MEVZUU : a) Kurb (yakınlık) ve Bu'dün
(uzaklığın) husulü.
b) Farkın ve vaslın, (ayrılığın ve birliğin,)
alışılmamış şekilde manalandırılması.
Üstteki mevzular, bu makama münasip ilimlerle
anlatılacaktır.
**
NOT : İMAM-1 RABBANÎ Hz. bu mektubu büyük şeyhi
Muhammed Bakibillah'a yazmıştır.
***
Bu babda hizmete duranların en küçüğünden bir
arzuhaldir. Şöyleki:
Ara hayli uzadı. Bu yüce kapıya hizmete
duranların hallerine, benim için hiç ittila
nasib olmadı. Bu hale intizar da arttı.
Üstteki manada bir şiir şöyledir:
Şaşılmaz, can bulur ruhum geldiği zaman;
Selâm, uzaktaki vefalı dosttan haman.
Bu manada söylenen bir başka şiir de şöyledir:
Bildim gayrı, katılamam kervanına;
Kâfi, uydum çan sesinin yankısına.
Ne kadar şaşılacak bir iştir. Şöyleki: Bu'dün
nihayetine kurb ismini vermişler; firakın sonuna
da vuslat.. Sanki onlar, bu mana zımnında, şuna
işaret etmektedirler: Vuslat ve kurb yoktur..
Bu manada bir şiir şöyledir:
Nasıl erilir o saadete hep oralar;
Yüksek yüksek dağlar, tehlikeli uçurumlar.
Şüphesiz sonsuz hüzün, daimî tefekkür imdada ve
yardıma gelir; işin sonunda murad olan. iradesi
ile mürid olur. Mahbub ise., muhib ve sevilen
zatın mahabbeti ile mübtelâ olur.
Üstte anlatılan manada, Resulüllah S.A.
efendimizin hali bilinen bir durum.. Zira onun:
Murad olma, mahbub olma makamı var iken; mürid
ve muhib oldu. Şüphesiz bu halini de kendisi
anlattı. Kaldı ki o: Daimî bir hüzün ve tefekkür
içinde idi.
Anlatılan manada, Resulüllah S.A. efendimiz
söyle buyurdu:
— «Hiç bir peygambere, bana olduğu kadar eziyet
edilmemiştir.»
Asıl muhibler, (sevenler) mahabbetin ağırlığına
tahammül edenlerdir. Beyle bîr ağırlığı taşımak,
mahbublara zor gelir.
Bu manada bir şiir:
O şeyin ki çok kıssası var;
Yapılsa nice şerhi çıkar.
Bir başka şiir de şöyledir:
Hep böyledir aşkın hikâyesi;
Olmaz hiç bitip tükenmesi..
***
Bu arzuhali getiren Şeyh İlâhbahş'ta; cezbe ve
mahabbet çeşidi bir hal başladı. Onun teşviki
ile, hizmetinizin devamı ile şerefyab olanlar
çanında birkaç kelime meydana geldi.
Onun hakkında asıl gaye şu ki: Kendisi mülâzemet
şevki izhar etti; bu hadde kadar geldi. Daha
önce. irade babında bazı şeyleri izhar
eylemişti. Bu Fakir, onda; bir duraklama, esas
muradına erme işinde tehir manası sezince,
mücerret mülakatla yetindi. İşbu cümleleri,
anlatıları manadan ötürü sıraladık.