı haksızlığa
uğradığını düşünen bir çocuk haksızlığı yapan
anneye, babaya veya öğretmene kızar, onlara
karşı öfke duyar. Öfkesini açıkça dile getirme
cesareti gösteremediği zaman tırnak yiyerek
öfkesini kendine yöneltebilir.
Yaptığı yanlış davranışlardan dolayı
öğretmeninden veya ailesinden korkan ve devamlı
cezalandırılma endişesi taşıyan çocuk tırnak
yiyebilir. Aile içinde yaşanan huzursuzluklar,
kavgalar, boşanmalar, ayrılmalar çocukta gelecek
endişesi ve tek başına kalma korkusu uyandırarak
tırnak yemesine yol açabilir. Okul
başarısızlığı, vücut sakatlığı, aileye evlatlık
olarak katılma, zekâ geriliği gibi eksiklikler
çocukta öz güven kaybına, kendini değersiz ve
aşağı görmesine, bunun bir yansıması olarak
tırnak yemesine sebep olabilir.
Parmak emme daha çok iki yaşından önce memeden
ayrılmakta zorlanan, anneye bağımlı çocuklarda
görülen bir davranıştır. Üzerinde durulmadığı ve
çocuğun bağımsızlık girişimleri desteklendiği
zaman kendiliğinden geçtiği görülmektedir.
Üzerinde fazla durulduğu zaman çocuk bunu dikkat
çekmek, anne ve babayı kendisi ile meşgul etmek
için kullanmakta, dolaysıyla parmak emme
alışkanlığı devam etmektedir.
Baskıcı ve otoriter ailelerde çocuğu bu
alışkanlığından vazgeçirmek için çoğu anne
babalar korkutma, eline vurma, ellerini bağlama,
parmağına acı sürme, aşağılayıcı ve suçlayıcı
ifadeler kullanma gibi sağlıksız ve sonuç
getirmeyen yöntemlere baş vurmaktadır. Tırnak
yemede de buna benzer engelleyici yöntemler
kullanılmakta, gerçek sebep bulunup tedavi
edilmediği için, alışkanlık daha da kökleşerek
devam etmektedir.
TEDAVİ:
• Üç-dört yaşlarına kadar ortaya çıkan tırnak
yeme davranışlarında en etkili yöntem anne baba
tarafından görmezlikten gelinmesidir. Daha sonra
bu alışkanlık devam ederse, bir psikoloğun
yardımı ile çocuğun uyumsuzluk sebepleri iyice
araştırılıp ortaya çıkarılmalı ve çözüm
getirilmelidir.
• Çocuğu azarlamak, korkutmak, ceza vermek gibi
zorlayıcı yöntemlerin sonuç getirmediği, kimi
zaman daha ağır duygusal problemlerin ortaya
çıkmasına yol açtığı anne ve baba tarafından
bilinmelidir.
• Çocuklar korku, tehdit, kaygı, kıskançlık ve
güvensizlik doğuracak durumlardan uzak
tutulmalıdır. Bu itibarla küçük çocuklara şiddet
içerikli korku filmleri izlemelerine izin
verilmemelidir.
• Tırnak yiyen çocuklara geceleri yatarken hafif
eldivenler giydirmek, gece tırnaklarını yemek
veya ısırmak istediğinde hatırlatıcı olması
bakımından yararlı olabilir. Bu yöntem ağır bir
psikolojik sebebe dayanmayan, daha çok dikkat
çekmek için baş vurulan durumlarda işe
yaramaktadır. Aynı sebeple parmak ve tırnağa acı
fakat zararsız bir sıvı sürülebilir. Bu hem
hatırlatıcı ve hem de tırnağını ağzına götürdüğü
zaman acı ile birleştiğinde terk etmeye yardımcı
olabilir.
• Çocuk ilgi çekmek veya anne babasını kızdırmak
için parmağını ağzına götürdüğü zaman görmezden
gelinmeli, o mekân terk edilerek çocuk yalnız
bırakılmalı, çocuğa hissettirmeden uzaktan
gözlenmelidir. Eğer yalnız kaldığında tırnak
yemekten vazgeçmiş ise, alışkanlığın sebebi
kesinlikle dikkat çekmek içindir. Çocuk tırnak
yemek için parmağını ağzına götürdüğünde
ilgisini başka tarafa çekmek de işe yarayabilir.
Ancak ilgi çekilen şey, tırnak yemekten daha
çekici ve işe yarar olmalıdır. “Gel seninle bir
oyun oynayalım,” “Videoda güzel bir çizgi film
izlemeye ne dersin?,” “Bana bir bardak su
getirir misin?” gibi yönlendirmeler dikkatini
başka tarafa çekmek için işe yarayabilir. Sinema
veya televizyon izlerken mısır patlağı, kuru
yemiş, sakız gibi ağzını meşgul edecek ve tırnak
yemenin yerine geçecek şeyler de işe
yarayabilir.
• Çocukları ara sıra başarılarından dolayı
ödüllendirme bazı durumlarda yarar sağlayabilir.
Ancak bunun kısıtlı ve uygun şekilde
kullanılması gerekir. Aksi takdirde çocuk yeni
ödüller almak için bunu kullanabilir.
• Kız çocuklarına düzgün kesilmiş bakımlı
tırnakların onu daha güzel gösterdiğini
söylemek, ağır psikolojik sıkıntılardan
kaynaklanmayan durumlarda işe yarayabilir.
•Aslında en akılcı ve kalıcı çözüm, tırnak
yemeye yol açan asıl problemi ortaya çıkarmak,
çocuğun problemle yüzleşmesini sağlamak, bu
davranışın çok kötü bir alışkanlık olmadığını,
eğer isterse bırakabileceğini telkin ekmektir.
Çocuk buna inandırıldığı zaman elinden gelen
çabayı gösterecektir.
Anne babalar bir psikologdan profesyonel yardım
alacak olurlarsa çocukla birlikte tırnak yeme
problemini daha kolay aşacaklardır
Ali Çankırılı |