Bu mektûb, Muhammed Çetrîye
yazılmışdır. İş kalbdedir. Âdet olarak yapılan
ibâdetlerin işe yaramıyacağı bildirilmekdedir:
Allahü teâlâ, kendinden başka şeylerden yüz
çevirip, kendisine dönmek nasîb eylesin! İşin
temeli kalbdir. Kalb, Allahü teâlâdan başkasına
tutulmuş ise, yıkılmış demekdir. Bir işe
yaramaz. Niyyet doğru olmadıkça, hayrlı işlerin,
yardımların ve âdete uyarak yapılan ibâdetlerin,
yalnız hiç fâidesi olmaz. Kalbin selâmet bulması
da ve Allahü teâlâdan başka hiçbir şeye düşkün
olmaması da lâzımdır. [Ya’nî her yapılan şey, O
emr etdiği, O beğendiği için yapılmalı. Onun
râzı olmadığı her şeyden kaçınmalıdır. Herşey
Onun için olmalıdır.] Hem, kalbin selâmeti, hem
de bedenin sâlih işler yapması, birlikde
lâzımdır. Beden sâlih ameller yapmaksızın,
kalbim selâmetdedir, [kalbim temizdir, sen kalbe
bak] demek bâtıldır, boşdur. Kendini aldatmakdır.
Bu dünyâda, bedensiz rûh olmadığı gibi, beden
ibâdet yapmadan ve günâhlardan kaçınmadan, kalb,
temiz olmaz. Zemânımızın birçok dinsizleri,
sapıkları, ibâdet yapmayıp, kalblerinin
selâmetde olduğunu, hattâ keşf sâhibi
olduklarını söyleyip, saf müslimânları
aldatıyor. Allahü teâlâ, sevgili Peygamberinin
sadakası olarak “aleyhissalâtü vesselâmü
vettehıyye”, hepimizi böyle sapıklara inanmakdan
korusun! Âmîn.
[İslâmiyyetin yasak etdiği şeyler, şiddetli
zehrdir. Allahü teâlâ, insanları yaratdığı vakt
onlara fâideli olan şeyleri emr etmiş, zararlı
olan şeyleri yasak etmişdir. Fâidesi kat’î
olanların yapılmasını, lüzûm-i zarûrî ile emr
etmişdir. Bunları yapmak, (Farz) olmuşdur.
Fâideli şeylerden, yapılması, lüzûm-i gayr-ı
zarûrî olanlar da, (Sünnet) olmuşdur. Zararı
kat’î olanları terk etmek, lüzûm-i zarûrî olup,
bunlar (Harâm) olmuşdur. Terk edilmesi, lüzûm-i
gayr-ı zarûrî olanlar, (Mekrûh) olmuşdur. Ba’zı
işlerin yapılıp yapılmaması, kulların ihtiyârına
bırakılmışdır ki, bunlara (Mubâh) denir.
Mubâhlar, iyi niyyet ile yapılırsa, sevâb
verilir. İyi niyyet ile yapılmazsa, günâh olur].
| Anasayfaya dön | Kapak Sayfası |
| Sadakat.Net © İslami web hizmetleri | |